İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1060 E. 2025/989 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1060
- Karar No
- 2025/989
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1060 Esas KARAR NO : 2025/989 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 15/07/2025 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, davalıların birlikte ve organize şekilde gerçekleştirdiği eylemler sonucu uğradığı ağır maddi ve manevi zararlara uğradığını, davalılardan ... ve ...’un, daha önce ... Gayrimenkul aracılığıyla yapılan ödemeler ve satışlardan sonra, aynı portföyü farklı unvanlarla pazarlamaya devam ettiklerini; yatırımcı listesini temin ederek şirket dışı satışlar gerçekleştirdiklerinin tespit edildiğini, bu durumun, ileride doğacak bir ilamın icrasını ciddi düzeyde tehlikeye düşürdüğünü, ayrıca, iç kaynaklardan edinilen bilgiye göre, davalı ...’a ait bazı taşınmazların ... isimli şirkete devredildiği, bu şirketin ise fiilen ... tarafından yönetildiği ve yine ... ile bağlantılı “...” projesinde çok sayıda taşınmaz ve ticari alan satın aldığı tespit edildiğini, bu durumun, mal kaçırma şüphesini ve davalılar arasında kurulan örtülü ortaklık ilişkisini kuvvetlendirdiğini, yine davalı ... dışındaki şahısların büyük çoğunluğunun gerçek kişi olduğunu, sabit işyeri veya mali güvenceleri de bulunmadığını, müvekkillerinin uğradığı zararın ciddi boyutta olduğunu ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi halinde, ilerde alınacak bir mahkeme kararı tek başına bu zararın karşılanmasını temin etmeyeceğini, sonradan toplanarak dosyaya alınacak deliller hariç kalmak kaydıyla, dosyaya taraflarınca sunulan yazılı deliller dahi, ihtiyati tedbir taleplerinin haklılığını ortaya koyacak nitelikte olduğunu, bu durumda, sayın mahkemeye arz ve izah edilenler ışığında, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde," şartıyla yasa koyucu tarafından hüküm altına alınmış bulunan ihtiyati tedbir kararı hakkında, dosyaya konu iş ve işlemler göz önüne alındığında, kanunun aradığı şartın davamız bakımından mevcut olduğu, izahtan vareste olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 ve devamı hükümleri uyarınca, dava konusu alacakların güvence altına alınması amacıyla, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine, tensiben ihtiyaten tedbir konulmasına, gerekli görülmesi hâlinde uygun bir teminat karşılığında karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... İnşaat adına çıkartılan tebligatın TK 35.maddeye göre 03/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, Davacılardan ... Gayrimenkul yetkilileri ile davalılardan .../... ile Davalılardan .... ait ".... projesinden" ... ile görüşülerek toplu daire alımı konusunda anlaşılıp anlaşılmadığı, "toplu paket alımı" ve zamlandırılmış liste" şeklinde bir zorunluluk davacılara teklif edilip edilmediği, edildi ise bunun yasal olup olmadığı, sözleşme öncesinde ödemelerin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise miktarının ne olduğu ve buna ilişkin devirlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, ilk devirlerden sonra devre ilişkin engellemelerin olup olmadığı, benzer şekilde .... de alınan gayrimenkullerle ilgili sözleşme edimlerinin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, getirilmedi ise taraflardan hangisinin hangi edimini yerine getirilmediği, sözlşemenin nispiliği ilkesi gereğince bunun kimlere karşı ileri sürülebileceği, yaşanılan bu ticari ilişki kapsamında haksız fiil (engelleme-rüşvet ağı-dolandırıcılık iddiaları bakımından ) ve haksız rekabet nedeni ile ticari itibarının zedelenmesine ilişkin davalıların eylemlerinin olup olmadığı, var ise bu kapsamda her bir davacının maddi zarar, kazanç kaybına ilişkin zarar ve manevi zararı olup olmadığı ve ise ne kadar olduğu; davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, mahkememizin görevli olup olmadığı, bir kısım davalıların iş bu davada husumetinin olup olmadığı, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup olmadığı, davacı asiller bakımından davanın tefrikinin gerekip gerekmediği, zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı tespit edildi. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 04/12/2025 tarihli duruşmasında verilen 3, nolu ara kararı gereği ... İnş. Ve San. A.Ş.-.... Gayrimenkul İnş. Yat. San. Tic. A.Ş. Adi Ortaklığı yönünden davası tefrik edilmiş ve mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasına tevzi olmuştur. TBK.'nun 620 vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin tanımı, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendiklerini sözleşme olarak yapılmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesine göre, iki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (...nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ortakların ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır. (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2004 bas. Sahife 137; HGK. nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12-574 E 2003/564 K. Sayılı içtihadı). HMK'nın 50. maddesinde "Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." hükmüne yer verilmiştir. HMK'nın 114 /d. maddesinde ise, taraf ehliyeti dava (takip) şartı olarak düzenlenmiştir. HMK'nun 115/1. maddesi uyarınca; mahkeme, dava (takip) şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabileceği gibi, taraflar da dava (takip) şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tabi olmadan ileri sürebilirler. Takip (dava) şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu takibin iptal edilmesidir. Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin 01.06.2015 tarih ve 2015/5604 Esas ve 2015/15055 Karar sayılı emsal ilamında, "Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. 6098 sayılı TBK'nun 620. maddesinde de açıklandığı üzere, adi ortaklığın hükmi şahsiyeti bulunmadığından ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava (takip) ehliyeti de bulunmamaktadır. Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden gözönüne alınmalıdır. Yasanın emredici kuralından kaynaklanan ve bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili bulunan bu husus İİK'nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbidir. Şikayete konu takipte, borçlu olarak adi ortaklığı oluşturan şirketler yanında ayrıca adi ortaklığın (... İnşaat Taahhüt A.Ş.- .... İnşaat Tarım Hayvancılık A.Ş. İş Ortaklığının) gösterildiği anlaşıldığından, yukarıda da açıklandığı üzere adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık hakkında yapılan takibin hukuken geçerliliği bulunmamaktadır. O halde mahkemece anılan husus re’sen gözetilerek iş ortaklığı hakkında başlatılan takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." tespiti yapılmıştır. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından incelendiğinde; Tüzel kişiliği olmayan adi ortaklık adına veya aleyhine dava açıldığında şekli taraf kavramının kabulünün sonucu olarak dava dilekçesinde davacı veya davalı gösterilen adi ortaklık, davada taraf konumu elde eder. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti olup adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde davalı ".... İnşaat Ve Sanayi Anonim Şirketive .... Gayrimenkul İnşaat Yatırım Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Adi Ort." olarak adi ortaklık gösterilmiş, ortaklığın unvanı ve vergi numarasının yazılmış olup adi ortaklığı oluşturan ortaklar aleyhine ayrı ayrı dava açılmamıştır. Dosya içerisine sunulan belgelerden adi ortakların tamamına karşı dava açılıp açılmadığı da tespit edilmemiştir. Her ne kadar şekli taraf teorisine göre adi ortaklık taraf konumu elde etmiş ise de taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Neticeten, davanın ortaklara yöneltilmeyip, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa yöneltilmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK m. 50 ve 114/1-d hükümleri gereğince taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 50 ve 114/1-d hükümleri gereğince taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40TL ilam harcı olmak üzere toplam 615,40-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından işbu dosyada yatırılan avans bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 08/12/2025
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı