İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1170 E. 2026/335 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1170
Karar No
2026/335
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1170 KARAR NO : 2026/335

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülen Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ----. tarafından ----- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı---- plakalı araç,16.05.2023 tarihinde müvekkiline ait---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda ---- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen 30/05/2024 ---- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 49.908,86-TL olduğu belirtilmiş olduğunu ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkili aracın kazalarını öğrenmek için tramer sistemine mesaj gönderilmiş olduğunu, gelen mesaj içeriğine göre aracın 16.05.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 49.908,86-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER)57.803,33-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiklerini, sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e16.05.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmediğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkiline ait aracın değer kaybına sebep olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalı Sigorta şirketine 28.10.2024 tarihinde bu hususta başvuru yapmalarına rağmen herhangi bir gelişmenin sağlanmadığını, HMK 106/1 maddesinde "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebileceği" düzenlenmiş olduğunu buna göre davaya konu ----- plakalı araçta 49.908,86-TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın tramere doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğinden davanın tespit davası olarak açılması zarureti hâsıl olduğunu, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinde “Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Yönetmeliğe göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (tramer) bildirmekle yükümlü olduğunu, sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları anılan yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER) bildirmekle yükümlü olup yanlış kaydın düzeltilmesinde sorumluluk ve haliyle kaydın düzeltilmesi talebinde muhatap da ilgili sigorta şirketinin olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bu sorumluluğun yüklenemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğünün olduğunu, işbu davadaki talebinin bildirilmesi gereken hasar miktarının tespitine dair olduğunu, dolayısıyla tespit davaları bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, tespit davalarında bir miktar alacağın tahsili talebinin olmadığını, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 2. fıkrasında güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarların TRAMER kaydına gecikmeksizin bir gün içinde doğru bildirme zorunluluğu bulunmakta olduğunu, Sigorta şirketleri tarafından yalnız ve sadece hasar ile ilgili bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, Sigorta şirketleri açık mevzuata rağmen değer kaybı ve yargılama giderleri gibi ödedikleri tüm bedelleri TRAMER kaydına işlettiklerini, bu durumun kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, tespit davalarının kabulüne, 16.05.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkiline ait ----- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 49.908,86-TL olduğunun tespitini, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza bilgileri, eksper sonuçları, hasar ödeme bilgileri Sigorta Bilgi Merkezi Tramer kanalı ile ilgili kişilerle paylaşıldığını, bilgilerin bir kısmının sigorta şirketlerinden Sigorta Bilgi Merkezi’ne gitse de bu bilgilerin ne şekilde, hangi sınıflandırma ve kodlamalar ile yapılacağının belirlenmesi ve bu kodlamanın uygulanması Sigorta Bilgi Merkezi tarafından yapıldığından davacının bilgi düzeltme talebinin olması halinde bu talebini Sigorta Bilgi Merkezi’ne yöneltmesinin gerekmekte olduğunu, ihtilafın başvurusu üzerine Sigorta Bilgi Merkezi tarafından çözülememesi halinde ise davasını Sigorta Bilgi Merkezi’ne yönlendirmesine, bu kapsamda davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava talep konusunun HMK 106. Maddesine dayalı tespit davası olarak açılmasının kanuna aykırı olduğunu, eda davası olarak açılması gerekirken sonuç ve istemden tespit davası olarak açıldığı açık ve net şekilde anlaşıldığından davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yerine getirilmediğinden de davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, Dava konusu dayanak iddia olayın vuku bulduğu tarihten 2 yıl geçtikten sonra açıldığından reddinin gerekmekte olduğunu, davacının belirsiz/ kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini, hakkında dava açılmasına neden olmadığından müvekkili sigorta şirketi aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri istemlerinin reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini, HMK 329. Madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, trafik tescil kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasının Uyap çıktıları, hasar dosyası ve poliçe sureti.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tramer kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesince ----. sayılı kararı ile kaldırılarak gelmekle, Mahkememiz esas defterinin ----- Esas sırasına kaydının yapılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, "Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---. Hukuk Dairesinin ----- sayılı kararı ile özetle; "Somut uyuşmazlıkta; davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının düzeltilmesi talep edilmiş olup, davalı vekili tramer kaydının dava açılmasından sonra düzeltildiğini beyan etmiş ve bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK'nun 331. maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılarak eksik olan evraklar getirtilerek tüm dosya kapsamına göre tarafların dava açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirilerek harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğun belirlenmesi olmalıdır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiştir.Davacı vekili 05/03/2025 tarihli duruşmada; dava dilekçesini aynen tekrar ettiklerini, kaydın dava açıldıktan sonra düzeltilmiş olduğunu gördüklerini, davalarının konusuz kaldığını, bu nedenle asıl alacak yönünden taleplerinin olmadığını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerini talep ettiklerini belirtmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 331.maddesinde "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan durumlarda, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" hükmü yer almak olup; davadan sonra kısmi ödeme yapılması nedeniyle davanın ödeme yapılan kısım yönünden davanın konusuz kaldığına karar vermesi halinde mahkemece davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15/1. maddesinin 1. fıkrasında "Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür." Aynı maddenin 3. fıkrasında "Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer." Aynı maddenin 6. fıkrasında "Sigorta şirketleri veya eksperler, hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 23/4. maddesine göre ise "Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır."Bu hükümlere göre, üye sigorta şirketleri Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi veri tabanına araçlara ilişkin hasar kayıtlarını kaydetmek ve hatalı kayıt bildirildiğinde bu kayıtları düzeltmek zorundadır. Bu yükümlülük sigorta şirketlerine verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının düzeltilmesinin talep edilmiş olup dava tarihinden sonra yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından tramer kaydının düzeltilmesi nedeniyle başka bir ifadeyle davacı dava ve talebine yargılama sırasında kavuştuğu için dava konusuz kalmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23/4. maddesi gereğince davalı doğru bildirimde bulunmadığından davacı dava açmakta haklıdır. (Benzer mahiyette ------Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle, yapılan yargılama giderlerinden davalı taraf sorumlu tutulmuş, ön inceleme duruşmasından önce davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak AAÜT 6. madde uyarınca davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvuru ve 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat ve müzekkere gideri yargılama gideri 975,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT 6. madde uyarınca 22.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1170, K. 2026/335, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1170-e-2026-335-k-a6051f540c51