İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/131 E. 2025/298 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/131
- Karar No
- 2025/298
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/131 KARAR NO : 2025/298 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 12/02/2025 tarihli dava dilekçesinde; Genel Müdürlüğün.r ... Şirketiyle "Misafirevi, Kreş ve Ana Okulu, Eğitim ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlükleri ile Bölge Müdürlüklerine ait hizmet binaları ve açık alanların temizlik ve destek hizmetleri kapsamında, Tasfiye Halinde ... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile hizmet alım sözleşmeleri" imzaladığını, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında, hizmet alımı personeli olarak görev yapan...'un iş akdinin 19/10/2023 tarihi itibariyle feshedilmesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112'nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren "Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine istinaden ödenen 409.133,54-₺ kıdem tazminatı tutarına 3.129,07-₺ damga vergisinin ilave edilmesiyle oluşan toplam 412.262,61-₺'nin ...'un çalıştığı yüklenici firmalardan rücuen tahsilini teminen yasal yollara başvurulmasının Genel Müdürlük Makamının 26/10/2023 tarihli ve...sayılı Olur'u ile uygun görüldüğünü, söz konusu tutarların idari yollardan rücuen tahsil edilememesi üzerine Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ' nın 03/11/2023 tarihli ve... sayılı yazısının ekinde yer alan rücu tablosunda belirtilen yüklenici firmalar aleyhine Ankara.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2025 tarihli duruşmasında "Davalı... Araştırma ... Şirketi , İzmir ticaret sicil müdürlüğünün 18/10/2024 tarihli yazısı ile ticaret sicilden tasfiye ile terkin edildiği belirtildiğinden BU DAVALI ŞİRKET YÖNÜNDEN TALEBİN TEFRİK EDİLEREK MAHKEMEMİZİN AYRI BİR ESAS NUMARASINA KAYDEDİLMESİNE, BUNUN İÇİN ARA KARAR YAZILMASINA, TERKİN EDİLEN ŞİRKETİN İHYASI İÇİN TEFRİK EDİLEN DOSYADA DEĞERLENDİRİLMESİNE" dair ara karar verildiğini, 30/01/2025 tarihinde tefrik ara kararı yazıldığını, daha sonra mahkemece tefrik edilen dosyanın aynı mahkemenin... Esas sayısına kaydedildiği ve tensip tutanağı ile "İzmir Ticaret sicilden kaydı terkin ile silinen davalı şirketin İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinden ihya davası açması için gelecek duruşmaya kadar süre verilmesine" karar verildiğini, bu kapsamda, Genel Müdürlükçe tasfiye memuruna hitaben yazılan 20/05/2024 tarihli ve ... sayılı yazıda Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm. Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Genel Müdürlüğe olan borçlarının bildirildiği ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 541'inci maddesi gereğince Genel Müdürlüğün alacaklı olduğunun tasfiye memurunca bilindiği halde Genel Müdürlüğe herhangi bir bildirim yapılmaması, Genel Müdürlüğün alacaklarının banka hesabına depo edilmemesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 542'nci maddesi uyarınca şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu halde tasfiye memurunca şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirmek suretiyle iflas davası açılmaması nedeniyle tasfiye memuru... tarafından eksik ve hatalı tasfiye sürecinin yürütüldüğünün anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle tasfiye işlemlerini kusurlu bir şekilde gerçekleştiren ... ile Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm. Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası için terkin işlemini gerçekleştiren ve Yargıtay ilamları gereğince yasal hasım olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine Genel Müdürlük tarafından bahse konu şirket aleyhine açılan rücu davalarında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla yasal yollara başvurulması gereği doğduğunu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 13 Şubat 2024 tarihli ve 11021 sayılı ilanının 776'ncı sayfasında Tasfiye Halind... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ' nin tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurluğuna davalı ...'ın atandığı tescil ve ilan edilmiş olup Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 14 Haziran 2024 tarihli ve 11104 sayılı ilanının 285inci sayfasında Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin terkin edildiğinin ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 541'inci maddesinde "(1) Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar. (2) Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir.(3) Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı hükümlere aykırı hareket eden tasfiye memurları haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı 553 üncü madde uyarınca sorumludur. " ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 542'nci maddesinde "(1) Tasfiye memurları; a) Şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler. b) Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar. c) Şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın açılmasına karar verir." düzenlemelerine yer verildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 13 Şubat 2024 tarihli ve 11021 sayılı ilanının 776'ncı sayfasında yayımlanan ilan ile davalı ...'