İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1004 E. 2025/863 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1004
Karar No
2025/863
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1004 KARAR NO : 2025/863

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 10/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hâlihazırda ----- Üniversitesi’nde doktora programına devam eden bir akademisyen olduğunu, 06.08.2025 tarihinde hem yurt içinde hem de yurt dışında gerçekleştirdiği ilmi, kültürel ve eğitsel faaliyetlerle tanınan -----tarafından gerçekleştirilecek olan “eğitimci çalışan alımı” mülakatına katılmak amacıyla ------ (saat 13:30) ve ----- Havalimanı’na (saat 18:00) aktarmalı uçuş için davalı ----- Şirketi’nden bilet satın aldığını, söz konusu bu sınavın, müvekkilinin mesleki ve akademik kariyeri açısından hayati öneme sahip olduğunu, söz konusu sınavı kazanarak ağır ekonomik koşullar içinde ev kiralama, evlilik masraflarını karşılama ve --- yaşayan bakıma muhtaç ailesine destek olma ve doktora programına devam edebilmesi için gerekli masrafları karşılayabilme imkânını elde etmeyi hedeflediğini, bu sebeple yoğun bir hazırlık sürecinden geçtiğini ve oldukça stresli bir dönem yaşadığını, müvekkilinin sınava girmek ve akabinde -----kendi kültürel ve eğitsel seviyesine uygun bir iş aramak ve orada ikamet etmek amacıyla yola çıktığını, bu doğrultuda, başta takım elbisesi ve tıraş makinesi olmak üzere sınav günü için gerekli kişisel eşyalarını, yeni başlayacağını umduğu işinde kullanmak üzere yeni aldığı markalı kıyafetlerini valizine yerleştirdiğini ve söz konusu valizi havalimanı görevlilerine teslim ettiğini, uzun ve yorucu aktarmalı yolculuğun ardından ---- Havalimanı’na indiğini ve bagaj teslim bandına yöneldiğini, ancak uzun süre beklemesine rağmen valizini teslim alamadığını, müvekkili ile birlikte yaklaşık 10–15 yolcunun da aynı mağduriyeti yaşadığını ve bagajlarına ulaşamadığını, müvekkilinin bu durum üzerine derhal havalimanı Kayıp Eşya Bürosu’na başvurduğunu, başvuru neticesinde kendisine -----referans numaralı Mülkiyet Usulsüzlük Raporu (PIR) düzenlendiğini, raporun düzenlenmesinden sonra müvekkilinin, kaybolan valizi hakkında bilgi almak amacıyla farklı günlerde defalarca davalı ... aramış olmasına rağmen her defasında oyalanmaya çalışıldığını, birimden birime aktarıldığını ve “işleminiz devam ediyor” gibi klişe cevaplarla adeta yıldırılmaya ve hakkından vazgeçmeye zorlandığını, bu süreçte müvekkiline somut ve net bir bilgi verilmediğini, mağduriyetinin derinleştirildiğini, öyle ki, valizinin kaybolduğu tarihten, kaybolduğunun kesin olarak bildirildiği güne kadar müvekkilinin toplamda 151 dakika hatta tutulduğunu, aslında bu durumun bile, davalı şirketin hizmet kalitesinin ne denli yetersiz olduğunu ve müşteri mağduriyetini gözler önüne seren en açık gösterge olduğunu, uçuştan yaklaşık bir ay sonra ancak müvekkilinin ısrarlı aramaları neticesinde 5 Eylül tarihinde nihayet bagajın bulunamadığının müvekkiline bildirildiğini, sonrasında tazminat birimine yönlendirilen müvekkiline kaybolan bagaj için yalnızca 9.860 TL gibi sembolik bir bedelin ödenebileceğinin ifade edildiğini, üstelik bu bedelin kabul edilmesi halinde müvekkilinin gecikme ve kayıptan kaynaklanan tüm yasal haklarından feragat etmiş sayılacağının ihtar edildiğini, bu miktarın son derece komik ve küçültücü nitelikte olduğunu, zira müvekkilinin uğradığı zararın bu şekilde karşılanmasının mümkün olmadığını, bagajda yer alan yüksek değerli eşyaların gerçek bedelinin telafi edilmesi bir yana, müvekkilinin yaşadığı manevi yıkımın da giderilmesine hiçbir şekilde imkân sağlamadığını, davalı ----- Şirketi'nin, hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilinin bagajının kaybolmasına neden olduğunu ve bu sebeple müvekkilinin maddi zarara uğradığını belirterek müvekkilinin maddi ve menevi zarara uğradığını, iş bu davayı açmakta hukuki yarar bulunduğunu, bagajın zarara uğramasından farklı olarak her ne kadar ihbar şartı bulunmasa da müvekkili tarafından davalı şirkete süresi içerisinde ihbar yapıldığı ancak şirket tarafından müvekkilinin zararının karşılanmadığı malum olduğunu belirterek adli yardım talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne, tazminat miktarlarına uygulanacak yasal faiz ile yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Tüketici ise, 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Tüketici işlemi, 6502 sayılı yasanın 3/l. maddesinde; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ilmi, kültürel ve eğitsel faaliyetlerle tanınan ------ tarafından gerçekleştirilecek olan “eğitimci çalışan alımı” mülakatına katılmak amacıyla ----- Havalimanına geldiğinde valizini kaybettiğini, bu sebeple maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacının kültürel gezi kapsamında valizini kaybetmesi sebebiyle tüketici olduğu, bu sebeple uyuşmazlığı tüketici mahkemesince bakılması gerektiği, mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ----- Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere -----Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 6-Adli yardım talebinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,Dair karar, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1004, K. 2025/863, T. 10.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1004-e-2025-863-k-f36ad39807ad