İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1403 E. 2026/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1403
Karar No
2026/457
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :2025/ KARAR NO :2026/

BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ...

DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI :

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 03/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin %70 ortak olduğu ... Zeytin Gıda Temizlik.. Ltd. Şti’nin 28.11.2024 tarihinde 1.004. 040 TL sermaye ile kurulduğunu ve sermayenin 4.040.- TL'si ödendiğini, şirketin kuruluş amacı, sofralık zeytin yapmak, yağlık zeytin satın alıp bu zeytinleri sıktırıp elde edilecek zeytinyağının satılması ve gelir elde etmek olduğunu, diğer ortak davalıya toplamda 715.000 TL ve 2.500 ve 3,500 USD ödendiğini ancak gönderilen bedellerin çok altında yağ teslimatı yapıldığını, paraları faaliyet dışı ve kendi ihtiyaçları için kullandığını, ortaklar arasında güvensizlik ortamı oluştuğunu, ... 2 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/ D. İş Sayılı dosyasıile yapılan tespit neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda toplam 20 adet IBC Krom Tanklardan 6 adedinin farklı miktarda zeytinyağı ile dolu olduğu toplamda 9.200.- olması gerekirken 5.764.- kg tespit edildiğini, davacıya karşı hakaret ve tehdit suçlarından davalı hakkında ... 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/ E. Sayılı ceza dosyasının derdest olduğunu belirterek şirketin TTK 636/3 Maddesine göre haklı sebeplerle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı asil, davacının iddilarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Öncelikle; kural olarak limited şirketin TTK'nin 636/3. maddesi çerçevesinde haklı nedenlerle feshine ilişkin olarak açılan bir davada husumetin, feshi istenen şirketin tüzel kişiliğine karşı yöneltilmesi gerekir ise de; somut olayda feshi istenen şirketin iki ortaklı olup, davacı ...’nın %70, davalı ...’nun %30 şirkette hissesinin olduğu anlaşılmakla; iki kişiden müteşekkil limited şirketin ortaklarının davacı ve davalı olarak yer aldığı davada, yukarıda açıklanan usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekmiştir. Zira bu durum, Anayasanın 141. maddesi ve HMK’nın 30. maddesinde düzenlenen, yargılamanın en az giderle ve makul sürede bitirilmesi ile gereksiz yere dava açılmasının engellenmesine dair usul ekonomisi ilkesine uygun düşer. Aksinin kabulü, iki ortaktan ibaret olan limited şirketin ortaklarının tümünün taraf olarak yer aldığı fesih davasının mevcudiyeti yanında şirket tüzel kişiliğine karşı ayrı bir fesih davasının açılması sonucunu doğuracak olup böyle bir durum, HMK’nın 30. ve Anayasanın 141. maddelerinde ifade edilen usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil edecektir.(... 11. HD'nin 20.09.2017 tarihli ve 2016/ esas 2017/ karar ... 2019/ esas 2022/ karar sayılı 24.03.2022 tarihli ilamı ).6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle; bir kişiyi ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında, yani o kişinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren ve haklı sebep olarak nitelendirilebilecek sebepler doğduğunda, ilgili her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkemenin, fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. 6102 sayılı TTK.nun 641/I maddesinde; “ Ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, fesih istemi ile açılan davalarda feshe karar verilmemesi halinde alternatif olarak hangi kararın verilebileceği gösterilmiştir.O halde, dava sebebinin dayandığı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebepler olarak sayılmıştır. ... konuya ilişkin içtihatları da aynı doğrultudadır ( ... 11. Hukuk Dairesi Esas No:2014/ Karar No:2015/K.). Dosyada şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, kurulduğu tarih olan 28.11.2024 tarihinden dava tarihi olan 03.11.2025 tarihine kadar satış geliri elde etmediği, hammadde alımını artırdığı, kapanış bildiriminde bulunmadığından davalı şirketin faal gözüktüğü, davalı şirketin ticari defterlerine göre sermayesinin ödenmediği, şirketin 2025 yılında ortak ...’ ya 1.724.037,29 TL. kadar borçlandığı, 2024 yılında 52.609,01 TL. dava tarihi olan 03.11.2025 tarihi itibari ile 73.614,18 TL. dönem net zararı oluştuğu bildirilmiştir. ... C.Başsavcılığının 02.10.2025 tarihli 2025/ nolu iddianamesi ile müştekisinin davacı ..., şüphelisinin davalı ... olan ölümle tehdit suçundan dolayı kamu davasının açıldığı görülmüştür. Bu açıklamalar çerçevesinde, dava konusu somut olaya gelince, şirketin kurulduğu tarih olan 28.11.2024 tarihinden dava tarihi olan 03.11.2025 tarihine kadar satış geliri elde etmediği, ortakların taahhüt ettikleri sermayenin ödenmediği, şirketin davacı ortağına borçlandığı, şirketin gayrifaal olduğu, davacı ortağın aynı zamanda şirket müdürü olmasından dolayı kusurlu olduğundan şirketin feshini talep etmekte haksız olduğu anlaşılmakta ise de, faal ve sürekliliği bulunan ve gelir elde eden bir şirketin olmadığı, zira şirketin kuruluşundan feshi istendiği tarihi itibariyle çok kısa bir zaman geçtiği, her iki tarafın şirkete sermaye koyma borcunu hiç ifa etmedikleri, öte yandan şirket ortakları arasında ölümle tehdit suçundan açılan ceza davasının bulunduğu, dolayısıyla şirket ortakları arasında husumet oluştuğu, güven ilişkisinin geriye dönülemez şekilde sarsıldığı, son çare niteliğinde fesih kararı vermezden evvel uygun çözüm yollarını inceleme mükellefiyeti bakımından şirketin işletme konusunun gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesi nedeniyle şirketin feshinde her iki tarafın da menfaatinin bulunduğu dosya kapsamıyla sabit olup, davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Zeytin Gıda Temizlik Enerji Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nun 636/3.maddesi hüküm uyarınca haklı sebeple FESİH VE TASFİYESİNE,a-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere SMMM ...'nin TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE, b-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuru için 20.000,00 TL ücret takdirine; ücretin ve ayrıca 60.000,00 TL tasfiye masraf avansı olmak üzere toplam 80.000,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafından mahkememiz veznesine yatırılmasına, tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının, tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine, en kısa sürede tasfiyenin sonuçlandırılmasın,c-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip ve tasfiye memuru ücreti ile tasfiye avansı yatırıldığında tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE,d-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, 2-Alınması gereken 732,00.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 615,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre davacı yararına tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 1.230,80.-TL harç, 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 262,50.-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 6.493,30.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/04/2026

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1403, K. 2026/457, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1403-e-2026-457-k-7744a651df89