ın ihyası istenen şirketin tek ortağı olduğunun tescil edildiğini, aynı zamanda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 13 Şubat 2024 tarihli ve 11021 sayılı ilanının 776'ncı sayfasında yayımlanan ilan sayfasında yayımlanan ilan ile davalı ... tasfiye memuru olarak atandığını, müvekkili kurum ile ihyası istenen şirketin taraf olduğu dava ve icra dosyalarının bulunduğu davalı şirkete mahkeme ve icra dosyalarından yapılan tebligatlar yoluyla TTK m.541/1 gereğince tasfiye memuru davalı ... tarafından müvekkili Kurumun alacaklı olduğu bilindiği halde müvekkili Kuruma taahhütlü mektup veya herhangi bir belge gönderilmediği ve TTK m.541/2 gereğince alacaklarının depo edilmediğini, gelişen süreçte ihyası istenen şirket bünyesinde müvekkili kurum nezdinde çalışmış işçilere müvekkili kurum tarafından ödemeler yapıldığı veya söz konusu işçilerce müvekkili kurum aleyhine davalar açıldığı bu nedenle müvekkili kurum tarafından ihyası istenen şirket aleyhine yasal yollara başvurulmayan alacaklar da bulunduğu, ihyası istenen şirket yetkilisince söz konusu işçilerin alacaklarından ihtisas dairesi olan Yargıtay... Hukuk Dairesi ' nin müstakar ilamları uyarınca ihyası istenen şirketin sorumlu olduğu bilindiği halde söz konusu alacaklarının ödenmediği, teminat altına alınmadığını, bununla birlikte ihyası istenen şirkete açılan davalar ve yapılan icra takipleri sonucunda müvekkili kurum kayıtları esas alınarak ihyası istenen şirketin derdest, karara çıkmış ve icra takibi başlatıldığı dosyalarındaki alacaklarının çoğuna avans faizi işleyecek olup TTK m.542/1 gereğince tasfiye memuru davalı ... tarafından alacaklarının tasfiye defterine kaydedilmediği gibi TTK m.542/3 gereğince şirket borçlarının aktifinden fazla olması sebebiyle iflas yoluna da başvurulmadığını, davalı tasfiye memuru ... tarafından tasfiye sürecinin kusurlu, eksik ve hatalı yürütüldüğünü, müvekkili kurumun alacaklarının ve buna bağlı faiz ve fer'i tutarların karşılanamamasından davalı ...'ın kusuru nedeniyle sorumlu olduğunu, Yargıtay.. Hukuk Dairesinin ... K. sayılı ilamında "Somut olayda, davalı şirketin tasfiyesinin 12.07.2010 tarihi itibariyle tasfiye edildiği ve ticaret sicilindeki kaydının terkin edildiği görülmektedir. Tüzel kişilik ticaret sicilindeki kaydının terkini ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez. O itibarla davacı vekiline uygun süre verilerek tasfiye işlemleri ve ortaklarla olan ilişkilerin tam olarak sona ermediği için Limited Şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet tevcihi suretiyle dava açmasının sağlanması taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan yazılı gerekçeyle hüküm kurulması da doğru değildir." denildiğini, tasfiye işlemlerinin gerçek olarak tamamlanmaması ve tasfiyede gereken hususların eksik bırakılması durumunda tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemeyeceğinin belirtildiğini, Yargıtay... Hukuk Dairesi ' nin 04.05.2023 tarihli ve...K. sayılı kararında "Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Mobilya Ltd. Şti.'nin hukuka uygun şekilde tasfiye edildiğini, tüm yasal prosedürlerin yerine getirildiğini şirketin yeniden ihyasının mümkün olmadığını, şirketin ihyasında herhangi bir kişi ya da kurumun hukuki yararı da bulunmadığını, müvekkilinin, yetkilisi olduğu şirketin tasfiyesi için üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, Mahkemenin, müvekkilini ek tasfiye memuru olarak atadığını müvekkilinin bu göreve adeta zorlandığını, müvekkilinin bu görevlendirmeye rızası bulunmadığını, kararın bu yönden de hatalı olduğunu, şirketin ihyası konulu olan bu davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın reddini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 17.03.2014 tarihli alınan genel kurul kararı ile tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak ...'un atandığı ve şirketin 14.11.2016 tarihli kararla tasfiye kapanışı yapıldığından sicil kaydının 22.11.2016 tarihinde tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de, davacı tarafından ihyası istenen şirket hakkında rucüen alacak istemine yönelik Ankara ... İş Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan davanın derdest olduğu, davalı tasfiye memurunca bu davanın akıbeti beklenilmeden şirketin tasfiyesinin gerçekleştirildiği, bu hale göre davacının Ankara ... İş Mahkemesine açtığı derdest davadan ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmakta olup, şirketin ihyasının gerektiği, ayrıca açılan davanın limited şirketin ihyası davası olup tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince şirketin ihyasına, en son tasfiye memuru olan davalı ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına ve davada davalı tasfiye memuru ...'un yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tasfiye memurunun bu göreve zorla atandığını, görevlendirmeye rızası bulunmadığına yönelik istinaf başvurusu yönünden; tasfiye memurunun atanması ve diğer işlemlerde İlk Derece Mahkemesi yetkili bulunduğundan buna yönelik davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin şirketin ihyasına ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin kararın istinafa tabi olmadığından usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. ... Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." denilerek tasfiye memurunca hatalı ve eksik tasfiye sürecinin yürütülmesi nedeniyle kusurunun bulunmasından bahisle tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine ilişkin yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararlarının onanmasına karar verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547'nci maddesinde "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünün yer aldığını, Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek aynı mahkemenin ...Esas sayına kaydedilen ve davalısı Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan davalarının görülüp sonuçlandırılması ve infazına ilişkin olarak anılan şirketin ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar verilmesi, ek tasfiye işlemleri için Mahkememizce uygun görülecek kişi/kişilerin tasfiye memuru atanmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirtmiş ,Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline, ek tasfiye işlemleri için mahkemece uygun görülecek kişi/kişilerin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle davalı tasfiye memuru ...'a yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü Mahkememize verdiği 14/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde; Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi' nin 05/02/2008 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, 01/02/2024 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ... ‘ ın seçildiği , 06/06/2024 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicili müdürlüğünden silinmesine karar verildiği ve 14/06/2024 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayasıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte Müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava, T.T.K.nun 32. maddesine dayalı bir dava olmadığından, Müdürlük aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tasfiye memuru ... Mahkememize verdiği 27/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde; açılan davada davalının taraf sıfatına haiz olmaması nedeniyle davalı yönünden davanın usulden reddi ve dilekçede ileri sürülecek sebeplerden ötürü esastan reddi gerektiğini, davacının tüm iddia ve taleplerine karşı zaman aşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunulduğunu, mahkemede... Esas numarası ile dava konusu “şirketin ihyası“ olan dosya ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde görülmekte olan... Esas sayılı, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde görülmekte olan... Esas sayılı, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde görülmekte olan...Esas sayılı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde görülmekte olan ... Esas sayılı dosyaların konusunun aynı olduğu dosyalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğunu, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde görülmekte olan ... Esas sayılı dosya, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosya, İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan... Esas sayılı dosya mahkeme nezdinde görülmekte olan davadaki tarafların dahi aynı olduğunu, davalarda, konu birliği bulunduğu gibi, delillerin birlikte incelenmesi, farklı gibi görünen her iki davanın daha kolay aydınlanmasını ve sonuçlanmasını sağlayabileceğini, birleştirilmesi istenen davalar arasından dava tarihi olarak önce açılan davanın görüldüğü mahkemede birleşmesi gerektiğinden, söz konusu davaların İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesi gerektiğini, talebin kabul görülmemesi halinde tarafları ve konusu aynı olan İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde görülmekte olan...lı dosyasında birleştirilmesi talebinin bulunduğunu, İhya davası 6100 sayılı HMK’nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmayıp ve 6102 sayılı TTK’da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin de bir hüküm bulunmadığını, bu sebepten yargılamanın yazılı yargılama usulünce yürütülmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, Yargıtay' ın da bu doğrultuda vermiş olduğu kararlar bulunduğunu, YARGITAY 11. HD, 25.09.2013 TARİHLİ, E. 2013/13652, K. 2013/16500 SAYILI KARARI:“…Ayrıca, ihya davalarının yargılanmasının 6100 sayılı HMK’nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve 6102 sayılı TTK’da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen, tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, basit yargılama usulü ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermiştir…”11. HD, 08.05.2018 TARİHLİ, E. 1552, K. 3339 SAYILI KARARI: “…Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye ve şirketin yeniden tescil istemine dair olup mahkemece, taraflar çağrılmaksızın, dosya üzerinden, dava basit yargılama usulüne uygun olarak görülmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinde gösterilen dava çekişmesiz yargıya tabi olmayıp, 6100 Sayılı HMK’nın 316. maddesinde gösterilen basit yargılama usulüne tabi dava ve işler arasında da sayılmamıştır. Kural olarak, hakim, davanın taraflarını yasaya uygun bir şekilde davet edip onları dinlemeden kararını veremez (HUMK’nın 73. Maddesi, HMK’nın 27. Maddesi). Bu kapsamda, yazılı yargılama usulüne tabi bulunan işbu dava yönünden, dava ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK hükğmlerine aykırı olarak, taraflar çağrılmadan ve dinlenmeden, dosya üzerinden hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”13.02.2024 tarihinde şirketin tasfiyeye girdiğini, 