İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1029 E. 2026/246 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1029
- Karar No
- 2026/246
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1029 KARAR NO : 2026/246
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06.11.2025 KARAR TARİHİ : 03.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket----- Poliçe numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı ----- Şirketi'ne ait elektrik pedastalı,-----Şirketi'ne ait davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ------ isimli teknenin manevra esnasında, arka pasarellasının açık konumda kalmasından dolayı, pasarellanın pedastala çarpması neticesinde zarar gördüğünü, çarpma neticesinde denize düşen pedastal ilgili servis tarafından incelendiğini ve denize düşmesi neticesi pedastalın kullanılamaz durumda olduğuna dair rapor düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından, ------ numaralı hasar dosyasının oluşturulduğunu, alınan ekspertiz raporu neticesinde müşterek sigorta kapsamında müvekkili şirketin payına düşen tazminat tutarı 181,48 avro sigortalı ------Şirketi'ne ait ---- isimli teknenin ---- poliçe numaralı-----Şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, hasarın meydana gelmesinde ----- isimli tekne kusurlu olduğundan teknenin sigortacısı olan davalı taraf ortaya çıkan hasardan müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yapılan başvurudan olumlu netice alınamadığını, açıklanan hususlar çerçevesine, müvekkili şirket tarafından, sigortalısı ----- Şirketi'ne ödenmiş tazminat tutarı 181,48 avronun tahsili amacıyla ----- esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takibin davalı yönünden durduğunu, tüm bu nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı borca itirazının iptali ile itiraz neticesi durmuş olan takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlıkta görevli ve yetkili Mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla ---. Asliye Ticaret Mahkemesi olup huzurdaki başvurunun görev ve yetki yönünden reddini, davacının, sigorta şirketleri arası rücu protokolü gereği müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu ispatlaması gerektiğini aksi taktirde huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, herhangi bir sorumluluk kabulü anlamına gelmemekle birlikte poliçe kapsamında sorumluluklarının, sigorta bedelinin %1'i kadar muafiyete tabi olduğunu, bu tutarın da 10.000,00 avro olup bu tutarı aşan bedelin tespiti ve müvekkili şirkete atfedilebilecek kusurun varlığı halinde sorumluluklarının söz konusu olacağını, müvekkili şirketin yukarıda anılı poliçe kapsamında sunduğu teminatın, her hasar için sigorta bedeli üzerinden %1 muafiyete tabi olduğunu, bu kapsamda huzurdaki davaya konu hasar nedeniyle 10.000,00 avro muafiyet söz konusu olup bu meblağa kadar olan zararlarda müvekkili şirketin poliçe gereği sorumluluğunun bulunmadığını, davacının icra inkar tazminat talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle; usul ve yasaya aykırı şekilde gerçekleştirilen rücu başvurusu nedeniyle davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından sigortalanın zarar görmesi sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortacısına ödenen bedelin TTK 1472 maddesi gereği halefiyete dayalı olarak davalı sigorta şirketinden rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı sigorta şirketine ----- numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı -----Şirketi'ne ait elektrik pedastalının ----- Şirketi'ne ait davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı . ----- isimli teknenin manevra esnasında, arka pasarellasının açık konumda kalmasından dolayı, pasarellanın pedastala çarpması neticesinde zarar gördüğü, ------ Sigorta Poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığı, Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ------Şirketi'ne ait elektrik pedastalında meydana gelen zarar sebebiyle davacı tarafından sigortalısı olan ---- 181,48 Euro ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin halefiyet kapsamında ------Şirketi'nin sigortalısı olan davalıya rücu edilmesi kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine----- esas sayılı icra dosyasında icra takibine geçildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edildiği, yetki itirazında bulunularak ------- İcra Daireleri'nin yetkili olduğunun belirtildiği, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde mahkememizin görevine itiraz edildiği anlaşılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve ----- sayılı kararının 18. maddesi ile ---- kurulup faaliyete geçirilen Deniz İhtisas Mahkemeleri'nin yargı alanı, ----- il mülki hudutları olarak belirlendiğinden, ------ ili mülki hudutları içerisinde bulunan ---- mahkemeleri bakımından da Deniz Ticaret ve Deniz Sigortaları'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda HSK tarafından görevlendirilen Ticaret Mahkemeleri ihtisas mahkemesi olarak görevlidir. Eldeki davanın, davacı sigorta şirketine ---- Poliçe numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı ----- Şirketi'ne ait elektrik pedastalının --- Şirketi'ne ait davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ------isimli teknenin manevra esnasında, arka pasarellasının açık konumda kalmasından dolayı pasarellanın pedastala çarpması neticesinde zarar görmesi kapsamında davacı tarafından sigortalısına ödenen hasarın rücuen tahsili talebine ilişkin olması sebebiyle Denizcilik Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Görev hususu re'sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan olduğundan, davaya bakmaya mahkememiz değil HSK tarafından deniz hukukundan doğan davalara bakmak üzere görevlendirilen ---- Deniz İhtisas Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Deniz ihtisas mahkemesi olarak ise -----. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK m. 114 ve 115 hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin ------ Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) olduğunun tespitine, 2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.