İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/199 E. 2026/136 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/199
Karar No
2026/136
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/199 Esas KARAR NO : 2026/136 Karar

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 18/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle: müvekkili ... Danışmanlık İnşaat Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... ... A.Ş. ile ... ...'da bulunan “... ...” isimli yaklaşık 120 dönümlük proje kapsamında bazı imalat kalemlerini üstlenmek üzere sözleşme imzaladığını, bu işler için müvekkilinin şantiyeye çok sayıda kendi inşaat demirbaş malzemesini getirdiğini ve ayrıca dava dışı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile ... İskele Kalıp Sistemleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den ekipman kiraladığını, işler devam ederken müvekkilinin hakedişlerini tahsil edememeye başladığını, davalının belediye ile yaşadığı imar sorunları nedeniyle ... Belediyesi'nce inşaatın durdurulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve sözleşmenin karşılıklı fesih sözleşmesiyle sona erdiğini ve yapılan iş bedelleri yönünden karşılıklı ibralaşma sağlanmış olsa da davalının kötü niyetli davranarak müvekkilini şantiyeye sokmadığını, bu nedenle hem müvekkiline ait demirbaşların hem de ... ve ... İskele'den kiralanan ekipmanların şantiyeden alınamadığını, yalnızca ... İskele'nin kendi çabasıyla bazı malzemelerini geri alabildiğini, zayi olan kısmı için ise müvekkiline fatura kestiğini, ekipmanların orada bulunup bulunmadığının ve zararın boyutunun tespiti amacıyla .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... Değişik İş sayılı dosyası ile 06.12.2023 tarihinde delil tespiti talep edildiğini, ilk keşifte davalının şantiyeye girişe izin vermemesi nedeniyle bilirkişilerin inceleme yapamadığını, ikinci keşifte mahkeme hakimi ve ekipmanları tanıyan müvekkil çalışanlarıyla birlikte yapılan yerinde inceleme sonucunda bilirkişi raporunda şantiyenin büyüklüğü, işin niteliği ve sözleşmeler dikkate alınarak dilekçe ekindeki kira sözleşmelerinde tür ve adetleri belirtilen ekipmanların bu şantiyede kullanılmasının zorunlu ve makul olduğunun, bu ekipmanların bir kısmının halen şantiye sahasında bulunduğunun, bir kısmının kullanılarak sarf edildiğinin, bir kısmının da inşaatın durdurulması ve bakımsızlık nedeniyle şantiyenin muhtelif yerlerinde yağmur ve çamur altında kalarak zayi olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kira sözleşmesi yaptığı dava dışı firmalara ekipmanları iade edemediği için kira borcunun işlemeye devam ettiğini, bu firmaların müvekkile kira faturaları kesmeyi sürdürdüğünü ve özellikle ... İnşaat'ın zaman içinde kira bedellerini artırarak yeni faturalar düzenlediğini, bu suretle müvekkilinin hem kendisine ait malzemeleri alamaması nedeniyle önemli bir malvarlığı kaybına uğradığını hem de kiralayan üçüncü kişi şirketlere ekipmanları teslim edemediği için kira borcu ve ekipman bedelleri yönünden mütemadi surette borçlanmaya devam ettiğini, bu zararların tespiti için mahkemenizce bilirkişi atanarak davalının zilyetliğinde kalan müvekkile ait inşaat demirbaşlarının değerinin, üçüncü kişilerden kiralanan ekipmanların güncel piyasa bedellerinin ve kira sözleşmeleri çerçevesinde fesih tarihinden bugüne kadar biriken kira borçlarının hesaplanmasını, akabinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporuna göre dava değerini artırmak kaydıyla şimdilik 500.000 TL alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... Değişik İş sayılı dosyasının celbini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin 22/04/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının hem kendi malzemeleri hem de kira ekipmanları için ayrı ayrı talepte bulunduğunu, buna rağmen tüm talepler için toplam 100.000TL değer gösterilmesinin HMK m.119'da öngörülen dava dilekçesinin zorunlu unsurlarına aykırı olduğunu, her bir talep bakımından dava değerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini, bu nedenle davacıya taleplerini açıklaması için kesin süre verilmesini, aksi hâlde dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini; esas bakımından ise, taraflar arasında 08.11.2022 tarihli “... ... Projesi Kaba Yapı İşleri Yüklenici Sözleşmesinin imzalandığını, davacının sözleşmede öngörülen edimlerini süresinde yerine getirmemesi, işe gecikmesi, idari kurumlara (SGK vb.) borçlarının bulunması, şantiyedeki personel ücret ve hak edişlerini ödememesi gibi yükümlülük ihlalleri nedeniyle müvekkil şirketçe fesih kararı alındığını, 10.10.2023 tarihli Fesih Protokolü uyarınca davacının “ileride mutabakatla tespit edilecek olası bir alacak hariç olmak üzere” müvekkili ibra ettiğini, davacının bu protokole hiçbir ihtirazı kayıt koymayarak bütün hükümlerini kayıtsız şartsız kabul ettiğini, bu ibranın ardından müvekkil aleyhine herhangi bir alacak iddiasında bulunulamayacağını; davacının, sözleşmeye eklediği malzeme listesi ve “kira sözleşmesi” başlıklı belgelere dayanarak, kendi veya üçüncü kişilerden kiraladığı ekipmanların müvekkilin şantiyesinde kaldığını ve iade edilmediğini ispatlayamadığını, sunulan malzeme listesinin tek taraflı düzenlenebilir nitelikte, müvekkile ait kaşe ve imzadan yoksun bir belge olduğunu, bu nedenle hem bu malzemelerin gerçekten ... ... şantiyesine getirilip getirilmediğinin, hem de fesih sonrası şantiye sahasında kalıp kalmadığının ispatlanmadığını, “kira sözleşmesi” olduğu iddia edilen belgenin de aslında tarih ve kira ilişkisine dair açık hüküm içermeyen, “cari hesap ödemesi” mahiyetinde bir metin olduğunu, buradan gerçek bir kira ilişkisi ve devam eden kira borcu çıkarılamayacağını; fesih protokolünde davacıya ait inşaat malzemelerinin müvekkil nezdinde kaldığından, bunların iade edileceğinden veya bu çoklukta bir ekipman bulunduğundan hiç bahsedilmediğini, davacının basiretli tacir sıfatıyla imzaladığı fesih protokolünün hükümleriyle bağlı olduğunu, protokole herhangi bir şerh düşmediği için sonradan malzeme ve ekipman talebi ileri sürmesinin sözleşme sadakatine ve protokol hükümlerine aykırı olduğunu; .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... D.İş sayılı delil tespiti dosyasında yapılan işlemlerin de müvekkil aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, zira HMK m.402/3 gereği tespit kararı ve dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi, tespitin zamanı ve usulü ile itiraz ve ilave sorular için bir haftalık sürenin bildirilmesi gerekirken müvekkile tebligat yapılmadan tespit kararı verildiğini, böylece müvekkilin tespit hakkında görüş bildirme ve katılma hakkının kısıtlandığını; delil tespitindeki bilirkişi raporunun da yalnızca inşaat sahasının büyüklüğü ve türüne bakılarak, davacının sunduğu malzeme listesiyle “tahmini” bir örtüşme kurduğunu, her kalem malzemenin gerçekten davacıya ait olup olmadığını teknik yöntemlerle tek tek saptamadığını, oysa projede davacı dışında da çok sayıda yüklenici ve alt yüklenici bulunduğunu, bu firmaların da benzer elektrikli alet, el aleti ve iskele sistemlerini sahaya getirmesinin son derece olağan olduğunu, ana yüklenici ... A.Ş. ile ... ... İnşaat Adi Ortaklığı arasında imzalanan Malzeme Kiralama Sözleşmesi başta olmak üzere diğer kiralama sözleşmelerinden, sahadaki birçok ekipmanın bu üçüncü kişilere ait olduğunun anlaşıldığını, buna rağmen bilirkişinin depo ve sahada gördüğü tüm alet ve ekipmanları davacı listesindeki kalemlerle eşleştirip davacıya aitmiş gibi değerlendirmesinin, hukuki ve teknik dayanaktan yoksun olduğunu; ayrıca 03.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda açıkça “tespiti istenen malzeme, malzeme durumu ve adedin tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı” yönünde görüş bildirildiğini, bu ifade karşısında davacının iddialarının delil tespiti dosyasıyla ispatlandığından söz edilemeyeceğini, aksine tespitin davacının iddialarının belirlenebilir ve denetlenebilir olmadığını ortaya koyduğunu; raporda davacının sorumlu olmadığı K12, K13, KZ6, M6, F4, KZI, KZ4 gibi blokların da gezilerek buralardaki malzemelerin davacıya aitmiş gibi değerlendirilmesinin, davacıyla akdedilen kaba yapı sözleşmesinin kapsamıyla bağdaşmadığını; davacının