İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/148 E. 2025/338 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/148
Karar No
2025/338
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/148 Esas KARAR NO : 2025/338

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... A.Ş. ile davalı ...Tic. Ltd. Şirketi arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Ağustos 2024 dönemine ait 78.079,00-TL tutarlı faturaya ödeme yapılmadığını, işbu sebeple davacı şirket ... A.Ş. Adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, ... A.Ş. adına açılacak olan alacak davasında Kurumsal Abonelik Sözleşmesi'nden doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/a maddesi gereğince dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, alacağın tahsilinin sağlanabilmesi adına huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğunun doğduğunu belirterek davanın kabulü ile borçlunun kurumsal abonelik sözleşmesinden doğan borcunun ifasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava her ne kadar ... Ticaret Mahkemelerinde açılmış olsa de yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça sözleşme gereği verildiği iddia edilen hizmet ... adliyesi yetki sınırları içerisinde verildiğinin anlaşıldığını, bunun yanı sarı davacı şirkette ... ilçesinde faaliyet gösterdiğini, davacı ve davalı firma arasında imzalanmış herhangi bir kurumsal hat abonelik sözleşmesinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği sözleşmede k endi üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz ifa ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının olmadığını, zira sözleşmenin iki tarafa da borç yüklediğini, davacının kendi bürcunu yerine getirdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacı söz konusu sözleşmede üzerine hangi edimlerin düştüğünü bu edimleri yerine getirip getirmediğini dahi açıklamadığını, bu itibarla varlığı iddia edilen sözleşmeye uyup uymadıklarına ilişkin herhangi bir açıklama yapmadıklarını, öncelikle davacının borçlarının ne olduğu ve bunları yerine eksiksiz yerine getirdiğinin ispatı gerektiğini, fakat davacının bunu ispata yönelik bir beyanının olmadığını, dolayısı ile davalı aleyhine borç doğurucu işleminin gerçekleşmediğini, davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmiş olup durum davacıya kip adresi üzerinden bildirildiğini belirterek davalı tarafça yetkisiz mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, BA- BS formları, karşılaştırmalı alış satış analizi, dosya içerisine alınmıştır. Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı davasını mahkememizde açmış ise de davalı tarafça usulüne uygun olarak süresi içerisinde cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunulduğu, tarafların tacir olduğu anlaşımakla 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu abonelik sözleşmesinin "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı 7. Maddesi ile sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda abonenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun belirlendiği, 6100 sayılı HMK.nun 17. Ve 18. Maddelerindeki düzenlemeler gereği yetki sözleşmesi ile belirlenmiş olan davalı abonenin ikametgahının bulunduğu yer olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin yetkiye yönelik ilk itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının yetki nedeniyle REDDİNE, 2-Yetkili Mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın Nöbetçi ... ATM'ye gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına (ihtaratın kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına) 4-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 14/04/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/148, K. 2025/338, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-148-e-2025-338-k-0c3ac9853664