İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/216 E. 2025/633 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/216
- Karar No
- 2025/633
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/02/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, ..... Yardım Derneğinin, müvekkili sigorta şirketi tarafından .....poliçe numarası ile Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığını, .....tarihinde "....." adresinde bulunan .....Yardım Derneğinde elektrik voltaj dalgalanmasından kaynaklı olarak asansör ve ekli belgelerde belirtilen makinelerde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından 464.400,00 TL ödeme yapıldığını, hasarın meydana gelmesine davalı şirketin sebebiyet verdiğini, hasarın meydana gelmesine davalı şirketin sebebiyet verdiğini, ödenen tazminat bedeli ile ilgili olarak rücu hakkının müvekkili şirkete geçtiğini ve ödenen bedelin müvekkili şirkete ödenmesi için davalı şirkete gönderilen ihtarnamelere cevap verilmediğini, Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Dava, Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı .....ait .....Yurdundaki asansör ve ekipmanlarının elektrik akımındaki voltaj dalgalanması nedeniyle hasara uğradığından bahisle ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. (Yar. 17. HD., 09.06.2020 tarih, 2019/1635E.- 2020/3293 K.) 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde, "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, davacının sigortalı .....Derneğine ait öğrenci yurdundaki asansör ve ekipmanların elektrik nakil hattındaki voltaj dalgalanması nedeniyle zarar gördüğü iddia edilmiştir. Dava dışı sigortalı 3.kişi dernek olup 6102 sayılı TTK.16/1 madde kapsamında ticari faaliyet yürüttüğüne dair dosya kapsamında delil bulunmamaktadır. Sigortalanan yerin ticari amaçla kullanılmayan öğrenci yurdu olduğu gözetildiğinde dava dışı sigortalı derneği tacir sıfatı da bulunmamaktadır. Dava dışı sigortalı dernek ile davalı arasında haksız fiil ilişkisi bulunmaktadır. Davacı sigorta şirketi tarafından eldeki davanın halefiyete dayalı açıldığı ve dava dışı sigortalının tacir sıfatının bulunmadığı gözetildiğinde, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıkta görev mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Nitekim benzer uyuşmazlıklarda, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi.....Hukuk Dairesinin .....E.-.....K. Sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....E.-.....K. Sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....E.-.....K. Sayılı ilamlarında da, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim