İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1219 E. 2026/560 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1219
Karar No
2026/560
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2024 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ...'ün maliki olduğu .../...'' adresinde bulunan taşınmaz davalı yan borçlu ... Spor Giyim San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kiralandığını, kiracı olarak taşınmazda güncel de yer almadığını, buna ilişkin müvekkilinin hak ve alacaklarına yönelik yasal hakları saklı tuttuklarını,davalı yan tarafından kiralanmış olan taşınmaza ilişkin elektrik aboneliği olmadığı için müvekkili tarafından elektrik kullanımı davalı yana sağlanmakta ve her ay fatura şeklinde yansıtıldığını, gelinen aşamada davalı yan borçlu tarafından uyuşmazlığa konu abonelik tutarları ödenmemiş bu sebeple müvekkili şirket tarafından elektrik kullanımına bağlı olarak davalı yanın kullanım bedellerine ilişkin 31.10.2023 tarihli numaralı 20.671,76-TL. bedelli ve 31.12.2023 tarihli numaralı 24.983,76-TL. bedelli 2 ayrı fatura düzenlendiğini, işbu faturalar davalı yana usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olup yasal süreler içerisinde müvekkili tarafından düzenlenmiş olan faturalara davalı yan borçlu tarafından itiraz edilmediğini, davalı yanın düzenlenmiş olan faturalara ilişkin ödemeleri müvekkiline yapmaması sebebiyle oluşan asıl alacak 45.655,52-TL. (fazlaya dair her türlü alacak ve diğer haklar saklı kalmak kaydıyla) olduğunu, bu tutar karşı tarafça halen daha ödenmediğini, bu sebeple müvekkili tarafından alacağın tahsiline yönelik ... 4. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış, takibe borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz edildiğini, ilaveten, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, buna rağmen, davalının asılsız iddialar ileri sürerek, icra takibine itiraz ederek takibi durdurması nedeniyle, söz konusu itirazların iptaline karar verilmek üzere işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, dava konusu olayda davalının kötü niyetli olduğu son derece açık olmakla birlikte, müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememiş olmasından dolayı uğradığı hak mahrumiyetini gidermek yasal zorunluluk olduğunu, müvekkili dava konusu uyuşmazlığa ilişkin dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurduğunu, ancak ekte sunulan 20.09.2024 tarihli tutanak uyarınca Arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açmak zaruri olduğunu, açıklanan ve tahkikat aşamasında re’sen karşılaşılacak olan sair sebeplerle; davanın kabulüne, ... 4. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, icra takibindeki asıl alacak ve ferilerinin takip tarihinden itibaren işleyecek (icra takibinde belirtilen) faiziyle birlikte tahsiline, kötü niyetle takibe itiraz edildiğinden davalı/borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili, .../... adresindeki taşınmazı dava dışı davacının yetkilisi olduğu beyan edilen ...'den kiraladığını, işbu nedenle davacı şirketin maliki olmadığı bir davada davacı ve icra takibinde de alacaklı sıfatına haiz olmadığı açıkça ortada olduğunu, ayrıca faturaları kabul anlamına gelmemekle birlikte; her ne kadar fatura alacağına ilişkin icra takibi başlatılsa da müvekkili taşınmazı şirketten kiralamadığından dolayı işbu huzurdaki dava görevli mahkemede açılmamış olup, söz konusu davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, Sayın Mahkemece de bilindiği üzere takibe konu faturanın konusu iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ise, asliye ticaret mahkemesi görevli olacağını, ancak davacı tarafın yetkilisinin malik olduğu taşınmazlar için düzenlenen faturalar iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili değilse görevli mahkeme HMK 2. maddesi gereği asliye hukuk mahkemesi olacağını, işbu nedenle görevsizlik itirazında bulunduklarını, ayrıca husumet itirazını tekrarlamakla birlikte kabul edilmemesi halinde müvekkili ile ... arasında akdedilen kira sözleşmesine göre çıkacak uyuşmazlıklara ilişkin yetkili mahkemeler ... mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olduğundan dolayı ... Mahkemeleri yetkili mahkeme olmayıp ... Mahkemeleri yetkili mahkeme olduğundan yetkisizlik verilmesini talep ettiklerini, ayrıca dosyada düzenlenen faturaların içeriği incelendiğinde davacı tarafın sağlayıcısı olmadığı bir ürün/hizmet için müvekkiline fatura düzenlediği görüleceğini, bu şekilde düzenlenen fatura usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ve dava dışı ... arasında .../... adresindeki taşınmaz için 01.09.2023 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, işbu kiralanan taşınmaza ilişkin elektrik kullanımı ve diğer masraflara ilişkin ödemeleri müvekkili gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket merkezinin naklini ... .../ ... adresinden ... /... adresine naklettiğini, bu husus ... tarih, sayı . ... Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, işbu nakilden sonra müvekkili şirketin şirketin merkezi .../ ... adresine taşınmış olup ... tarih, sayı:... ... Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, görüldüğü üzere müvekkili 1-1,5 aylık gibi bir süre taşınmazı kullanmış olup taşınmazda kiracı olarak bulunmadığını, müvekkili, kiralanana ilişkin tüm su ve elektrik tüketimine yönelik yaptığı masrafların hepsini eksiksiz bir şekilde ödediğini, davacının kiralanmış olan taşınmaza ilişkin elektrik aboneliği olmadığı için müvekkili tarafından elektrik kullanımı davalı yana sağlanmakta ve her ay fatura şeklinde yansıtıldığı iddiası asılsız ve dayanaksız olduğunu,müvekkiline yansıtıldığı iddiası abesle iştigal olduğunu, müvekkili, tüm kullanım ücretlerini ödediğini, ödemeye ilişkin dekontlar mahkemeye sunulacağını, davacı şirket alacaklı olmamasına ve ödenmediği iddia edilen hususları da müvekkili ödemesine rağmen tamamen gerçek dışı faturaları düzenlediğini,ayrıca davacı, dava dilekçesinde elektrik kullanımına bağlı kullanım bedellerini faturaladıklarını iddia etse de fatura içeriğinde elektrik tüketim bedeli yanı sıra su fatura ödemesi, yangın paneli mag8 zone kart arızası ve işçilik, taşıt moloz temizletme bedeli de yer aldığını, davacı elektrik kullanımının kendisi tarafından müvekkiline sağlandığını ve her ay faturaya yansıtıldığı iddia etmekte iken farklı konularda da müvekkili şirkete fatura da düzenlediğini, bu şekilde hareket eden davacının açıkça kötü niyetli olduğu ortada olduğunu, davacı tarafından 31.10.2023 tarihli numaralı 20.671,76-TL. bedelli ve 31.12.2023 tarihli numaralı 24.983,76TLbedelli 2 ayrı fatura düzenlenmiş olup müvekkili 15.01.2024 tarihli numaralı 20.671,76 TL ve 15.01.2024 tarihli, numaralı 24.983,76 TL iade faturası düzenlediğini, davacı şirketin müvekkili şirkete borcu bulunmadığından yapılan takip haksız ve hukuka aykırı olup, kötü niyetli bir şekilde başlatılan takip nedeniyle davacı şirket aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından haksız olarak açılan davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini usule, esasa ve fazlaya ilişkin her türlü hak saklı kalmak kaydıyla talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 4. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, ... Vergi Dairesi'ne, ... Vergi Dairesi'ne, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından faturaya dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir bilirkişi tarafından taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için defter inceleme günü verilmiştir.Mali müşavir bilirkişi ... 26/03/2026 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından, Davalı şirkete düzenlenen e faturaların, Davalı tarafından, Davacı şirkete düzenlenen e iade faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın defter kayıtlarına göre; tarafların birbirlerine borç alacak bakiyesi gözükmediği, mütalaa edilmiştir.Davacı vekili 11/04/2026 tarihli dilekçede gördükleri lüzum üzerine davadan feragat ettiklerine ilişkin beyan dilekçesi sunmuş olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacı tarafın dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 732,00 TL harcın feragatin ilk celseden sonra vuku bulması nedeniyle 2/3 ü olan 488,00 TL harcın peşin alınan 537,30 TL den mahsubu ile artan 49,30 TL nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-(Davacı tarafın davadan feragat ettiği dikkate alınarak) Arabuluculuk ücreti olan 2.320,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekille temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine, Dair ,taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/04/2026

Katip ¸E-imzalıdır.

Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1219, K. 2026/560, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1219-e-2026-560-k-bbd42049bafc