İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1191 E. 2026/249 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1191
- Karar No
- 2026/249
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1191 Esas KARAR NO : 2026/249 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; 18/08/2025 günü sürücü --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı otobüsü ile -------- ilçesinden --------- istikametine seyir halinde ilerlerken -------- Otoyolu --------- mevkii --------- yolunda önünde bulunan viraja hızlı girmesi ve direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, --------- plakalı otobüs içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkili ---------- vefat ettiğini, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde ---------- plakalı araç sürücüsü -------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b ve 47/1-c maddelerini ihlal etmesi nedeniyle aslı ve tam kusurlu olduğunu, yolcu konumunda bulunan müteveffa --------- bu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusur ve kural ihlali olmadığını, söz konusu kazaya sebebiyet veren ---------- plakalı aracın Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası, Karayolları Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortası ve Kasko Poliçesi davalı ---------Ş tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde ortaya çıkan destekten yoksun kalma ve manevi zararlarına ilişkin maddi ve manevi zararların poliçe teminatınca sigorta şirketince karşılanmasının yasa gereği olduğunu, -------- Şirketinin sorumlu olduğu poliçelerin teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, teminat limiti üzerindeki maddi ve manevi tazminatın diğer davalılar tarafınca ödemesi gerektiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararın davalıca kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dâhilinde karşılanması gerekir. Davalı Kuruma Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası için 13/09/2025 tarihinde Karayolları Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortası için 03/11/2025 ve Kasko Poliçesi için 05/11/2025 tarihinde davalı kurum başvuru sayfasında başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından başvurunun sonuçsuz bırakıldığını, meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin destekçisi ---------- vefat ettiğini, müteveffanın yokluğunda derin acılar yaşadığını, ailesinin, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak, ekonomik sıkıntılardan doğan sıkıntıların üstesinden gelebilecek zekaya sahip biri olarak bilindiğini, davacı eşi -------, anne -------- ve baba --------- destekçisi --------- vefat etmesinden dolayı desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı --------- Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası, Karayolları Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortası ve Kasko Poliçesi limiti dahilinde ödemesi, teminat limiti üzerindeki maddi tazminatın davalı -------- ve davalı ---------- tarafından ödenmesi gerektiğini, müteveffanın yokluğunda müvekkilini davacılar --------,---------, --------, --------, --------, --------- ve --------- derin acılar yaşadıklarını, uzun yıllar hayat ve yol arkadaşını kaybetmenin acısı tarif edilemeyeceğini, 3.000.000,00 TL manevi tazminat bedelinin tamamının davalılar kasko poliçesinden doğan manevi tazminatın --------, --------- ve --------- kaza tarihi olan 18/08/2025 tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88/1, Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca müteselsilen tahsili için iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, dava açılmadan önce yasal zorunluluk gereği Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası için ----------- büro dosya numarası ve -----------, Karayolları Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortası için ve Kasko Poliçesi için büro dosya numarası -------- ve --------- arabuluculuk numarasıyla ---------- Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş olup arabuluculuk faaliyetleri neticesinde davalı sigorta şirketiyle herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, ikame edilen işbu yargılama sırasında dosyaya kazandırılacak olan bilirkişi hesap raporu TRH-2010 tablosundaki bakiye ömür sürelerinin esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacıların maddi ve manevi zararlarının olduğunu, haksız fiil (kaza) tarihi itibariyle de müvekkillerin maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale geldiğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 257.maddesi " vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." demekte olup dava konusu olayda ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu, kazaya davalı sürücünün kusuruyla sebebiyet verdiği sabit olan, yine vefat dolayısıyla meydana gelen zarar konusunda bir ihtilafın da bulunmadığı söz konusu olayda, davacıların maddi ve manevi tazminat alacağının varlığının tartışmasız olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde zararlı sonuç meydana geldiğini, yani müvekkilinin ampute olduğunu, bu durumda müvekkilinin maddi ve manevi tazminat alacağı o anda muaccel hale geldiğini, mahkemece takdir edilecek tazminatın fiili sonuca dönüşebilmesi ve Müvekkillerin bu alacağa ulaşabilmesi ve dava sırasında hak kaybına uğramamaları için dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar, davalılar adına kayıtlı kazaya karışan ---------- plakalı yolcu otobüsü ve tespit edilecek taşınır taşınmaz malları üzerine tedbir, haciz ve/veya rehin bulunması ihtimali değerlendirilerek) 3. Şahıslara devrini önlemek maksadıyla uyap üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, 18/08/2025 tarihinde meydana gelen tek araçlı, ölümlü trafik kazası nedeniyle müvekkillerinin desteği --------- vefatı nedeniyle uğradıkları maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda eksik harcı yatırmak üzere eşi --------- için 100,00 TL, baba -------- için 100,00 TL ve anne -------- için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, eşi --------- için 1.000.000,00 TL, baba ---------- için 500.000,00 TL, anne ------- için 500.000,00 TL, kardeşi --------- için 250.000,00 TL, kardeşi ----------- için 250.000,00 TL kardeşi ---------- için 250.000,00 TL ve kardeşi --------- için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000.000,00-TL toplam manevi taminat, maddi ve manevi tazminat olmak üzere toplam 3.000.300,00 TL tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine göre davalı tarafından tazmin edilmesi ve yargılama giderleri ve davacılar için ayrı ayrı vekalet ücretinin davalılara tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen --------- plakalı aracın ----------- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi,-------- Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ve ---------- Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesinin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket ancak sigortalısının kusuru oranında ve ancak teminat limitleriyle sorumlu olduğunu, davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağının taraflarına tebliğ edilmediğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğradığını, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, huzurdaki talepte bulunan davacı ya da müteveffanın, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafa müvekkil şirketçe ödeme yapılmış ise söz konusu ödeme nedeniyle müvekkil şirketin sorumluluğu kalmamış olup bu nedenle davanın reddi gerekeceğini, huzurda görülmekte olan davada kazaya karıştığı iddia edilen araç müvekkili şirket tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkememizce dosyanın ---------- Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, birlikte yapılacak olan hesaplamanın 1,65 teknik faize yapılması gerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise --------- tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellenmesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, teminatın tek zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. Madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, başvuruya konu poliçe Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi olup Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi genel şartlarında hangi hallerin kaza sayıldığı ve hangi hallerde tazminat ödeneceğinin gösterildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı --------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacılar tarafından ikame edilmiş olan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen alacaklar bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı itirazları nedeniyle reddi gerektiğini, yine hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, ayrıca anılan davaya ilişkin husumet itirazında bulunduklarını, mevcut dava trafik kazası olup, anılan dava da müvekkilin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, müvekkilin kazanın meydana gelmesinde ne dahli ne de sorumluluğu bulunmadığını, mahkemenin yapacağı yargılama neticesinde müvekkilin herhangi bir kusuru olmadığı anlaşılacak olup, bir an için müvekkil şirkete kusur izafesi yapılacak olsa bile dosya kapsamında talep edilen manevi tazminat istemi hakkaniyete uygun olmadığını, yüksek yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağının aşikar olduğunu, müvekkil şirket adına kayıtlı ---------- plakalı araç maddi ve manevi tazminat rizikolarına karşı hem sigorta hemde kasko teminatı altında olduğunu, bu doğrultuda anılan dava sonucunda verilecek olan karar neticesinde müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, dosya kapsamında bir an için manevi tazminat istemi haklı görülse dahi davacı tarafın talepte bulunduğu miktar fahiş olup hakkaniyete uygun olmadığını, bu nedenle davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, yine davacı taraflarca ihtiyati haciz talep edilmiş olup ihtiyati haczin şartları oluşmadığından bu taleplerin de reddi gerektiğini, belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı işbu davaya cevap vermek mecburiyeti zarureti hasıl olduğunu, davacıların davasının her bir talepleri açısından ayrı ayrı reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ---------- vekilinin sulh dilekçesini özetle; Davacı taraf ile sulh olunduğunu, sözü geçen sulh anlaşması gereği davacının ekte yer alan beyanları ile dava konusu kazaya ilişkin müvekkili sigorta şirketi, sigortalı ve sigortalı araç sürücüsü ibra edilerek davadan, fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiklerini, yapılan sulh anlaşması gereği davacı taraf ile karşılıklı şekilde vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili 13/03/2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311).Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74). Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312). Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); Toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin yargılama sırasında davadan feragat edildiğine yönelik dilekçe sunduğu, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı ve henüz hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti bulunmadığından yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Açılan maddi ve manevi tazminat davasının feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 10.247,53 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 9.515,53 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu husus hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 9.300,00 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar verildi. 16/03/2026