İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/199 E. 2025/743 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/199
- Karar No
- 2025/743
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/199 Esas KARAR NO : 2025/743
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/10/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2025
... 8. Tüketici Mahkemesi'nin ... E., ...K. Sayılı görevsizlik kararı ile dosyasnın Mahkememiz ...Esas sırasına kaydının yapıldığı ve ... E., ... K. Sayılı gönderme kararı ile dosyanın ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E., ...K. Sayılı kararı ile Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... isimli internet platformunda ... diye bilinen sistemde yatırım vaadiyle kandırıldığını, gerçekte var olmayan ...'te yatırım yapmak için davacı müvekkili, paravan olarak kullanılan davalı borçlu ...'ne para havale edildiğini, dolandırıcılığı yapan ... firması diye bir firmanın aslında olmayışı sebebiyle dolandırılan müvekkili için sermayenin geri elde edilmesinin imkansız olduğunu, bu sebeple davacı müvekkili SPK lisansının dahi olmadığını tamamen hayal ürünü bir ... firması ...'e değil de banka hesaplarını kullandırmak suretiyle yasadışı oluşumlara aracılık eden davalı borçlu ... ve yetkilisi ...'e ... 22. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlatıldığını, davalılara örnek no:7 ödeme emrinin gönderildiğini, davalı borçlular kötü niyetli olarak icra müdürlüğüne 03.05.2024 tarihinde verdikleri dilekçe ile borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine söz konusu takip ... 22. İcra Müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafların ... 22. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından süresi içerisinde ve sonrasında cevap dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER: ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava, yatırım sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. 6502 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte bir kısım finansal işlemler bu kanunda düzenlenmiş ise de; Yargıtay HGK'nın ...esas, ... karar ve 16.05.2018 tarihli ilamından itibaren; "...davacının hizmeti davalı yatırım şirketinden finansal işlemler için aldığı, hizmetin alınma amacının öncelikle göz önünde bulundurulması gerektiği, davacının bu ticari amacı karşısında tüketici sayılmasının mümkün olmadığına ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Gerçekten de kaldıraçlı işlemleri konu alan ... piyasasında yapılan işlemler finansal okur yazarlık gerektiren yatırım işlemleri olduğu gibi kaldıraçlı bir piyasa olan ..."nın yüksek kazanca karşılık yüksek kayıp riskine de içerdiği, giderek, davalın bu piyasada yatırım yaparak yüksek kayıp riskini göze almak suretiyle ticari kar elde etmek gayesini gütmekte, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi gereken tüketici tanımına uymamakta, yüksek kayıp riskini içeren işlemler yapılması nedeniyle tüketici yasası ile korunmak istenen hukuksal yarar ile bağdaşmamakta ve sözleşmede genel müşteri olarak nitelendirilse dahi, tüketici olarak kabulü mümkün olmadığı," yönünde gelişmiştir. Her ne kadar davacı somut olarak bu hizmeti alamamış ise de bu amaçla hareket ettiği anlaşıldığından ve bu yönde verilen kararlarda istikrar sağlanmış olduğundan Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Huzurdaki davada taraflar arasında yazılı sözleşme olmaksızın davacının davalıdan ... hizmeti almak amacıyla davalı şirket hesabına para yatırıldığı, taraflar arasındaki yazışmalarda da davalı şirket tarafından bu yönde hizmet verildiği, ancak davalı şirketin SPK lisansı olmaksızın bu paraları hesabına aldığı görülmektedir. Davacı yanca gönderilen paranın ... işlemi amacıyla gönderildiği, davalı şirket yetkili davalının ise yapılan ödemenin hangi amaçla yapıldığını bilmediğini beyan ettiği görülmekle uyuşmazlığın, havalenin Türk Hukukundaki karşılığı ile davanın çözüme kavuşturulması gerekeceği anlaşılmaktadır. Havalenin tanımı Türk Borçlar Kanunu'nun 555. Maddesinde yapılmıştır. Bu tanıma göre; "Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir." Kanundaki bu tanımdan, havalenin kural olarak ve yalnızca bir borç ödeme vasıtası olduğu anlamı çıkmamaktadır. Havale, ayrıca bir hukuki işlemdir. TBK'nun 556/1. Maddesinde; "Havale, havale edenin havale alıcısına olan borcunun ifası amacıyla yapılıyorsa,..." denilmek suretiyle, havalenin borcun ifası amacıyla yapılmasını bir istisna olarak kabul etmiş, bu amaçla yapılan havalenin hukuki sonuçları ayrıca açıklanmıştır. Kanundaki bu tanımlamada havale bir "hukuki işlem" olarak kabul edildiğine göre, bunun borç olarak mı verildiği, yoksa borcun ödenmesi amacıyla mı yapıldığının HMK'nun 190. maddesindeki ilkelere göre ilgili tarafça kanıtlanması gerektiği de muhakkaktır. Uygulamada havale, çoğunlukla, farklı ve uzak mekanlarda bulunan kişiler arasında yapılmakta olup; dolayısıyla havale yapanın, havalenin borç olarak yapıldığını ispata elverişli yazılı delilleri (senet, bono, çek. vs.) temin etme imkanı ortadan kalkmaktadır. Bu durumda havaleye, (yaygın uygulamada banka dekontuna) havalenin borç ödemesi dışında yapıldığı anlamını ortadan kaldıracak herhangi bir açıklamanın yazılması halinde, havalenin artık borç olarak verildiği, havalenin borç ödemesi için yapıldığının ispat külfetinin havaleyi kabul eden tarafa ait olduğu kabul edilmektedir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nunda dekonta hangi kelimenin, cümlenin veya ifadenin yazılması halinde, havalenin borç olarak gönderildiğinin kabul edileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Yukarıda da değinildiği üzere davacı yanca ödemelerin davalı şirkete ... işlemi için yapıldığı, davalı yanca paranın iade edilmediği ve aksi yönde başkaca delil ya da savunma olmadığı anlaşılmakla davanın davalı şirket yönünden kabulü gerekmiş, ancak davalı gerçek kişinin şirket yetkili olması şahsi sorumluluğunu doğurmayacağı ve yapılan bu işlemler yönünden doğrudan irtibatının olduğu anlaşılamadığından husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davalı şirketin icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın banka havalaesinden kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile kabul edilen alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalı şirketten tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın davalı ... yönünden HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davanın davalı Tasfiye Halinde ...Şti. yönünde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalı Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti.’nin ...22.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 3-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 118.000,00 TL alacağın %20'si olan 23.600,00 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 8.060,58 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.015,15 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 6.045,43 TL harcın davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nden alınarak Hazineye İrad Kaydına, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 2.015,15 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 1.418,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.109,85 TL yargılama giderinin davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır