İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1117 E. 2026/377 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1117
Karar No
2026/377
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1117 Esas KARAR NO : 2026/377

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 08/12/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı lehine düzenlenen ... Bankası A.Ş. .... Şubesi’ne ait, seri numaralı, 30/11/2025 keşide tarihli ve 1.250.000,00-TL bedelli çekin, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki veya borç ilişkisi bulunmaksızın yalnızca güven ilişkisine dayalı olarak "hatır çeki" olarak verildiğini; çekin ekonomik bir karşılığının ve hukuki sebebinin bulunmadığını, çekin bedelsiz olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, dava sonuna kadar çekin bankaya ibrazının ve icra takibine konu edilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. Dava İİK.nun 72.maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan çekten kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; çek ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Somut olayda davacı taraf takip konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini, taraflar arasında herhangi bir mal veya hizmet alım-satımı ya da borç ilişkisi bulunmadığını iddia etmiştir. Davacı mezkur çekin hatır çeki olarak verilmiş olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispat sadedinde herhangi bir yazılı delili dosyaya sunmamıştır. Davacının dava dilekçesinde taraflar arasında herhangi bir mal veya hizmet alım-satımı ya da borç ilişkisini bulunmadığını açıkça ifade etmiş olması karşısında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ayrıca bir inceleme yaptırılmasına yer olmadığı, kambiyo senedi niteliğindeki davaya konu çekin bağımsız borç ikrarını içeren, sebepten mücerret niteliği dikkate alındığında davacının taraflar arasında herhangi bir mal veya hizmet alım-satımı ya da borç ilişkisini bulunmadığına yönelik beyanının varlığı karşısında ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmasının taraflar arasındaki temel ilişki bakımından da bir katkısının olmayacağı anlaşılmıştır. Davacının çekin hatır çeki olduğuna yönelik iddiasını destekler nitelikte başkaca bir delil bulunmadığı anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davacının iddiasının ispatı için mahkememizce yeterli görülmemiştir. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre ispat yükü üzerinde olan davacının davasının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 2.1346,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.614,87 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1117, K. 2026/377, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1117-e-2026-377-k-9fd4b7f6d880