İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/177 E. 2026/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/177
- Karar No
- 2026/52
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/177 KARAR NO : 2026/52
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) DAVA TARİHİ : 05/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin “---- 03.03.1997 tarihinde, “------.” 15.08.2003 tarihinde kurulmuş ve aynı tarihlerde ana sözleşmeleri tescil ve ilan edildiğini, ---- şirketimizin ---- ile birleşmesi sonrası ------ünvanlı şirketimizi 16.07.2021 Tarihinde kurulmuş, ana sözleşmeleri tescil ve ilan edildiğini, müvekkili şirketlerin faaliyet alanları özetle; yurt içi ve uluslararası sularda deniz taşımacılığı, konteyner taşımacılığı, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, armatörlük, liman hizmetleri vs. ana başlıklarından oluştuğunu, müvekkili Holding bünyesinde ------ isimli firma olup, kara taşımacılığı, deniz taşımacılığı, fowarderlik, taşıma işleri komisyonculuğu alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkili, uzun yıllardır yukarda belirtilen alanlarda faaliyet gösteren, gerek yurt içinde gerekse yurtdışında tanınan bir firma olup halen ---- çatısı altında faaliyetini sürdürerek “-----” uzantılı tescilli bir çok markası altında günümüze kadar büyüyerek gelmiş bu markalarını maruf ve tanınır hale getirdiğini, müvekkili şirketler,------Marka ve logosunu, Türk Patent Enstitüsü nezdinde uzun yıllar önce tescil ettirerek koruma altına alınmış, tescilleri yenilenmiş ve halen koruma altında bulunmaktadır. TPMK nezdinde ---- numaralı "---- Şekil" markasının 01.06.2006 tarihinde tüm sınıflar için, ---- numaralı----- Şekil" markasının 13.09.2001 tarihinde 39. sınıfta "deniz taşımacılığı" hizmetleri için, ---- numaralı "------ + Şekil" markasının 14.10.2015 tarihinde 37. ve 39. sınıflar için, -- ---- numaralı "----- + Şekil" markasının 22.10.2015 tarihinde 37. ve 39. sınıflar için, --- numaralı "---- + Şekil" markasının 22.10.2015 tarihinde 37. ve 39. sınıflar için, ---- numaralı "---- " markasının 28.09.2017 tarihinde 39. sınıf için davacı ... adına tescil edildiği ve kullanıldığı sabit olduğunu,-- şekil tescil numaralı ----" markası ve ---- tecil numaralı "---- " markası müvekkili şirketler adına tescilli olduğunu, davalı yan ise haksız ve kötüniyetli olarak Nisan 2025 de “...” ticari unvanlı bir şirket kurduğunu, müvekkili şirketlerle aynı alanda faaliyet göstermek üzere kurulduğu, ticaret sicil kayıtlarında açıkça görülen bu şirket açıkça müvekkil şirket marka haklarını, ticaret unvanı ve sektör tanınmışlığından doğan haklarını açıkça ihlal etmekte, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratmakta, müvekkil şirket marka haklarından, ticaret unvanından ve bilinirliğinden faydalanarak haksız kazanç elde etme çabası ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketler durumdan haberdar olur olmaz derhal hukuki süreç başlatmış ve ---. Noterliği 25 Ağustos 2025 tarih ve ----- yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalı yanı ihtar ettiğini, davalı firmanın sicilde kayıtlı adresine gidilmiş ve fakat e ofis şeklinde bir ortak alanın firma adresi olarak gösterildi ve kuvvetle muhtemel düzmece bir senaryo ile piyasaya Müvekkil şirketle ilişkili bir şirket/grup şirketi izlenimi vererek, iş alma ve yapma niyet ve çabasıyla hareket edildiğini, davalının anılan eylemleri müvekkilin ticaret ünvanına, işletme adına ve marka hakkına açıkça tecavüz teşkil etmekte, haksız rekabete sebep olduğunu beyan ederek davanın etkinliğini saglamak amacıyla duruşmasız ve teminatsız olarak, huzurdaki davada hüküm verilip kesinleşinceye kadar müvekkillerin markasından doğan haklara tecavüzün devamını önlemek için davalı tarafın "------" ibaresini kullanım yoluyla mûvekkillerin marka hakkını tecavüze uğratan haksız eylemlerinin durdurulması, tecavüz suretiyle imal edilen her türlü cihaz, tabela, basılı evrak, tanıtım evrak ve malzemesine bulundukları yerde el konularak toplatılmasına; davalı tarafça "-----" ibaresinin internette, iş yerınde ve iş yeri emtialarında/hizmetlerinde, tabelalarında vs, kullanımının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesi ve durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkiline ait Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescilli "-------" ibareli markalarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini; Müvekkilimizin ticaret unvanı ile karıştırılmaya yol açan Davalı tarafın ticaret unvanının İlgili ticaret sicillerinden terkinine, aksi takdirde "------" ibaresinin davalı tarafım ticari unvanından çıkartılmasını ve terkinini, davalı aleyhine ittihaz olunacak mahkeme kararının, masraflı davalı tarafça karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilan yoluyla yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın ticaret unvanındaki -----. Şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının ------ + şekil markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, ticaret unvanın terkinini gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ------ markasının 01, 02 ,03, 04, 05, 06 ,07 ,08 ,09 10, 11 ,12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 ,19, 20, 21, 22, 23, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33 ,34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda 02.06.2006 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ----- markasının 39. sınıfta 14.09.2001 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ---- markasının 37 ve 39. Sınıflarda 14.10.2015 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı -----markasının 37 ve 39. sınıflarda 22.20.2015 tarihinde davacı adına, ------ tescil numaralı --- markasının 37 ve 39. sınıflarda 22.10.2015 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ----- markasının 39. sınıfta 29.09.2017 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ---- markasının 16.11.2025 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ----- markasının 39. sınıfta 04.08.202 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşıldı. Davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ------ ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü anlaşılmıştır. Tedbirin değerlendirilmesi yönünden dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan 14.10.2025 tarihli rapor dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "Davacı ... nin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliğince sahip olması gereken TİO (Taşıma İşi Organizatörlüğü) türü faaliyet belgesine sahip olduğu, davacılara ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen ----- asli unsurlu markalarının, dava konusu Nice 39. Sınıf “Kara, hava ve deniz taşımacılığı hizmetleri” kapsamında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiğine, Marka hakkına tecavüz iddiaları bakımından yapılan incelemeler sonucunda: Davacıların marka kullanımı ile davalı unvanının asli unsurunun benzer olduğu, davalı unvan kullanımlarının, davacıların tescilli markalarının kapsamında(Nice 39. Sınıf “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri “) olduğu, bu haliyle kullanımlar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek hizmetlerin, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve hizmetlerin aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya Ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafın unvanının asli unsurunun, 6769 Sayılı SMK md.7/3-e kapsamında davacıların marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde sayılabileceğinin takdirlerinin Yüce Mahkemede olduğuna, Haksız rekabet bakımından yapılan incelemeler soncunda: Davacılar ve davalı kullanımlarının benzer olduğu, davalı faaliyetlerinin davacı markasının kapsamında kaldığı(Nice 39. Sınıf “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri "), davalının birçok marka ve unvan seçme özgürlüğü varken, davacının markasının ve ticaret unvanının asli unsuru olan ------ ibaresi ile aynı şekilde ticari unvan seçerek başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak üzere hareket ettiği, davacının ihtarname ile uyarmasına karşın unvan değişikliği yapmayan davalı eyleminin TTK m. 55/1, a-4 kapsamında “haksız rekabet” sayılabileceğinin takdirinin Yüce Mahkemede olduğuna, Ticaret unvanının terki talepleri bakımından yapılan incelemeler sonucunda: Davacıların ----- ticaret unvanı ile davalının ----- arasında ticaret unvanlarının değerlendirilmesinde şirket ticaret unvanında şirket türünün farklı olduğu, ancak ticaret unvanının asli kısmını oluşturan “------” bölümünün aynı olduğuna dair görüş bildirmişlerdir. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29., 149 ve 150. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, kaldırılması ve davalı kullanımlarının önlenmesi ile tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat davasıdır. Davacı taraf, "-----şekil" markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın “------" şeklindeki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, bu sebeple marka hakkına tecavüzün tespiti ile, önlenmesi sona erdirilmesini ve marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir. Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Hakız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır. Bu açıklamalardan sonra, ---- tescil numaralı ------ markasının 01, 02 ,03, 04, 05, 06 ,07 ,08 ,09 10, 11 ,12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 ,19, 20, 21, 22, 23, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33 ,34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda 02.06.2006 tarihinde davacı adına, ----tescil numaralı ---- markasının 39. sınıfta 14.09.2001 tarihinde davacı adına, --- tescil numaralı ----- markasının 37 ve 39. Sınıflarda 14.10.2015 tarihinde davacı adına, ----- tescil numaralı ------ markasının 37 ve 39. sınıflarda 22.20.2015 tarihinde davacı adına, ----- tescil numaralı ------ markasının 37 ve 39. sınıflarda 22.10.2015 tarihinde davacı adına,----- tescil numaralı ----- markasının 39. sınıfta 29.09.2017 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaral----- markasının 16.11.2025 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı --- markasının 39. sınıfta - tarihinde davacı adına tescil edildiği markaların kalen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın-----unvanı ile 08.04.2025 tarihinde ------- Ticaret odasına kaydedilerek kurulduğu, faaliyet konusunun liman, her türlü liman hizmetleri, taşıt alım satımı, tamir bakımı, turizm seyahat makine techizat , kimyevi madde, madencilik vb benzer bir çok faaliyet olarak tanımlandığı, ancak bu hizmetlerin ötesinde ticaret unvanının ------ hizmetlerinde öne çıkarılarak ve davacının marka tescillerinin bulunduğu sınıflarla aynı emtia sınıfında faaliyete geçtiği, ticaret unvanının ana ve ayırt edici unsurunun ------ ibaresi olduğu, bu ibarenin davacının markalarının da ana ve ayırt edici unsuru olduğu, bu haliyle davalının unvan kullanımının anlam, ses ve görsel olarak davacının markaları ile ayniyet taşıdığı dikkate alındığında davalı tarafın ticaret unvanının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilerek tecavüzün tespiti, önlenmesi ve ticaret unvanındaki ------ ibaresinin terkinine karar vermek gerekmiş, yine marka hakkına tecavüzün sabit olması halinde marka hakkı tecavüze uğrayan tarafın kararın yayınlanmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilerek bu talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın haksız rekabet talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 7 ve 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün koruma altına alındığı, bu haliyle özel düzenleme ile markasal korumanın sağlandığı, bu koruma olmasa idi TTK'nın 54 vd. Maddeleri kapsamında 55/a-4 maddesinde düzenlenen Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki hüküm gereği de hakkın korunmasının mümkün olacağı, ancak özelde marka korumasına dair SMK hükmü karşısında bu hükmün genel hüküm olduğu ve bu haliyle davacı tarafın hakkına tecavüzün tespit edildiği, hukuki vasıflandırmanın hakimde olduğu da dikkate alındığında genel hüküm cihetiyle yeniden karar verilmesine gerek olmayacağı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davalının ticaret unvanındaki "----" şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının "-------+şekil" markası yönünden marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE, TECAVÜZÜN ÖNLENMESİNE, 2-Davalı tarafın ... ticaret unvanındaki "-------" ibaresinin ticaret unvanından TERKİNİNE, 3-Karar kesinleştiğinde kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, 4-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talepleri yönünden davanın REDDİNE, 5-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline, 6-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 1.318,30-TL harç, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 762,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 14.080,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tecavüzün tespiti, önlenmesi davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine, Dair; davalı asilin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.