İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/714 E. 2025/867 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/714
- Karar No
- 2025/867
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/714 Esas KARAR NO :2025/867
DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:03/10/2025 KARAR TARİHİ:18/12/2025
Mahkememizde görülen Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ...Limited Şirketi isimli şirket ...-5 Ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğunu şirket adresinin Beyoğlu/İstanbul olduğunu, davalı tarafa karşı uyuşmazlık konusu alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2019/... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, müvekkili ile sicilden terkin edilen şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, Borçlu/tasfiye edilen şirketin aradaki ticari ilişkiden kaynaklanan çek alacağı sebebiyle müvekkilinin terkin edilen şirketten tahsil edilemeyen alacağı bulunduğu için şirketin ihyası gerektiğini belirterek ; 10/08/2023 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden terkin olunan ...Limited Şirketi'nin ihyasına , yargılama gideri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP / Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili 16/10/2025 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektiğini, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün olmadığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m. 545/1’de maddesi gereğince tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, Müvekkilinin dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, belirterek “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 29/10/2025 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle ; Usule ilişkin beyanlarında ; Davacının ihyayı zorunlu kılan belirli bir dosyayı, o dosyada şirket adına yapılması zorunlu işlemi, bunun başka bir yolla giderilemeyeceğini ve itiraz-kesinleşme-tahsil safahatını belgeyle ortaya koymadığını, bu nedenle hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddini , Davacı talebi; hangi tekil işlem için, hangi dosya üzerinde ve ne kadar süreyle ihya gerektiğini ortaya koymadığından, HMK m.119 anlamında belirli bir talep sonucu içermeyeceğini, topyekûn ihya izlenimi veren bir istem hakkında geniş kapsamlı karar kurulamayacağını bildirmiştir. Esasa ilişkin beyanlarında ; Ticaret sicilinden terkin edilmiş ... Turizm İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti.’nin, TTK m.547 uyarınca ek tasfiye amacıyla sınırlı olarak yeniden tesciline ilişkin talebe dayandığını, .... İcra Dairesi 2019/... ve .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı takiplerden söz edildiğini, Bu çerçevede davacı, ihya ile birlikte özellikle anılan takiplerde zorunlu gördüğü işlemlerin şirket sıfatıyla yürütülmesini amaçladığını ancak talebin hangi tekil dosya/işleme özgüleneceği, kararın kapsam ve süresinin nasıl sınırlandırılacağı hususları açık olmadığını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, ihyanın genel ve belirsiz biçimde tüzel kişiliği canlandırmak için kullanılamayacağını Davacının iki takipten söz edip sadece birinin celbini istemesi, talebi özgüleme ve sınırlandırma gereğini karşılamadığını, HMK m.26 uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği mahkeme, özgülenmiş ve sınırlı bir istem bulunmadan geniş kapsamlı bir ihya kararı kuramayacağını, davanın usulden reddine aksi kanaat oluşması haline TTK m.547 kapsamında ihya koşulları oluşmadığından esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Limited Şirketin ihyası istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ...-5 ticaret sicil numaralı Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi nin .... İcra Dairesi 2019/... E. sayılı dosyası işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ve tasfiye memuru atanması istemi konusunda olduğu tespit edilmiştir. Dosyamız içine İhyası istenen şirket sicil dosyasının , icra takip dosyalarının uyap üzerinden geldiği, ihyası istenen şirketin tasfiye memuru davalı ... (...) ın nüfus kaydının alındığı görülmüştür. 6102 sayılı Yasanın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasında "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarla ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kanun veya kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Tüzel kişiliği olan bir şirketin ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları, ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler. Somut olayda; Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi nin ticaret sicilde kayıtlı adresinin "..." olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Mahkememizce ihyası istenen Tasfiye Halinde ...Limited Şirketinin .... İcra Dairesi 2019/... E. Sayılı dosyasında işlemleri ile sınırlı olmak üzere işlemlerinin yapılması için ihya kararının verilmesinde davacının hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. İhyası istenen şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ile Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sermayesi yasal tutarın altında olması" nedeniyle terkin edildiği, bu nedenle münfesih sayıldığı ticaret sicili kayıtları ile belirlenmiştir. Bu nedenle ek tasfiyeye ilişkin TTK 547 hükümleri uygulanacaktır. Mahkememizce şirketin ihyası ile, tasfiye ile sonlandırılan şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar vermek gerekmiştir. Görülmekte olan davada, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1- İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nde ...-5 ticaret sicil numaralı Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi nin nin .... İcra Dairesi 2019/... E. sayılı dosyaları işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK 547 maddesi gereğince İHYASI na, yeniden ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak ... ( TC no: ...) in ücretsiz olarak atanmasına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar harcın davacı tarafından yatırılan peşin harçtan mahsubu ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı ile 272,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olan yargılama gideri olmak üzere toplam 1.503,3-TL 'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18/12/2025
Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.