İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1111 E. 2026/332 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1111
- Karar No
- 2026/332
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1111 KARAR NO : 2026/332
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 27/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 2004 s. İcra ve İflas Kanununun 285 vd. maddeleri gereğince konkordato talebinin kabulü, öncelikle davacı müvekkili hakkında tensiben 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İcra ve İflas Kanunun 287. ve 294. Maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi, ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamı ile yargılama sonrasında kesin mühlet kararı verilmesi ve yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordatonun tasdikine karar verilmesi isteğine ilişkindir.Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde İİK.nun 286 madde hükümlerinde belirtilen belgelerin sunulmuş olması nedeniyle, mahkememizce 04.12.2025 tarihinden başlamak üzere üç aylık geçici mühlet kararı verilerek konkordato komiseri görevlendirildiği, verilen üç aylık geçici mühlet 04.03.2026 tarihinden itibaren bir ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. ( Yargıtay ------ Hukuk Dairesinin----- sayılı kararı ) Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK.nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK.nun 376 maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. ( Yargıtay --- Hukuk Dairesinin ---- esas ----sayılı kararı )28.02.2018 tarihinde kabul edilerek, 15 Mart 2018 tarihli ----- Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, “İcra Ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 13 vd maddelerinde, 2004 sayılı İİK ‘nun “ Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, İflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. İİK 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir.2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Mahkememizce atanan komiserler tarafından, davacı gerçek kişi tacir hakkında sunulmuş bulunan son raporlarında ; Davacı şirketin ticari faaliyetlerinin devam ettiği, çalışma kabiliyetini kaybetmediğinin anlaşıldığı, dosyaya sunulan ön projelerin “vade konkordatosu” niteliğinde olduğu, borçların %25 fazlası ile birlikte %100’ünün konkordatonun mahkeme tarafından tasdiki ile 2027 yılı Mart ayından itibaren 3 ayda bir 12 eşit taksitle ödenmesinin teklif edildiği, bilirkişi raporları sonrasında borçlunun mali tablolarının incelenmesi sonucunda borçlu şirket----- Şirketi’nin 31.01.2026 tarihli kaydi ve rayiç değerlere dikkate alınarak hazırlanmış bilançolara göre borca batık durumda olmadığı,01.01.2025 – 04.12.2025 tarihleri arasını kapsayan gelir tablosuna göre 580.096.490 TL net satış ve 25.867.504 TL brüt satış kârı gerçekleşmiş olmasına rağmen dönem net kârı 2.109.039TL seviyesinde kaldığını,01.01.2026 – 31.01.2026 tarihleri arasını kapsayan gelir tablosuna göre 12.130.952 TL net satış ve 1.130.952 TL brüt satış kârı oluşmuş ve dönem net kârı 792.612 TL seviyesinde gerçekleştiğini,İki döneme ait gelir tablosu verilerin karşılaştırılması sonucu Borçlu Şirketin kâr yaratma potansiyelinin yükseldiği anlaşılmakla birlikte, en önemli konkordato kaynaklarından biri olarak elde edilecek kârlar gösterildiğinden bu durumun yeterli olmadığını, hem hasılat ve net kâr hedeflerinin işletmenin geçmişi ve büyüklüğü ile orantılı olmaması hem de vergi yükünün yanlış dikkate alınması nedenleriyle borçlunun faaliyetin devamlılığı yoluyla öngörülen kâr hedefine ulaşması mümkün görünmediği, Konkordato kaynakları içerisinde belirtilen en önemli madde 180.000.000 TL bedel ile “Gayrimenkul – Taşıt Satışı” maddesi olduğu, hedeflenen toplam konkordato kaynaklarının yaklaşık % 67’sini oluşturduğunu, gayrimenkul ve taşıtların rayiç değerleri toplamı bilirkişi raporlarına göre 155.874.540 TL olduğunu, ilgili gayrimenkul ve taşıtlar kısa vadede satılıp paraya çevrilebilir olsaydı bile hedeflenen değerin çok altında kalınacağını, ayrıca ilgili varlıkların kısa vadede satılıp paraya çevrilmesi de mümkün görünmediğini, Borçlu şirket aktifinde görünen ve ----- adına kayıtlı iki adet kamyonetin toplam rayiç değeri 1.800.000 TL olduğu ve bu taşıtların işte kullanıldığını, bu taşıtların satılmasının şirket faaliyetinin devamlılığına zarar vereceğini, elden çıkarılmalarının doğru olmayacağı,Borçlu şirket aktifine kayıtlı herhangi bir gayrimenkul bulunmadığını, bahsi geçen gayrimenkul satışları sonucunda elde edilecek kaynağın borçlu şirkete aktarılması ve borçların ödenmesinde kullanılması taahhüt edildiğini, --- İli ---- İlçesi ----- Köyü’nde yer alan gayrimenkul----- adına kayıtlıdır ve 85.182.610 TL rayiç bedel tespit edildiğini, ancak söz konusu taşınmaz üzerinde geçici mühlet tarihinden önce konulmuş olan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları bulunduğunu, ayrıca T.C. ---. lehine toplam 6.500.000 TL bedelli iki adet de rehin olduğunu, --- İli ---- İlçesi --- Mahallesinde yer alan arsa niteliğinde gayrimenkul --- adına kayıtlıdır. İlgili arsa üzerine yapılan 2 adet dükkan ve 2 adet dubleks daire 19.12.2025 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile------ satıldığını, bilirkişi raporuna göre ilgili taşınmazların toplam rayiç bedeli 45.100.000 TL olduğunu, ancak bu taşınmazların da imar sorunu nedeniyle tapuları çıkarıladığını ve devir işlemlerinin yapılamadığını,---- İli ---- İlçesi ----- Köyü’nde yer alan taş ocağı ve tarla niteliğindeki taşınmazın rayiç bedeli 23.791.930 TL olarak hesaplandığını, -----adına kayıtlı olan taşınmaz 10.09.2025 tarihinde ------satıldığını ancak tapu devrinin gerçekleştirilmediği, hedeflenen konkordato kaynaklarına ulaşılmasının mümkün olmadığı, İİK m.292 hükümleri çerçevesinde projenin inandırıcılığından bahsedilemeyeceği, konkordatoya devam edilmesinde alacaklılar açısından hukuki bir yararın kalmış olmasından söz edilemeyeceği hususunda rapor sunulmuş olup, rapor mahkememizce de benimsenmiştir. Bu itibarla sunulan konkordato komiseri raporları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde İİK’nun 289/3’uncu maddesi kapsamında “Kesin Mühlet” şartı olan Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmediği, davacı gerçek kişi tacirin rayiç değerlerine göre borca batık olmadığı belirlenmekle koşulları oluşmayan konkordato davasının reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-KOŞULLARI OLUŞMAYAN DAVANIN REDDİNE, Mahkememizce verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına, Konkordato komiserinin görevine son verilmesine, Kararın ilanına, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekili ve hazır olan alacaklı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.