İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/15 E. 2026/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/15
Karar No
2026/30
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/15 KARAR NO : 2026/30

DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 16/09/2014 KARAR TARİHİ : 04/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket ile davalı şirket arasında 01.01.2013 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, sözleşme öncesi de taraflar arasında fiili bir iş ilişkisi mevcut olduğunu, 23.12.2013 tarihinde, davalı firma için davacı tarafından tahsis edilen davalı şirket elemanının giriş kartı alındığını, bu nedenle davacı şirket açısından, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirme sorumluluğu, davalı tarafından fiilen engellendiğini, davacı tarafça 24,01.2014 tarihinde çekilen ihtamameye, davalı tarafça 28.01.2014 tarihinde verilen cevabı ihtarnameye kadar sözleşme fiilen ve hukuken devam ettiğini, hali hazırda bu aşamaya kadar devam eden sözleşmenin 5,2. maddesine göre, taraflar arasındaki sözleşme bir yıl daha uzamış durumdadır. En azından aynı hükme göre sözleşme, ihtarnamenin çekildiği tarihten itibaren 3 ay daha geçerli olup, davacı 3 aylık hizmet ücretini hak ettiğini, Davalı firmaya irsaliye ile proforma faturalı olarak ürün teslimi yapıldığını, faturalandırılmış ve bu ürün teslimlerinden dolayı davacı alacağı döviz bazında toplam 105.261,90 USD'dir. Devamı eden sözleşme gereğince aylık hizmet bedelleri karşılanmamış, 20.01.2014 tarihinden sonra oluşan cari hesap borcu hiç ödenmediğini, sözleşme 5 ve özellikle 5.2. maddesi gereğince Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayları için söz konusu olan 3.000,00 TL Dijital Doküman ID Tanımlama Hizmetleri ile 6.000,00 TL tarama hizmetleri bedelleri ödenmediğini, belirtilen bu borçlar 4 ay için toplam 36.000,00 TL'dir. Aralık hizmet bedeli faturalandırılmış, fakat davalı tarafça noter marifetiyle iade edilmişti. Bu nedenle diğer aylar faturalandırılamadığını, ayrıca, sözleşme gereği davalı firmaya (talep üzerine verilen ve güncel hali iade edilmeyen kaynak kodu ve database şifreleri ile beraber) tahsis edilen yazılım, davalı firmaca halen kullanılmaya devam etmektedir. Bu nedenle davacı, kullanım ve tasarruf hakkına sahip olduğu yazılım ile alakalı yeni yatırımlar yapamadığını ve ticari olarak zarar gördüğünü, davalı, cevabi ihtamame ve yapmış olduğu delil tespiti ile bir takım itirazlar yapmış olsa da bu itirazlar haksız ve mesnetsiz olduğunu, bahse konu itirazlar, sözleşmenin baştan hükümsüz olduğu ve yazılımın kendi bilgisayarlarında üretildiği şeklinde olduğunu, tek taraflı ve davacı yanın iştiraki olmaksızın yapılan delil tespitine tarafımızca itiraz edildiğini ayrıca, konu itirazlar ise başlı başına bir yargılama konusu olduğunu yazılımın ihbar edilenden alınmış olması, davalının yazılım ile alakalı haksız ve mesnetsiz hak sahipliği iddiaları, davanın yazılım jile alakalı neticesinden ihbar edilenin de etkilenecek olması nedeniyle davanın dava dışı ... firmasına ihbar edilmesi talebi zorunluluk oluşturduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, avanın kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, Sözleşme hükümleri ve cari hesap gereğince oluşan davacı alacağının karşılanmasına, Talep edilen 228.323,90 TL Alacağa ihtarname tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizinin yürütülmesine, Davanın, dava dışı ... LTD.ŞTİ firmasına ihbar edilmesine, Bahse konu yazılımın davalı tarafından kullanımının sonlandırılmasına, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. 01.01.2013 tarihli Sözleşmeye istinaden Müvekkil şirkete “Yazılım Kullanım ve Dijital Arşivleme Hizmeti” vermiş bir şirket olduğunu, İhbar Edilen ... Şti. (“...ES”), davacı ... şirketinin Sözleşmeye istinaden müvekkil ...'ya verilen hizmete konu YAZILIM'ı davacı ...'e satmış gibi gösterilen şirket olduğunu, müvekkil davalı ..., kendi müşterilerine tebliğ etmek üzere düzenlediği irsaliyeleri ve faturaları arşivlemek ve gerektiğinde bunları ayrıştırmak veya eşleştirmek için bir bilgisayar YAZILIM'ma ihtiyaç duyduğunu, dava dışı ..., 01.04.2011 tarihinden 20.12.2013 tarihine kadar “Bilgi Teknolojileri Direktörü” (“... Direktörü”) unvanı ile müvekkil davalı ...'nın çalışanı olarak görev yaptığını, ... Direktörü ..., ... bünyesinde her ne kadar yetkin ve kalifiye bir bilgisayar programı yazılım ekibi (...) olsa da, I..., ... ve bu yazılıma ilişkin hizmetin mutlaka dışarıdan temin edilmesi gerektiğini, yaptığı araştırmalar neticesinde de bu YAZILIM'ı bu yazılımla verilecek Dijital Arşiv Hizmetini davacı ... şirketinden alınması konusundaki yoğun çabalar sonucunda müvekkil ...'yı ikna ettiğini, bunun neticesinde de, davacı ... şirketi ile Sözleşme imzalanarak bu şirketten “Yazılım Kullanım ve Dijital Arşivleme Hizmeti” alındığını, bununla bitlikte davacı ..., ayrıca müvekkil davalı ...'mn İojistik hizmetlerinde kullandığı el terminalleri, yazıcı, servis ve bakım gibi satış ve hizmetlerimde vermiştir. Sözleşmenin imzalanmasından sonra, taraflar karşılıklı edimlerini yerine getirmeye başlamışlar, ancak Sözleşme'nin imzalanması sonrasında Sözleşme konusu YAZILIM'ın, müvekkil ...'ya ait donanımlar kullanarak .... Direktörü Nafı Yetkin'in zorlaması ile ... yazılım ekibine mensup bir kısım çalışanlarca oluşturulduğu bilgisine ulaşıldığını, Müvekkil ..., söz konusu bilginin doğruluğunu tespit edinceye kadar davacı ... şirketi çalışanında bulunan müvekkil! ...'ya ait giriş kartı 23/12/2014 tarihinde iade alınarak, davacı ...'den Sözleşme kapsamındaki hizmet alımı durdurulduğunu, söz konusu durumun doğruluğunun tespiti amacıyla, müvekkil ... tarafından 24/12/2014 tarihinde başvurularak, ... 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası ile Delil Tespiti yaptırılmıştır. 21/01/2014 tarihli Mahkeme Bilirkişi Raporu ile; “...'nın kaynak kodlarının ... "nın bilgisayar sisteminden bulunduğu, “...'na ait Üç ayrı yerde programın farklı düzeylerde yazılım aşamasında bulunduğu, YAZILIM'ın, ... 'nın yazılım personelleri tarafından yazılımla ilgili tasarımdan programın satılacak hale gelinceye kadar olan bütün aşamalarının bu ortamda yayıldığı, ... tarafında işletilen, ... “ın (Yeri Merkezi) sunucularında “...in (Alan Adı) bulunduğu, “...” adlı internet sitesine ait içerik bilgileri bulunmamakla beraber intemete erişim için yönlendirmenin ... tarafından işletilen ... üzerinden yapıldığı, “...'na ait ana ekran görüntüsünde logo olarak “...” firmasına ait logonun bulunduğu, YAZILIM'ın ... yazılım personeli tarafından ... bilgisayar alt yapısında tasarlarıp program haline getirilip ... bilgisayar altyapısında bilgi depolamasıyla beraber davacı ... şirketi tarafından, müvekkil ... "ya satışı gerçekleştirilmiş olduğunun görüldüğü, tespit edildiğini, taleplerinin kabulü neticesinde müvekkil davalı ...'nın alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde karara bağlanacak alacak tutarının ve işlemiş faizlerinin takas ve mahsup edilmesini talep ettiğini, yapılan yargılama neticesinde, müvekkil davalı ...'nın alacak miktarının daha fazla olduğunu tespit edilmesi halinde, bununla birlikte, davacı ..., Sözleşmenin 5.1 maddesi kapsamında, “YAZILIM ın kendisine ait olduğunu” beyan ve taahhüt ettiğini, anılan yasa maddesine uygun olarak, davacı...'in, her şeyden daha önemli ve öncelikli olan, dava konusu Sözleşmenin olmazsa olmazı YAZILIM 'mı, taahhüt ettiği gibi kendisine ait olmaması, yine TTK kapsamındaki haksız rekabet etmeme taahhüdüne rağmen müvekkil ...'nın çalışanlarını ayartarak/anlaşarak “Haksız Rekabet ve Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalara” uygun düşmeyen eylemlerde bulunması, bununla birlikte taahhütlerinin tam aksine Fikri Sınai Mülkiyet Plaklarına açıkça aykırı olacak şekilde hareket etmesi, tüm bunların daha en baştan davacı ... tarafından biliniyor olması sebebi ile (her ne kadar Sözleşmenin ... için baştan itibaren bağlayıcı olmayacağı açıksa ve bu durum bildirilmiş olsa da TBK'nun 97nci maddesi gereğince, davacı BOER'in, müvekkil ...'dan “Sözleşmenin ifası isteminde bulunması mümkün değildir. Davacı ...'in ifa etmesi gereken borcumun daha öncelikli olması ve kendi borcunu ifa etmemiş olması sebebiyle müvekkil davalı ...'dan alacak talebinde bulunması ve müvekkil davalının bu surette mütemerrit olması söz konusu değildir. Yukarıda belirtilen nedenlerle; Davacı her türlü kullanım hakkı müvekkil davalı ...'ya ait olan ESER niteliğindeki YAZILIM'ı kendisine aitmiş gibi göstermemiş olsaydı, cevap dilekçemizde açıklanan ...'nın çalışanları ile müşterek hileli eylemlerde bulunmasaydı, müvekkilin ...'nın böyle bir Sözleşme imzalamayacağı, kendisine ait söz konusu YAZILIM ile htiyaç duyacağı hizmetleri kendi yazılım departmanındaki çalışanları ile yapacağı, böylece de davacıya ödediği/ödeyeceği bedelleri ödemek zorunda kalmayacağı, yaptığı masrafları yapmayacağı ve maruz kaldığı zararlara uğramayacağını, bu nedenlerle, Davacı ...'in haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davasının ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. II.DELİLLER ... 3. Fshhm'nin Bozma öncesi... esas sayılı dosyası 10/07/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava konusu yazılım programı, veri ve belgelerin arşivlenmesine ilişkin yazılım programı olup programın genel yapısı ve özellikleri itibariyle FSEK 2/1 maddesi kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu yazılım programına ilişkin en eski dokümanların davalı şirket sistemlerinde yer aldığı gözlemlendiği, söz konusu yazılımın lisansının dava dışı ... firmasına ait olduğu ancak uyarlama ve geliştirme aşamalarının davalı şirketin sunucuları kullanılarak mevcut altyapısı üzerinden sağlandığı, bu itibarla yazılım ve donanımların temin edilmesi ve hizmetin yerinde görülmesi hususunda davacının sözleşmesel edimini teknik gereksinimler yönünden yerine getirdiği, ancak sözleşme ile taahhüt edilen dava konusu yazılımın sözleşme tarihinden evvel davalı şirket sunucularında derlenebilir halde yer aldığı anlaşıldığı, bu çerçevede 01.01.2013 tarihli sözleşme konusu yazılımın sözleşmenin imzalanmasından önce davalının bilgisayarlarında zaten bulunması dikkate alındığında davacının davaya konu yazılımın mali hak sahibi olmadığı, 01.01.2013 tarihli sözleşmede yazılımın devri ve kullanımına ilişkin davacı taleplerinin yerinde olmadığı, bununla birlikte mali inceleme neticesinde; İncelenen davacı şirkete ait 2013-2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve yıl sonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran dava tarihi itibarıyla davalı yandan 112.231,73 USD karşılığı 326.229,82 TL alacaklı olduğu, incelenen davalı şirkete ait 2013-2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve yıl sonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran dava tarihi itibarıyla davacı yana 236.529,71 TL borçlu olduğu, dava tarihi itibarıyla taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı yanın 31.12.2015 tarihinde dövizli alacağı için yapmış olduğu kur farkı değerlemesinin, davalı yan tarafından yapılmamış olmasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ... 3. Fshhm'nin Bozma öncesi ... esas sayılı dosyası 30/01/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Dava konusu yazılım programı, veri ve belgelerin arşivlenmesine ilişkin yazılım programı olup programın genel yapısı ve özellikleri itibariyle FSEK 2/1 maddesi kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu yazılım programına ilişkin en eski dokümanların davalı şirket sistemlerinde yer aldığı gözlemlendiği, söz konusu yazılımın lisansının dava dışı ... firmasına ait olduğu ancak uyarlama ve geliştirme aşamalarının davalı şirketin sunucuları kullanılarak mevcut altyapısı üzerinden sağlandığı, bu itibarla yazılım ve donanımların temin edilmesi ve hizmetin yerinde görülmesi hususunda davacının sözleşmesel edimini teknik gereksinimler yönünden yerine getirdiği, ancak sözleşme ile taahhüt edilen dava konusu yazılımın sözleşme tarihinden evvel davalı şirket sunucularında derlenebilir halde yer aldığı anlaşıldığı, bu çerçevede 01.01.2013 tarihli sözleşme konusu yazılımın sözleşmenin imzalanmasından önce davalının bilgisayarlarında zaten bulunması dikkate alındığında davacının davaya konu yazılımın mali hak sahibi olmadığı, 01.01.2013 tarihli sözleşmede yazılımın devri ve kullanımına ilişkin davacı taleplerinin yerinde olmadığı, mali inceleme neticesinde; İncelenen davacı şirkete ait 2013-2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran dava tarihi itibarıyla davalı yandan 112.231,73 USD karşılığı 326.229,82 TL alacaklı olduğu, incelenen davalı şirkete ait 2013-2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve yıl sonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran dava tarihi itibarıyla davacı yana 236.529,71 TL borçlu olduğu, dava tarihi itibarıyla taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı yanın 31.12.2015 tarihinde dövizli alacağı için yapmış olduğu kur farkı değerlemesinin, davalı yan tarafından yapılmamış olmasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ... 3. Fshhm'nin Bozma öncesi ... esas sayılı dosyası ... tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Teknik açıdan dosyaya önceden sunulan 10.07.2018 tarihli kök rapor ve 30.01.2020 tarihli ek rapordaki aynı tespitlere ulaşıldığı ve aynı kanaate varıldığı, davalı şirket bilgisayarlarında tespit edilen yazılıma ilişkin dokümanların oluşturulma tarihinin dosyaya ibraz edilen diğer belge ve delillere nazaran (lisans satın alma, sözleşme, protokol ve lisans devir sözleşmesi) daha eskiye dayandığı, ayrıca davalı şirket bilgisayarlarında gözlemlenen yazılımın .... sürüm olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, nitekim bir yazılımın ... sürümüne ilişkin kaynak kodlarının geliştiricinin dışında üçüncü kişiler ile paylaşılmış olmasının, bu kodların derlenebilir ve geliştirilebilir halde yer almasının yazılım dünyasında pek kabul edebilir bir durum olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu yazılım programına ilişkin en eski dokümanların davalı şirket sistemlerinde yer aldığı gözlemlendiği, söz konusu yazılımın lisansının dava dışı .... firmasına ait olduğu ancak uyarlama ve geliştirme aşamalarının davalı şirketin sunucuları kullanılarak mevcut altyapısı üzerinden sağlandığı, bu itibarla yazılım ve donanımların temin edilmesi ve hizmetin yerinde görülmesi hususunda davacının sözleşmesel edimini teknik gereksinimler yönünden yerine getirdiği, ancak sözleşme ile taahhüt edilen dava konusu yazılımın 01.01.2013 sözleşme tarihinden önce davalı şirket sunucularında derlenebilir halde yer aldığı anlaşıldığı, yapılan bilişim incelemesine göre davaya konu yazılımın eser olduğu, davacının davaya konu esere ilişkin mali haklara sahip olmadığı, taraflar arasındaki 01.01.2013 sözleşme uyarınca bu yazılıma ilişkin lisans bedelinin haksız olduğu, sözleşmeye göre ödenen bedellerin davacıya borcundan mahsup edilmesi gerektiği, seçimlilik hakkının mahkemenin takdirinde olmak üzere davacının alacağının USD bazında 34.588,22 USD, TL bazında 101.969,30 TL davalının borçlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/11/2025 tarihli raporun sonuç kısmında özetle;Taraf şirketlerine ait 2013-2014 yılı ticari defterlerin, açılış ve yıl sonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutuldukları, atındaki mevcut belge ve bilgilere göre; (Sayın Mahkemenin 2021/55 e. Nolu dosyası Gerekçeli karardaki dava tarihi ):28.05.2014 olduğu dikkate alınmış olup, Davacı kayıtlarında davalıdan 28/05/2014 tarih karşılığı 236.529,61 TL alacaklı olduğu, Davalı kayıtlarında davalıya 28.05.2014 tarihi itibariyle 112.231,73 USD karşılığı 236.529,61 TL borçlu olduğu, itibariyle 112.231,73 USD Davacı yanın 31.12.2015 vıl sonunda 89.700,21 TL Yıl sonu Kur Farkı Değerlemesi çalışması yaptığı, Davacının 28.05.2014 tarihi itibarıyla davalı yandan 112.231,73 USD olan alacağının karşılığı kur farkı dahil 31.12.2015 yıl sonunda 326.229.82 TL olduğu, 31.12.2015 tarihinden itibaren, Tarafların cari hesap kayıtlarında meydana gelen farkın 31.12.2015 tarihinde 89.700.21 TL Yıl Sonu Kur Farkı değerlemesinin, davacı yan tarafından yapılıp, davalı yan tarafından yapılmamış olmasından kaynaklandığı Davacı vekili 07/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 105.261,90 USD olarak talep ettiği alacağa 6.969,82 USD el erek 112.231.73 USD talep ederek davayı ıslah etmiş olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden Mahkememizde görülmüş davanın bozulması sonucu dosyada ihbar olunan taraf olarak (...Üniversitesi Yerleşkesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi ...adresine kayıtlı) ...'nin müdürlüğünüzde kayıtlı sicil kayıtlarının celp edildiği görülmüştür. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava: Davacı ile davalı arasında “yazılım ve dijital arşiv hizmeti” konulu sözleşme imzalandığı, bir süre sonra davacı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirme sorumluluğunun davalı tarafından fiilen engellendiği, sözleşme gereğince davalıya irsaliye ile proforma faturalı olarak ürün teslimi yapıldığı, bu ürün teslimlerinden dolayı davacının alacaklı olduğu, ayrıca devam eden sözleşme gereğince davacının aylık hizmet bedellerinin karşılanmadığı iddiasına dayalı taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, sözleşme hükümleri ve cari hesap gereğince oluşan davacı alacağının karşılanması, 228.323,90 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsili ve sözleşmeye konu yazılımın davalı tarafından kullanılmasının sonlandırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili Bozma öncesi ... 3. Fshhm'nin ...esas sayılı dosyası 07/02/2019 tarihli dilekçesi ile davaya ıslah etmiş; 105.261,90 USD olarak talep ettikleri alacağa 6.969,82 USD eklenerek 112.231,73 USD talep etmiştir. IV. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememizin ... E. - ... K. ve 09/12/2021 tarihli kararının; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin "...Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 10.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda, her iki tarafın da ticari defterleri incelenmiş ve usulüne uygun olduğu ifade edilmiş olmakla, davalı yanın kendi cari hesap ekstresine göre 31.12.2013 yıl sonu itibarıyla davacı yandan 18.862,62 TL alacaklı olduğu ve bakiyenin 2014 yılına devir ettiği, 16.05.2014 son fatura ve dava tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yana 236.529,71 TL borçlu olduğuna dair kaydın oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 222 maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak, ticari deftere dercedilen aleyhe hususların davalı yönünden bağlayıcı olduğu kabul edilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yalnızca Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ele alınıp yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." şeklinde gerekçeli ...E.... K. ve 06/11/2024 tarihli ilamı ile bozulması üzerine tekrar yargılama yapılması için mahkememize geri gönderilmesi ile işbu esas üzerinden gerçekleştirilen değerlendirmede; Her ne kadar; dava konusu yazılım programının veri ve belgelerin arşivlenmesine ilişkin yazılım programı olup programın genel yapısı ve özellikleri itibariyle FSEK 2/1 maddesi kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu yazılım programına ilişkin en eski dokümanların davalı şirket sistemlerinde yer aldığı, söz konusu yazılımın lisansının dava dışı ... firmasına ait olduğu ancak uyarlama ve geliştirme aşamalarının davalı şirketin sunucuları kullanılarak mevcut altyapısı üzerinden sağlandığı, bu itibarla yazılım ve donanımların temin edilmesi ve hizmetin yerinde görülmesi hususunda davacının sözleşmesel edimini teknik gereksinimler yönünden yerine getirdiği, ancak sözleşme ile taahhüt edilen dava konusu yazılımın sözleşme tarihinden evvel davalı şirket sunucularında derlenebilir halde yer aldığının anlaşıldığı, bu çerçevede davanın reddine dair mahkememizin ... E. -...K. İle karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın yalnızca Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ele alınıp yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş, davacı yanın alacağına ilişkin hüküm tahsis edilmemiştir, işbu yargılama konu davacının alacağına ilişkin değerlendirmeden ibaret olup; İncelenen davacı şirkete ait 2013-2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran dava tarihi itibarıyla davalı yandan 112.231,73 USD karşılığı 326.229,82 TL alacaklı olduğu, incelenen davalı şirkete ait 2013-2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran dava tarihi itibarıyla davacı yana 236.529,71 TL borçlu olduğu, dava tarihi itibarıyla taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı yanın 31/12/2015 tarihinde dövizli alacağı için yapmış olduğu kur farkı değerlemesinin, davalı yan tarafından yapılmamış olmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Her iki tarafın da ticari defterleri incelenmiş ve usulüne uygun olduğu ifade edilmiş olmakla, davalı yanın kendi cari hesap ekstresine göre 31.12.2013 yıl sonu itibarıyla davacı yandan 18.862,62 TL alacaklı olduğu ve bakiyenin 2014 yılına devir ettiği, 16.05.2014 son fatura ve dava tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yana 236.529,71 TL borçlu olduğuna dair kaydın oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 6100 sayılı Kanun'un 222 maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak, ticari deftere dercedilen aleyhe hususların davalı yönünden bağlayıcı olduğu kabul edilerek, davalı yanın TL üzerinden tuttuğu kendi cari hesap ekstresine göre dava tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yana 236.529,71 TL borçlu olduğu tespit edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı yanın TL üzerinden tuttuğu kendi cari hesap ekstresine göre dava tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yana 236.529,71 TL borçlu olduğunun tespiti ile 236.529,71TL'nin dava dilekçesine konu 228.323,90TL'sinin ihtar tarihi olan 24/01/2014 itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, geri kalan 8.205,81TL'sinin ise ıslah tarihi olan 07/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı yana ödeme yapılmasına, davacı yanın fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.157,34.-TL harcın peşin alınan 3.899,25.TL harç ile ıslah harcı ile alınan 624,92.-TL olmak üzere toplam 4.524,17.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 11.633,17.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.899,25.TL peşin harç ile ıslah harcı ile alınan 624,92.-TL olmak üzere toplam 4.524,17.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesap edilen 55.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince red edilen dava değeri üzerinden hesap edilen 28.387,37.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.181,70.-TL posta ve tebligat gideri, 8.800,00.-TL bilirkişi ücreti , 25,20.-TL başvuru harcı, 3,80.-TL vekalet harcı , 0,60.-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 10.011,30.-TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesap edilen 8.938,53.-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davalı tarafından yapılan 227,00.-TL posta ve tebligat gideri, 4.050,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.277,00.-TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesap edilen 458,30.-TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair karar Davacı vekili ve Davacı vekili yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde YARGITAY TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.04/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/15, K. 2026/30, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-15-e-2026-30-k-0f6c5506a7b9