İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/185 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/185
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/185 Esas - 2026/141
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/185 KARAR NO : 2026/141
DAVA : Marka ... kararı iptali DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 Yazım Tarihi: 14/04/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 1969 yılında kurulduğunu, Bisküvi sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, 35’i aşkın ülkede ürün satışı gerçekleştirmekte olduğunu, Dava konusu markanın önceden tescilli markasıyla seri marka niteliğinde olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının 30 sınıftaki “Kahve, Kakao; kahve veya kako esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar; Ekmek, simit poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, bal, arı sütü, propolis, Yiyecekler için çeşni /lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, Mayalar, kabartma tozları, Her türlü un, irmikler nişastalar, Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, Çaylar buzlu çaylar, Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz, Hububattan/tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç, pekmez” yönünden kısmen iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilinin fırıncılık, unlu mamüller, pastacılık ve ekmek malzemelerinin yanı sıra enzimler, süt ürünleri, bitkisel kremalar, dondurma için gıda çözümlerinde faaliyeti olduğunu, Davacının kuruluş tarihinin 2011 olduğunu, 1969 yılıyla ilgili olmadığını, Müvekkilinin .... Merkezli bir şirketken, 2014'de ... A.Ş.'nin yarı hissesini devir alarak .... piyasasına girdiğini, ....'nde kain ...’nun 2017 yılında müvekkili şirketi devraldığını, Davacının tescilli markası olmadığını, 2023’teki başvurunun itiraz üzerine reddedildiğini, Davacının aynı gerekçelerle, müvekkilinin ... markasının hükümsüzlüğü talebiyle dava açtığını, .... Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyası ile derdest olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının dava dilekçesinde belirtilen emtialar dolayısıyla davalı firmaya ait ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı firmanın ... sayılı önceki markasının başvuru markası açısından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı ... sayılı ... Kararının dava konusu emtialar açısından kısmen iptalinin gerekip gerekmediği, noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 03/03/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde (süre bitimi hafta sonuna geldiğinden) 05/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki .... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda"..." ibareli başvuru ile kısmi ret kararına gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markanın bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca, ret kararına konu mallarla aynı/aynı tür malların gerekçe markanın tescil kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. Markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve malların aynı/aynı tür olması birlikte değerlendirildiğinde, ret kararına konu mallar bakımından markalar arasında 6769 s. SMK?nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmış, aynı yönde .... verilen karar yerinde görülmüştür. Öte yandan başvuru sahibi adına kayıtlı tertip tarzları eski tarihli tescilli markaların işbu itirazın incelenmesine mesnet gösterilmesi talebi yerinde görülmediği gibi, başvurunun kullanılıyor olduğu, tanınmış olduğu iddiaları da üçüncü bir kişi adına daha önceden tescilli bir marka ile karıştırılma ihtimalini ve SMK m. 6(1) hükmü kapsamındaki tescil engelini ortadan kaldırmadığından işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kazanılmış hak kavramı, .... daha önceden tesçilli olan markanın aynısının önceki sahibine bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunarak yeni markayı da alabileceği düşüncesinden ortaya çıkmıştır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde ifade edilmektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası
....
20/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Dava konusu “Kahve, Kakao; kahve veya kako esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar; Ekmek, simit poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, bal, arı sütü, propolis, Yiyecekler için çeşni /lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, Mayalar, kabartma tozları, Her türlü un, irmikler nişastalar, Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, Çaylar buzlu çaylar, Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz, Hububattan/tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç, pekmez” mallarının, red gerekçesi marka kapsamındaki mallarla aynı /aynı tür olduğu, Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, Davacının önceki marka tescilinin varlığının doğrudan dava konusu marka yönünden kazanılmış hak sağlamadığı, Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, Dava konusu ... sayılı ... kararının 1.maddede sayılan dava konusu mallar yönünden iptali koşullarının oluştuğu, görüş ve düşüncesinde olduğumuzu takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere saygıyla sunarız."şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...+ ..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ...+ ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden başvurunun kapsamında olup da çıkartılan 30.ncu sınıftaki malların davalı markasında da aynen yer aldığı rapor sayfa 6 da kırmızı taralı kısım ile gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...+ ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ...+ ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının " ...+ ... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davacının "...+ ..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Davacının önceki ... (...) ibareli markada oylum ibaresi asli unsur olarak yer aldığından sonraki başvuruda müktesep hak mesnedi de oluşturmadığı; Nihayetinde davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.01/04/2026
Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır