İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/107 E. 2025/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/107
Karar No
2025/275
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/107 Esas KARAR NO : 2025/275 DAVA : Kooperatifin İhyası (TTK'nun Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 19/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifin İhyası (TTK'nun Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin icra takibine konu alacağı temlik aldığını ve tahsil edebilmek amacıyla icra takibi başlattığını, İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin... sayılı dosyasında şirketin terkin edildiğinin anlaşılması üzerine icra dairesi tarafından ihya davası açmak üzere kendilerine yetki verildiğini, şirketin tasfiye memurunun ... olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme ile sona ereceğini, tüzel kişiliğinin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmaması ve tasfiyesi gereken hususların eksik bırakılması halinde tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü gereğince davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu bildirmiş... Esnaf Ve Sanatkarlar Kooperatifinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Müdürlüğün Merkez... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Esnaf Ve Sanatkarlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifinin 11/12/1997 tarihinde tescil edildiğini, en son tescil edilen genel kurulun 02/11/2006 tarihinde tescil edilmesi ve bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmaması nedeniyle TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca çıkarılan münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 11/06/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 21/06/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 29/11/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu hususun 05/12/2013 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, T.C. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... karar sayılı 23/11/2017 tarihli ilamı ile kooperatifin sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak...'ın atandığını, kararın 04/01/2018 tarihinde kesinleşip 26/01/2021 tarihinde tescil edildiğini, müdürlük tarafından gerçekleştirilen resen terkin işlemlerinin Kanunda Ve Tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlere/yetkililerine ihtarnameler keşide Edildiğini, fakat TTK gereği basiretli tacir olan ilgiler tarafından yasal süresinde müdürlüğe herhangi bir bildirimde bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, bununla birlikte, Kanunda ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla yapılan ilanın, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceğinin, ayrıca ilanın, Ticaret Odası internet sitesinde yayınlanacağının belirtildiğini, terkin işleminin yasada öngörülen usul ve esaslar dâhilinde yerine getirildiğini, Müdürlüğün yasal hasım olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmayıp dava açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, TTK'nun geçici 7. Maddesinin onbeşinci fıkrasına 7511 Sayılı Kanun ile müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin hüküm getirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın, müdürlüğün yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağına ilişkin kararların bulunduğunun, ayrıca terkin işlemleri sırasında davaya konu şirketin leh ve aleyhine açılan icra takibi ve dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün bulunmadığını bildirmiş, yasal hasım konumunda olması ve dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca açılan davalarda husumetin yalnız yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olmasına rağmen dava dilekçesinde ticaret sicil müdürlüğü dışında tasfiye memuru sıfatıyla... ve terkin edilen kooperatifte davalı olarak gösterilmiştir. Davalı...'ın, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasına konu ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru sıfatıyla görevlendirildiği, TTKnun 547(2).maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için görevlendirilen tasfiye memurunun görevinin ancak görevlendirilmesine konu ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olup, kooperatifi ek tasfiye işlemleri dışında temsil etme görev ve yetkisinin bulunmadığı, buna bağlı olarak taraf ehliyeti yönünden...'a husumet yönetiltilmesinin mümkün olmadığı, taraf ehliyetinin dava şartlarından olup, resen gözetilmesinin usul ve yasa gereği olduğu dikkate alınarak, ön inceleme hazırlık ve tensip tutanağının on yedinci maddesi ile usul hükümleri ve usul ekonomisi gereği davalı...'a hiçbir aşamada tebligat yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, ara kararı uyarınca davalı...'a tebligat çıkarılmamış ve davalı..., duruşmalara katılmadığı gibi dosyaya yazılı bir bildirimde de bulunmamıştır. Dava dilekçesinde ihyası talep edilen ve terkin edilen kooperatif davalı olarak gösterilmişse de, kooperatifin 29/11/2013 tarihinde TTK'nun geçici 7.maddesi hükümleri uyarınca davalı ticaret sicil müdürlüğü tarafından resen terkin edildiği, her ne kadar terkinden sonra İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında TTK'nun 547(2).maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için sınırlı olarak ihya edilmesine karar verilmiş ise de, ek tasfiye işlemleri için sınırlı olarak verilen ihya kararının, bu dava veya başkaca ek tasfiye işlemleri için açılacak ihya davaları yönünden terkin edilmiş kooperatife dava ehliyeti kazandırmasının mümkün bulunmadığı gibi kooperatife husumet yöneltilmesinin de gerekmediği, taraf sıfatının ve dava ehliyetinin HMK'nun 114(1/d) maddesinde dava şartı sayılıp, HMK'nun 115(2) maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesinin zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, ön inceleme hazırlık ve tensip tutanağının on sekizinci maddesi ile usul hükümleri ve usul ekonomisi gereği davalı kooperatife hiçbir aşamada tebligat yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, ara kararı uyarınca davalı kooperatife tebligat çıkarılmamış ve davalı kooperatif adına ve kooperatifi temsilen duruşmaya katılan olmadığı gibi yazılı bir bildirimde de bulunulmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca ticaret sicilinden resen silinen Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacı alacaklının, borçlusu...'e ait taşınmazın ipotek alacaklısı olması ve taşınmazın İzmir Gayrimenkul Satış Dairesinin...sayılı dosyasında devam eden satış işlemleri çerçevesinde ipotek alacaklısı kooperatifin terkin edilmiş olması nedeniyle satışla ilgili tebligat ve işlemlerin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. Davalı tarafın, hukuki ehliyetinin ve taraf sıfatının bulunmaması HMK'nun 114(1/d) maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş, HMK'nun 115 (1) maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, 2.fıkrasında dava şartının noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir. TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca tasfiye işlemleri yapılmaksızın sicil müdürlüğü tarafından resen sicil kaydı silinen şirket ve kooperatiflere karşı açılacak davalarda yalnız yasal hasım olan sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekli ve yeterli olup, bir başka hasım gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Bunun yanında tasfiye sonucunda sicilden terkin edilen şirket ve kooperatifler hakkında açılacak ihya davalarında ise yasal hasım olan Ticaret Sicil Müdürlüğü ile birlikte terkine konu olan tasfiyeyi gerçekleştiren terkinden önceki tasfiye memur veya memurlarının hasım olarak gösterilmesi zorunlu ve yeterlidir. Terkin işleminden sonra belirli işlemlerle sınırlı olarak açılan ihya davaları nedeniyle ek tasfiye memuru olarak atanan tasfiye memurlarının, açılacak başka konularla ilgili ek tasfiye istemli ihya davalarında, davalı sıfatıyla gösterilmeleri usul ve yasaya uygun değildir. Dava dilekçesinde yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğünden ayrıca ihyası talep edilen kooperatif ve terkin işleminden sonra ek tasfiye işlemleri için görevlendirilen tasfiye memuru... davalı olarak gösterilmiştir. Dosyada toplanan delil ve belge örnekleri ile ihyası talep edilen kooperatifin, TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca tasfiyesiz olarak terkin edildiği, davalı...'ın terkinden sonra ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tasfiye memuru olarak atandığı bellidir. Terkin edilen şirket veya kooperatifin, davalı olarak gösterilmesi gerekmediği gibi terkin edilen şirket veya kooperatifin hukuki ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davalı olarak gösterilmesi de HMK'nun 114(1/d)maddesine aykırıdır. Somut dava yönünden ihyası talep edilen kooperatifin başkaca tarafların davacı olduğu dava dosyalarıyla sınırlı olarak ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmiş olması, dava ehliyeti açısından yalnız ilgili dava dosyaları yönünden geçerli olup, bu dava dosyalarına taraf olmayan açısından açılacak davalar yönünden kooperatifin terkin edilmiş olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu nedenle davalı kooperatife yönelik olarak açılan davanın, HMK'nun 114(1/d) maddesi uyarınca gerek taraf sıfatı, gerekse dava ehliyeti yönünden dinlenebilmesi mümkün değildir. Diğer yandan dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilen..., terkinden önce ve terkine konu tasfiye işlemlerini gerçekleştiren tasfiye memuru olmayıp, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesine ait ihya dosyasında kararda belirtilen sınırlı konudaki ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak atanmış olup, görevi sadece atandığı ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olduğundan, başka konulardaki ek tasfiye işlemleri ile ilgili açılacak ihya davalarında...'a husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Bir başka deyişle...'ın resen terkin işleminden önce tasfiye işlemleri yapmış tasfiye memuru sıfatının bulunmaması nedeniyle bu dava dosyasına konu ek tasfiye işlemleri için açılan ihya davasında HMK'nun 114(1/d) maddesi uyarınca taraf sıfatı bulunmadığından... hakkındaki davanın, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1/d).maddesinin yollaması ile HMK'nun 115(2).maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davalı kooperatif ile davalı...'ın taraf ve dava ehliyetlerinin yokluğu nedeniyle adı geçen davalılara, dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat ve ve karar duruşmaları aşamalarında yargılamanın hızı ve usul ekonomisi ilkeleri gereği tebligat yapılmamıştır. İhyası talep edilen İzmir Merkez... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi, 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7(1/d).maddesi ve TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ hükümleri uyarınca aralıksız olarak son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantılarını yapmadığı gerekçesiyle, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan iş ve işlemler sonucunda 29/11/2013 tarihinde sicilden resen silinmiştir. TTK'nun geçici 7(1).maddesinde; anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. 7.maddenin birinci fıkrası uyarınca; 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerinin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı belirtilmiştir. Söz konusu maddenin 1/d bendinde, sebebi ne olursa olsun aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısı yapılmaması terkin sebebi sayılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 05.09.2022 tarih 2022/4251 esas ve 2022/5467 karar, 04.04.2022 tarih 2021/4453 esas ve 2022/2752 karar, 23.03.2022 tarih 2021/9156 esas ve 2022/2306 karar, 22.03.2022 tarih 2021/9037 esas ve 2022/2304 karar sayılı ilamlarında; TTK'nun geçici 7.maddesinde tadadi olarak sayılan sebepler dışında başkaca sebeplerle terkin işleminin yapılması halinde, hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün bulunmadığına karar verilmiştir. Cevap dilekçesi içeriği ve ekli belgeler ile terkin edilen şirkete çıkarılan ihtar yazısı örneklerinden; şirketin, yasal düzenlemelere aykırı olarak son 5 yıla ilişkin genel kurul toplantısı yapmadığı, tescil edilen en son genel kurul toplantısının 02/11/2006 tarihinde olduğu, buna göre davalı tarafından yapılan terkin işleminin, kanunda sayılan yasal sebebe uygun olarak yerine getirildiği görülmüştür. Bunun yanında TTK'nun geçici 7(2).maddesi gereği terkin edilen şirketin terkin işlemleri sırasında hakkında davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davalarının bulunduğuna dair bir delil toplanmaması nedeniyle terkin işlemi bu hüküm yönünden de usulüne uygundur. İhya davasının, terkin edilen şirket ve ortakları tarafından belirli bir tasfiye konusu ile sınırlı olmaksızın ve şirketin süresiz olarak yeniden tescili istemli olarak açılması hallerinde, terkin işleminin kanunda sayılan sebeplerle yapılıp yapılmadığı, terkin işlemleri sırasında TTK'nun 7(2) maddesi hükmü gereği, terkin edilen şirket lehinde veya aleyhinde görülmekte olan bir davanın bulunup bulunmadığı ve terkin işleminin kanunda gösterilen usule uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, mahkeme tarafından resen incelenmesi gerekli olan yargılama konularıdır. Buna karşın davanın, şirket yetkilileri ve ortakları dışında kanunda gösterilen ilgili kişilerce TTK'nun 547.maddesi hükmü uyarınca, belirli bir tasfiye konusu ile sınırlı olarak açılması halinde her üç inceleme konusu hükme etkili