İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1065 E. 2026/583 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1065
- Karar No
- 2026/583
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1065 KARAR NO : 2026/583
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- yıllardır --- İli ---- İlçesinde eşi ile birlikte --- adı altında yüzme havuzu imalat bakım ve tamirat işleri ile uğraşmakta olan bir esnaf olduğunu, kendisi işi ile ilgili gerekli ekipman ve malzemelerin bir kısmını tedarikçi davalı----- karşıladığını, genel olarak ödemelerini çek ile yapan davacının ödemeler konusunda davalı şirkete bu güne kadar hiç bir problem yaşatmadığını, davalı firmanın 02.09.2025 tarihinde müvekkili aleyhine UYAP sistemi üzerinden akşam saat 19:00 da ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla 1.136.384,14 TL bedelle icra takibine geçtiğini, yine aynı firmanın borca konu çekleri 05.09.2025 tarihinde icra dairesine teslim ettiğini, ödeme emrinin ise davacıya tebliğ edilmediğini, davacının tesadüfen aleyhine icra takibine geçildiğini 15.09.2025 tarihinde öğrendiğini, bu arada takibin kesinleştiğini ve davacıya ait tüm taşınır taşınmaz ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, ayrıca iş bu borca karşılık ---- İcra Dairesi'nin davacının ----- Bankası --- Şubesinde bulunan hesabından 231.214.64 TL'sını iş bu borca karşılık uhdesine aldığını, halbuki davacının icra takibinden haberdar olduğu tarihte borçların ödendiğini ve müvekkilenin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davacı müvekkilinin davalı firmaya borcu olmadığının tespitine ve ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra takibinin iptaline ve davacı taşınır ve taşınmaz mallar üzerine konan haciz şerhlerinin kaldırılmasına, davalı şirket tarafından haksız olarak davacının ----- Şubesinde bulunan hesabından çekilen 231.214,34 TL nakit paranın davalının hesabına geçtiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte iadesine, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması sebebiyle müvekkili lehine takip bedeli olan 1.136.384,14 TL'nin % 20 si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ----, müvekkili firma--- olan borçlarına istinaden müvekkili lehine 31.07.2024 tarihli ---- seri numaralı 125.000,00 TL bedelli çek, 30.06.2024 tarihli ----- seri numaralı 125.000,00 TL bedelli çek ve 30.06.2024 tarihli ----- seri numaralı 430.000,00 TL bedelli çeki keşide ettiğini, ancak çekler karşılıksız olduğundan, banka tarafından karşılıksızdır işlemi yapıldığını ve takas sistemi kapsamında müvekkiline hiç ödeme yapılmadığını, anılan çeklerin, 02.09.2025 tarihinde ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine konu edildiğini, takip talebinde, ödenmemiş çek bedellerinin, çek bedellerine TTK uyarınca işlemiş ticari faizleri, çeklerin karşılıksız olması nedeniyle TTK uyarınca müvekkili lehine doğan çek tazminatları ve çek komisyonları alacaklarının tahsilinin talep edildiğini, ödeme emrinin, e-tebligat ile borçluya tebliğ edildiğini, icra takibinin ikame edilmesi üzerine takipten haberdar olan borçlunun, müvekkili firmaya haricen ödemeler yapmaya başladığını, takibe koyulan çeklerin bedelleri kadar borcun bir kısmı takip tarihinde yapılan ödemeler ile davacı tarafından kapatılmaya çalışıldığını, bu doğrultuda davacının, 02.09.2025 tarihinde 138.000,00 TL, 03.09.2025 tarihinde 472.000,00 TL ve 08.09.2025 tarihinde 67.729,40 TL ödemeyi müvekkil firmaya haricen yaptığını, icra takibinin açıldığı 02.09.2025 tarihinde, davacının müvekkili firmaya olan borçlarını henüz ödenmediğini, davacının takip sonrasında müvekkiline haricen ödediği meblağın, yalnızca çek bedeli borcu olduğunu, tarafların ticari defterlerinde de yer alan bu anapara borcundan başka, TTK ve İİK hükümlerinden kaynaklanan diğer borçlar (çeklere işlemiş ticari faiz, çek tazminatı ve komisyonu ile icra takibinden doğan diğer fer'i borçlar) ise borçlu tarafından hiçbir zaman ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK. 72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davasıdır.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasının UYAP'tan celp olunarak yapılan incelemesinde; davalının davacı aleyhine çeke dayalı olarak toplam 1.136.384,14 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda davanın İİK. 72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olduğu, ----- İcra Dairesinin ---- sayılı dosyasında davacının borçlu olup olmadığı, borçlu değil ise ödemiş olduğu miktarın istirdadına noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 16/06/2026 tarihli dilekçe ile dava dosyasının taraflarının sulh olduğunu, davacı tarafın işbu davadaki tüm talep ve iddialarından feragat ettiğini, tarafların karşılıklı olarak birbirinden harç, masraf ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını belirterek bu hususlar dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 17/06/2026 tarihli dilekçe ile mahkememizde ikame edilen menfi tespit davasında davacı müvekkilinin üzerine davadan çekilmek zaruretinin hasıl olduğunu, iş bu dava ile ilgili artan gider avansını, ödedikleri dava harçlarını ve bilirkişi ücretlerinin taraflarına iadesi için ilgili makamlara resmi bir şekilde müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, dilekçe ekinde sundukları feragat protokolüne istinaden tarafların birbirlerinden her hangi bir vekalet ücreti talebi bulunmadığını belirterek davadan çekilme taleplerinin kabulü ile ilgili tüm avans ve harçların taraflarına ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili ve davalı vekilince sunulan "Feragat Protokolü" incelenmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir. Feragatin varlığı nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın feragat nedeni ile reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan toplam 19.406,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 18.674,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça talep edilmediğinden lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına 6-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak karar verildi.