İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/141 E. 2025/894 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/141
- Karar No
- 2025/894
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/141 KARAR NO : 2025/894
DAVA : Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının ... plakalı aracı ile seyir halindeyken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca ile ... tarihinde ... Bulvarı ... ... sınırları içerisinde arkadan çarparak çift taraflı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, olay yerine gelen polislerce davacının alkollü olarak araç kullanması nedeniyle %100 kusurlu olarak değerlendirildiğini, ... plakalı araç ... model ... marka bir araç olduğunu ve aracın hasarının sadece bagaj kapağında kısmi hasar olduğunu ve kolayca onarılabilecek türden olduğunu, sigorta şirketi eksperi ve tamiri yapan servis hasarı gerçeğin üzerinde faturalandırıp işçilik maliyetleri ile yüksek gösterdiğini, bu duruma sigorta eksperi itiraz etmediğini, davalı sigorta şirketi Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra dosyasında bu gerçeğe aykırı hasar onarım işlemine göre ... TL asıl alacak, ... TL faiz ile birlikte icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra takibinden haberi olmadığını ve itiraz süresi içinde takibe itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca haciz işlendiğini hatta araç hakkında yakalama kararı çıkarıldığını ve trafik polislerince aracın bağlanıp Yediemin otoparkına çekildiğini, bu sebeplerle icra baskısı altında haksız ve gerçeğe aykırı icra takibinin tüm ferileri ile dosya borcunun ödenmek zorunda kalındığını, ödeme yaparken ihtirazi kayıt düşülerek ödeme yapıldığını bildirerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı şimdilik ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava, sigortalı tarafından zorunlu trafik poliçesinin düzenleyen şirkete karşı açılan dava olması sebebiyle Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalının maliki işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, müvekkili şirkete sigortalı olan ve davacının maliki, işleteni olduğu ... plakalı aracın ... tarihinde trafik kazasına karıştığını, kaza sebebiyle ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, ... plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle müvekkili şirket tarafından hak sahiplherine ... TL ödeme yapıldığını, davaya konu kaza sırasında sigortalı araç sürücüsü olan davalının alkollü olduğunu ve kaza tespit tutanağından görüleceğini, davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile ödenen ve sorumlular tarafından karşılanmayan ... TL ana para ve ferilerinin ödenmesi için takip yapıldığını, davacının takip talebindeki takipten önce işlemiş faiz ödemesinin yerinde olmadığı yönündeki beyanlarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının kusur oranına ve rücu hakkına bir itirazı olmadığını, sadece zarar miktarına itirazı bulunduğunu bildirerek davacının öncelikle görevsizlik sebebi ile reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacının %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, alkol raporu, sigorta poliçesi, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra dosyası, ödeme dekontu, kaza fotoğrafları ve arabuluculuk son tutanağı delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce sigorta şirketinden hasar dosyası, sigorta bilgi gözetim merkezinden tramer kayıtları dosyamız arasına celbedilmiş, Uyap sistemi üzerinden trafik tescil kayıtları dosyamız arasına alınmak suretiyle tüm deliller toplanmıştır. Dava, davalı sigorta şirketi tarafından 3. Kişiye ödenen tazminatın ZMMS poliçe kapsamında alkol nedeniyle sigortalıdan rucüen tahsili için başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, yazı cevaplarından tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından sunulan ZMMS sigorta poliçesinde ve araç kayıtlarında sigortalı aracın otomobil olduğu görülmüştür. Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekmektedir. HMK.’nun 1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir.Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tükecici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bunun yanında aynı yasanın 83. maddesi uyarınca, eğer taraflardan bir tanesi tüketici ise onun yaptığı işlemler ile ilgili olarak diğer yasalarda bir düzenleme varsa, buna rağmen bu işlemin tüketici işlemi olduğu ve bu yasanın görev ve yetkiye dair olan düzenlemesini engellemeyeceği, belirtilmiştir. Taraflar arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesi akdedildiği sabit olup bu durumda davacının aracının ticari olup olmadığı ve buna bağlı görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi mi Tüketici Mahkemesi mi olduğu hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Görevli mahkemenin tayininde davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.( Yargıtay 17. H.D. 30/09/2019 tarih ve 2016/20042 E 2019/8685 K) 8.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2024/554 Esas 20255/77 Karar sayılı İlamında,"Dava, davalı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene yapılan ödemenin KTK'nın 95/2 maddesi ve ZMMS Genel Şartları B.4 maddesi (sürücünün alkollü araç kullanması) gereğince sözleşmeye dayalı olarak rücuen akidinden (sigortalıdan) tahsili istemiyle girişilen icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti ve ödenenlerin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı ile davalı araç maliki arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılık olarak gösterilmektedir.Bir başka ifade ile uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmamaktadır. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca sigorta sözleşmesinin akitleri arasında sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara dair davalarda taraflardan biri Sigorta Şirketi olmakla birlikte, sigortalı diğer tarafın tüketici olması (sigortalı aracın hususi araç olarak kullanılıyor bulunması) halinde davaya bakma görevi, 6502 sayılı TKHK'nın 3., 73/1. ve 83/2. maddeleri uyarınca Tüketici Mahkemelerine, sigortalının tacir sıfatı taşıması yahut sigortalı aracın ticari olması/ticari amaçla kullanılması halinde ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerine aittir...." şeklindedir. Somut olayda, davacıya ait davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı araca çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta oluştuğu, davalı sigorta şirketinin dava dışı ... plakalı aracın hak sahiplerine ... TL tazminat ödemesi yaptığı, ödeme yapan davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesi alkollü araç kullanma maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği görülmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli olacağı, davalı ile davacı araç maliki arasında akdi bir ilişki olup, davacının sorumluluğunun kaynağı davalıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılık olduğu, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmadığı, yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca taraflara arasında sigorta ilişkisi bulunması, sigorta sözleşmesinin akitleri arasında sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara dair davalarda taraflardan biri sigorta şirketi olmakla birlikte, sigortalı aracın otomobil olduğu ve ticari amaçla kullanılmadığı, davacı sigortalının tacir olmadığı, davacının gerçek kişi olması nedeniyle açılan davada davaya bakmaya Tüketici Mahkemeleri görevli olacağından mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ile, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 13/11/2025
Katip ... ,e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır