İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/226 E. 2026/128 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/226
- Karar No
- 2026/128
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/226 Esas KARAR NO:2026/128
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:27/03/2025 KARAR TARİHİ :26/02/2026
DAVA :Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkili şirketin her nevi kara, hava ve deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı. nakliye komisyonculuğu, konteyner kiralama, hava, deniz ve kara yolları ile her nevi yük ve eşyanın nakliyesini, tahmil ve tahliyesiyle iştigal etmekte olan bir firma olduğunu, bu çerçevede, müvekkilinin davalı şirket ... ... A.Ş. ile uzun zamandır süregelen bir ticari ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin, başta 28.02.2024 tarihli 195.000,00-USD bedelli fatura olmak üzere, cari hesapla takip edilen birtakım hak edişleri müvekkili firmaya ödemediğini, müvekkilinin karşı taraftan tahsil etmesi gereken; 28.02.2024 tarih, ... numaralı, 195.000,00-USD bedelli faturanın haricinde 2.396,00-USD ve 490.880,00-TL alacağının da cari hesap dükümünden açıkça görüldüğünü, müvekkilinin gerek ödenmemiş, gerekse cari hesap dökümünden açıkça anlaşılacak olan alacak kalemlerinin nihai toplamının 197.396,00-USD ve 490.880,00-TL ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete karşı ... Noterliği ... yevmiye numaralı 14.01.2025 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile bahse konu 197.396,00-USD ve 490.880,00-TL alacak miktarlarının 2 iş günü içerisinde taraflarına ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini ve ihtarname ile davalı şirketin temerrüte düşürüldüğünü, davalı şirkete karşı işbu davayı açmadan önce ihtarname yolu ile bir kez daha başvurulduğunu, akabinde şirket vekilleri ile iletişime geçildiğini, şirketin rakamlar üzerinde inceleme yaptıktan sonra borç tutarında mutabık olduğunun sözlü olarak açıkça taraflarına beyan ettiklerini ancak bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadıklarını bunun üzerine davalı şirkete yöneltilen ihtarname ile davalı şirket bahse konu borçlar bakımından temerrüte düşürülmüş olup, alacak kalemleri ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz miktarları ile birlikte .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, faturaya, bu faturanın münderecatına ve cari hesap dökümlerindeki alacak kalemlerinin hiçbirine icra takibine kadar itiraz etmeyen davalı tarafın başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davaya konu faturanın, faturanın münderecatı ve cari hesap dökümlerinin tamamı davalı yana bildirildiğini, bu alacak kalemlerinin gerçek miktarının belli olduğunu, faturalar ve cari hesap dökümleriyle sabit olduğunu bu sebeple bu alacakların likit alacak olduğunu gösterdiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2009/5124 Esas, 2010/1501 Karar sayılı, 15.02.2010 Tarihli ilamına atıfta bulunarak dilekçesinin sonuç kısmında .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile takibin devamına; davalı şirketin alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, alacağın işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, iddia edilen borcun vadesinin belirlenerek muaccel hale getirilmesi için bildirimde bulunma, muaccel hale getirildikten sonra aynen ifa için makul bir süre verilmesi ve bu yöndeki ihtar ve bildirimlerin 6102 Sayılı TTK'nın 18/3. maddesi uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak üzere hiçbir hukuki ve ticari yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, davacının ikame ettiği davaya konu bedeli talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ödeme vadesi taraflar arasında ileri bir tarih olarak belirlenmiş olduğunu, davacı vadeye yönelik ttk m. 18'e uygun şekilde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadığını bu yüzden borcun muaccel hale gelmediğini, iddia edilen muaccel olmayan borcun ödenmesine müvekkilinin hiçbir şekilde zorlanamayacağını, borcun kabulü anlamına gelmemek üzere, taraflar arasında sadece teslimin ne zaman yapılacağının belirlendiğini, ödemenin ne zaman yapılacağına ilişkin herhangi bir belirlemenin henüz yapılmadığını, tarafların fatura düzeni ile bir ticari ilişkisi içerisine girdiğini ve fakat ödemenin ne zaman olacağı konusunda bir vade belirlenmesinin sonraya bırakıldığını, davacı tarafın kendi borcunun iddia ettiği üzere ifası sırasında herhangi bir ihtirazı kayıt veya ödemenin kendi ifası ile aynı anda yapılması gerektiğine veya belirlenen herhangi bir süre içinde yapılmasına ilişkin herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, bu bakımdan, taraflar arasındaki anlaşmanın, iddia edilen borcun ödeme vadesinin daha sonra belirlenecek bir tarihte olduğuna ilişkin olduğunu, ancak davacı tarafın bu konuda herhangi bir bildirimde bulunmadığını, borcun vadesini hiçbir zaman belirlemediğini, 6102 Sayılı TTK'nın 18/3. maddesi uyarınca tacirler arasındaki ihtar ve ihbarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmasının gerekli olduğunu, her ne kadar dosyaya bir ihtarname sunulmuş olsa da, ihtarname ile müvekkiline bildirilen 2 günlük ödeme süresinin hiçbir şekilde makul bir süre olmadığını, bu sebeple bu ihtarın müvekkili herhangi bir şekilde temerrüte düşürmediğini, bu yüzden herhangi bir borcun mevcudiyetini veya ifa edilmediğini kabul anlamına gelmemek üzere, davacının ifayı kabule hazır olup olmadığının müvekkili tarafından hiçbir zaman öğrenilemediğini, ifanın ne zaman yapılacağının da davacı tarafın bu yönde bir bildirimde bulunmamasının sebebiyle belirlenmediğini, ödeme tarihinin daha sonra kararlaştırılmasına dair anlaşma sağlanan iddia edilen borca yönelik bir vade, davacının kusuru sebebiyle belirlenemediği için iddia edilen borcun muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceğini, Yargıtay İBGK 2019/5 E., 2022/1 K. sayılı 18/02/2022 tarihli kararında muaccel olmayan iddia edilen alacağın talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunun hükme bağlandığını, bu bakımdan müvekkilinin henüz muaccel olmayan bir borcun ifası için icra yoluyla veya herhangi bir başka hukuki yöntem ile ödeme yapmaya zorlanamayacağının açık olduğunu, karşı tarafın iddia ettiği borcun vadesini belirlemede kusurlu olması ve vadenin belirlenmesine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmamasının, sonuç olarak borcun muaccel olmaması sebebiyle; icra takibi yoluyla iddia edilen alacağı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, TTK M. 18/3.'e göre tacirler arası temerrüt ihtarlarının belirli şekillerde yapılmasının gerekmekte olduğunu, iddia edilen borcun ifası için makul süre verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği muaccel olmayan borç bakımından temerrütte olmadığını ve davacı şirketin herhangi bir talepte bulunamayacağı sabit olduğunu, muaccel olmayan borcun ifası haksız olarak talep edilmekle beraber, iddia edilen borcun aynen ifasının talep edilebilmesi için davacının iddia ettiği borcu ifa zamanını belirleyerek muaccel hale getirdikten sonra, ayrıca bir temerrüt ihtarında bulunması ve 6098 Saylı TBK'nın 121. maddesine göre seçimlik haklarından olan iddia edilen borcun aynen ifası için müvekkiline makul bir süre vermesi gerektiğini, davacı tarafından ihtar gönderilmiş olsa da müvekkiline bildirilen süre 2 günden ibaret olduğunu, toplamı 8 milyon TL'nin üzerinde olan iddia edilen alacağın ödenmesi bakımından bu sürenin makul sayılması, bu sebeple iddia edilen alacak bakımından müvekkilinin temerrüte düşmesinin mümkün olmadığını, işlemiş ve işleyecek faiz ve icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava , itirazın iptali istemine ilişkindir. Deliller ; .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyası, ihtarname, faturalar, ticari defter ve belgeler, BA - BS formları, bilirkişi raporu, yasal mevzuat. Uyuşmazlık noktaları; Davacının davalıdan 28/02/2024 tarih ... ..... 52 nolu 195.000 USD bedelli fatura ile bu fatura haricinde 2.396 USD ve 490.880 TL cari hesap alacağı olup olmadığı, alacağı varsa miktarının tespiti, davacının yabancı para cinsinden alacak talebinde haklı olup olmadığı, davacının alacağının muaccel olup olmadığı - vadesinin gelip gelmediği hususlarının tespiti noktalarında toplanmaktadır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyası alınıp incelendiğinde, 197.396,00USD asıl alacak, USD cinsi asıl alacak için 365 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 197.761,00 USD alacak, 490.880,00TL asıl alacak, TL cinsinden aslı alacağa işleyen 13.900,00TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 504.780,00TL cinsinden alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı , borçlu tarafından, borca ve ferilerine süresinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu görüldü. ...Noterliğinin 14/01/2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde ihtar edenin ... ... ...Tic Ltd Şti olduğu, muhatabın ... ... ...Aş olduğu, 4 madde ile taleplerinin sıralanarak ihtarnamenin sonuç kısmında alacağın , ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 iş günü içerisinde ödenmesi aksi halde asıl alacak ve faiz talebi ile yasal yollara başvuracağının ihtar edildiği ve ihtarnamenin e-tebliği mazbatasından muhataba 14/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizin 13/11/2025 tarihli duruşmasında alınan 5 nolu ara kararı gereği , "Dosyanın mahkememizce resen tespit edilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi suretiyle, taraflara ait ticari defter ve belgeler flash disk ile sunulmuş ise incelenerek sunulmamış ise HMK 218. Maddesine göre taraflarca bildirilen adreslere bizzat gidilerek uyuşmazlık noktaları olarak tespit edilen "Davacının davalıdan 28/02/2024 tarih ... ..... ... nolu 195.000 USD bedelli fatura ile bu fatura haricinde 2.396 USD ve 490.880 TL cari hesap alacağı olup olmadığı, alacağı varsa miktarının tespiti, davacının yabancı para cinsinden alacak talebinde haklı olup olmadığı, davacının alacağının muaccel olup olmadığı - vadesinin gelip gelmediği hususlarının tespiti noktalarında toplanmaktadır." hususlarda ayrıca taktiri mahkemeye ait olmak üzere temerrüt tarihi 20/01/2025 tarihi olarak kabul edilerek bu tarih ile takip tarihi arasında Türk Lirası alacakları için değişen oranda avans faizi, yabancı para alacaklarında ise 3095 sayılı kanunun 4/A maddesindeki belirlenen faiz oranlarına göre işlemiş faizin tespit edilerek gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, " karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen 10/12/2025 tarihli rapor incelendiğinde, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğunu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerine göre davalıdan 197.396,00USD ve 490.880,03TL olmak üzere USD ve TL cinsinden alacağının bulunduğunu, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri incelendiğinde ise usulüne uygun şekilde tutulduğunu, davalı şirketin ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin konteynır alışlarından dolayı ödeme emri tarihinde davacı şirkete toplamda 211.326,28.-USD, borcu olduğunu, bunun 490.880,00.TL tutarının Türk Lirası hizmet alışlarından dolayı gerçekleştiğini ve davalı kayıtlarında kur'un 35,419700-TL olarak belirlenmesi neticesinde; 490.880,00/35.4197 =13.858,95.USD tutarın toplam döviz borcundan düşülerek sonuç olarak davalı şirketin ödeme emri tarihinde davacıya 490.880,00TL ve (211.326,28-13.858,95=) 197.467,33.-USD cari hesap borcunun olduğunun tespit edildiğini, taraflara ait BA - BS formları incelendiğinde ise, Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22.08.2025 tarih 1056353 Sayılı yazısına ekli davalı şirkete ait karşılaştırmalı BS/BA formlarına göre; davalı şirketin, davacı şirketten 2023 Yılında 53 adet belge karşılığı KDV hariç 112.105.075,67 -TL, 2024 yılında ise davalı şirketin davacı şirketten 18 adet belge karşılığı KDV hariç 59.859.784,05.-TL, mal/hizmet faturası aldığının tespit edildiğini, Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü 08.07.2025 tarih 848848 Sayılı yazısına ekli davacı şirkete ait karşılaştırmalı BS/BA formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirkete 2023 Yılında 53 adet belge karşılığı KDV hariç 112.105.075,67.-TL, 2024 yılında 18 belge karşılığı KDV hariç 59.859.784,05.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği, tespit edildiğini, davacı şirket tarafından davalı şirkete takip konusu 28.02.2024 tarih MOR20240000052 numaralı 195.000,00.-USD bedelli fatura dahil düzenlenen tüm faturaların e-ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiğini, elektronik faturalarda düzenleme tarihi ve saati bulunması koşulu ile sevk irsaliyesi yerine de geçtiğini, ayrıca e- ticari faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde iptal/kabul etmeme hakkının bulunduğunu, iptal etme hakkı kullanıldığında bu faturaların; fatura düzenlenen kurum/kişinin BA formuna yansımayacağı gibi faturayı düzenleyen kurum/kişinin de BS formuna yansımayacağını, vergi dairesinden celp edilen davalı şirket Ba-bs formlarında; davacı şirket tarafından 2023 ve 2024 Yılında düzenlenen tüm faturaların itiraza uğramadan davalı şirkete ait BA formunda davacı şirkete ait BA formunda yer alması sebebiyle, davacı şirketin cari hesaba konu ettiği faturaların davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğinin ve kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafından , davadan önce davalıya gönderilen ihtarname ile davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, USD cinsinden olan alacak için 3095 sayılı kanun gereğince belirlenecek faiz oranının uygulanması gerektiğini, bu amaçla 3 kamu bankasından alınan en yüksek faiz oranlarının raporda belirtildiğini, en yüksek faiz oranının %4 olması nedeniyle bu oranın uygulanması gerektiğini belirttikten sonra USD cinsi alacak ve TL cinsi alacak için ayrı ayrı faiz hesabının yapıldığı görülmüştür. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında tarafların ticari defter ve belgeleri, yine taraflara ait BA-BS formları kapsamında davacının davalıdan ; "Davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın, 17.02.2025 takip tarihinden itibaren USD alacaklarından dolayı; 197.396,00.-USD cari hesap alacağı, 365,00.-USD işlenmiş faiz olmak üzere 197.761,00.-USD üzerinden iptali ve yine TL alacaklarından dolayı 490.880,00.-TL cari hesap alacağı, 13.900,00.-TL işlemiş avans faizi üzere toplam 504.780,00.-TL üzerinden iptali gerektiği " şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Toplanan tüm deliler , tarafların birbirini teyit eden ticari defter ve belgeleri, davacı tarafından davalıya gönderilen faturaların bir kısmının USD cinsinden düzenlenmesi, tarafların birbirini teyit eden BA-BS formaları dikkate alınarak, davacının USD cinsinden 197.396,00USD , TL cinsinden de 490.880,00TL alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Davalıya çıkartılan ihtarname e-tebligat ile yapılmış olup, okunduğu tarihe 5 ilave edildiğinde tebligatın 20/01/2025 tarihinde yapıldığı, verilen 2 iş günlük süre ilave edildiğinde, davalının 22/01/2025 tarihinde temerrüde düştüğü , temürrüd tarihi ile takip tarihi olan 17/02/2025 tarihi arasında geçen 25 günlük süre için işlemiş faizi hesap edildiğinde ; 197.396,00Usd X 25 gün X %4 /36000 = 548,32USD 490.880,00TL X 25 gün X %49,25/36000 = 16.788,77TL işlemiş faiz miktarı tespit edilmiştir. Davacı taraf ödeme emrinde 365USD ve 13.900,00TL işlemiş faiz talep ettiğinden , taleple bağlılık kuralı gereğince ödeme emrindeki işlemiş faiz miktarlarının dikkate alınması gerektiği görülmüştür. Dava, taraflar arasındaki fatura ve cari hesap alacağından kaynaklanması nedeni ile, alacağın likit olduğu, itirazında haksız olduğu anlaşıldığından takip tarihindeki kur dikkate alınarak (17/02/2025 tarihinde Merkez Bankası efektif satış kuru 36,2717TL olup, davacı ödeme emrinde 36,2253TL olarak kuru belirttiğinden taleple bağlılık kuralı gereğince daha düşük olan davacı tarafın belirlediği kur'a göre hesaplama yapılarak %20'si oranında icra inkar tazminatı hesaplanmıştır. ) USD ve TL cinsinden alacak için toplam 1.533.746,31TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin; 197.396,00 USD asıl alacak, 365,00 USD işlemiş faiz, 490.880,00 TL asıl alacak, 13.900,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 197.761,00 USD alacak ile toplam 504.780,00 TL alacak üzerinden devamına, USD cinsinden olan asıl alacağa, takip tarihinden itibaren, devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsinden açılan hesaba uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle faiz işletilmesine, TL cinsinden olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi işletilmesine, 1.533.746,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 911.518,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 98.795,11TL peşin karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 702,90TL ilk masraf, 12.500,00TL bilirkişi ücreti, 202,50TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 13.405,40TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine, 6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL zorunlu arabulucu ücretinin davalı taraftan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Bu dava sebebiyle 548.555,05TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (dosyadan 98.795,11TL + icra da 38.343,66TL =) 137.138,77TL karar ve ilam harcının mahsubu ile , kalan 411.416,28TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/02/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır