İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/164 E. 2025/802 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/164
- Karar No
- 2025/802
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/164 KARAR NO : 2025/802
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile dava dışı şirket olan ------- arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye bağlı olarak dava dışı şirketin elektrik kullandığını, bu kapsamda fatura düzenlendiğini, faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediği ancak borcun ödenmediğini, sözleşmeye göre şirket adına cezai şart faturası düzenlendiğini, davalının sözleşmede ticari kefaleti bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ve dava dışı ------ firmasına tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebligat yapıldığı, buna karşın davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.
DELİLLER: ----- Abonelik Sözleşmeleri, İcra Dairesinin ------ esas sayılı takip dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. 03.06.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi ve nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.08.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi ---- ve Mali Müşavir ------- heyet raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizin 03.06.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 30.06.2025 günü saat 11:00’de mahkeme salonunda hazır bulundurulması, yerinde inceleme talebi halinde ticari defterler ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin 2 haftalık süre içerisinde dosyaya yazılı olarak sunulması yönünde ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Sözleşmeye konu elektrik kullanım bedellerinin 2024 Haziran ayında ödenmemeye başlandığı, 2024 yılında davacının davalı adına 8 adet karşılığı 209.712,78 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan 99.744,27 TL banka tahsilatı sağladığı, bu işlemlere göre 26.11.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 110.068,51 TL borçlu olarak göründüğü, huzurdaki davaya konu 20.09.2024 tarih ve 22.302,30 TL tutarlı cezai şart bedeli faturasının davacı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, ancak faturanın dava dışı ------ firmasına teslim edildiğini gösterir tespite elverişli herhangi bir belgenin ibraz edilemediği, bu itibarla faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edilip edilmediğini tespit edilemediği, Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması halinde, davalıdan istenebilir cezai şart bedelinin 22.302,30 TL olarak hesaplandığı, Davacının takibinde 692,90 TL birikmiş faiz talep ettiği, aylık %4,5 oranı karşılığında davalıdan istenebilir gecikme faizi tutarı 1.906,85 TL olarak hesaplamışsa da, takipteki talebe bağlılık ilkesi gereği davalıdan istenebilir birikmiş faiz tutarının 692,90 TL olacağı sonucuna gidildiği, buna mukabil cezai şart faturasının davalıya teslim edildiği hususunun somutlaştırılamamış olması göz önünde bulundurulduğunda, takipteki birikmiş faiz talebiyle ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Yukarıda değerlendirme başlığı altında (D.2.a) sayılı bentte yapılan irdelemeye nazaran, davada yaslanılan kefalet kararlaştırılmasının TBK.m.583 koşullarına uygun ve geçerli olduğu; cezai şart faturasının (D.2.b) sayılı bentte, takipteki birikmiş faiz talebinin (D.2.c) sayılı bentte irdelendiği; şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalıya düzenlenen ceza-i şart faturasından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davanın dayanağı olan ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyada başlatılan icra takibinde, 22.302,30 TL asıl alacak ve 692,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.995,20 TL tutarlı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Davacı, kullanılan elektriğe ilişkin fatura borcu bulunduğu iddiasıyla sözleşmenin sözleşmenin 10.3 maddesi uyarınca dava konusu 30/09/2024 tarihli 22.302,30 TL tutarında ceza faturası düzenlemiştir. Sözleşmeye konu olacak davacının, dava dışı şirket adına düzenlemiş olduğu son bir yıl içeresindeki yüksek iki fatura toplamı olduğu görülmüştür. Huzurdaki davalının da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı olarak düzenlene ceza-i şarta yönelik alacak talebinde bulunmaktadır.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla -----Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı kefil aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı ve dava dışı asıl borçlu şirketin kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, , davacı kayıtlarında cezai şart dışında 110.068,51 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre davacının davalıdan cezai şart talep edebileceği, sözleşmede son bir yıl içeresindeki en yüksek bedelli iki fatura toplamı kadar cezai şart öngörüldüğü, davalı bakımından kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, takipteki işlemiş faiz bakımından asıl borçlunun temerrütüne ilişkin delil sunulamadığından işlemiş faiz talebinin yerinde görülmediği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, fatura bedelleri belli olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin -----esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 22.302,30-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 4.460,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 22.302,30 TL lik kısım yönünden alınması gereken 1.523,47 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 908,07 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 22.302,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 615,40 TL başvuru harcı ve 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.119,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.119,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 16.603,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 7-Kabul red oranına göre belirlenen 3.491,65 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 108,35 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.