İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/11 E. 2026/99 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/11
Karar No
2026/99
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/11 Esas KARAR NO :2026/99

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:14/06/2024 KARAR TARİHİ:02/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında servis taşımacılığı sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşmede; taşıma hizmetinin km cinsinden ücretlendirmesi, bozucu unsurlar olmak üzere birçok hususun açıklandığını, müvekkilinin 2023 Ekim ayında davalıya 38.720,00-TL'lik hakedişini 31/10/2023 tarihli faturayı keserek bildirdiğini, davalının faturaya ilişkin iade faturası ya da itirazda bulunmadığını, yine 2023 Kasım ayında 6.460,00-TL hakediş için 30/11/2023 tarihli faturanın da kesildiğini ve davalının faturaya itiraz etmediğini, müvekkilinin ödemelerini alamaması üzerine .... İcra Dairesi'nin 2023/... sayılı dosyası ile takip başlattığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Yetki itirazlarının bulunduğunu, söz konusu faturalarının müvekkiline ilk defa ödeme emri ile gönderildiğini, davacının dava konuyu ettiği faturalar karşılığında taraflarına hizmet sunulmadığını, davacının taşıma sözleşmesi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu sözleşmenin 27. maddesi ile davalı aracının servis yapamayacak durumda olması halinde davalının 2. aracın temin ederek hizmetin sağlanması gerektiği hususunda anlaşıldığını, yine sözleşmenin 28. maddesi ile araç sahibinin iş yeri ve okul ile yapılan sözleşme tarihleri arasında işi bırakamayacağının kararlaştırıldığını, eğer iş bırakılacak ise 45 gün önceden yazılı fesih bildirimi yapılması gerektiğinin kararlaştırıldığını, fesih istenmesi durumunda ise hak edişlerin verilmeden sözleşmenin feshedileceğini, davacının bu hususlara dikkat etmeden sözleşmeyi feshettiğini, diğer yandan davacının müvekkiline ait aracı 2. bir şahsa müvekkilinin bilgisi olmadan sattığını ve yeni malikin bu serviste çalışmaya başladığını, yeni malikin işi bırakması sebebiyle düzenlenen faturaların kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, bu nedenle düzenlenen faturalara karşı iade faturası düzenlendiğini iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin; 05/11/2024 tarih, ... Esas ve 2024/1047 Karar sayılı gerekçeli kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin 2025/11 esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 38.720,00-TL asıl alacak ve 6.160,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.880,00-TL borcun ödenmesi amacıyla 27/12/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 04/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/01/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir ve Taşıma Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinin 30/04/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "09/07/2023 tarihli ve 002020 nolu sözleşmede; davacıya ait ... plaka nolu araç ile 09/07/2023 tarihinden ihale bitiş tarihine kadar olan süre ile günlük 1.600,00-TL+KDV bedel ile servis taşımacılığı hizmeti verileceği hususunda anlaşıldığı, tutulması zorunlu defterler ve defter tasdiklerine ilişkin olarak; davacının 2023 yılı işletme defterinin GİB Defter Beyan Sistemi'nde elektronik ortamda tutulmuş olduğu, gerek 6102 sayılı TTK’nın m. 64, 65, 562 ve 1527 hükümleri, gerekse VUK m. 182,242 ve ayrıca Defter-Beyan Sistemi Uygulamasına İlişkin 486 Seri Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri ile VUK m. 397, 416, 421, 424, 431, 433 uyarınca, davacının 2023 yılı işletme defterinin açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, işletme defterinde cari hesapların kullanılmadığı, işbu deftere defter sahibinin gelir ve giderlerine dayanak faturalarının kaydedildiği, dolayısıyla işletme defteri kayıtlarından taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin borç/alacak tutarını tespit etme imkanı bulunmadığı, davacının 2023 yılı işletme defterinden sadece taraflar arasında tanzim edilmiş olan faturaların veya takip konusu faturanın kayıtlı olup olmadığının tespit edilebileceği, davacının 2023 yılına ait işletme defteri incelendiğinde; davacının davalı adına tanzim ettiği faturaların; 31/08/2023 tarih ve 28.710,00-TL, 30/09/2023 tarih ve 40.320,00-TL, 31/10/2023 tarih ve 42.240,00-TL (takip konusu fatura), 30/11/2023 tarih ve 6.720,00-TL (Takip konusu fatura) bedelli faturalar olduğu, takip konusu faturalar incelendiğinde; bu faturaların ikisinin de e-arşiv fatura şeklinde tanzim edildiği, bu haliyle de bu faturaların davalıya elektronik ortamda tebliğ edildiği, faturaların ikisinin de “614-Servis taşımacılığı” hizmeti kapsamında tevkifatlı olarak tanzim edildiği, bu kapsamda ... nolu fatura karşılığında davalının davacıya ödemesi gereken tutarın 38.720,00-TL ve ... nolu fatura karşılığında davalının davacıya ödemesi gereken tutarın 6.120,00-TL olduğunun (yani takip konusu faturalar karşılığında davalının ödemesi gereken tutarın toplam 44.840,00-TL (38.720+6.120)) tespit edildiği, davalının cevap dilekçesinde takip konusu borca itiraz edildiği yani ticari ilişkiye itiraz edilmediği, cevap dilekçesinde davacı tarafından sunulmayan veya eksik sunulan hizmete istinaden müvekkili aleyhine düzenlenen faturaların müvekkili tarafından iade edildiğinin belirtildiği ancak bu hususa ilişkin iade faturasının sunulmadığı, tarafların karşılaştırmalı BA-BS formlarından davacının davalı adına tanzim ettiği KDV hariç 98.325,00-TL tutarındaki 4 adet faturanın davalı kabul edildiği, davalının davacı adına tanzim ettiği 40.800,00-TL tutarındaki 2 adet faturanın davacı tarafından kabul edildiği (davalının bahsettiği iade faturalarının da işbu 40.800,00-TL tutarındaki 2 adet fatura olduğu), davacının davalı adına tanzim ettiği faturaların KDV hariç bedelleri yönünden inceleme yapıldığında da; takip konusu olmayan 2 adet faturanın, aşağıda görüldüğü gibi KDV hariç bedellerinin toplam 57.525,00-TL olduğu ve bu bedelin davalı tarafından da kabul edilmiş olduğu; -31/08/2023 tarih, ... nolu ve 28.710,00-TL bedelli (KDV hariç 23.925,00-TL) -30/09/2023 tarih, ... nolu ve 40.320,00-TL bedelli (KDV hariç 33.600,00-TL ) Bu hali ile KDV hariç bedeller toplamının 57.525,00-TL olduğu, Takip konusu olan 2 adet faturanın ise, aşağıda görüldüğü gibi KDV hariç bedellerinin toplam 40.800,00-TL olduğu ancak davalının aynı bedeller ile davacı adına 2 adet iade faturası kestiği ve işbu iade faturalarının da davacı tarafından kabul edilerek BA formuyla beyan edilmiş olduğu, -31/10/2023 tarih, ... nolu ve 42.240,00-TL bedelli (KDV hariç 35.200,00-TL ) -30/11/2023 tarih, ... nolu ve 6.720,00-TL bedelli (KDV hariç 5.600,00-TL) Bu hali ile KDV hariç bedeller toplamının 40.800,00-TL olduğu, Yukarıda yapılan tespitler neticesinde, takip konusu faturalara istinaden davalı tarafından iade faturası kesilmesi ve işbu iade faturalarının da davacı tarafından kabul edilerek BA formuyla beyan edilmiş olması karşısında, davacının takip konusu faturalar için herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı" görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali Müşavir ve Taşıma Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinin 20/11/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Davacının 2023 yılı defterleri incelendiğinde; 2023 yılında gayrisafi iş hasılatının 578.271,00-TL ve yıllık alımlarının tutarının 558.753,9-TL olduğu, bu verilere göre de davacının esnaf ve sanatkar sayılma hadleri içerisinde