İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/212 E. 2025/1160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/212
- Karar No
- 2025/1160
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/212 Esas KARAR NO : 2025/1160
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 06/03/2025 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili bankanın Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu/lehtarı ...... İplik Örgü Teks. Ve Kum. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden ticari krediler ile çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, Kredi Sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden Ankara ..... Noterliğinin 27.08.2024 tarih ve ..... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 7.876.676,88 TL NAKİT ile gayrinakdi 407.880,00 TL kredi alacağından dolayı cari hesabın kesilip kat edildiği, verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez Bakırköy Banka Alacakları İcra Md. ..... E. sayılı dosyası ile Genel Haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı/borçluların, asıl borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, GKS'nin 4/c. M. uyarınca temerrüt faizi talep edildiği, müvekkil bankanın ticari defter ve kayıtlarının GKS 26.m. uyarınca yegane delil teşkil ettiğini, müvekkil bankanın 24.07.2017 tarihinde yayımladığı ..... sayılı yönerge doğrultusunda kademeli faiz uygulama hakkı bulunduğu, müvekkil akdi faizin 1100 fazlası üzerinden temerrüt faizi talep etme hakkı varken, 093 oranında temerrüt faizi uygulandığı, kefaleti düzenleyen 9/a ve (i) m. uyarınca kefilin gayrinakdi çek taahhüt bedelinden sorumlu oldukları, neticeten 2.943.375,34TL nakit alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına ve 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ÖZETLE; Zamanaşımı itirazında bulunulduğu, alacağın muaccel hale gelmediği, sözleşme içeriği GİK olduğu için yazılmamış/yok hükmünde olduğu, TBK'nun 586 m. uyarınca öncelikle asıl borçluya başvurulmadan müvekkil hakkında takip yapılamayacağını, müvekkilin imzası bulunan sözleşme haricindeki diğer sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredi borcundan sorumlu tutulamayacağını, davacı kefalet limitlerini aşarak alacak talebinde bulunduğunu, talep edilen faizin fahiş olduğunu, müvekkil keşide edilen kat ihtarına itirazda bulunduğunu, müvekkil asıl borçlu şirkette ortak bile olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER: Bakırköy Banka Alacakları İcra Md. ..... Esas sayılı dosyası, GKS, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, GKS ve kefalet sözleşmelerinden kaynaklı ödenmeyen kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Davaya dayanak Bakırköy Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı ..... Bankası Anonim Şirketi, Borçlu/kefil ..... yönünden asıl alacak 2.500.000,00TL, işlemiş faiz 414.041,09 TL, BSMV 20.702,05TL, ihtiyati haciz vekalet ücreti 7.500,00 TL, ihtiyati haciz masrafı 1.132,20TL toplam alacak 2.943.375,34TL takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %93 oranında temerrüt faizi, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebi olduğu, davalı borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; davacı banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu/kredi lehtar (asıl borçlu) ....... İPLİK ÖRGÜ TEKS.VE KUM.İTH.İHR.SAN VE TİC.LTD.ŞTİ. arasında toplamda 11.360.000,00 TL limitli 5 adet genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Bahse konu bu sözleşmelerden 23/03/2021 tarihli genel kredi sözleşmesini davalı Emine Karabulut'un 2.500.000 TL kefalet limiti kapsamında müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, diğer 4 sözleşmede ise kefaletinin olmadığı anlaşılmıştır. Asıl borçlunun borcunu ödemekte temerrüte düşmesi üzerine, dava dışı asıl borçlunun 2023 ve 2024 yılında kullanmış olduğu 19 adet krediye ilişkin olarak hesabın kat edildiği Ankara ..... Noterliğinin 26.08.2024 tarih ve ..... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek asıl borçluya ve kefile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davalı, kullandırılan kredilerin kefil olduğu GKS'ye ilişkin olmadığını, bu nedenle bahse konu borçtan sorumlu tutulamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce dava konusu kredinin hangi sözleşme kapsamında kullandırılmış olduğunun belirlenmesi amacıyla bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış ve dosyaya sunulan 19/11/2025 tarihli rapor içerik ve sonuç olarak bilimsel ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Buna göre takibe konu kredilerin davalının kefili olmadığı genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı, bu sözleşmelerde davalının TBK 583.maddesi uyarınca geçerli bir kefaletinin bulunmadığı, dolayısıyla davacı bankanın kredi alacağının tahsili için davalıya müteselsil kefil sıfatıyla başvurarak, talepte bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı bankanın açıkça kötü niyetle takip başlattığı davacı tarafça ispatlanamadığından tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2020/1321 Esas ve 2022/897 Karar sayılı ilamı; Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2025/145 esas, 2025/482 karar sayılı, 04/02/2025 tarihli ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 50.265,50TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 49.650,01TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 424.638,79 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/12/2025
Başkan ..... e-imzalı Üye ..... e-imzalı Üye ..... e-imzalı Katip ...... e-imzalı