İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/179 E. 2026/816 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/179
Karar No
2026/816
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/179 Esas KARAR NO : 2026/816

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/03/2025 KARAR TARİHİ : 12/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/03/2023 tarihinde ... idaresindeki ... plaka sayılı araç sürücüsünün yaya çocuk ...’ya çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plaka numaralı araç sürücüsü ... asli kusurlu olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2023/... soruşturma sayılı dosyanın açıldığını, davaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine 20.11.2024 tarihinde başvurulduğunu, davalın şirketin başvuru sonucunda tazminat taleplerini reddettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı gideri ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00- TL tazminatın başvuru tarihi olan 20.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddinin gerektiğini, maluliyete ilişkin yönetmelik doğrultusunda alınmış raporu müvekkili şirkete ibraz etmediğini, ödeme süresinin dolmasının beklenmediğini, bu yüzden başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, kusura ilişkin ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacının maddi bir zararının oluşmamış olduğunu, müvekkilinin talep edilen giderlerden sorumlu olmadığını, sağlık giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının bilinmediğini, davacı tarafın faiz taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, ATK raporları, hastane raporları, bilirkişi raporu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2023/... soruşturma sayılı dosyası. Mahkememiz dosyasının 26/03/2025 tarihli tensip zaptının 11/F maddesi uyarınca 13/03/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle oranlı kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verildiği, 30/07/2025 tarihli ATK raporunda "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...'in % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, B) Mağdur yaya ...'nun davranış faktörlerinin % 80 (yüzde seksen) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 07/07/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca Dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesinden dönmesine müteakip, sonucuna göre maluliyet raporu için ATK ya müzekkere yazılıp yazılmaması hususunun değerlendirilmesin karar verildiği, 01/09/2025 tarihli yazımız ile dosyanın ATK'ya gönderilerek davacının 13/03/2023 tarihli trafik kazası yaralanması nedeniyle kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak ve davacının 22/01/2017 doğum tarihli oluşu dikkate alınarak kaza nedeniyle geçici veya sürekli işgücü kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise oran ve süresi, geçici veya sürekli bakıcı desteğine muhtaç kalıp kalmadığı, kalmış ise süresi hakkında rapor düzenlenilmesinin istenildiği, 31/10/2025 tarihli ATK ön raporunda Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde olay tarihinde ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin (BT, MR, direkt grafiler vs) dijital ortamda (DİCOM) CD kopyasının teminen gönderilmesinin istenildiği, eksikliğin giderilerek dosyanın yeniden ATK'ya gönderilmiş olup, 26/03/2026 tarihli ATK raporunda "... ve ... kızı, 22.01.2017 doğumlu, ...’nun 13.03.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde, yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfir) olduğu, 2.Söz konusu engel oranının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı, 3.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 4.Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 04/05/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca Hesap için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 11/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"**S O N U Ç:** Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 13.03.2023 tarihinde meydana trafik kazasında; Davalının %20 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...’nun; a)Her ne kadar ATK tarafından davacının iyileşme süresi 4 ay olarak belirlenmiş ise de; Davacının olay tarihinde 6 yaşında olması, gelir getiren bir işte çalışması ve dava dilekçesinde de sadece daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı talep edilmesi nedeniyle geçici iş göremezlik dönemi için zarar hesabı yapılması gerektirecek durum bulunmadığı, b)ATK tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı, c)1 aylık bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 2.001,60 TL olduğu, d)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararının poliçe limitleri içinde kaldığı, e)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 03.12.2024 olarak belirlendiği, f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 22/06/2026 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca tedavi gideri talebi yönünden rapor alınması için dosyanın doktor bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, 09/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, taraf beyanları, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tedavi kayıtları, radyoloji tetkik sonuçları , epikriz , konsültasyon bilgileri, Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 26.03.2026 tarihli raporu ile dosyada mevcut tüm tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde ; 1. Davacı ..., 13.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aynı gün ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine başvurduğu, yapılan muayene ve radyolojik incelemelerle sol tibia distal diafiz kırığı tespit edildiği, 2. Acil serviste Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı tarafından konsültasyon yapılarak uzun bacak atel uygulandığı, nörovasküler muayenesinin doğal olduğu, cerrahi tedavi gereksinimi bulunmadığından konservatif tedavi planlanarak kontrole çağrıldığı 3. Acil servis muayenesi, ortopedi konsültasyonu, radyolojik görüntülemeler (direkt grafiler, BT incelemeleri, ultrasonografi), alçı-atel uygulaması ve takip muayeneleri dışında davacı tarafından sağlık kuruluşunda alınmış veya ücret karşılığı gerçekleştirildiği belgelenmiş herhangi bir tedavi hizmetinin bulunmadığı, 4. Mevcut tedavi kavıtlarının tamamı Kamu Hastanesinde gerçekleştirilen acil sağlık hizmetlerine ilişkin olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 73. maddesi ile Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca, acil hal kapsamında sunulan sağlık hizmetleri nedeniyle ilave ücret alınmadığı, 5. İlaç faturası, medikal malzeme faturası, fizik tedavi, hastane fark ücreti, pansuman, rehabilitasyon, özel bakım, benzeri herhangi bir tedavi giderini gösterir belge, fatura bulunmadığı, 6. Adli Tıp Kurumu Raporunda belirtilen 1 aylık üçüncü kişi bakım ihtiyacının, teşhis ve tedavi gideri niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir. Dosyada yer alan tedavi hizmetlerinin tamamının KAMU HASTANESİNDE ACİL SAĞLIK HİZMETİ KAPSAMINDA SUNULDUĞU, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 73. maddesi ile Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca, acil hal kapsamında sunulan sağlık hizmetleri için ilave ücret alınmadığı. Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen 1 aylık üçüncü kişi bakım ihtiyacının, teşhis ve tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesinin tıbben uygun olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Davacı vekilinin 25/08/2026 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile dava değerini 2.001,60 TL'ye arttırdıklarını, 2.001,60 TL'nin 20/11/2024 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davalı tarafından ZMMS poliçeli ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile 13/03/2023 tarihinde yaya olan davacıya çarpmak sureti ile yaralanmasına sebebiyet verildiği iddiası ile davacının belirsiz alacak davası olarak maluliyet, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerine ilişkindir. Dava dosyasındaki bilgi belgeler, dosyaya ibraz edilen raporlar, ATK raporları, hastane kayıtları, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; alınan ATK raporu ile küçüğün vücut engellilik oranının %0 olduğu, küçüğün özel gereksiniminin bulunmadığı, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bir başkasının bakımına muhtaç olmadığı, iyileşme süresi boyunca da 1 ay başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin bildirildiği, alınan bilirkişi raporu ile de 1 aylık bakıcı giderinin 2.001,60 TL olarak hesaplandığı, maddi zararın poliçe limitleri içerisinde kaldığı, temerrüt tarihinin 03/12/2024 olarak belirlendiği, doktor bilirkişisinden alınan rapor ile de, davacı tarafından sağlık kuruluşundan alınmış veya ücret karşılığı gerçekleştirildiği belgelenmiş herhangi bir tedavi hizmetinin bulunmadığı, acil hal kapsamında sunulan sağlık hizmetleri nedeniyle ilave ücret alınmadığı, ilaç faturası, medikal malzeme faturası, özel bakım, pansuman, rehabilitasyon gibi herhangi bir tedavi giderini gösterir belge veya faturanın dosyada bulunmadığı bu yüzden teşhis ve tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesinin tıbben uygun olmadığı şeklinde rapor düzenlenildiği, davacı vekilinin de dava değeri arttırım dilekçesi ile de 2.001,60 TL bakıcı gideri maddi tazminatı talep ettiğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporlarının denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kısmen kabulüne, 2.001,60 TL'nin 03/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ispatlanamayan fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 2.001,60 TL'nin 03/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 625,40 TL harcın ( 615,40 TL dava açılırken + 10,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 106,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 625,40 TL harcın ( 615,40 TL dava açılırken + 10,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 2.001,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 645,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 10.100,00 Adli Tıp Kurumu faturası, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 25.447,90 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 23.136,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 417,88 TL'sinin davacıdan, 4.182,12 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 12/10/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/179, K. 2026/816, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-179-e-2026-816-k-8c517663d11e