15.02.2024 tarihinde tasfiyeden dolayı alacaklılara çağrı yapıldığını ve bu kapsamda 1. ilan verildiğini, bu ilanda ilanın 3 kere yapılacağı ve en geç 3 ay içinde tasfiye memuruna müracaat edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, akabinde 23.02.2024 tarihinde 2. ilan verildiği , 04.03.2024 tarihinde 3. ve son ilan verilmiş olup davacı kurumun bu ilan doğrultusunda herhangi bir başvurusu olmadığını, en sonunda 14.06.2024 tarihinde ise TTK' ya uygun olarak şirketin tasfiyesinin yapıldığını, tasfiye sürecinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve sonlandırıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tasfiye süreci boyunca alacaklının hiçbir başvurusu olmadığı yine davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tasfiye eksi bakiye ile kapatılan bir şirketin, aktifinin varlığı iddia edilmeksizin ihyasının istenilmesinin hukuki yarardan yoksun olduğunu, somut olayda, tasfiyesi tamamlanan ve terkin işlemleri gerçekleşen şirketin ihyası davasında, davacı tarafça tasfiye memuruna tasfiye işlemleriyle ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluk isnat edilemeyeceği gibi, davacı tarafın ihya isteminde haklı olmasının, davalının tasfiye ve terkinde haksız ve hukuka aykırı işlem yaptığı anlamına gelmeyeceğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin...0 K. sayılı ilamında müvekkili hakkında, ''tasfiyenin bitiş tarihi ile açılan davanın tarihinin ayni olduğu ve dava tarihi itibariyle tasfiye memurunun açılan davadan haberdar olma imkanının bulunmadığı gibi davalı tasfiye memuru tarafından yapılan tasfiye işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmadığı bu sebeple davalı tasfiye memuru aleyhine de vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, dava ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin,... K. sayılı ilamında müvekkilini sorumlu tutmadığını, müvekkilinin yeniden tasfiye memuru olarak atandığını, mahkeme nezdinde görülmekte olan davanın açılma tarihinin 12.02.2025 olduğunu , bu davanın tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından çok sonra açıldığını, ihyası istenilen şirketin tasfiye işlemleri TTK hükümlerine tabi olup, müvekkilinin tasfiye işlemlerinde eksiklik olduğunu tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirtmiş, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ankara...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi, davalının Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, davanın Rücuen Tazminat davası olduğu, davanın 28/05/2024 tarihinde açıldığı, mahkemece 30/01/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline İzmir Ticaret sicilden kaydı terkin ile silinen davalı şirketin ihya davası açması için süre verildiği, dosyanın halen derdest olduğu belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça dava dışı Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiye sonucu terkin edildiği ancak dava dışı şirkete karşı devam eden dava bulunduğundan bahisle şirketlerin ihyasına karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, dava dışı Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 05/02/2008 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, 01/02/2024 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ... ‘ ın seçildiği, 06/06/2024 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicili müdürlüğünden silinmesine karar verildiği ve 14/06/2024 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiği, dava dışı şirket ile ilgili devam eden dava bulunması dolayısıyla davacının dava dışı şirketin ihyasını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin mevcut olduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Dava dışı şirketin tek ortağı ve tasfiye memuru konumunda bulunan davalı ...'ın dava dışı şirket hakkında tasfiye kapanış tarihi olan 06/06/2024 tarihinden önce 28/05/2024 tarihinde açılan Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında dava dışı şirkete karşı açılan dava bulunmasına ve söz konusu dava öncesi 26/03/2024 tarihinde başlayan Ara buluculuk aşamasında ara bulucu tarafından ara buluculuk dosyasında dava dışı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen 24/04/2024 tarihli ara buluculuk toplantısına katılmadığı , söz konusu dosya henüz sonuçlanmamış olmasına rağmen şirketin tasfiyesinin tamamlandığından bahisle tasfiyeyi sonlandırdığı ve şirketin sicil kaydının terkinine sebebiyet verdiği bu sebeple tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken 14/06/2024 tarihinde tasfiye sonu terkin edilen Tasfiye Halinde... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile İHYASINA, 2-Tasfiye Memuru olarak ...'ın atanmasına, Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, Keyfiyetin ticaret sicile tescil ve ilanına, 3-Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ... ' dan alınarak davacıya verilmesine , 5-Davacı tarafça davalı ... yönünden yapılan 6 davetiye bedeli 385,00 TL yargılama gideri ile 1.318,30 TL harç giderinin davalı ... ' dan alınarak davacıya verilmesine , Davacı tarafça davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına , Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av....n yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2025
Başkan... E-imzalıdır Üye... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır