İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/174 E. 2026/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/174
- Karar No
- 2026/52
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/174 Esas - 2026/52 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/174 KARAR NO: 2026/52
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 K. YAZIM TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Şirketi ile davalı ....Şirketi arasında 2023-2024 yılları arasında bir takım ürünlerin alım satımının gerçekleştiğini, davalı şirketin, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalara karşılık kısmi bir ödeme yaptığını, ancak müvekkili şirketin 256.453,30-TL alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin alacaklarını tahsil edebilmek için Ankara Batı İcra Dairesinde ...Esas sayılı dosya üzerinden takibe başladığını, icra takibi başladıktan sonra davalı şirketin müvekkili şirkete 5.967,00-TL ödeme yaptığını, davalı şirketin itirazı sonucu icra takibinin durdurulduğu, davacı şirketin davalı şirketten 256.453,30-TL alacağı olduğunu beyan ederek, 256.453,30-TL'nin faturaların düzenleme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... Şirketine dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma gün ve saati usulüne uygun tebligat ile bildirilmiş, ancak dosyanın incelenmesinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür. DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 27.08.2025 ve 03.11.2025 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Dava konusu faturanın incelenmesinde davacı tarafın davalıya bir takım mal sattığı görülmüştür. Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Dosyaya kazandırılan 03/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası kapsamında, 01.10.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 262.420,30 TL bakiye alacağını faizi ile talep ettiği, tarafların dosya kapsamındaki 2023-2024 yılları Karşılaştırmalı Alış-Satış analiz formlarının müzekkereye cevap veren kurum tarafından eksik sayfalı gönderilmesi nedeni ile tam bir tespit yapılamadığı, davaya cevap vermeyen davalının ticari defter adres beyanının da dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle ticari defterlerinin incelenemediği, davacının 2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtlarına göre, 01.10.2024 icra takip tarihi itibariyle 262.420,30 TL alacaklı gözüktüğü, ancak bu tarih itibariyle kayıtlarda 5.967,00 TL tutarlı davalı ödemesinin bulunduğu, dolayısıyla 01.10.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 256.453,30 TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının lehine delil olarak kabul edilen defter kayıtları gereğince hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının davacının dava konusu faturalar nedeniyle davacıdan 256.453,60 TL kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından ve davalıyı temerrüte düşürücü bir belge dosya kapsamında bulunmadığından dava tarihinden itibaren avans faizi (ticari iş olduğundan) işletilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 256.453,60-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 17.518,33 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.379,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.138,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 4.379,59 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.082,49 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 111,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.611,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/01/2026
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 22/01/2026 tarih 2025/174 esas 2026/52 karar sayılı kararının hüküm kısmının 1. bendinde dava değerinin ve bilirkişi raporuyla tespit edilen alacak miktarının "256.453,30-TL" olmasına rağmen, sehven yazım hatası sonucu "256.453,60-TL" şeklinde yazıldığı, bu şekilde yazım hatası sonucu maddi hata yapıldığı anlaşılmakla, hükümde "256.453,60-TL" şeklinde yazılan alacak miktarının "256.453,30-TL" olarak TASHİHİNE karar verilmiştir.03/02/2026
Katip .... Hakim .... e-imza e-imza