İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/161 E. 2026/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/161
- Karar No
- 2026/62
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/161 Esas KARAR NO : 2026/62
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 13/08/2020 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin Singapur merkezli dünyanın önde gelen global dijital varlık borsası olduğunu, 2013 yılında kurulduğunu, Ağustos 2018'de halka açık bir ... şirketi olduğunu, Haziran 2016'da toplam işlem hacminin 1 trilyona ulaştığını, Eylül 2017'de Çin'in Bitcoin borsalarını ve videoları yasaklaması ile küresel genişlemeyi teşvik etmek için iş ve organizasyon yapısını düzenlemek üzere ekibin Ekim 2017'de Güney Kore'nin Seul kentinde yeni bir merkez ile Kore'ye genişlediğini ve Mart 2018'de ticarete başladığını, Amerika Birleşik Devletlerin'de piyasaya sürüleceğini duyurduğunu, Ağustos 2018'de ... elektronik üreticisi ....'in %74 hissesini satın alarak Hong Kong Borsası'na kote olduğunu, faaliyetlerini .... web sitesinde yürüttüğünü, Türkçe sayfalarını ise https://.... bulundurduğunu, dünyanın pek çok ülkesinde ... markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, 9 Mayıs 2017 tarihinde ... Ticaret unvanı tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... markasını tescil ettirmek üzere başvuru yapmış olmasına rağmen, başvurunun 36.sınıftaki hizmetlerin davalı markası nedeniyle reddedildiğini, davalının www...com.tr alan adını ... alan yönetimi nezdinde tescil ettirdiğini, davalı şirket yetkilisi ...'ın Türkiye'nin en yüksek hacimli dijital varlık işlem platformlarından biri olan ... ortağı ve münferiden temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı yanın aynı sektör olan dijital varlık işlem platformunda Kripto para alanında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla ... markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu bilmesine rağmen bunu bilerek kötü niyetli söz konusu markayı tescil için başvuruda bulunduğunu, bu doğrultuda TPMK nezdinde ... no ile markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... markasını daha önceki tarihten itibaren Türkiye'de kullandığını, ... markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markasının ... olduğunu, davalının da hükümsüzlüğe konu olan markasının ... olduğunu, 36.sınıfta tescil edilmiş olduğunu aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalı firma yetkilisinin pek çok gazetede, ... ekonomi kanalı gibi televizyonlarda uzman görüş bildirdiğini, dolayısıyla bu sektörü iyi bildiğini, davalı yanın bu markayı tercih etmesinin tesadüf olmadığını, bilerek söz konusu markayı seçip tercih ettiğine ve tespit ettiğini, ... numara ile tescilli "..." marka tescilinin olası devrinin, kararın kesinleşmesi dahil dava sonuna dek önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı adına ... no ile tescilli ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, www...com.tr alan adı tahsis işleminin iptali hükümsüzlüğü ve terkin edilmesine ve www...com.tr alan adını olası devrinin, önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının davayı açarken Türkiye'de tescilli olmadığını, müvekkili şirketin ... Ltd.Şti., 31/05/2018 tarihinde finansal ve parasal hizmet alanlarında faaliyet göstermek üzere TPMK'ya başvurduklarını, müvekkili tarafından tescili istenen ... isminin Çince "para" anlamına geldiğini, dünya piyasasında olduğunu iddia eden Türkiye'de o tarihte faaliyet gösteren ve Türkiyede'ki dijital varlık piyasasını ayrıntılı olarak takip edip tüm bunlara vakıf olan davacı şirket iki aylık süre içinde kuruma markanın tesciline ilişkin itirazda bulunmadığını, davacının sunduğu belgelerin sahip olduğu markanın tescillerine dair başka ülkelerdeki tescil belgeleri olduğunu, Türkiye'de tanınmışlığına ilişkin bir tek kanıt dahi sunmadığını, bu nedenle dava koşulu olan "tanınmışlık" unsurunun gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin sadece kripto para alanında değil başkaca Finansal ve Parasal hizmetler alanlarında da faaliyete geçmek için gerekli teknoloji ve alt yapı çalışmalarını sürdürdüğünü, müvekkili şirketin ... markasının konusu olan alanlarda davacının markasının "tanınmışlığını" kullanarak kendisine yarar sağlaması bir yana bu alanda henüz hiçbir geliri dahi bulunmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını, hem kendi marka başvurusundaki kısmi red kararına karşı süresinde hukuki yollara başvurmamış olmasının sorumluluğundan kurtulmak hem bu nedenle müvekkili şirketten intikam almak hem de ve belki de asıl önemlisi kendisine ciddi bir ticari rakip olan dava dışı .... şirketini hukuku kullanarak zor durumda bırakmak amacında olduğunu, davacı firmanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacı yanın Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini belirttikleri internet sitesi https://www...com/tr-tr/ adlı internet sitesi olup bu internet sitesindeki kullanıcı sözleşmesine göre faaliyeti gösteren şirketin ... Teknoloji A.Ş.olduğunu, davacı ifadelerinden de görüleceği üzere Türkiye'de Türk yasalarına göre faaliyet gösteren ... firmasının ... firması ile bağı olmadığını, davacının ülkemizde dijital para sektöründe faaliyet göstermemekte olup markanın hükümsüzlüğünü talep etmede de bir hukuki menfaatinin bulunmadığını, müvekkiline ait ... sayılı marka hakkına dair verilen tedbirlerin kaldırılması, alan adına yönelik tedbir talebinin reddi ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan dava konusu marka tescil belgeleri celp olunmuştur. Dosya, davalı yana ait ... tescil numaralı markanın kötüniyet, önceye dayalı hak sahipliği, tanınmışlık ve davacı yana ait fikri mülkiyet hakkını içermesi sebep ve iddiaları ile hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 16/02/2021 tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporunda; " www...com alan adının alındığı tarih, yurtdışı marka tescil başvurularının yapıldığı tarih ve başvuru kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler göz önüne alındığında olarak davalının ... nolu başvurusunu yaptığı 31.05.2018 tarihinden önce davacının ... markasının ilk ve gerçek sahibinin davacı şirket olduğu ve 36. Sınıfta yer alan “Finansal ve parasal hizmetler” açısından Türkiye'de ve yurtdışında kullanmakla ayırt edicilik kazanmış olduğu, davalının ... no ile tescilli ... markasının, davacının yurtdışında kullandığı ve www. ....com alan adlı web sitesindeki kullanımları, tescilli markaları ile görsel açıdan da farklılıklar olmasına rağmen fonetik olarak benzer olduğu, yazılış ve görsel farklılıklarına rağmen davacının markasından uzaklaşmadığı, kelime unsurunun ve fonetik etkisinin baskın olduğu, davacının markası ile davalı markasının benzer olduğu , davalının ... nolu marka tescil kapsamında yer alan 36. Sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler'in hitap ettiği tüketici kesiminin mal veya hizmet itibarıyla daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellerden oluşan tüketici kesimi olduğu, hedef kitlenin makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatlı kişilerden olduğu, buna rağmen sözkonusu kitlenin tescili talep edilen işaret ile mal/hizmet arasında var olan ilişkiyi ilave bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan kurabileceği , yani iltibasa düşebileceği, davalının ... nolu marka tescil kapsamında yer alan SADECE 36. Sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler” açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu ,davalının www...com.tr alan adını kullanılmasının, ilgili tüketici kesimi nezdinde iltibasa neden olacağı , davalının ... “ibaresinin Türk Patent nezdinde 36. Sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler” için tescili için yapılmış olan ... no'lu marka başvurusunun, kötüniyetle yapılmış olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Mahkememizin 09/06/2021 tarihli celse ara kararında "Dosyaya sunulan raporun tetkikinde; hükme esas alınabilecek bilimsel yeterlilikte olmadığı, davacı markasının Türkiye'de ticari faaliyetlerde kullanılıp kullanılmadığına ilişkin bir inceleme yer almadığı www...com isimli internet adresi için davacı vekilinin netice-i talebinde bu sitenin kaldırılması talebinin de yer aldığı hususu nazara alınarak bu site yönünden yeterli inceleme yapılmadığı anlaşıldığından heyete bir bilişim uzmanı bilirkişi de eklenmek suretiyle mahkememizce tespit olunan eksiklikler, taraf vekillerinin kötüniyete ilişkin itirazları hariç olmak üzere diğer itirazları incelenmek suretiyle bu defa hükme esas alınabilecek bilimsel yeterlilikte gerekçeli ve aydınlatıcı hususlarda ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 27/09/2021 tarihli ayrıntılı ve gerekçeli ek raporunda; "davalının ...... markasının Türk Patent nezdinde ... no ile 35 ve 36.sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli hak sahibi olduğunu, www...com alan alındığı tarih, yurtdışı marka tescil başvurularının yapıldığı tarih (davalının marka başvurusundan önceki) ve başvuru kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler göz önüne alındığında olarak davalının ... nolu başvurusunu yaptığı 31/05/2018 tarihinden önce davacının ... markasının ilk ve gerçek sahibinin davacı şirket olduğu ve 36.sınıfta yer alan "Finansal ve parasal hizmetler" açısından Türkiye'de ve yurtdışında kullanmakla ayırt edicilik kazanmış olduğu, davalının ... no ile tescilli ... markasının, davacının yurtdışında kullandığı ve www...com alan adlı web sitesindeki kullanımları, tescilli markaları ile görsel açıdan da farklılıklar olmasına rağmen fonetik olarak benzer olduğu, yazılış ve görsel farklılıklarına rağmen davacının markasından uzaklaşmadığı, kelime unsurunun ve fonetik etkisinin baskın olduğu, davacının markası ile davalı markasının benzer olduğu, davalının ... nolu marka tescil