İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/17 E. 2025/76 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/17
- Karar No
- 2025/76
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/17 Esas - 2025/76 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/17 Esas KARAR NO : 2025/76
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2023 KARAR TARİHİ: 16/01/2025 K.YAZIM TARİHİ: 17/01/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açıldığını, takip talebinde borcun sebebi olarak 26.12.2022 tarihli fatura gösterildiğini, bu faturanın davalı tarafından gerçeği yansıtmayacak şekilde tek taraflı olarak düzenlenmiş olduğunu, zira müvekkilinin davalı ile fatura kesilmesini gerektirecek bir ticari alışverişinin olmadığını, takibin müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, e-devlet sisteminden tesadüfen öğrenikliğini ve araştırmalar neticesinde müvekkilinin evde olmadığı bir zamanda icra takibi yapıldığını ve tebligatın mahalle muhtarına bırakılmış olduğunu, müvekkilinin süresi içerisinde tebligattan haberdar olmadığı için icra takibinin kesinleştiğini, takip kesinleştiği için müvekkilinin tüm banka hesapları ile iş yeri pos cihazının bağlı olduğu hesaplara haciz konulduğunu, bu nedenle müvekkilinin işyerinde ve ödemelerinde sıkıntı yaşamakta olduğunu, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, davalının ilamsız takip ekinde göndermiş olduğu ve fatura içeriğinde belirtilen malları almamış olluğunu, tüm bunların yanımda davalı tarafından müvekkilinin işyerine faturada belirtilen maliarın herhangi bir tadilat veya tamirat adı altında da monte edilmemiş olduğunu, davalı tarafından düzenlenen faturanın müvekkilinin muhasebecisinin dikkatinden kaçmış olduğunu ve e-atura olduğu için defterlere işlenmiş olduğunu, izah edildiği üzere müvekkilinin davalı ile herhangi bir şekilde hiçbir zaman ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalının kendisinin düzenlediği faturaya dayanarak alacağını ispat etmeye yönelik herhangi bir sözleşme ve mal alım satımı yapıldığına dair bir yazılı belgeyi davaya sunamayacağını, çünkü müvekkilinin böyle bir alışveriş yapmadığını, davalınım faturaya dayalı alacaklı olduğunu somut ve inandırıcı ıslak imzalı yazılı delillerle veya fatura da belirtilen malı teslim ettiğine dair bir sözleşme kapsamında iş yaptığını ispat etmekle mükellef olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, Yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi, tek taraflı olarak fatura düzenlenip ticari defterlere kaydedilmesinin akdi ilişkinin varlığını ispata yeterli olmadığını, TBK'nın 207. maddesi gereğince satıcının malın teslimini kanıtlaması gerektiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu beyan ederek; haklı davanın kabulü ile davalıya davacı müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından süresinde sonra sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen konuları müvekkilinin kabul etmediğini, müvekkilinin ... aracılığı ile ... ile tanıştığını, bu kişinin kendilerine ait olduğunu belirttiği ... İlçesinde 3 katlı dükkanın tadilat işlerinin işçilik ve malzemeli olarak KDV hariç 110.000,00TL olarak anlaşma yapıldığını, bu arada kendilerine ödeme yapılmasa da işin 9480'lik kısmının bitirilmiş olduğunu, bu arada müvekkilinin yaptığı kısmi işlerin 30.000,00TL'lik bölümü için fatura düzenleyerek karşı yana gönderdiğini, faturanın karşı yana ulaştığını, davacının faturanın karşılığının yatırılması için müvekkilinden 1 aylık süre talebinde bulunduğunu, bu süreçte ödeme alınamadığı için piyasaya borçlanan müvekkilinin işi durdurmak zorunda kaldığını, taraflar arasındaki konuşmada müvekkiline ilk etapta 50.000,00TL ödeme yapılma sözü konuşulmuşsa da herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, bu arada davacının cenazeleri olması nedeni ile müvekkilinden yine 2 aylık ödeme süresi istediğini, verilen bu ikinci ek sürede de ödemenin yapılmadığını, iş malzemeli olarak yapıldığı için malzeme alınan yerlere ödemelerin aksadığını, ancak buna karşın işin 4480'lik kısmının tamamlanmış olduğunu, müvekkilinin işçi ve ustalarına ödeme yapamadığı için haciz tehdidi altında kaldığını, taraflar arasında bu işle ilgili olarak konum ve ... görüşmelerinin ekte sunulduğunu, müvekkilinin işin bedelini talep etmek için icra takibi başlattığını, icra takibini öğrenen davacının oğlu ... müvekkilini “icrayı geri çekmesi gerektiği ve bu işin sonunun iyi olmayacağı” şeklinde tehditte bulunduğunu, müvekkilinin geri adım atmaması üzerine işbu davanın açıldığını beyan ederek, davanın reddine, %20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, tarafların 2022 yılına ait BA-BS formları, 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, davalı tarafın yeminli beyanı ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davalının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 06.03.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davacıdan 30.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı alacağı ile 645,82TL işlemiş faiz toplamından oluşan 30.645,82TL toplam alacağını alacağın faizi ile tahsilini talep ettiği, davacının süresinde borca itiraz edemediği için takibin kesinleştiği ve işbu menfi tespit davasının davacı tarafından açıldığı, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defter ve kayıtlarına göre; Davacının BA formu ile beyan ettiği görülen 28.12.2022 tarihli ... nolu davalı faturasını davalı hesabına alacak kaydettiği, 2022 yılında herhangi bir ödeme kaydının yer almadığı, 2023 yılı kayıtlarında işe 06.09.2023 tarihli ... nolu davalı adına düzenlenen faturanın davalı hesabına borç kaydedilerek davalı alacağının sıfırlandığı, davacı vekilinin 11.09.2023 tarihli beyanlarında “müvekkilinin sehven kayıtlarına aldığı faturanın 0B.09.2023 tarihinde noter kanalıyla davalıya iade edildiği” beyanının bulunduğu, ancak söz konusu belgenin dosya kapsamına sunulmamış olduğu, ayrıca beyan edilen iade tarihinin icra takip tarihi (06.03.2023) ve işbu davanın açılış tarihinden (03.05.2023) sonraki bir tarih olduğu, ... Vergi Dairesinin müzekkere cevabıma göre; davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, dolayısıyla BA-BS verme zorunluluğunun bulunmadığı, davalı vekilinin 18.09.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu davalının işletme hesabı defterinin gelir kısmında dava konusu davacı adına düzenlenmiş olan faturanın kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Davacı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline verilen kesin süre içinde yemin metni sunulmuş olup, davalı ...'a yemini yaptırılmıştır. Davalı ... yeminli beyanında, "Ben davacının ... ... ile yemin metnine konu adresteki yemin metninde sayılan işleri yapmak için anlaştık, ben bu işlerin %80 nini anlaşmaya uygun bir şekilde yapıp teslim ettim, ancak fatura bedeli ödenmediğinden işi %80 seviyesinde bıraktım, işlerin yapıldığı yer davacının ikinci şubesi olarak nitelendirdikleri iş yerine aittir, ... ilk şubenin de açılacak olan ikinci şubenin de ... adına kayıtlı olduğunu bu nedenle faturanın da ... adına düzenlenmesini istediğini söyledi, bu sebeple fatura ... adına düzenlendi aradan geçen süreye rağmen fatura bedeli ödenmemiştir benim takip tarihi itibariyle 30.645,82TL alacağım bulunmaktadır" şeklinde beyanda bulunulmuştur. GEREKÇE : Dava, davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce 29/02/2024 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19/12/2024 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile özetle; " Görülmekte olan dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmış olup bu kanuna göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Yukarıda yapılan açıklama nezdinde somut olaya baktığımızda; taraflar arasında yapılan sözlü eser sözleşmesi gereğince; davacı iş sahibinin davalı yüklenicinin düzenlediği fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istenmiş olup, davacı iş sahibinin bilanço usulüne göre ticari defter tuttuğu, ancak davalının işletme usulüne göre defter tuttuğu, bu durumda davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Yine TTK'nın 4/son maddesinde düzenlenen hususlardan veya diğer kanunlarda yer alan hususlardan kaynaklanan bir dava da söz konusu değildir. Dolayısıyla gerek nisbi gerekse mutlak ticari davadan söz edilemez. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna ve iddianın ileri sürülüş biçimi bakımından dava konusu faturanın eser sözleşmesi nedeniyle verildiği ileri sürüldüğünden görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir. Dava tarihi itibariyle; davada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, tarafların sıfatı ve temel ilişkinin eser niteliğine göre görevli mahkeme ticaret mahkemesi olmayıp, asliye hukuk mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekirken, esasın incelenip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında ve bu kapsamda istinaf aşamasında da re’sen incelenmesi gerektiğinden, davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." denmekle mahkememiz kararı kaldırılmış dosya yeni esasa kaydedilmiştir. Bu nedenlerle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava dilekçesinin usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kesin olmak üzere karar verildi.16/01/2025
Katip Hakim E-imzalıdır E-imzalıdır