İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/678 E. 2025/920 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/678
- Karar No
- 2025/920
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/678 Esas KARAR NO: 2025/920 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurumlarının sigortalılarından------- ihyası istenen Tasfiye Halinde -----ait işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle kazalı işçinin hak sahiplerine bağlanan gelir neticesinde oluşan kurum zararının tahsili için, ---- Esas sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen alacak davasında ----- tarihli ara kararı uyarınca gönderilen muhtıra ile , tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, İhyası istenen şirketin ticaret sicili kayıtlarından tasfiye sürecinin tamamlanarak sicilden terkin edildiği belirlenmiş olup, taraf teşkilinin sağlanması ve ilgili şirketin yeniden ihyası ve tasfiye memuru tayini için iş bu davanın açılması gereği doğduğunu, müvekkili olan kurumun alacağının tasfiye ve terkinden önce doğmuş olup, bu sebeple de sicilden silinme kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, tasfiye memurlarının görevi alacaklıların haklarını korumak olup ,müvekkili kurumun tasfiyeden önce doğmuş bir alacağı bulunduğundan bu aşamada yapılan terkinin usulsüz olduğunu, belirtilen nedenlerle davacı şirketin ihyası istenen şirketten alacağı bulunması ve Mahkemece taraflarına süre verilmiş olduğunu ileri sürerek, Tasfiye Halinde ------şirketin yeniden ihyasına ve Tasfiye memuru tayinine, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü Çerçevesinde İşlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu,ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK M. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden davanın reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde özetle; İhya davasının şartlarının huzurdaki davada bulunmadığını, davacının ihya talebini ----yöneltmiş ise de ---- dava tarihi itibarıyla ne de kaza tarihinde ------ ortağı olmadığını, somut olayda olayda ----- taraf sıfatı bulunmadığını, Bu çerçevede, husumetin yanlış yöneltildiği açık olup, ---- karşı açılan işbu davanın usulen reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ----- numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ----- tüzel kişiliği- nin ihyasına ve tasfiye memuru atanması şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dava dışı ----- numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ----- kayıtlarının incelenmesinde; tasfiyesinin sona erdiği ---- tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, ------numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ----------esas sayılı dosyasındaki iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür. Sermaye şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir ------- 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme ışığında,somut olayda her ne kadar davalı tasfiye memuru vekili davacının, dava dışı ihyası istenen şirkette hiç bir zaman çalışmadığı, iş mahkemesi dosyasında şirketin taraf sıfatının dahi bulunmadığı, bu nedenle ihya davasının şartları bulunmadığından reddi savunulmuşsa da, bu savunmaların iş mahkemesindeki dosyanın konusu olması nedeniyle yerinde görülmeyerek, dava dışı şirketle ilgili olarak, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüyle;Dava dışı --------- numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ------------esas sayılı dosyasındaki iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2.maddesine göre, önceki tasfiye memuru --------- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, dava dışı şirket hakkında açılmış bir dava varken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiye memurunun bu davanın açılmasına sebebiyet vermekle kusurunun bulunduğu, bu nedenle yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesi gerektiği, diğer davalı ---------- ise yasa gereği zorunlu hasım olması, tasfiyenin sonlandırılmasında ve bu davanın açılmasında bir kusurunun bulunmaması karşısında kendisine masraf yükletilemeyeceği anlaşılmış, duruşma zaptında davacı --------- harçtan muaf olmasına rağmen kısa kararın 4.maddesinde "alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" ibaresine yer verilmiş, verilen nihai kararının niteliği uyarınca harc ve yargılama masrafları, davalı tasfiye memuruna yükletilmesi gerektiğinden bu maddi hata resen düzeltilmiş ------aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ ile, 1-TTK'nun 547. maddesi gereğince ------numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ------- Esas sayılı dosyasındaki iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca -------- TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINA, 3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin ------- ilanına, 4--Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40-TL, başvurma harcı 615,40-TL'nin davalı tasfiye memuru ------ tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça dosya kapsamında yapılan tebligat, kep, posta gönderi ücreti toplamı 292,50-TL masrafın davalı tasfiye memuru ------alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı -------- yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ---------- alınarak davacıya verilmesine, 8-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı tasfiye memurunun yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde---------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2025