İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/184 E. 2026/54 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/184
Karar No
2026/54
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/184 Esas KARAR NO : 2026/54

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerin murisi ... ile Davalı arasında, 28.02.2006 tarihli “Telif Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme” imzalandığını, bu sözleşme, içeriği itibariyle aynı zamanda bir Yayın Sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu sözleşme uyarınca, sözleşmenin 1’inci maddesinde belirtilen “...’ün eşsiz eseri ... ile ...’ün yine eser sahibi tarafından yapılmış olan muhtelif renk ve desenlerde 12 adet portresi” Davalı tarafa teslim edildiğini, sözleşme konusu orijinal eserler, aradan geçen 19 yılda herhangi bir şekilde değerlendirilmemiş; basımı / tıpkı basımı / çoğaltımı, yayını, yayımı yapılmadığını, sanatçının olumlu şöhreti ve müşteri potansiyeli engellendiği gibi, esere yaygın erişim de engellenerek adeta unutulmaya terk edildiğini, bu nedenle Merhum Eser Sahibi ve Müvekkillerinin tarifi mümkün olmayan manevi ve maddi zarara uğradıklarını, bu sözleşmenin, içeriği itibariyle (özellikle 4., 5., 8. maddeleri) Türk Borçlar Kanunu’nun 487. vd. maddelerine aykırı olarak eksik düzenlenmiş bir yayın sözleşmesi niteliğinde olduğu; dolayısıyla anılan Kanunun 27’nci maddesi uyarınca, hükümsüz olduğunu, anılan sözleşme konusu eserlerin tıpkı basımı ve yayımı yapılmadığı gibi, Davalı ... Üniversitesi bünyesinde yer alan ...kataloğunda, diğer benzerlerine yer verilmesine rağmen, .... eserlerinin bulunmadığı da tarafımızca tespit edildiğini beyan ederek FSEK’in 58/2,3 maddesi uyarınca, taraflar arasında 28.02.2006 tarihinde imzalanmış olan “Telif Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme”den süre verilmesine lüzum olmaksızın cayıldığının; dört haftalık sürede caymanın iptali dava edilmediği için 28.05.2025 tarihi itibariyle hak düşürücü süre dolduğundan caymanın tamam olduğunun ve kesinleştiğinin tespitini, anılan sözleşme uyarınca Davalıya teslim edilmiş bulunan, Davacıların murisi ...eser sahibi olduğu “...’ün eşsiz eseri ... ile...’ün yine eser sahibi tarafından yapılmış olan muhtelif renk ve desenlerde 12 adet portresi”nin Davacı tarafa iade ve teslimini, anılan sözleşme hükümsüz olduğu halde dava konusu eserlerin Davalı yed’inde bulunmasının tecavüz teşkil etmesi nedeniyle işbu tecavüzün ref’ini, dava konusu eserlerin davacı yana teslim ve iade masrafının, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, ... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ç ve115 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği gözetilerek yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddini talep etiklerini, Yayın sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, Eser sahibi eseri yayımcıya teslim etmeyi ve çoğaltma-yayma hakkını vermeyi, yayımcı eseri belirli bir süre içinde çoğalmak -yayma karşılığında eser sahibine satış oranına göre bedel ödemeyi taahhüt edeceğini, Eser sahibinin maddi haklarından olan işleme, çeviri gibi hakları açıkça kararlaştırılmadıkça yayıncıya geçmeyeceğini, ayrıca yayın hakkı yayıncıya tanınan kullanma hakkı olduğunu ve süre ile sınırlı olduğunu, süre sonunda hak kendiliğinden eser sahibine döneceğini, telif sözleşmesinde ise eser sahibinin tüm mali haklarını kişisel niteliğinde kısıtlama yapmadan başkalarına devredebileceği gibi devredilen haklar kapsam ve süre yönünden de kısıtlamaya tabi olmadığını beyan ederek davacı tarafın “sözleşmenin yayın sözleşmesi niteliğinde olduğu” iddiasının ve eserlerin aynen iadesi talebinin reddini, sözleşmenin telif hakkı devir sözleşmesi olduğunun tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık: taraflar arasındaki sözleşme kapsamında FSEK 58'e göre cayma hakkının kullanıldığının kesinleştiğinin tespiti, bu kapsamda tecavüzün tespiti ve ref'i, eserin davacılara teslimi, kapsamında açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen Sözleşme ile açıkça Ankara Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Dava ise sözleşmede kararlaştırılan yer dışında İstanbul'da açılmıştır. Davalı tarafından süresi içinde yeti itirazında bulunulmuş, incelenen sözleşmenin 11. Maddesinde yetkinin açık, tereddütsüz olduğu, yazılı olarak düzenlendiği gözetilerek HMK 18,19 vd. Maddelerine göre yetki ilk itirazı yerinde görülerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: -Davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, -HMK 20. madde uyarınca Dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden ,kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize müracaat edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ne gönderilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi 19/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/184, K. 2026/54, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-184-e-2026-54-k-e092d953f30b