İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/146 E. 2025/297 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/146
Karar No
2025/297
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/146 Esas KARAR NO:2025/297

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/02/2025 KARAR TARİHİ:28/04/2025

araflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, davalı firma yetkilileri ile iletişime geçerek 1,5 mmx1250x2500 alüminyum düz levha siparişi verdiğini, akabinde işbu malzeme için toplamda 09.01.2025 tarihinde 203.424,00 TL ödeme yaptığını, ancak ödeme yapılmasına rağmen malzemenin bir türlü müvekkili firmaya gönderilmediğini, davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde sipariş verilen malzemenin gelmeyeceği netleşince müvekkili firma yetkilisinin paranın iadesini talep ettiğini ve IBAN gönderdiğini, paranın iade edileceği söylense de bu zamana kadar müvekkili firmaya gelen bir para olmadığını, talep edilen malzemenin müvekkili firma için acil olduğundan dava dışı 3.firmadan temin edilmek zorunda kalındığını ve karşılığında 361.749,02 TL ödendiğini, müvekkili firmanın hem davalıya göndermiş olduğu parayı alamadığını hem de bir başka firmaya daha fazla para ödeyerek malı tekrar almak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, açıklanan sebeplerle, fazlaya ve sair hususlara ilişkin her türlü beyan, itiraz, talep ve dava ile diğer tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile; işbu davanın kabulü ile, davalı şirketin mal kaçırmasının önlenmesi ve müvekkilinin haklarının korunması amacıyla davalı şirketin araç ve gayrimenkullerin üzerine teminatsız olarak 361.749,02 TL üzerinden ihtiyati haciz konulmasına, işbu taleplerinin kabul görmediği takdirde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin, bedelini ifa ettiği ancak davalı tarafından teslim edilmeyen mal için 203.424,00 TL'nin yasal faizden aşağı olmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aynı malın dava dışı üçüncü bir şirketten temin edilmesi dolayısıyla oluşan fiyat farkı ve uğranılan zararın karşılığı 158.325,02 TL'nin yasal faizden aşağı olmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalıya dava delikçesi 15.03.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup 20.03.2025 tarihinde davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikli dava konusu davada alacaklı olduğunu iddia eden davacının adresinin "..." olup, davalının adresinin ise "..." olduğundan yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu yüzden öncelikli olarak yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili şirket yetkililerinin beyanına göre adı geçen davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra dosyasına itiraz ve arabuluculuk görüşmeleri vekil olarak taraflarınca yapıldığından tebligatın taraflarına yapılması gerekmekteyken asile tebligat yapılmasının usulsüz tebligat durumunun ortaya çıkmasına sebep olduğunu, açıklanan ve sayın mahkemeden resen göz önünde bulunduracağı nedenlerden dolayı; huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın yetki ve esas yönünden reddini, davacının haksız çıkacağı alacak üzerinden %20 inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve tarafımıza ödenmek üzere vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Somut olayda davalı vekili tarafından süresi içerisinde mahkememize sunulmuş olan cevap dilekçesi ile birlikte davacının adresinin "..." olup, davalının adresinin ise "..." olduğundan yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple dosyada yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. Dosya incelendiğinde, davanın açıldığı tarihteki davalı şirketin adresinin ... Adliyesi davacının adresinin ise ... Adliyesi adli sınırları kapsamında olduğu, uyuşmazlık konusunun verilen siparişin teslim edilmediği iddiasıyla ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmini talebi olduğu, tacir olan taraflar arasında herhangi bir yetki sözleşmesinin iddia edilmediği ve sunulmadığı gözetilerek, uyuşmazlık hakkında HMK hükümleri gereği mahkememiz yetiksiz olduğundan HMK 7.maddesi gereği davalının yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Nöbetçi ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın, davaya bakmaya mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için davacı tarafından süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına, 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, 6-Davacının ihtiyati tedbir talebinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/146, K. 2025/297, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-146-e-2025-297-k-a29635770b66