kaldığı yani tacir sıfatına haiz olmadığı, BA/BS formlarına dair bildirilerin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın gönderdiği yazıdan dosyadaki mevcut BA-BS bildirimlerinin GİB tarafından resen yapıldığının anlaşıldığı, davalının davacı adına tanzim ettiği 2 adet iade faturası GİB tarafından gönderilmiş olan tarafların Karşılaştırmalı Alış Satış Analizine ilişkin formlardan tespit edildiğinden -yani ilgili iade faturaları dosyada mevcut olmadığından- bu faturaların iade tarihlerine ve iadenin TTK'nın 21. maddesi kapsamında süresinde olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığı, taşımacılık yönünden; davacının davalı ile aralarında yapılan anlaşma gereği servis taşımacılığı faaliyetini eksiksiz şekilde yaparak davalıya göstermiş olduğu çalışması karşılığı; 31/10/2023 tarih, ... nolu ve 42.240,00-TL bedelli (Takip konusu fatura) fatura ile 30/11/2023 tarih, ... nolu ve 6.720,00-TL (Takip konusu fatura) bedelli faturaları kestiğini, davacı ... plakalı aracı ile 09/07/2023 tarihinden ihale bitiş tarihine kadar olan süre ile günlük 1.600,00-TL+KDV bedel ile taşıma yapacağını taahhüt ettiğini, 7 Temmuz 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararına göre; mal ve hizmetlerde uygulanan yüzde 18'lik KDV'nin %20'ye çıkarıldığı, Ekim ayı hakedişine istinaden düzenlenen 42.240,00-TL (Takip konusu faturanın) günlük 1.600,00-TL+KDV %20=1.920,00-TL Ekim ayı içinde yapılan 22 gün taşıması olarak alındığını, 2023 yılı Kasım ayı 6.720,00-TL fatura düzenlendiği, %20 KDV dahil kesilen 6.720,00-TL'lik bu faturalara davalı tarafından herhangi bir iade faturası veya sözlü ve yazılı itiraz yapılmadığı, dava konusu iki faturanın uyuşmazlık içermeyen diğer iki faturayla birlikte değerlendirildiğinde sözleşme şartlarının günlük taşıma bedeli ile uyumlu şekilde düzenlenip düzenlenmediği ve taraflar arasında sözleşmeye göre taşımanın; Beylikdüzü ile Ulaştırma ve Alt yapı bakanlığı arasında Personel taşıma olduğunun anlaşıldığı, ... tarafından verilen 2023 yılı “Personel Taşıma sözleşmesinde 32 Km mesafe olan taşımada araç sahibi ...’a ait 2012 model 16 kişilik minibüs araç taşıma bedelinin (Günlük 1.600,00-TL+%20 KDV ) uygun olduğu, yapılan sözleşmenin “Servis Taşımalarında kullanılan Tek Tip“ sözleşme örneği olduğu, dosya kapsamı itibariyle hizmetin yerine getirilip getirilmediği yönünde davalı tarafın yazılı itiraz ve ikazlarının görülmediği, taşımacı hakedişlerinin ödenmemesine ilişkin takdirin mahkemede olduğu, sözleşmenin süresinden önce tek taraflı fesih edildiği aracın başka birine satıldığı iddiasında dosyasında araç ruhsat veya Noter satış devir evrakları görülemediği, araç yeni sahibi ile aynı şartlarda sözleşme yapılmasının mümkün olduğu, personel ve öğrenci servislerinde taşımacı uhdesine bırakılmadığı, fiyatlamanın (İstanbul için) ... tarafından yapıldığı, araç teknik özellikleri konusunda Resmi Gazetede araç tip onay ve servis araçlarında olması gereken teknik özelliklerin yazılı olarak belirtilmekte olduğu, araç devrinin taraflar arasındaki sözleşmenin yeni araç sahibi adına düzenlenecek yol, belge ve araç ruhsatın yenilenmesi haricinde akamete uğramayacağı, ruhsatın değişmesinden başka engelin olmayacağı" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası -.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; 6.160,00-TL bedelli ve ... nolu fatura, 38.720,00-TL bedelli ve ... nolu fatura, 002020 tarihli taşıma sözleşmesi sureti, -... Vergi Dairesi'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı -İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen davalının Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası'na kaydının olduğunu bildirir müzekkere cevabı -UYAP sisteminden dosya içerisinde alınan; dava konusu taşımacılığın yapıldığı aracın kullanım amacı ve tüm sahiplik bilgilerini gösterir trafik kayıtları -Taraflara ait ticari defter ve kayıt suretleri -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporları -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu alacak taraflar arasındaki servis taşımacılığı kapsamında düzenlenen faturalara dayanmaktadır. Davalı yan sözleşmedeki yükümlülüklere aykırı davranıldığını, aracın başkasına satıldığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini savunmakla davanın reddini dilemiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Taraflar arasındaki 09/07/2023 tarihli sözleşme ile davalının servis ihtiyacı karşılanacaktır. Devam eden sözleşme ilişkisi kapsamında davalının bildirdiği sözleşme aykırılıklarının ne zaman ve nasıl gerçekleştiği somut olarak bildirilmemiş ve delillendirilmemiştir. Hizmetin eksik alındığına veya hiç alınmadığına, sözleşmenin süresinden önce feshedildiğine yönelik savunmanın dayanakları ve hizmetin verilmemesinden dolayı yapılan harcamalara dair deliller sunulmamıştır. Sözleşmeye konu edilen aracın onaysız devri sözleşmeye aykırılık olarak bildirilse de, araç değişikliğinin uyuşmazlık dönemine denk gelmediği, plaka ve hattın değişmediği, 16/10/2024 tarihinde araç sahipliğin değiştiği, uyuşmazlığa konu faturaların ise 2023 10 ve 11. aylara ait olduğu anlaşılmakla bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Davalı yan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini de sunmamış, bunun sonucunda dava konusu faturanın ticari defterlere kaydedilip kaydedilmediği, kayıt varsa hangi tarihte olduğu tespit edilememiş, salt davacı nezdinde resen GİB tarafından ba bildirimi yapılmış olmasının fatura iadesinin haklı olduğu anlamına gelmeyeceğine kanaat edilmiştir. HMK 222/3 maddesi kapsamında ticari defter ibraz etmemenin sonucu diğer taraf defterlerinin kendi lehine sonuç doğurmasıdır. Davalı yan mazeretsiz defter sunmayarak davacının dayandığı kendi defterlerinin delil gücünü ortadan kaldıramayacaktır. Açıklanan gerekçelerle devam eden sözleşme ilişkisi kapsamında ... fiyatlandırmasına göre düzenlendiği ve faturaların sözleşmeyle uyumlu olduğunun tespit edildiği, davalının eksik veya ayıplı hizmet savunmalarının dayanağının veya delilinin bulunmadığı, savunmanın soyut kaldığı, TTK 23 maddesine uygun ve süresinde ortaya konan bir ihtar veya ihbar da bulunmadığı, davalı defterlerinin mazeretsiz sunulmaması nedeniyle davacı lehine olan defter kayıtlarının hükme esas alınabileceği, nitekim faturaların elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiği, ancak karşılık iade faturasının bulunmadığı, davacı adına GİB tarafından yapılan ba bildiriminin ikrar mahiyetinde olmadığı anlaşılmıştır. Mali bilirkişinin tevkifatlı hesabı maddi hataya dayalı olup 44.840,00 TL hesaplansa da basit işlem ile 44.880,00 TL hesaplanması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline ile, takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla takibin aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 8.976,00-TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 3.065,75-TL karar ve ilam harcından 766,44-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.299,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 766,44-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.194,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 12.700,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 44.880,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6325 sayılı kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 02/02/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/11, K. 2026/99, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-11-e-2026-99-k-c235cacae3c8