malzemelerin “zayi olduğu” iddialarının da mahkeme kararı, fotoğraf, tutanak veya teknik incelemeyle desteklenmediğini, salt beyana dayalı olduğunu; tüm bunlara ek olarak, bir an için davacının iddiaları doğru kabul edilse dahi, sözleşmenin 22.3. ve 22.4. maddeleri uyarınca sözleşmenin feshi hâlinde işverenin, yüklenicinin işyerindeki ekipman, alet, edevat, makine parkı ve kendisine ait malzeme üzerinde kesin hesap sonuçlanıncaya kadar hapis hakkına sahip olduğunu, kesin hesap ve cari hesap mahsuplaşması tamamlanıp işverenin bakiyesi kalmadığı takdirde yüklenicinin yedi gün içinde malzemesini şantiyeden çıkarmakla yükümlü olduğunu, aksi hâlde bu malzeme üzerinde hak iddia edemeyeceğini, ayrıca fesih sonrası yüklenicinin işveren izni olmaksızın işyerindeki tesis ve malzemeleri kaldıramayacağını ve başka yere götüremeyeceğini, somut olayda ise sözleşmenin davacının temerrüdü ve sözleşme ihlalleri sebebiyle feshedildiğini, müvekkilin davacıdan alacağının bulunduğunu, bu nedenle sözleşme uyarınca müvekkilin malzemeler üzerinde hapis hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davacının malzemenin iadesini istemesinde dahi hukuki yarar bulunmadığını; davacının zarar iddiasını da hiçbir hukuken geçerli delille destekleyemediğini, dava dışı kiralayan firmalarla imzalandığı ileri sürülen kira sözleşmelerinin, kira ödeme dekontlarının, fatura ve benzeri belgelerin dosyaya sunulmadığını, bu durumda ne kira ilişkilerinin varlığının ne de kira borcu veya kira artışı nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın ispatlanabildiğini; dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan HMK m.318 gereği davacının dilekçesinden sonra yeni delil sunmasına muvafakat etmediklerini, iddia ve delillerin dava dilekçesiyle birlikte ortaya konulmuş sayılması gerektiğini, sonradan sunulacak belgelere itiraz ettiklerini; sonuç olarak ... ... projesine ilişkin kaba yapı sözleşmesinin davacının ağır ihlalleri nedeniyle feshedildiğini, fesih protokolüyle davacının müvekkili ibra ettiğini, müvekkil nezdinde davacıya ait iadesiz malzeme bulunduğu ve bunların iade edilmediği iddiasının tek taraflı listeler ve denetime elverişli olmayan bir bilirkişi raporuna dayandığını, gerçek zararın da hiçbir yazılı delille kanıtlanmadığını, bu sebeplerle öncelikle HMK m.119'a aykırılık nedeniyle dava şartı yokluğundan, bu talep kabul edilmezse esastan, ispatlanamayan, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tümden reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -.... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/... D.iş sayılı dosyası Uyap kayıtları, -Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından sunulan 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında .../ ... “... ... Projesi Kaba Yapı İşleri Yüklenici Sözleşmesi” kapsamında davacıya ait ve dava dışı firmalardan kiralanan inşaat ekipmanlarının davalıya ait şantiyede bırakılması nedeniyle malzeme bedeli ile bu ekipmanlara ilişkin kira zararından doğan alacağın, fesih tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 08/11/2022 tarihli “... ... Projesi Kaba Yapı İşleri Yüklenici Sözleşmesi” bulunduğu, bu sözleşme ile davalı işveren ... ... A.Ş. ile yüklenici davacı ... ...Ltd. Şti. arasında .../...’de yer alan “... ...” konut projesi kapsamındaki K7, K9, M5, M7 blokları ile F ve G bloklarına ait otopark, peyzaj perdeleri ve çevre duvarı gibi kaba inşaat imalatlarının yapılmasının kararlaştırıldığı, işin ifası için gerekli işçilik, ekipman, alet, edevat, makine parkı ve benzeri inşaat demirbaşlarının temini ve şantiyeye getirilmesinin davacı yüklenicinin sorumluluğunda olduğunun düzenlendiği, sözleşmenin 22.3 maddesinde iş akdine son verilmesi halinde davacı yüklenicinin davalı işverenin yazılı talebini takiben inşaat alanındaki işçilerini çıkarmakla yükümlü olduğu, kesin hesabın onaylanmasına kadar işverenin şantiyede bulunan her türlü ekipman, alet, edevat, makine parkı ve yükleniciye ait malzeme üzerinde hapis hakkına sahip bulunduğunun, kesin hesabın onaylanıp cari hesapta mahsuplaşma yapıldıktan sonra işverenin bakiye alacağının kalmaması durumunda yüklenicinin en geç yedi gün içinde ekipman, makine ve kendisine ait malzemesini şantiyeden çıkarmakla yükümlü olduğu ve bu süre içinde alınmayan ekipman ve malzemeler üzerinde hak iddia edemeyeceğinin hükme bağlandığı, 22.4 maddesinde ise sözleşmenin feshi halinde davacı yüklenicinin davalı işverenin iznini almaksızın işyerindeki tesis ve tesisatı bozamayacağı, yerinden kaldıramayacağı, işyerinde bulunan malzeme, araç ve makineleri başka yere götüremeyeceği veya üçüncü kişilere devredemeyeceği yönünde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ... ... Projesi’ne ilişkin olarak imzalanan sözleşme kapsamında yürütülen işlerin geldiği aşama dikkate alınarak karşılıklı mutabakatla sözleşmenin sona erdirilmesine karar verilmiştir. Protokolde, kesin hesabın yapılabilmesi için Yüklenici tarafından İşveren’e sunulması gereken belgeler; SGK ilişiksizlik belgesi, Yüklenici ve alt taşeronların tüm işçilik alacaklarının ödendiğine ilişkin belgeler ve işyerine ilişkin diğer zorunlu dokümanlar olarak sayılmıştır. Kesin hesap çalışması tamamlanıncaya kadar sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu, tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin devam ettiği belirtilmiştir. Yüklenici’nin olası alacağının kesin hesap sonucunda belirlenmesi hâlinde İşveren’in bu tutarı 30 gün içinde ödeyeceği, Yüklenici teminat mektuplarının da kesin hesap sonuçlarına göre iade edileceği düzenlenmiştir. Protokol ekinde, Yüklenici tarafından tamamlanması gereken eksik işlerin listesi yer almakta olup, bu işlerin 30 gün içinde tamamlanması kararlaştırılmıştır. Eksik işlerin belirtilen sürede tamamlanmaması hâlinde, İşveren’in bu işleri yaptırabileceği ve ortaya çıkacak maliyetlerin Yüklenici’nin hak ediş ve teminatlarından mahsup edileceği, ayrıca eksik iş bedeline %15 oranında ekleme yapılacağı ifade edilmiştir. Yüklenici’nin, işçilere ve alt taşeronlara ait her türlü yükümlülüğün yerine getirildiğine dair belgeleri temin etme sorumluluğu protokolde ayrıca düzenlenmiştir. Protokolde, sözleşmenin feshinin İşveren’in sözleşmeden doğan haklarından feragat ettiği anlamına gelmediği; fesih kararının yalnızca tarafların mevcut iş ilişkisinin sona erdirilmesine yönelik olduğu açıkça belirtilmiştir. Tarafların protokolü okuyup anladıkları ve tüm hükümlerini kabul ettikleri belirtilerek 10/10/2023 tarihinde imzalandığı görülmüştür. Davacı yüklenici tarafından .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/... D.iş sayılı dosyası üzerinden tespit talep edilmiş ve alınan 03/04/2024tarihli bilirkişi raporunda "...tespit sırasında malzeme yerlerinin gösterilememesi sebebiyle, tespiti istenen malzemenin, malzeme durumunun ve adedinin tespitinin yapılamadığını, bu nedenle talep konusu ekipmanlar bakımından envanter ve miktar belirlemesinin fiilen mümkün olmadığını,.. tespiti istenen malzeme, malzeme durumu ve adedi tespiti yapılması mümkün olamamıştır..” ifadesine yer vererek rapor düzenlenmiştir. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... marifetiyle hazırlanan 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacının şantiyeye bırakmış olduğu malzemelerin miktar ve özellikleri ile ilgili herhangi bir tespit yapılamadığı, bu bakımdan davacının zarar iddiasının ispata muhtaç olduğu, Sayın Mahkemenin aksi kanaate olması halinde davacının talep edebileceği zarar miktarının teknik inceleme bölümünde belirtildiği,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, hem D.iş sayılı dosyada alınan rapor hem de mahkememizce aldırılan raporun birbiriyle uyumlu olması, davacının iddiasını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Alınması gerekli 732,00TL karar harcının peşin alınan 8.538,75TL harcın mahsubu ile artan 7.806,75TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 80.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 7-)Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/02/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/199, K. 2026/136, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-21-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-199-e-2026-136-k-5f98130da465