İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/145 E. 2025/881 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/145
- Karar No
- 2025/881
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/145 Esas KARAR NO:2025/881
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/02/2025 KARAR TARİHİ:18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: ... işletmesini davacı şirketin yaptığı, davalı borçluya ait ... plakalı araçlar ile 10.07.2022-31.08.2024 tarihleri arasında ücret ödemeden ihlalli geçişler yapıldığı, 6001 Sayılı Kanun'un 30/7 maddesi uyarınca ihlalli geçişten itibaren 15 gün içinde bedellerin cezasız ödenmesinin mümkün olduğu, ancak adı geçen bedellerin ödenmediği, bedellerin ve cezalarının tahsili için başlatılan takipte borçluya gönderilen ödeme emrinin iade edildiği, ancak borçlunun 16.12.2024 tarihinde borca itiraz ettiği belirtilerek; davanın kabulü, itirazın iptali, takibin devamı, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilince dosyaya sunulmuş bir dilekçe bulunmamakla birlikte İcra Müdürlüğüne verdiği dilekçeyi özetle; dosyadan yapılan takibe itiraz ettikleri, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, geçiş ücretlerinin alacaklıya ödendiği, dosyaya geçiş listesi sunulduğu yazılmışsa da söz konusu belgenin sunulmadığı, hangi tarihe ilişkin ihlalli geçiş olduğu belirtilmediği belirtilerek takibi durdurulması talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davacı vekili tarafından sunulan ihlalli geçişlerini gösterir tablo, geçiş görüntüleri, provizyon sorgularını içeren tablonun bulunduğu DVD, OGS Hesap bilgiler tablosu, OGS Geçiş ve Bakiye Listesi, .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosya UYAP sureti, PTT'den banka hareketleri ve geçiş hareketleri, UYAP sistemi üzerinden davaya konu araçların Araç Sorgu Detay Raporları dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya kapsamından davacı şirketin 7.092,50 TL asıl alacak, 2.800,55 TL işlemiş faiz ve 546,52 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 10.439,57 TL'nin tahsili için için davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itirazı üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen 26/06/2025 tarihli raporda özetle; Davacının davalıdan 13.12.2024 takip tarihi itibarı ile toplam alacağının talebe istinaden 10.439,57 TL asıl alacak tutarının 7.092,50 TL olduğu, asıl alacak tutarı 7.092,50 TL ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı kanun çerçevesince değişken oranlarda ticari faiz uygulanması gerektiği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu hususlarında tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, davalı adına kayıtlı araçların ihlalli geçişi nedeniyle, davacının davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporları, tarafların ticari defterleri, faturalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı takip dosyası ile toplam 10.439,57 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyamızdan alınan, dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacı tarafından davalıya ait araçlar ile 94 adet ihlalli geçiş tespit edildiği, geçiş yapan aracın geçiş tarihlerinde davalıya ait olduğu, PTT tarafından gönderilen yazıda dava konusu araçlara ilişkin HGS ekstrelerinde takibe konu edilen tarihlerde veya 15 gün içinde yeterli bakiye bulundurulmadığı, davacının davalıdan 13.12.2024 takip tarihi itibarı ile toplam alacağının 7.092,50 TL asıl alacak, 2.800,55 TL işlemiş faiz ve 546,52 TL KDV olmak üzere toplam 10.439,57 TL olduğu, asıl alacak tutarı 7.092,50 TL ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı kanun çerçevesince değişken oranlarda ticari faiz uygulanması gerektiğinin tespit edildiği, raporla tespit edilen bu alacak miktarının, davacının itirazın iptalini talep ettiği icra dosyasında talep etmiş alacak miktarı ile aynı olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacağın (7.092,50 TL) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken 713,12 TL harçtan daha önceden ödenen 615,40 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 97,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.439,57 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 6.000 TL bilirkişi ücreti ve 680,00 TL tebligat-müzekkere masrafı olmak üzere toplam 7.910,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.18/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır