İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/703 E. 2025/876 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/703
Karar No
2025/876
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/703 Esas KARAR NO : 2025/876

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/06/2018 KARAR TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 27.12.2017’de ...Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalıya sözleşme kapsamında taahhüt ettiği jenatatör baca montaj işlemlerini yaparak teslim ettiğini, davalı tarafa davacı şirketten sipariş edilen işler ticari ilişki gereği teslim edilmesine rağmen davalı sözlü görüşmelere rağmen cari hesap bakiyesini ödemediğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine 25.05.2018’de ... 28. İcra Müd. ... E. nolu dosyası ile bakiye cari hesaba dayalı alacak toplamı 86.907,34 TL için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı icra dosyasına yaptığı itirazla takip durduğunu, davalı yan icra takibinden sonra 05.06.2018’de 30.000 TL, 11.06.2018’de 35.000 TL ödemeyi davacı hesabına yapmış, bakiye 21,907,34 TL ile icra takibi giderleri ve vekalet ücretini ödemediğini, davalının davacıya süresinde usule uygun ayıp eksik teslim işe dair ihbarı olmadığını, T.T.K.'nun Ticari Satış ve Mal Değişimi başlıklı 23 maddesinin 1 fıkrasının c bendi, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, diğer durumlarda T.B.K.223/2 maddesi ise, "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikle kabul edilmiş sayılır, "hükümlerini içerdiğini, davalı kanuni süresinde bu yönde bildirim yapılmadığını, icra takibi ile edimlerden ve genel geçer itiraz nedenlerinden bahsedildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davamızın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 40’ı icra inkar tazminatı, alacağın icra takip tarihinden itibaren avans ile tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının söz konusu bacaların montaj işlemlerinin eksiksiz yapıldığı ve teslim edildiği iddiası gerçeği dışı olduğunu, sözleşme konusu iş şantiyenin mühürlenmesi nedeniyle, işin davacı teslim edilememesi ve dolayısıyla davalıca teslim alınamaması ve tarafsız kuruluşlarca testlerin yaptınlmaması nedeniyle ödeme emrine konu alacak muaccel hale gelmediğini, davacının müvekkilinden 86.907,34 TL alacak için ... 28. İcra Müd. ...nolu dosyası takip başlattığını, işbu icra takibine itiraz etme gereği gerektiğini, sözleşmenin 8. Mad. sözleşmeden doğacak her türlü ihtilaflar taraflar arasındaki görüşmeler ile çözümleneceğini, eğer çözüm olmazsa ... Merkez Mahkemeler ve İcra Dairesi yetkili kılındığını, davacı söz konusu madde ortada iken İşyerinin Ana İşverenden nedenlerle mühürlenmesiyle zor durumdaki davalının sözleşmenin üzerinde ödeme yapmasına rağmen görüşme yapmadan icra takibi yaptığını, sözleşmeye aykırı kötü niyetli bir tutum sergilediğini, alacaklı olduğunu iddia eden Davacı ile davalı arasında imzalanan 27.12.2017 tarihli "... Sözleşme 4. Mad. Siparişle % 40 nakit avans alınacaktır, kalan bakiye iş bitiminde 30 gün çek vadeli olarak tahsil edilir " şeklinde olduğunu, davalı davacıya bu düzenlemeden farklı toplam 125,592,62 TL ödeme yaptığını, davalıca kesilen fatura bedellerinden ödemelerden kalan bakiye 21.907,34 TL olup söz konusu bedel işin tam çalışır teslimi sonrasında ödeneceğini, davalı işin mühürlenmesiyle maddi kayıplar yaşamış fakat kendi öz kaynakları ile takip miktarının muaccel olmamasına rağmen, takibe konu miktarın 65.000 TL’lik kısmı alacaklı firmaya davalı tarafından ödeme emrinin tebliğinden önce 05.06.2018’de 30.000-TL ve takipten sonra 11.06.2018 de 35.000-TL ödenmiş kalan 21.907.34.-TL olup şantiyenin çalışır hale gelmesi, işin teslim alınması ve tarafsız kuruluşlarca testlerin yaptırılması sonrasında ödeneceğini, bundan dolayı muaccel olmaya alacak ile açılan takibin iptaline yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine talep etmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 30/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava konusun Jeneratör Ekzoz Baca sisteminin test için yukarıda belirtilen nedenlerden ötürü 19.03.2018 tarihi ile 21.03.2018 tarihi arasının yeterli süre olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı 11/03/2020 tarihli kararı ile; dosyaya sunulan sevk irsaliyeli fatura, ticari defter kayıtlarında bu faturaların kayıtlı olması ve davalı yanın takip dosyasına yapmış olduğu ödemelerden anlaşıldığı üzere davacının sözleşmedeki asli edimini yerine getirdiği, davalının sözleşme konusu iş şantiyesinin mühürlenmesi nedeniyle şantiyenin çalışır hale gelmesi, işin teslim alınması ve tarafsız kuruluşlarca testlerin yaptırılması sonrasında ödenmemiş olan 21.907,34 TL'nin ödeneceği yönündeki iddiasına ilişkin olarak; sözleşmede bacaların test edilmesi ile ilgili ve bunun sonucuna göre bedelin ödeneceği hususunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, ayrıca testlerin yapılamaması davalının iş yerinin mühürlenmesi nedeniyle olduğundan edimin ifasında davacıdan kaynaklanan bir gecikme söz konusu olmayıp, davacının ücrete hak kazanmış durumda olduğu, davalının borca itirazı nedeniyle durdurulan takibin 86.907,34 TL üzerinden açıldığı, yapılan kısmi ödemeler neticesinde usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporunda tarafların uyuşmazlık konusu dönem ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 11/06/2018 tarihi itibariyle 21.907,34 TL alacağının bulunduğu, dava konusu likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın Kabulüne, ... 28. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile takibin 21.907,34 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 oranında avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalılardan tahsiline, karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı 15/10/2024 tarihli kararı ile; "Mahkemece davacı yüklenicinin işi teslim etmiş olduğu kabul edilmiş ise de, işin niteliğine ve sözleşmenin 6. Maddesine bakıldığında, davalı iş sahibinin yapılan imalatı kontrol ve muayene ederek teslim aldığının ve eksik-ayıp bakımından itirazda bulunup bulunamayacağının anlaşılması gerekir. Oysa somut olayda, davalı iş sahibi, dava dışı asıl iş sahibinin kusuru nedeniyle işin tarafsız kuruluşlarca testinin yaptırılamadığını ve teslim alınamadığını, bu nedenle talep edilen bedeli ödemediğini savunmuş ise de, bu husus usulüne uygun olarak araştırılmamıştır. Mahkemece, ... Belediyesinden 2018 yılı itibariyle davaya konu şantiyeye ilişkin bir mühürleme işlemi olup olmadığı sorulup varsa bun dair belgeler dosya arasına getirilerek, eğer mühürleme işlemi varsa, davaya konu işin niteliği göz önünde bulundurularak davacının işi bitirdiği 19.03.2018 tarihi ile mühürleme tarihi arasında davalının muayene ve kontrol için makul süresinin bulunup bulunmadığının, ayrıca bu mühürleme işleminin sonradan kaldırılıp kaldırılmadığının belirlenmesi, mühürleme tarihine kadar veya varsa mührün kaldırılmasından takip tarihine kadar makul sürenin mevcut olduğunun anlaşılması halinde; davalının bun dair savunması haksız olacağından mevcut değerlendirme gibi karar verilmesi, makul sürenin mevcut olmadığının anlaşılması halinde ise; mahallinde makine mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılıp, gerekirse mahkeme kanalıyla test yapılmak suretiyle, işin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı, eksik ve ayıp bulunup bulunmadığı belirlenip, varsa eksik ve ayıplar ile sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle sözleşme bedelinden fiziki oran yöntemine göre gerekli düşüm yapılıp, davalı tarafça yapılan ödemeler de mahsup edilmek suretiyle davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığının ve davaya konu bakiye alacak talebinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerektiği halde, bu şekilde bir tahkikat ve değerlendirme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur." kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma ilamı sonrası dosya mahkememizin işbu dosya numarasını almış ve yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce, ... Belediyesine müzekkere yazılarak 2018 yılı itibariyle ...adresinde bulunan "..." isimli kulelerde şantiyeye ilişkin bir mühürleme işlemi olup olmadığı, bu mühürleme işleminin sonradan kaldırılıp kaldırılmadığının varsa buna dair belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Belediye Başkanlığı'nın 13/12/2024 tarihli müzekkere cevabında "... İlçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, 38 pafta, 30 ada, 169 parsel, 96 kapı sayılı yerde bulunan taşınmaza ait imar işlem dosyasında yapılan incelemede, bahse konu yapının onaylı mimari projesine göre aykırılıklar ... tarih ve ... cilt/sıra nolu Yapı Tatil Tutanağı ile tespit edilerek yapı mühürlenmiş ve tatil edilmiştir. Bahse konu yere ait 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesi kapsamında ilgilisinin beyanına göre yapının tamamı için 30.07.2018 tarih ve ... Yapı Kayıt Belgesinin olduğu görülmüş olup, imar barışından faydalandığı anlaşılmıştır." şeklinde yanıt verildiği görülmüştür. Mahkememizce, ... Belediyesine müzekkere yazılarak 30/07/2018 tarihinde yapı kayıt belgesinin alındığı başkanlığınızca mahkememize bildirilmiş ise de cevapta mührün kaldırıldığı tarih belirtilmediğinden mührün kaldırıldığı tarihin mahkememize bildirilmesi istenilmiştir. ... Belediye Başkanlığı'nın ... tarihli müzekkere cevabında "Bahse konu yere ait 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesi kapsamında ilgilisinin beyanına göre yapının tamamı için 30.07.2018 tarih ve ... Yapı Kayıt Belgesinin olduğu görülmüş olup, imar barışından faydalandığı anlaşılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici Madde 16- (Ek: 11/5/2018-7143/16 md.) ''Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:... K.:... sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.'' denilmektedir. 27.11.2024 tarih ve ... sayılı Zabıta Müdürlüğü yazısında ve imar işlem dosyasında söz konusu yere ait mühür kaldırma işlemine ait bilgi ve belgelere ulaşılamamıştır." şeklinde yanıt verildiği görülmüştür. Mahkememizce sonradan aynı konuda yeniden müzekkere yazılmış ise de aynı yönde cevap verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin...esas, ...karar sayılı 15/10/2024 tarihli ilamı ile mahkememizin önceki kararının; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanması, teslim, muayene, test ve alacağın muacceliyeti hususlarında eksik inceleme yapılmış olması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiş olup, ilamda belirtilen hususlar doğrultusunda dosya yeniden ele alınarak gerekli tahkikat tamamlanmıştır. Bu kapsamda, davaya konu işin yapıldığı şantiyeye ilişkin olarak ... Belediye Başkanlığı’na müzekkere yazılarak mühürleme işlemi ve kaldırılma tarihine ilişkin bilgi istenmiş, Belediyece verilen cevapta; imar işlem dosyasında söz konusu yere ait mühür kaldırma işlemine ait bilgi ve belgelere ulaşılamadığı ancak 30/07/2018 tarihinde yapı kayıt belgesi alındığı ve bu tarih itibariyle yapının kullanıma uygun hâle getirildiği bildirilmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda ayrıca, davacı yüklenici tarafından yapılan işin bitim tarihi ile mühürleme tarihi arasında davalı iş sahibinin muayene ve kontrol için makul süresinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla dosya, alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda; davaya konu jeneratör baca montaj işinin niteliği dikkate alındığında, 19.03.2018 (işin bitim tarihi) ile 21.03.2018 (mühürleme tarihi) arasındaki sürenin muayene ve test işlemlerinin yapılabilmesi açısından yeterli ve makul bir süre olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Yapı kayıt belgesinin alındığı tarih olan 30/07/2018, dava konusu icra takibine başlanılan 25/05/2018 tarihinden önce olduğundan yapı kayıt belgesi alındıktan sonra icra takibi ile arada geçen sürenin makul olup olmadığına yönelik bilirkişiden herhangi bir inceleme yapılması istenilmemiştir. Mahkememizce, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davalı iş sahibine muayene ve test için yeterli sürenin bulunmadığı kabul edilmiştir. Ancak bu tespit, somut olayın özellikleri karşısında, davacının ücret alacağına hak kazanmasını tek başına ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Taraflar arasındaki 27.12.2017 tarihli “...Sözleşmesi”nin “İşin Süresi, Teslim Tarihi ve Süre Aşımına İlişkin” başlıklı 6. maddesinde; “Satıcı işbu sözleşme ile yüklendiği İşler’i yukarıda belirtilen tarihlerde işbu Sözleşme Ek-1 Onaylı Teklif Metni ve Kapsamı’na uygun şekilde sağlamakla yükümlüdür.” hükmüne yer verildiği görülmektedir. Buna göre, davacının yükümlülüğü, sözleşme ve eklerine uygun şekilde işi tamamlayıp teslim etmektir. Dosya kapsamı ve yapılan yargılama sırasında, davalı vekili tarafından, davacının sözleşme kapsamındaki işi Ek-1 onaylı teklif metni ve kapsamına aykırı olarak yaptığı, işin eksik veya ayıplı olduğu yönünde somut, teknik ve denetime elverişli herhangi bir iddia ileri sürülmediği; davalı tarafın savunmasının yalnızca muayene ve test için yeterli sürenin bulunmadığı iddiasına dayandığı açıkça anlaşılmıştır. Davalı tarafça ayrıca, eserin ayıplı olduğuna ilişkin bir talep veya bedelden indirim yahut giderim talebi de ileri sürülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun eser sözleşmesine ilişkin hükümleri uyarınca, iş sahibinin ayıp veya sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunmadığı hâllerde, yüklenicinin sözleşmeye uygun şekilde tamamlayıp teslim ettiği iş karşılığında ücrete hak kazandığının kabulü gerekir. Muayene ve test için yeterli sürenin bulunmaması, ancak eserin ayıplı olduğunun ileri sürülmesi veya bu yönde somut bir iddianın bulunması hâlinde hukuki sonuç doğurabilecek olup, somut olayda bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir. Bu itibarla, her ne kadar bilirkişi raporunda muayene ve test için yeterli sürenin bulunmadığı belirtilmiş ise de; davalı tarafça işin sözleşmeye uygun olmadığına, eksik veya ayıplı yapıldığına ilişkin herhangi bir iddia ileri sürülmemiş olması karşısında, işin teslim tarihi itibariyle sözleşmeye uygun şekilde tamamlanıp teslim edildiği ve davacının edimini gereği gibi ifa ettiği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu kabul doğrultusunda, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağının muaccel hâle geldiği, kaldırma ilamı öncesinde alınan usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporunda tarafların uyuşmazlık konusu dönem ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 11/06/2018 tarihi itibariyle 21.907,34 TL alacağının bulunduğu, davalının bu alacağa yönelik icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin bakiye alacak üzerinden devamına ayrıca dava konusu alacak likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalı da haksız olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜNE, 1-... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 21.907,34 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 oranında avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 4.381,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.496,49 TL nispi karar harcının bozmadan önce verilen karar nedeniyle tahsil edilen 1.460,60 TL bakiye karar harcı ve dava açılırken yatırılan 35,90 TL karar harcı ile toplam 1.460,50 TL harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 21.907,34-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 77,00 TL( 35,90 TL BVH, 5,20 TL VSH, 35,90 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 267,50 TL (267,50 TL tebliğler ve posta ) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/703, K. 2025/876, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-703-e-2025-876-k-0e864c6b96f1