kapsamında yer alan 36.sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler" in hitap ettiği tüketici kesiminin mal veya hizmet itibarıyla daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellerden oluşan tüketici kesimi olduğu, hedef kitlenin, makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatlı kişilerden olduğu, buna rağmen söz konusu kitlenin tescili talep edilen işaret ile mal/hizmet arasında var olan ilişkiyi ilave bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan kurabileceği, yani iltibasa düşebileceği, davalının ... nolu marka tescil kapsamında yer alan SADECE 36.sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler" açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının www...com.tr alan adını kullanılmasının, ilgili tüketici kesimi nezdinde iltibasa neden olacağı, davalının ... ibaresinin Türk Patent nezdinde 36.sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler" için tescili için yapılmış olan ... nolu marka başvurusunun kötüniyetli yapılmış olduğu, davalının başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaati hasıl olursa tüm hizmetler açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; 01/12/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı karar ile "Davacının davasının REDDİNE" karar verildiği, kararın istinafa gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararıyla "karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE" karar verildiği, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 25/06/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında; davacının uluslararası para piyasalarında iş yapan 2013 yılında kurulmuş bir şirket olduğu, “...” markasını ise Wipo nezdinde 12.12.2017 tarihinde 9, 35, 36, 38, 41, 42 sınıflarda tescil ettirdiği, whois kayıtlarına bakıldığında alan adının 17.10.2003 tarihinde ... adına oluşturulduğu, www...com web sitesine girildiğinde; çoklu dil seçeneği ile hizmet verdiği, web sitesinin içeriğine ulaşılabildiği, Türkçe dil seçeneğinin mevcut olduğu, sunulan hizmetler arasında spot (Borsa, Trading Bot, Aracılık) Tl, finans hizmetlerinin yer aldığı belirlenmiş, yine www...com.tr alan adının ise davalı adına 22.06.2018 tarihinde tescil ettirildiği, buna göre "www...com alan adının alındığı tarih, yurtdışı marka tescil başvurularının yapıldığı tarih ve başvuru kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler göz önüne alındığında davalının ... numaralı marka başvurusunu yaptığı 31.05.2018 tarihinde davacının “...” markasını 36. sınıfta yer alan “Finansal ve parasal hizmetler” açısından Türkiye'de ve yurt dışında kullanmakla ayırt edicilik kazanmış olduğu, davalının ... numaralı tescilli “...” marka başvurusu yaptığı tarihte davalı şirket adına veya “...” ”markası adına bir web sitesinin olmadığı, “...” ”markasını kullanarak her hangi bir aktivitede bulunmadığı, davacının yurt dışında kullandığı ve www...com alan adlı web sitesindeki kullanımları, tescilli markaları ile görsel açıdan da farklılıklar olmasına rağmen fonetik olarak benzer olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Bu itibarla “...” kelimesinin Çince para anlamına geldiği, davalının ... numaralı tescilli “...” marka tescil kapsamında yer alan 36. sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler”in hitap ettiği tüketici kesiminin mal veya hizmet itibarıyla daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellerden oluşan tüketici kesimi olduğu, hedef kitlenin makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatlı kişilerden oluştuğu, buna rağmen söz konusu kitlenin tescili talep edilen işaret ile mal/hizmet arasında var olan ilişkiyi ilave bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan kurabileceği, yani iltibasa düşebileceği, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka araştırması yapıldığında finansal ve parasal hizmetler bakımından digital varlık platformlarında yer alan başka bir uluslararası markanın da adına tescilli olduğu birlikte değerlendirildiğinde davalının bir markayı kullanmak için değil, sadece bir başkasının bu markayı kullanmasına, piyasaya girmesine engel olmak için tescil ettirerek başkasının markasından haksız olarak yararlanmak amacıyla tescilin kötüniyetli bir tescil olarak kabul edilerek" davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın Mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. Dava; davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın kötüniyet, önceye dayalı hak sahipliği, tanınmışlık ve fikri mülkiyet hakkını içermesi nedenleri ile hükümsüzlüğü talebine yöneliktir. SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir. Davacı öncelikle, davaya konu markada gerçek hak sahipliği iddiasına dayanmaktadır. SMK'nun 6/3 md'sine göre; "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş ise, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" SMK'nun 7/1 ve 6/3 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde tescil ile marka korumasının başlayacağı yönündeki ilkenin istisnasının kullanım yolu ile marka hakkının elde edilmesi olduğu, tescil başvurusundan önce o markayı ihdas eden, kullanan piyasada maruf hale getiren ve marka üzerinde hak elde eden kimsenin tescil sahibine karşı bu hakkını hükümsüzlük davası yolu ile ileri sürebileceği kabul edilmektedir. Dosyanın geçirdiği safahat sonrasında Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 25/06/2025 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamıyla "...İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında; davacının uluslararası para piyasalarında iş yapan 2013 yılında kurulmuş bir şirket olduğu, “...” markasını ise Wipo nezdinde 12.12.2017 tarihinde 9, 35, 36, 38, 41, 42 sınıflarda tescil ettirdiği, whois kayıtlarına bakıldığında alan adının 17.10.2003 tarihinde ... adına oluşturulduğu, www...com web sitesine girildiğinde; çoklu dil seçeneği ile hizmet verdiği, web sitesinin içeriğine ulaşılabildiği, Türkçe dil seçeneğinin mevcut olduğu, sunulan hizmetler arasında spot (Borsa, Trading Bot, Aracılık) Tl, finans hizmetlerinin yer aldığı belirlenmiş, yine www...com.tr alan adının ise davalı adına 22.06.2018 tarihinde tescil ettirildiği, buna göre "www...com alan adının alındığı tarih, yurtdışı marka tescil başvurularının yapıldığı tarih ve başvuru kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler göz önüne alındığında davalının ... numaralı marka başvurusunu yaptığı 31.05.2018 tarihinde davacının “...” markasını 36. sınıfta yer alan “Finansal ve parasal hizmetler” açısından Türkiye'de ve yurt dışında kullanmakla ayırt edicilik kazanmış olduğu, davalının ... numaralı tescilli “...” marka başvurusu yaptığı tarihte davalı şirket adına veya “...” ”markası adına bir web sitesinin olmadığı, “...” ”markasını kullanarak her hangi bir aktivitede bulunmadığı, davacının yurt dışında kullandığı ve www...com alan adlı web sitesindeki kullanımları, tescilli markaları ile görsel açıdan da farklılıklar olmasına rağmen fonetik olarak benzer olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Bu itibarla “...” kelimesinin Çince para anlamına geldiği, davalının ... numaralı tescilli “...” marka tescil kapsamında yer alan 36. sınıftaki “Finansal ve parasal hizmetler”in hitap ettiği tüketici kesiminin mal veya hizmet itibarıyla daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellerden oluşan tüketici kesimi olduğu, hedef kitlenin makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatlı kişilerden oluştuğu, buna rağmen söz konusu kitlenin tescili talep edilen işaret ile mal/hizmet arasında var olan ilişkiyi ilave bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan kurabileceği, yani iltibasa düşebileceği, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka araştırması yapıldığında finansal ve parasal hizmetler bakımından digital varlık platformlarında yer alan başka bir uluslararası markanın da adına tescilli olduğu birlikte değerlendirildiğinde davalının bir markayı kullanmak için değil, sadece bir başkasının bu markayı kullanmasına, piyasaya girmesine engel olmak için tescil ettirerek başkasının markasından haksız olarak yararlanmak amacıyla tescilin kötüniyetli bir tescil olarak kabul edilerek davanın kabulüne..." karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle önceki karar bozulmuş olmakla usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay ilamına uyulmuş olup yukarıda bahsedilen gerekçeler kapsamında davacının Wipo nezdinde daha önceye dayalı tescillerinin bulunduğu, alan adının 2003 yılında alındığı ve çoklu dil seçeneğine yer verildiği ve bu arada Türkçe dil seçeneğinin de bulunduğu ve Türkiye'den de kolaylıkla erişimin mümkün olduğu, davalının tescil ve başvurularının daha sonra gerçekleştiği, davalının TPMK nezdinde yapılan marka araştırmasında finansal ve parasal hizmetler bakımından dijital varlık platformlarında yer alan uluslararası başka bir markanın da tescilini gerçekleştirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının davaya konu markayı kullanmak için değil başkasının bu markayı kullanmasına, piyasaya girmesine engel olmak için tescil ettirdiği ve bu haliyle kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle davacının davasının kabulü ile davalı adına tescilli ... no'lu "..." ibareli markanın 35 ve 36. sınıflardaki tüm mal ve emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davalı adına kayıtlı "www...com.tr" alan adının iptaline karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalı adına tescilli ... no'lu "..." ibareli markanın 35 ve 36. sınıflardaki tüm mal ve emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, -Davalı adına kayıtlı "www...com.tr" alan adının iptaline, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 579,70 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.688,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2026
Katip ..
Hakim .