İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1225 E. 2026/264 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1225
- Karar No
- 2026/264
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1225 Esas KARAR NO : 2026/264
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin örme kumaş üretimi işi ile iştigal ettiğini, davalı şirket ise kumaş boyama işi yapmakta olup, davacı şirket zaman zaman ham kumaşlarını, boyama işlemi yapılması için davalı şirkete teslim ettiğini, davacı şirketin, davalı ile aralarında bulunan eser sözleşmesine istinaden, davalı şirkete 2024 yılında muhtelif çeşitlerde ve parça parça olmak üzere toplam 51.271 kg kumaşını boyamasının yapılması için sevk ettiğini, 2024 yılında kumaşların tesliminin akabinde davacı şirketin çalışanları tarafından davalı şirkete kontrole gidildiğinde kumaşlarda hatalı işlemler yapıldığı tespit edilmiş, tespit edebildikleri kadarı tekrar tamire aldırılmış ve davalı şirket kalan kumaşlarda daha dikkatli işlem yapılması için uyarılmış olduğunu, ancak davalı şirket yapılan uyarıların akabinde daha dikkatli olunacağı ve hatalı işlem yapılmayacağını taahhüt etmiş ise de; ne yazık ki 2024 yılının sonlarında teslim edilen 15 ton kumaşın da tamamının hatalı işlem nedeniyle ayıplı olduğu ortaya çıktığını, davalı şirkete derhal ayıp bildirimi yapılmış ve kumaşların tamire alınması talep edilmiş ancak davalı şirket kumaşlarda tamirat yapmayacağını bildirmiş olduğunu, davacı şirketin, kumaşların gerçekten sevk edilip edilmediğini öğrenebilmek adına davalı şirketin sevkiyat işleri ile ilgilenen ........ Bey ile telefonda görüşmüş olduğunu, davalı şirket çalışanı ........ Bey, önce planlamadan talimat geldiğini ve kumaşların sevk edileceğini söylemiş ise de; davacı şirketin kumaşların ne zaman ellerine ulaşacağını sormak için tekrar araması üzerine bu sefer de bir yanlışlık olduğunu ve kumaşların sevk edilmeyeceğini, muhasebe tarafından istenildiği için irsaliye kesildiğini ifade ettiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından 17/05/2025 tarihli, ..... no'lu iade faturası ve 17/05/2025 tarihli ..... no'lu iade irsaliyesi "..... NO FATURANIZDA BAHSİ GEÇEN KUMAŞLAR TARAFIMIZDAN TESLİM ALINMADIĞINDAN İLGİLİ FATURANIZ VE EKİNDE BULUNAN İRSALİYELER TARAFINIZA İADE OLARAK KESİLMİŞTİR" açıklaması ile davalı adına kesildiğini, davacı şirketin, teslim edilmeyen mallarının bedeli olan 741.451,70-TL için 26/06/2025 tarihinde davalı şirket adına ..... no'lu e-faturayı tanzim ettiğini, ancak davalı taraf kötü niyetli bir şekilde Çorlu ..... Noterliği'nin ..... yevmiye numaralı, 04/07/2025 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafından kesilen 26/06/2025 tarihli e-faturaya itiraz etmiş ve davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını bildirmiş olduğunu, davalının ödeme yapmaması ve faturaya itiraz etmesi üzerine tarafımızda Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle icra takibi durdurulmuş olduğunu, davalının yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olup, davacının alacağının tahsilini geciktirme amacı taşıdğını, davalıya teslim edilen 51.271 kg kumaştan, 4226 kg kumaş geri iade edilmediğini, bu husus davalı şirket çalışanı ....... tarafından gönderilen 29/01/2025 tarihli, ..... 2025 DEVİR STOĞU başlıklı e-posta ile de açıkça ortada olduğunu, zira bu e-postada toplam 4226 kg kumaşın davacı şirkete iade edilmediği açıkça görüleceğini belirterek; Davanın kabulüne, davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazın asıl alacak üzerinden iptaline, davalının, yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle %20’si oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın davalı olan borçlarını ödememek ve haksız bir mahsup imkanı yaratmak amacıyla; davalının fabrikasında hazır bekleyen, davacı tarafça teslim alınmaktan imtina edilen 4.226 kg kumaşı sanki "zayi olmuş" veya "alıkonulmuş" gibi göstererek davalı aleyhine 741.451,70-TL tutarında haksız bir "Satış Faturası" kurgulayarak, fatura tanzim ettiğini, işbu dava, davalının haklı alacağını engellemek amacıyla, teslim alınmayan mallar üzerinden kurgulanmış haksız ve kötü niyetli bir tazminat talebinden ibaret olduğunu, bu sebeple söz konusu davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davaya konu uyuşmazlığın temelini oluşturan aynı ticari ilişki, cari hesap ve kumaş teslimatları ile ilgili olarak, davalı şirket tarafından daha önce Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu dava dosyasında da davacı tarafın "teslim edilmeyen kumaşlar" ve "ayıplı ifa" iddiaları zaten savunma olarak ileri sürülmüş ve inceleme konusu yapılmış olduğunu, bu sebeple, çelişkili kararların önüne geçilmesi ve yargılamanın tek elden yürütülmesi adına işbu dosyanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı yanın, 4.226 kg kumaşın kendisine iade edilmediğini iddia ederek 741.451,70-TL tutarında bir alacak talebinde bulunduğunu, ancak bu iddianın hukuki ve fiili hiçbir dayanağı olmadığını, kumaşların davalı şirket fabrikasında bulunduğunu, söz konusu kumaşlar, boyama işlemleri tamamlanmış halde davalının "..... Mahallesi .... Caddesi No: ...., 59930 Ergene/Tekirdağ" adresindeki fabrikasında fiziken bekletildiğini, söz konusu kumaşlar davacı tarafça teslim alınmadığından hali hazırda davalı tarafa teslim edilmek üzere bekletilmekte olduğunu, bu hususun taraflar arasındaki e-posta kayıtları, sevk irsaliyesi ve faturalar ile sabit olduğunu, davacının, bu kumaşları teslim almayarak alacaklı temerrüdüne düştüğünü, davacı tarafça takibe dayanak yapılan 26.06.2025 tarihli fatura, hayali bir "satış" ilişkisine dayandırıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı şirkete olan ve muaccel hale gelmiş cari hesap borcu (Bakırköy ..... ATM ..... E. konusudur) ödenmediği sürece, davalı şirketin bu malları teslim etmeme hakkı mevcut olduğunu, bu sebeple, davacı yanın, davalı şirketin elinde bulunan kumaşları iade etmediği yönündeki iddiaları, davalının kanundan doğan Hapis Hakkı karşısında tamamen hükümsüz olduğunu, huzurdaki davada ise; ortada ne bir borç ikrarı ne de miktarı belirli bir sözleşme olmadığını, davacının, kendi kurguladığı ve davalının noter yolu ile usulüne uygun olarak reddedilen bir faturaya dayandığını, alacağın varlığı ve miktarı ancak yargılama, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden, likit olmayan bir alacak için icra inkar tazminatı talep edilmesinin aykırı olduğunu, huzurdaki dava ile aralarında tam bir hukuki ve fiili irtibat bulunan Bakırköy ..... ATM’nin ..... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, esase ilişkin olarak; davacının davalının fabrikasında teslime hazır bekleyen malları teslim almayarak Alacaklı Temerrüdüne düşmesi nedeniyle taleplerinin reddine,
Mahkeme aksi kanaatte ise, ikincil savunmamıza itibar edilerek; müvekkilin, ödenmeyen muaccel alacağı nedeniyle TMK m. 950 uyarınca kullandığı Hapis Hakkının hukuka uygunluğunun tespitine ve bu nedenle haksız zilyetlik/zayi iddialarının reddine, davacının hiçbir dayanağı olmayan, tek taraflı şerhlerle açıklama yaptığı hayali "Satış Faturası"na dayalı haksız davasının reddine, tazminatlar yönünden; davacının dayandığı alacak likit (belirlenebilir) olmadığından, haksız İcra İnkar Tazminatı talebinin reddine, davalı şirketi, kendi kusuruyla (temerrüdüyle) sebebiyet verdiği bir süreç üzerinden haksız ve kötü niyetli bir takiple karşı karşıya bırakan davacının, İİK m. 67/2 uyarınca takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: 6100 sayılı Yasa’nın “Davaların Birleştirilmesi “ başlıklı 166. maddesinde : “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Mahkememize açılan işbu dosya ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, her iki dosyada da tarafların aynı olduğu, ayrıca konu birliğinin mevcut olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde birleştirme talep ettiği, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu anlaşılmakla usul ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bentleri uyarınca mahkememiz dosyasının daha önce açıldığı anlaşılan mahkememiz dosyasının Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-Mahkememiz dosyası ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasından daha önce açıldığı tespit olunan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA, 3-Yargılamanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK 166/3 maddesi uyarınca derhal Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne UYAP üzerinden BİLDİRİLMESİNE, Dair; HMK 168.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ESAS HÜKÜMLE BİRLİKTE İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip ..... Hakim ......