İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/220 E. 2026/456 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/220
Karar No
2026/456
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/220 KARAR NO : 2026/456

DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/05/2018 KARAR TARİHİ : 07/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili -----25/05/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda hayatını kaybettiğini, murisin ölümüne sebep olan ------ plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi ile sigortalandığını, meydana gelen trafik kazasında davalı yana sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı sigortaya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek; her bir davacı yönünden şimdilik 600,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Islah/Dava Değeri Arttırım: Davacı vekili 25/11/2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 167.617,26 TL'ye artırmış, ıslah harcını yatırmış, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK md. 97 uyarınca gerekli belgelerle müvekkili şirkete müracaat edilmediğini, ------ plakalı aracın 09/07/2015-2016 tarihleri arasında müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu, poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin poliçe kapsamı ve limitleri ile sigortalının kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, meydana gelen trafik kazasında müteveffanın asli kusurlu olduğunu, müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava dilekçesinin tebliğinden 8 iş günü geçmesi ile söz konusu olabileceğini savunarak; davanın reddini talep etmiştir. Kaldırma İlamı Öncesi "... davacılar tarafından, meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan destekten yoksun kalma tazminatı alacağının talep edildiği; davalı tarafça, davanın reddinin savunulduğu; taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları ve davacıların talep edebileceği tazminat miktarı olduğu anlaşılmıştır. Davalı yanın KTK md. 97 uyarınca başvuru yapılmadığına ilişkin itirazı bakımından; davacılar vekilince dava açılmadan önce sigorta şirketine 16/05/2018 tarihinde başvuru yapıldığı, yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığı anlaşıldığından; mahkememizin ön inceleme duruşması ile buna ilişkin dava şartı yokluğu itirazının reddine karar verilmiştir. Dava konusu trafik kazasına karışan ------ plakalı aracın kaza tarihi itibari ile Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, oluşan zararlar nedeniyle davalının poliçe kapsam ve limitleri dahilinde ve sigortalısının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, dosya kapsamında kusura ilişkin olarak bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporu ve trafik kazası tespit tutanağı ile örtüştüğü, taraf vekillerince de rapora karşı itiraz ileri sürülmediği, bu nedenle belirlenen kusur oranlarının mahkememizce benimsendiği, alınan aktüerya raporunun denetime elverişli olduğu, poliçe tarihi ve kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Genel Şartlara ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 tablosuna göre ve 1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplamanın yapıldığı, alınan rapora karşı taraf vekillerince itirazda bulunulmadığı, yapılan hesaplama ile davacı --- için 30.505,51 TL, --- için 18.303,13 TL, ---- için 84.089,20 TL, ---- için 20.372,20 TL ve ---- için 14.347,27 TL olmak üzere davacıların toplam 167.617,26 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunduğu, tespit olunan tutarın poliçe limitleri ve kapsamı içerisinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin 06/04/2017 tarihli red yazısı itibari ile temerrüde düştüğü kanaatine varılmıştır.Her ne kadar davalı tarafça müterafik kusur indirimi talebinde bulunulmuş ise de; müteveffanın karşı araçta yolcu konumunda olmadığı, sürücü konumunda olduğu, sürücü olarak kendisine ait kusur oranı tespit olunarak hesaplama yapıldığı, araç sürücüsü konumunda olan kişiler bakımından müterafik kusur indirimi yapılamayacağı dikkate alınarak; davalı yanın bu istemi dikkate alınmamıştır. Her ne kadar davalı tarafça avans faizi isteminde bulunulmuş ise de; dava konusu olayın özü itibari ile haksız fiil olduğu, kazaya karışan araçların ticari nitelikte olmadığı anlaşıldığından yasal faize hükmedilmiştir. Dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın bu gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir" denilmek suretiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 10/09/2020 tarih ve --- Esas ---- sayılı karar davalı yanın istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin 27/02/2025 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla "... davacı ------ için davaya konu kaza tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için tazminat hesaplanması yapılabilmesi için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden (hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak) ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sonucunda yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve az yukarıda açıklanan biçimde işlem ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır" denilmek suretiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.

Kaldırma Sonrası Mahkememizce 16/09/2025 tarihli (bozma sonrası) ilk celsede, kaldırma ilamındaki eksiklik dikkate alınarak dosyanın aktüer hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile uyuşmazlık konularında kaldırma ilamındaki eksiklikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş 01/10/2025 tarihli kök raporda, Hak sahiplerinin Destekten Yoksunluk Sebebiyle Maddi Zararları: 1) Eşi-----) Destekten Yoksunluk Sebebiyle Maddi Zararı = 9.384,77 TL 2) Kızı ------ destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararı = 14.347,22 TL 3) Kızı ---- destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararı =20.372,20 TL 4) Babası ------ destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararı = 18.303,13 TL 5) Annesi ------ destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararı + 30.505,51 TL Davacı hak sahiplerinin destekten yoksunluk sebebiyle maddi zararları = 92.912,83 TL belirlemelerine yer verilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce 04/12/2025 tarihli duruşmada, davacılar vekilinin itirazlarıyla sınırlı olmak üzere ek rapor tanzim edilmek üzere dosyanın aktüer hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor alınması karar verilmiştir. Temin edilen ek raporda da aynı esaslar kabul edilmek suretiyle önceki (kök) rapordaki tespitler muhafaza edilmiştir.Uyuşmazlık esasen, kaldırma öncesi verilen kararın kesinleşmediği dönemde hak sahiplerinden davacı eş ------ evlenmesi nedeniyle destek alacağının etkilenip etkilenmediği noktasında toplanmaktadır. Destekten yoksunluk sebebiyle maddi tazminat hesabı, somut veri bulunmadığı durumda farazi duruma göre değerlendirme yapıldığı; davaya konu olayda hak sahibi davacı eş ---- 15.09.2020 tarihinde evlenerek destek alacaklısı sıfatını kaybettiği; kendisine düşen payın diğer hak sahiplerine dağıtılacağına ilişkin herhangi bir durum bulunmadığı; zira, istinaf mahkemesi kaldırma kararında da hak sahibi davacı eşin destekten çıkacağı tarihe kadar hesaplama yapılması gerektiği; kaldırma ilamında belirtilen ve hak sahibi eşin evlendiği ihtimale göre yapılan hesaba göre, ---- (------) destekten yoksunluk sebebiyle maddi zararının 9.384,77 TL olduğu, diğer hesaplanan tutarların aynen muhafaza edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek Davacı ---- için 30.505,51 TL, ---- için 18.303,13 TL, ---- için 9.384,77 TL, --- için 20.372,20 TL ve ------ için 14.347,27 TL destekten yoksun kalma tazminatın temerrüt tarihi olan 06/04/2017 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleriyle ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Not: Yukarıda anılı hüküm tesisi ve denetime elverişli rapor içeriğine göre belirlenen tazminat tutarları toplamı kısa kararda sehven 167.617,26 TL olarak belirtilmişse de işbu gerekçeli kararda bu "açık hata" düzeltilmiş ve kabul edilen toplam maddi tazminat tutarı, kaldırma ilamı öncesinde verilen talep artırım dilekçesindeki miktardan az oluğundan dava kısmen kabul edilerek 92.912,83 TL aşağıda "kalın" puntoda yazılmıştır.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; Davacı--- için 30.505,51 TL, ---- için 18.303,13 TL, --- için 9.384,77 TL, ---- için 20.372,20 TL ve ---- için 14.347,27 TL olmak üzere toplam 92.912,83 TL destekten yoksun kalma tazminatın temerrüt tarihi olan 06/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 6.346,87 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 563,00 ıslah harçtan mahsubu ile eksik bakiye 5.747,97 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 634,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 9.900,00 TL Bilirkişi ücreti ve 217,50 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 10.117,50 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 5.608,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı tarafından sarf edilen 150,00 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 66.86 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 83.14 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/220, K. 2026/456, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-220-e-2026-456-k-9644d722b931