İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/20 E. 2025/273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/20
- Karar No
- 2025/273
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/20 Esas KARAR NO : 2025/273 DAVA : Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 19/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, İzmir... Kollektif Şirketi, ... ve Ortağı Şirketinde ve ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nde uzun yıllar dış ticaret müdürü olarak çalışması nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili için arabuluculuğa başvurduğunu, 02.01.2019 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesiyle... tarafından işçilik alacaklarının müvekkiline taksitler halinde ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, ancak ödeme yapılmaması üzerine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında alacağın icraya konulduğunu ve icra takibinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen halen tahsil edilemediğini, ...Dış Ticaret Anonim Şirketinin İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı ve İzmir Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyalarında borçlu olup, şirkete ait taşınmazların bu dosyalarda satışı yapılacağından müvekkilinin de alacağını bu satışların sonucunda tahsil edebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğini, şirketin TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca 04.11.2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiğini ve en büyük hissedarı...nun halen sağ olduğunu bildirmiş, ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, cevap dilekçesinde; Müdürlüğün ... sicil numarasında kayıtlı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin 30/12/1983 tarihinde tescil edildiğini, en son tescil edilen genel kurulun 07/06/2010 tarihinde tescil edilip, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmaması nedeniyle TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 30/06/2015 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 30/07/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtarata yanıt verilmemesi nedeniyle 04/11/2015 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu hususun da 16/11/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 13/04/2023 tarih... karar sayılı ilamı ile şirketin ek tasfiyesine karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak ...n atandığını, bu kararın 17/06/2023 tarihinde kesinleştiğini, İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/10/2023 tarihli ek kararı ile tasfiye memurluğuna...nun atanmasına, 07/12/2023 tarihli ek kararı ile de tasfiye memurluğuna ... yerine...'nun atanmasına karar verildiğini, bu kararın 11/01/2024 tarihinde kesinleştiğini, müdürlük tarafından gerçekleştirilen resen terkin işlemlerinin Kanunda Ve Tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlere/yetkililerine ihtarnameler keşide edildiğini, fakat TTK gereği basiretli tacir olan ilgiler tarafından yasal süresinde müdürlüğe herhangi bir bildirimde bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, bununla birlikte, Kanunda ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla yapılan ilanın, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceğinin, ayrıca ilanın, Ticaret Odası internet sitesinde yayınlanacağının belirtildiğini, terkin işleminin yasada öngörülen usul ve esaslar dâhilinde yerine getirildiğini, Müdürlüğün yasal hasım olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmayıp dava açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, TTK'nun geçici 7. Maddesinin onbeşinci fıkrasına 7511 Sayılı Kanun ile müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin hüküm getirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın, müdürlüğün yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağına ilişkin kararların bulunduğunun, ayrıca terkin işlemleri sırasında davaya konu şirketin leh ve aleyhine açılan icra takibi ve dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün bulunmadığını bildirmiş, yasal hasım konumunda olması ve dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davacının, alacaklı sıfatıyla borçlular... hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğünün...sayılı icra dosyasında yaptığı ilamlı takip çerçevesinde ihyası talep edilen ve TTK'nın geçici 7.maddesi hükmü uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen ...irketi hakkında, İİK'nun 89.maddesi uyarınca, haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi ve haciz ihbarnamelerine bağlı tüm işlemlerin yapılarak sonuçlandırılması amacıyla ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla ...m Şirketinin ihyası istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde ihyası talep edilen şirketin hangi amaçla ve hangi icra dosyası ile sınırlı olarak ihyasının talep edildiğinin somut, açık ve anlaşılır şekilde belirtilmemiş olduğu dikkate alınarak, davacı vekiline bu konudaki istemini somutlaştırmak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekili 24/02/2025 tarihli dilekçesinde İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında borçlular ... hakkında yaptıkları icra takibinde ihyası talep edilen... Şirketine İİK 89(1) haciz ihbarnamesi gönderilmesi taleplerinin icra müdürlüğünce, şirketin terkin edilmiş olması nedeniyle reddedilmesi üzerine ihya amaçlarının bu icra dosyası ve İİK 89(1) haciz ihbarnamesi gönderilmesine ilişkin olduğunu bildirmiştir. İzmir...İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında, davacı, borçlular ... kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla 17/01/2020 tarihinde ilamının icra takibi yolu ile takip yapmış, takibin kesinleşmesinden sonra haciz işlemlerine devam edilmiş, dava tarihi itibari ile takibe konu alacağın tahsil edilemediği, davacı vekilinin 13/12/2024 tarihli dilekçe ile ihyası talep edilen şirket...) haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunmuş, icra müdürlüğünce 18/12/2024 tarihli karar tensip tutanağı ile şirketin terkin edilmiş olması nedeniyle istenilen hususun yerine getirilemediğine karar verilmiştir. İhyası talep edilen İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-...sicil numarasında kayıtlı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin en son tescil edilen genel kurulunun 07/06/2010 tarihinde olup, sonraki beş yıl içinde bir başka genel kurul tescilinin yapılmamış olması nedeniyle TTK'nun geçici 7(1/d). maddesi hükmü ile geçici 7. madde uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ hükümleri gereği davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan iş ve işlemler sonucunda 04/11/2015 tarihinde sicilden resen silinmiştir. TTK'nun geçici 7(1).maddesinde; anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. 7.maddenin birinci fıkrası uyarınca; 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerinin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı belirtilmiştir. Söz konusu maddenin 1/d bendinde, sebebi ne olursa olsun aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısı yapılmaması terkin sebebi sayılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 05.09.2022 tarih 2022/4251 esas ve 2022/5467 karar, 04.04.2022 tarih 2021/4453 esas ve 2022/2752 karar, 23.03.2022 tarih 2021/9156 esas ve 2022/2306 karar, 22.03.2022 tarih 2021/9037 esas ve 2022/2304 karar sayılı ilamlarında; TTK'nun geçici 7.maddesinde tadadi olarak sayılan sebepler dışında başkaca sebeplerle terkin işleminin yapılması halinde, hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün bulunmadığına karar verilmiştir. Cevap dilekçesi içeriği ve ekli belgeler ile terkin edilen şirkete çıkarılan ihtar yazısı örneklerinden; şirketin, yasal düzenlemelere aykırı olarak son 5 yıla ilişkin genel kurul toplantısı yapmadığı, tescil edilen en son genel kurul toplantısının 07/06/2010 tarihinde olduğu, buna göre davalı tarafından yapılan terkin işleminin, kanunda sayılan yasal sebebe uygun olarak yerine getirildiği görülmüştür. Bunun yanında TTK'nun geçici 7(2).maddesi gereği terkin edilen şirketin terkin işlemleri sırasında hakkında davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davalarının bulunduğuna dair bir delil toplanmaması nedeniyle terkin işlemi bu hüküm yönünden de usulüne uygundur. İhya davasının, terkin edilen şirketi ve ortakları tarafından belirli bir tasfiye konusu ile sınırlı olmaksızın ve şirketin süresiz olarak yeniden tescili istemli olarak açılması hallerinde, terkin işleminin kanunda sayılan sebeplerle yapılıp yapılmadığı, terkin işlemleri sırasında TTK'nun 7(2) maddesi hükmü gereği, terkin edilen şirket lehinde veya aleyhinde görülmekte olan bir davanın bulunup bulunmadığı ve terkin işleminin kanunda gösterilen usule uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, mahkeme tarafından resen incelenmesi gerekli olan yargılama konularıdır. Buna karşın davanın, şirket yetkilileri ve ortakları dışında kanunda gösterilen ilgili kişilerce TTK'nun 547.maddesi hükmü uyarınca, belirli bir tasfiye konusu ile sınırlı olarak açılması halinde her üç inceleme konusu hükme etkili olmayacağından, davanın yalnız ek tasfiye işlemini gerektirecek dava veya icra takibinin sürdürülebilmesi ve sonuçlandırılabilmesi yada yapılacak işlemin yerine getirilmesi için ihya kararının verilmesi zorunluluğunun bulunup bulunmadığı çerçevesinde görülüp sonuçlandırılması usul ve yasa gereğidir. Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü,... karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İhyası talep edilen şirket hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasınd... adlı kişinin davacı olduğu, İzmir... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak kaydıyla ihyası talep edilen şirketin ihyasına karar verilmiş, tasfiye memuru olarak ... atanmasından sonra tasfiye memuru değişiklikleri ile en son olarak ...nun ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak görevlendirildiği görülmüştür. Gerek tasfiye sonucunda, gerekse TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca tasfiye işlemleri yapılmaksızın şirketin terkin edilmesinden sonra TTK'nun 547.maddesi hükmü uyarınca ek tasfiye işlemlerine ihtiyaç duyulması halinde yalnız ihya kararına konu ek tasfiye işlemlerinin yapılması mümkün bulunduğundan farklı kişiler tarafından veya farklı konularda ihtiyaç duyulacak her ek tasfiye işleminin, mahkemece hüküm kurulmadan tasfiye memuru tarafından ek tasfiye işlemleri sırasından kendiliğinden yapılması mümkün bulunmadığı gibi bir başka konuda ek tasfiyeye karar verilmiş ve ek tasfiye işlemlerinin güncel olarak yapılmış olması başkaca bir konu veya kişi ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile ilgili olarak ihya kararı verilmeksizin yalnız aynı tasfiye memurunun veya başkaca bir tasfiye memurunun atanarak ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi mümkün değildir. Somut olayda; her ne kadar İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihyası talep edilen şirketin ihyasına karar verilmişse de, ihya konusunun yalnız İzmir .. İş Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında davacı üçüncü kişinin alacak haklarıyla sınırlı olduğu dikkate alındığında, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler uyarınca davacı tarafın, bu dava dosyasında dava konusu ettiği ek tasfiye işlemlerinin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasına konu ek tasfiye işlemleri ile farklı kişi ve konulara ilişkin bulunması nedeniyle bu dava dosyasına konu ek tasfiye işlemleri yönünden de şirketin ayrıca ihyasının gerektiği, davanın, şirket ortağı veya yetkilisi tarafından açılmadığı, alacaklı sıfatlı 3.kişi tarafından açılmasına bağlı olarak davacının şirketin belirli bir amaçla sınırlı olmasızın ve süresiz olarak ihyasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı, davacı tarafın talebinin yalnız İzmir ...İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında İİK 89(1) haciz ihbarnameleri işlemleri ile sınırlı olup, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yalnız alacaklı olduğu icra takibinde terkin edilen şirkete haciz ihbarnamesi gönderilmesi amacıyla sınırlı olarak TTK'nun 547(1).maddesi hükmü uyarınca şirketin ihyasını talep etmesinde usul ve yasaya uygunluk bulunduğu dikkate alınarak, davacının, alacaklı sıfatıyla borçlular ... hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında yaptığı ilamlı takip çerçevesinde ihyası talep edilen ve TTK'nın geçici 7.maddesi hükmü uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen ... Dış Ticaret Anonim Şirketi hakkında, İİK'nun 89.maddesi uyarınca, haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi ve haciz ihbarnamelerine bağlı tüm işlemlerin yapılarak sonuçlandırılması amacıyla ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla ... Dış Ticaret Anonim Şirketinin ihyasına karar vermek gerekmiştir. TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, 2023/4063 esas ve 2023/5283 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2022/1340 esas ve 2023/5265 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıdaki kararlarında; 6102 Sayılı Kanunun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya teriminin kullanılmak ile birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde olduğunu, geçici 7.maddenin, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı ihya kararı ile birlikte düzenlemenin amacının, terkin edilen şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması olmasına bağlı olarak aynı zamanda tasfiye memuru da atanması gerektiği belirtilmiştir. Somut dava yönünden; dava dışı üçüncü kişinin açtığı ihya davasında İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında yalnız üçüncü kişinin davası ve alacak hakları ile sınırlı olarak verilen ihya kararına bağlı olarak tasfiye memuru atanıp, birden çok tasfiye memuru değişikliği yapıldığı, görevlendirilen tasfiye memurunun görevinin yalnız karara konu üçüncü kişinin ek tasfiye işlemleri ile ilgili olduğu, mahkememizce bu dava dosyasına konu tasfiye işlemleri için aynı tasfiye memurunun veya bir başka tasfiye memurunun görevlendirilmesinin usul ve yasa gereği olduğu, şirketin terkinden önceki son yönetim kurulu başkanı...nun ek tasfiye işlemleri ile görevlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu dikkate alınarak, terkin edilen şirketin yalnız davaya konu icra dosyasındaki İİK 89(1) haciz ihbarnamelerine ilişkin işlemlerle ilgili olarak ek tasfiye işlemlerini yapmak ve şirketi temsil etmek üzere ...nun tasfiye memuru olarak atanmasına, TTK'nun 547(2). maddesi hükmü gereği, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir. TTK'nun geçici 7(4/a) maddesinde; terkin edilecek şirketlerin, sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sunulan cevap dilekçesindeki açıklamalar ve ekli belge örnekleri, mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, ticaret sicil kayıt örnekleri ile; her ne kadar terkin edilen şirkete çıkarılan ihtar yazısı, sayın yetkili başlığını taşıyor ise de, tebligatın yalnız şirket adına çıkarıldığı, şirket yanında ayrıca şirket yetkilisi adına tebligat çıkarıldığına dair dosyada hiçbir belge örneğinin toplanmadığı dikkate alındığında, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye rağmen davalı tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında terkin işlemine ilişkin ihtarın, yalnız şirket adına tebliğe çıkarılıp, şirketi temsil ve izama yetkili kişiye usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar cevap dilekçesinde, yasal düzenleme gereği, sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de, davalının yasal hasım sıfatından kaynaklanan sorumsuzluk hali usulüne uygun şekilde yapılan terkin işlemleri yönünden söz konusudur. Somut davaya konu terkin işleminde, TTK'nun geçici 7(4/a) maddesine aykırı olarak şirket adına çıkarılan ihtar dışında şirket yetkilisi adına ihtar çıkarılmamasına bağlı olarak terkin işleminin usulsüz şekilde yapılması nedeniyle davalı tarafın, dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken ticaret sicili müdürlüğü tarafından TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca sicil kaydı resen kapatılan ... Dış Ticaret A.Ş. hakkında, davacının alacaklı olduğu İzmir....İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında İİK'nun 89.maddesi uyarınca, haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi ve haciz ihbarnamelerine bağlı tüm işlemlerin yapılarak sonuçlandırılması amacıyla ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla... Dış Ticaret A.Ş'nin ticaret siciline tescili ile ihyasına, 2-Ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için davacı şirketin terkinden önceki son yönetim kurulu başkanı ...nun tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memurunun terkinden önceki şirket yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, 3-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ile 30,00 TL üç adet elektronik tebligat giderinden oluşan toplam 1.260,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yokluğunda, HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Başkan... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip... e-imza