İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1069 E. 2026/199 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1069
Karar No
2026/199
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/1069 Esas KARAR NO: 2026/199 DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2022 KARAR TARİHİ: 30/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmaya ait ---- tarihinde giderek----- bilgisayarını kargo aracılığıyla ------- numaralı gönderi koduyla gönderim sağladığını, kargonun alıcısının babası olduğu, babasının adres ve telefon bilgilerini ilettiğini ancak kargonun davalı firmanın şubesinden ismini bilmediği şahıs tarafından teslim alındığını, şahsı tanımadığını, şahsın babasını arayarak kendisini kargo görevlisi olarak tanıtıp kargo kodunu istediğini akabinde şubeye kodu alıcı gibi ileterek kargoyu teslim aldığını, savcılığa giderek suç duyurusunda bulunduğunu işbu nedenlerle davanın kabulü ile --- maddi zararının, --- manevi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı firmaya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tüketici Mahkemesi'nin görevsiz olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda, gönderi -müvekkili şirket çalışan beyanından anlaşılacağı üzere- gönderiye ilişkin ------ teslim kodunu paylaşan kişiye teslim edildiğini, göndericinin şubeye gelerek 3. kişilerin bilmesine imkan olmayan kargo bilgilerini ve---- teslim kodunu tanımlayan şahsa kargoyu teslim etmemesi yahut herhangi bir şekilde şüphelenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından gönderinin teslim edildiğini bu nedenle kusur atfedilemeyeceğini, husumet itirazları bulunduğunu, davanın haksız fiil failine yönlendirilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu taşınan gönderinin müvekkili şirket sistem kayıtlarında da sabit olduğu üzere içerik olarak "bilgisayar sbb" olarak göründüğünü, davacı yanın kargo içeriğini aidiyetini ispat edememekle birlikte talep etmiş olduğu tazminat miktarını da somutlaştıramadığını, işbu fahiş maddi tazminat bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, kargonun eksik gönderildiğine dair ihbar en geç teslim anında ileri sürülmediğini, ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı yanın iddia ettiği uyuşmazlığa konu kargonun kayıp duruma düşmesi manevi tazminatı doğurmayacağını, zira manevi zarar talep edilebilmesinin şartlarının oluşmadığını, herhangi bir sorumluluk kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkilinin sorumluluğu olduğu düşünüldüğünde de müvekkilinin yalnızca kanunda belirlenen limitle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, işbu nedenlerle huzurdaki davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT:Huzurdaki dava hakkında----Mahkemesinden verilen ----- Karar sayılı GÖREVSİZLİK kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak dosyanın gönderildiği ve mahkememize tevzi edilerek yukarıda yer verilen esas numarasına kaydının yapıldığı görülmüştür.

DELİLLER-----Soruşturma sayılı dosyası ve tüm dosya içeriği.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, yurt içi kargo taşıması sırasında zayi olan emtia bedelinin, TTK'nın 875 vd. maddeleri uyarınca, davalı taşıyıcıdan tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır. Somut olayda; davacı tarafından sahibinden.com sitesinde satışa çıkarıldığı iddia edilen laptopun, alıcısına teslimi için davacı tarafından babasına teslim edilmek üzere davalı taşıma şirketine teslim edildiği, taraflar arasında yurtiçi kargo taşıma sözleşmesi akdedildiği ve dava konusu emtianın alıcısına teslim edilmemesi ve tam zayi olduğu iddiası ile emtianın veya bedelinin ödenmesinin huzurdaki dava ile talep edildiği görülmüştür.Maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; ----- Karar sayılı ilamı; ----Bu tespitlerden sonra davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesine gelince, TTK'nın 880. maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyanından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacak olup, TTK'nın 882. maddesine göre de, gönderinin tamamının zıyai veya hasarı hâlinde, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için -------karşılayan tutar ile sınırlıdır.. Maddenin son fıkrasına göre Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki değerine göre Türk Lirasına çevrilecektir. Bu şekilde özel çekme hakkına göre belirlenen tazminat miktarı, davacının gerçek zararı zararın altında kalması halinde özel çekme hakkına, fazla olması durumunda ise gerçek zarara hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı dava konusu gönderinin alıcı dışında başka kişiye teslim edilmesi nedeniyle kusurlu ise de davacı da müterafik kusurlu olduğundan, davalının sorumluluğu TTK'nın 882 maddesine göre sınırlıdır. Mahkemece de kabul edildiği üzere, davacı tarafça davalıya taşınmak üzere teslim edilen dava konusu gönderi ------- bilgisayardır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen bilgisayarın davalı taşıyıcıya teslim tarihindeki ikinci el değerinin ---- olacağı açıklanmış, bilirkişi raporunda tespit edilen bu tutarın TTK'nın 880 maddesine uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacının zararının ---- olduğu, bu tutardan davalının kusuruna isabet eden kısmın ise 10.000 TL bulunduğu kabul edilmiştir. Ancak yukarıda ifade edildiği üzere, davalının sorumluluğu TTK'nın 882 maddesi uyarınca sınırlıdır. Davalı tarafça düzenlenen taşıma belgelerinden taşınan emtianın ağırlığının 6 kg , gönderinin davalı taşıyıcıya teslim tarihi olan --- tarihinde ------ olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, Dairemizce davalının TTK'nın 882 maddesine göre sınırlı sorumlu olduğu miktarın ---- olduğu hesaplanmış olup bu tutar davalının sorumlu oluğu gerçek zarar miktarı olan ----- altında olduğundan davacının talep edebileceği tazminat miktarının------ olduğu kabul edilmiştir. Anacak davacı dava dilekçesinde dava değerini --- olarak gösterdiğinden taleple bağlı kalınarak anılan tutar hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davacının dava konusu gönderinin alıcı dışında başka bir kişiye teslim tarihi olan ---- tarihinden itibaren avans faiz talebi de yerinde görülmüş, Dairemizce hüküm altına alınan tutara bahsi geçen tarihten itibaren avans faiz işletilmiştir." şeklindedir. ---------sayılı ilamı; "Davalının sunduğu irsaliye formunda teslim edilen ürünün deri ürünleri olduğu yazılı olup davacının aksini ispatlayamadığı görülmüştür.Dava konusu olayda taşınan eşyanın ne olduğu ve sahip olduğu değer taşıma senedinde veya başka bir belge ile taşıyıcıya teslim edildiği ispat edilememiştir, davacı taraf taşınan eşyanın 2 adet cep telefonu olduğunu iddia etmekte ise de bu iddiayı ispata yeterli delil sunamamıştır. Yine davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu davalı çalışanının soruşturma aşamasındaki beyanında, kargonun alıcısı dışında bir kişiye teslim edildiği anlaşılmaktadır.Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Ancak, 6102 sayılı TTK 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. TTK 882. Maddesine göre "gönderinin tamamının Ziyaı ve hasarı halinde TTK 880 ve 881. Maddeler uyarınca ödenecek tazminat giderinin net olmayan ağırlığının her bir --- için 8.33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Dava konusu olayda; taşınan eşyanın ne olduğu davacı tarafça ispat edilemediği, taşıma senedinde ağırlık bulunmamakta sadece pakedin bir desi olduğu belirtilmektedir, desi ölçü birimi taşımacılıkta kullanılan bir hacim ölçüsü olup, taşıma eşya taşınmasına ilişkin TTK'nun 889 hükmünü kıyasen uygulanması ile TTK 882. Maddenin 1. Ve 2. Fıkrasındaki düzenlemeden farklı olarak ziya ve hasar nedeni ile taşıyıcının sorumluluğu taşıma sözleşmesinin ifası için gerekli olan yükleme hacminin m3 başına 1.500 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. " denmektedir. Dava konusu kolinin bir desi olarak kaydedildiği de dikkate alındığında 1 desinin hacminin 3.000'e bölünmesi ile 1 m3 333,3 desi yapmakta olup, 333,3 desi 1.500 çekme hakkı vermekte dava konusu koli için 1500/333,3 =4,5 özel çekme hakkı söz konusu olup, taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki merkez bankası kurlarına göre özel 1 özel çekme hakkı 11.0148 TL olduğu da dikkate alındığında 4,5*11,0148 =49,5666 olmaktadır dolayısı ile davacıya dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında davalıya teslim ettiği ve kaybolduğu dosya kapsamı ile sabit olan kargo için ödenebilecek tazminat miktarının 49,56 TL olduğunun kabulü gerektiğinden davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. ------ şeklindedir.Huzurdaki davada, her ne kadar dava konusu taşımaya konu ürünün davacı tarafça sahibinden.com a satışı yapılmak üzere konulan laptop olduğu ve işbu laptop un alıcısına teslim edilmek üzere babasına kargolandığı iddia edilmiş ise de, taşımaya konu ürünün sahibinden.com sitesine konulan ürün olup olmadığının, taşınan eşyanın ne olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, kaldı ki eğer bu sitede satılmış ise de neden alıcısına değil de davacının babasına kagolandığının izaha muhtaç olduğu anlaşılmakla TTK 882. maddensi gereği taşıma senedi üzerinde yer verilen ağırlık esas alınarak bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacı tarafın maddi tazminat talebinin yapılan hesaplama doğrultusunda kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde;-------- Karar sayılı ilamı; "Somut olayda, davacı tarafından davalı kargo şirketine teslimi yapılan diz üstü bilgisayarın taşıma esnasında kaybolduğu ve alıcısına teslim edilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talebinin İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmiş olup, karar bu yönüyle davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Manevi zarar, kişilerin belirli bir yoğunluktaki maddi olmayan, ruhsal veya moral zararı olarak tanımlanabilir. Elem, ızdırap, üzüntü ve yaşam sevincini kaybetme şeklinde ortaya çıkan bu zarar kişilerin ekonomik ve sosyal görünümünü etkiler. Geniş ve dar anlamda zarar kavramı; maddi ve manevi zarar ayrımı içerisinde ele alındığında, manevi zarar geniş anlamda zarar ve gerçek olmayan zarardır.Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. -------- gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır ------- Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.Belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı, manevi tazminat isteminin koşulları oluştuğu halde mahkemece davanın reddine karar verilmesine karşı istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde kişilik hakkının hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğraması halinde manevi zarara karşılık tazminat talep edilebileceği düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacının kişilik haklarının ne şekilde tecavüze uğradığına yönelik delil bildirilip manevi zarar ispatlanmadığından manevi tazminatın koşulları oluşmamıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından da manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, kargoya verilen eşyaların kaybedilmiş olmasının 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi anlamında kişilik haklarının ihlali olarak nitelendirilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri yerinde görülmemiştir ---------Yukarıda yer verilen dayanak BAM ilamında da belirtildiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde kişilik hakkının hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğraması halinde manevi zarara karşılık tazminat talep edilebileceği düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacının kişilik haklarının ne şekilde tecavüze uğradığına yönelik delil bildirilip manevi zarar ispatlanmadığından koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın maddi tazminat talebi bakımından KISMEN KABULÜ ile --------- dava tarihinden tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya dair talep ile manevi tazminat taleplerinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.878,53 TL peşin harcın mahsubuyla fazla yatırılan 1.146,53 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvurma harcı ve 732,00 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2.275,00 TL nin kabul red oranına göre 208,98 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 250,00 TL nin kabul red oranına göre 227,03 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 24.973,79 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 143,30 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.416,70 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, tarafların yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1069, K. 2026/199, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1069-e-2026-199-k-9322bcd67750