olmayacağından, davanın yalnız ek tasfiye işlemini gerektirecek dava veya icra takibinin sürdürülebilmesi ve sonuçlandırılabilmesi yada yapılacak işlemin yerine getirilmesi için ihya kararının verilmesi zorunluluğunun bulunup bulunmadığı çerçevesinde görülüp sonuçlandırılması usul ve yasa gereğidir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü,... karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İhyası talep edilen şirket hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında , kooperatife borcu olup borcunu ödeyen üyelerin taşınmazlarındaki ipoteğin fekki işlemleri ile ilgili sınırlı olmak kaydıyla kooperatifin ihyasına karar verilmiş, davacı kooperatif yöneticisi... tasfiye memuru olarak atanmıştır. Gerek tasfiye sonucunda, gerekse TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca tasfiye işlemleri yapılmaksızın şirketin terkin edilmesinden sonra TTK'nun 547.maddesi hükmü uyarınca ek tasfiye işlemlerine ihtiyaç duyulması halinde yalnız ihya kararına konu ek tasfiye işlemlerinin yapılması mümkün bulunduğundan farklı kişiler tarafından veya farklı konularda ihtiyaç duyulacak her ek tasfiye işleminin, mahkemece hüküm kurulmadan tasfiye memuru tarafından ek tasfiye işlemleri sırasında kendiliğinden yapılması mümkün bulunmadığı gibi bir başka konuda ek tasfiyeye karar verilmiş ve ek tasfiye işlemlerinin güncel olarak yapılmış olması, başkaca bir konu veya kişi ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile ilgili olarak ihya kararı verilmeksizin yalnız aynı tasfiye memurunun veya başkaca bir tasfiye memurunun atanarak ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi mümkün değildir. Somut olayda; her ne kadar İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihyası talep edilen şirketin ihyasına karar verilmişse de, ihya konusunun yalnız kooperatife borcu olup borcunu ödeyen üyelerin taşınmazlarındaki ipoteğin fekki işlemleri ile ilgili sınırlı olduğu dikkate alındığında, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler uyarınca davacı tarafın, bu dava dosyasında dava konusu ettiği ek tasfiye işlemlerinin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'ni... esas sayılı dosyasına konu ek tasfiye işlemleri ile farklı kişi ve konulara ilişkin bulunması nedeniyle bu dava dosyasına konu ek tasfiye işlemleri yönünden de şirketin ayrıca ihyasının gerektiği, davanın, kooperatif ortağı veya yetkilisi tarafından açılmadığı, alacaklı sıfatlı 3.kişi tarafından açılmasına bağlı olarak davacının, kooperatifin belirli bir amaçla sınırlı olmasızın ve süresiz olarak ihyasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı, davacı tarafın talebinin yalnız İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin... sayılı dosyasında satış işlemleri yapılan borçluya ait taşınmazın ipotek alacaklısının terkin edilen kooperatif olması nedeniyle kooperatife ipotek alacaklısı sıfatıyla yapılacak tebligatlar ve bu çerçevede yapılacak işlemler ile sınırlı olup, davacının talebinin TTK'nun 547(1).maddesi hükmüne uygun olduğu dikkate alınarak, İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ...sayılı dosyasına konu borçlu adına kayıtlı taşınmazın ipotek alacaklısı olması nedeniyle icra dosyasında ipotek alacaklısı kooperatif ile ilgili tüm işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla sınırlı olmak üzere TTK'nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için kooperatifin ihyasına karar vermek gerekmiştir. TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, 2023/4063 esas ve 2023/5283 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2022/1340 esas ve 2023/5265 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıdaki kararlarında; 6102 Sayılı Kanunun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya teriminin kullanılmak ile birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde olduğunu, geçici 7.maddenin, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı ihya kararı ile birlikte düzenlemenin amacının, terkin edilen şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması olmasına bağlı olarak aynı zamanda tasfiye memuru da atanması gerektiği belirtilmiştir. Somut dava yönünden; üçüncü kişinin açtığı ihya davasında İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yalnız kooperatife borcu olup borcunu ödeyen üyelerin taşınmazlarındaki ipoteğin fekki işlemleri ile ilgili sınırlı olarak verilen ihya kararına bağlı olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla tasfiye memuru atanıp, görevlendirilen tasfiye memurunun görevinin yalnız karara konu işlemler ile sınırlı olduğu, mahkememizce bu dava dosyasına konu tasfiye işlemleri için aynı tasfiye memurunun veya bir başka tasfiye memurunun görevlendirilmesinin usul ve yasa gereği olduğu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında tasfiye memuru olarak görevlendirilen...'ın şirketin terkinden önceki son yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle mahkememize dosyasına konu işlemler içine de...'ın ek tasfiye işlemleri ile görevlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu dikkate alınarak, terkin edilen şirketin yalnız bu davaya konu işlemlerle ilgili ve sınırlı olarak ihyası ile birlikte...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, TTK'nun 547(2). maddesi hükmü gereği kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir. TTK'nun geçici 7(4/a) maddesinde; terkin edilecek şirketlerin, sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sunulan cevap dilekçesindeki açıklamalar ve ekli belge örnekleri, mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, ticaret sicil kayıt örnekleri ile; her ne kadar terkin edilen kooperatife çıkarılan ihtar yazısı, sayın yetkili başlığını taşıyor ise de, tebligatın yalnız kooperatif adına çıkarıldığı, kooperatif tüzel kişiliği yanında ayrıca kooperatif yönetim kurulu üyeleri adına tebligat çıkarıldığına dair dosyada hiçbir belge örneğinin toplanmadığı dikkate alındığında, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye rağmen davalı tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında terkin işlemine ilişkin ihtarın, yalnız kooperatif adına tebliğe çıkarılıp, kooperatifi temsil ve izama yetkili yöneticilere usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar cevap dilekçesinde, TTK'nun geçici 7(15).maddesinde; 7511 Sayılı Kanun ile getirilen hükümle sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği iddia edilmiş ise de, bu hükmün ilgili maddede belirtildiği gibi usule uygun olarak kayıt silinmesi haline ilişkin olup, usulsüz olarak yapılan işlemleri kapsamadığı, davalının yasal hasım sıfatından kaynaklanan sorumsuzluk halinin yalnız usulüne uygun şekilde yapılan terkin işlemleri ile sınırlı tutulduğu, somut davaya konu terkin işleminde, TTK'nun geçici 7(4/a) maddesine aykırı olarak kooperatif şirket adına çıkarılan ihtar dışında kooperatif yöneticileri adına ihtar çıkarılmamasına bağlı olarak terkin işleminin usulsüz şekilde yapılması nedeniyle davalı tarafın, dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, davalının yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerektirici Nedenlerle: 1-Davalı kooperatif yönünden; davanın, davalı kooperatifin dava ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1/d).maddesinin yollaması ile HMK'nun 115(2).maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davalı... yönünden; davanın, davalı...'ın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1/d).maddesinin yollaması ile HMK'nun 115(2).maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 3-Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü yönünden; Davanın KABULÜ İLE; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca resen sicil kaydı kapatılan Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin, İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına konu borçlu adına kayıtlı taşınmazın ipotek alacaklısı olması nedeniyle icra dosyasında ipotek alacaklısı kooperatif ile ilgili tüm işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla sınırlı olmak üzere TTK'nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için ihyası ile ticaret siciline tesciline, 4-Ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen kooperatifin terkinden önceki tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memurunun terkinden önceki tasfiye memuru olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, 5-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 7-Davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan ve 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 30,00 TL üç adet elektronik tebligat gideri, 2,50 TL bir adet kep reddiyatı masrafından oluşan toplam 1.263,3‬0 TL yargılama giderinin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğünün yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025

Başkan... e-imza Üye ... e-imza Üye... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/107, K. 2025/275, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-107-e-2025-275-k-5c963c68c21f