İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/10 E. 2025/291 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/10
- Karar No
- 2025/291
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/10 Esas KARAR NO : 2025/291 Karar
DAVA : Endüstriyel Tasarıma Tecavüzün tespiti DAVA TARİHİ : 27/08/2019 KARAR TARİHİ : 23/12/2025
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/01/2023 tarih,... E....K. Sayılı Kararı, İstanbul BAM 16.HD'nin ... Esas ve ...Karar ve 08/01/2025 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla, taraflara kaldırma ilamı tebliğ edilmiş, kaldırma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundan KALDIRMA ilamı uyarınca yargılamaya devam olunmuş, KALDIRMA sonrasında dava dosyası mahkememizin 2025/10 esas sırasına kayıtlanmış olmakla ve yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil sektöründe bayan konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğu ... başvuru numaralı endüstriyel tasarım tescil başvuru formundaki 2 numaralı tasarımın taklitlerinin davalıya ait iş yerinde üretiminin ve satışının yapıldığını, yine davalıya ait olan ... satış sayfasında ve ... adlı internet sayfasında satışının yapıldığını, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı delil tespit dosyasıyla davalının "..." adresindeki iş yerinde ve ...satış sayfasında, ... adlı internet sayfasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, ancak alınan bilirkişi raporunda olumsuz görüş bildirilmiş olduğunu, oysa müvekkilinin tasarımı ile davalı ürünün karşılaştırılmasında, bilirkişilerin hatalı olarak rapor tanzim ettiklerini, rapor tanzim ederken benzerliklere odaklanılarak görüş bildirilmesi gerekirken, ayrıntıdaki ufak farklılıklara dayanılarak görüş bildirildiğini belirterek, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir, SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alınan raporda talep edenin tasarım başvurusundan esinlenildiği, ancak bunun tasarım hakkına tecavüz boyutuna ulaşmadığı görüş ve kanaatine varıldığına ilişkin görüş bildirildiğini, bilirkişinin raporunda haklı olduğunu, tesettür modasında volan kollu, üst kısmı işlemeli, tüllü elbiselerin yaygın olarak bulunduğunu, davacı tarafın ürününün piyasadaki hali hazırdaki modellerden esinlenilerek oluşturulmuş olduğunu ve ... sayfasında tespit edilen ürüne esinlenmenin ötesinde benzemediğini, yapılan delil tespitinde ... hesabının kimin adına kayıtlı olduğuna yönelik bir inceleme yapılmadığını, ... hesabının müvekkili ...'a ait olmadığını, müvekkilinin ileri yaşta olduğunu, ...’dan anlamadığını, davalı müvekkil tarafından üretimi yapılmayan, müvekkiline ait olmayan bir ürünün başkası veya çalışanı tarafından Instagrama koyulduğunun anlaşıldığını, müvekkiline ait iş yerinde ürünün ulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir. BİRLEŞEN DOSYADA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğunu, bu tasarımın davalı tarafından haksız olarak taklidinin üretilip davalıya ait olan... adlı ... sayfasında ve... adlı internet sayfasında satışının yapıldığını, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda benzerliklerin tespit edilmesine karşın, ayırtındaki ufak farlılıklara odaklanılarak olumsuz görüş bildirildiğini, bu nedenle de ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması davası açıldığını, yargılamasının halen devam ettiğini beyan ederek, öncelikle davanın ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, belirsiz alacak hükümlerine göre şimdilik SMK 151/2-a maddesi kapsamında 1.000,00 TL maddi, 100,00 TL itibar ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 30/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişik orandaki ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; ava konusu ürünler arasında genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, delil tespiti dosyasında yer alan bilirkişi raporunda “aynılık derecesindeki benzerliğin kol ve beldeki yaprak biçimindeki süs olduğunu söyleyebiliriz” denildiğini, ancak valon kol, dantel omuzlar vb. çok kısımda bariz farklılıklar da görüldüğünü, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bir bütün olarak bakıldığında farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğunu, bu belirleyiciliğin ayırt edici nitelikte olduğunun anlaşıldığını, kumaşlardaki ve desenlerindeki farklılıkların başlı başına tüketicinin tercihini belirlediğini,. tesettür giyimde kapalılık esas olduğundan, ana kalıplarda yapılan değişik kesimlerle klasik elbise modelli oluşturmak için pek seçenek olmadığını, iki ürün karşılaştırıldığında farklılıkların kullanıcı tercihini etkileyeceğini, kıyafet bakan bir kadının dava konusu iki ürünü birbirine karıştırmasının mümkün olmadığını, bilakis, bu ürüne bakan bir kadın kullanıcının ( özellikle ana gövdeyi tamamen kaplayan desenler nedeniyle) kendi zevkine göre ürünlerden birinden hiç hoşlanmazken diğerini beğenebileceğini, raporda da belirttiği üzere farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğunu, tasarımlardaki farklılığın ayırt ediciliği sağlayıp sağlamadığı hususunun o ürünün potansiyel ilgili kullanıcılarının (tüketicilerinin) bakış açısına göre belirlenmesi gerektiğini, dava konusu ürünün ilgili kullanıcıları olan kadınların bu iki tasarımı birbirine karıştırmasının, ayırt edilemeyecek kadar benzer görmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından dava konusu tasarımın üretiminin yapılmadığını, delil tespiti dosyasında iş yerinde yapılan aramada ürünlerin üretildiğine işaret eden bir ürüne rastlanılmadığını, ayrıca ... hesabının kime ait olduğu yönünde bir tespit yapılmadığını, ... hesabının müvekkili Sait Polat'a ait olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Asıl davada, davacının ... nolu endüstriyel tasarım belgesinin (2 nolu ETB) davalıya ait instegram sayfasında (...) internet sitesinde satışının yapıldığı, 2.FSHH Mahkemesinin... D.iş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığı, davalı eyleminin davacının endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması, tedbir ve ilanı istemine ilişkindir. Birleşen davada, belirsiz alacak hükümlerine göre şimdilik SMK 151/2-a kapsamında 1000 TL maddi, 100 TL itibar ve 20.000 TL manevi tazminatın 30/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişik orandaki ticari faizle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA Mahkememiz 31/01/2023 tarihli,... Esas, ...Karar sayılı kararında: ''Tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine'' karar verilmiştir. İstanbul BAM 16.HD'nin ... Esas ve...Karar ve 08/01/2025 tarihli ilamıyla: Dosya incelendiğinde; ... 2. FSHHM’nin ... D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalıya ait olduğu iddia edilen ürün ile davacıya ait tasarımın denetime uygun şekilde karşılaştırılmadığı, genel ifadelerle görüş bildirildiği, bu nedenle hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanlarının da yer aldıkları iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarının ise birbirleriyle çelişkili oldukları halde, bu çelişkili giderilmeden ve yeterli gerekçeye yer verilmeden ikinci heyetten alınan rapora üstünlük tanınarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 31/01/2023 tarihli ... E. - ... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA “şeklinde karar verilerek dava dosyası Mahkememize gönderilmiştir. KALDIRMA İLAMI SONRASI YARGILAMA: Mahkememizce İstanbul BAM 16.HD'nin ... Esas ve ...Karar ve 08/01/2025 tarihli kaldırma kararı uyarınca yargılama devam olunmuş ve bilirkişi incelemesi için ara karar oluşturulmuştur. Mahkememiz 17/04/2025 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararı uyarınca; '' KALDIRMA KARARI UYARINCA YENİ BİR HEYET OLUŞTURULMASINA; Mahkememizce res’en seçilen 4 kişilik BİLİRKİŞİ heyetine ( TASARIM KONUSUNDA UZMAN BİLİRKİŞİ, TEKSTİL SEKTÖR BİLİRKİŞİ, BİLİŞİM UZMANI, MALİ BİLİRKİŞİ ) yasal yemin ihtarları yaptırıldıktan sonra dosyamızın tevdii edilerek tarafların dosyamıza sundukları tüm deliller, cevap ve karşı cevap dilekçeleri incelenerek tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalara ışık tutacak ve ihtilafın halline yönelik doğrultuda gerekli incelemelerin yaptırılmasına ve bilirkişilerden uyuşmazlığın çözümüne yönelik rapor tanzim ettirmelerinin istenmesine, bilirkişilere rapor tanzimi için dosya tesliminden itibaren 2 aylık süre verilmesine, rapor sunulduğunda raporun taraf vekillerine tebliğine, raporun tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde rapora karşı tarafların itirazları varsa bildirmelerine, ayrıca Taraf vekillerine mahkemece tespiti istenen olgular haricinde bilirkişi yada bilirkişilerce belirlenmesinin gerekli olduğunu düşündükleri konular varsa iddia ve savunmanın değiştirilmesi kapsamı dışına çıkmayacak şekilde dosya bilirkişilere tevdi edilmeden önce mahkemeye bildirmeleri hususunda bugünki oturumdan itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, KALDIRMA KARARI UYARINCA; HEYETİN ALINAN ÖNCEKİ RAPORLARDA TARTIŞILARAK KALDIRMA KARARI ÖNCESİNDE Kİ RAPORLAR ARASINDA Kİ ÇELİŞKİYİ GİDEREREK DENETİME UYGUN ŞEKİLDE RAPOR TANZİM ETMELERİNE, Her bir bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesai karşılığında 8.000’er -TL ve bilirkişi tebligat ücreti 1000-TL olmak üzere toplam 33.000 TL ‘nin davacı tarafından 2 haftalık kesin sürede mahkeme veznesine depo edilmesine, belirlenen kesin süre içinde masraf verilmediği takdirde dosya içindeki mevcut deliller ile inceleme yapılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına (kesin sürenin hukuki sonuçları ihtar edildi) '' şeklinde ara karar kurulduğu, Mahkememiz 02/10/2025 tarihli duruşmasında; 17/04/2025 tarihli oturumun 3 nolu ara kararı gereğince, bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin süre verildiği, ancak kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, taraf vekillerine söz verildiği, davacı vekilinin bilirkişi ücretini yatırmak üzere tekrar mehil istediklerini, talepleri yerinde görülmezse asıl davalarının ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini, talep ettikleri, Davalı vekili, davacı vekilinin tekrar ücret yatırılması yönündeki talebe muvafakat etmediklerini, aradan 6 aydan fazla süre geçtiğini, davacının davasını ispat edemediğini, lehe alınan 3 bilirkişi raporu ve değişik iş rapor kapsamı dikkate alındığında asıl davanın ve birleşen davanın reddine, karar verilmesini talep ettikleri ve 23/12/2025 tarihli oturumun sözlü yargılama oturumu olarak tayinine karar verilmiştir. Davacı yan belirlenen kesin sürede bilirkişi ücretini yatırmadığından dosya kapsamında alınan raporlara göre hüküm tesis edilmesi gereklidir. 6100 sayılı HMK " İSPAT YÜKÜ" başlıklı Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Hükmüne amirdir. Davacı bilirkişi deliline dayanmış olup esasen mevcut uyuşmazlığın çözümü noktasında tasarıma tecavüz iddialarının tartışılması sunulan deliller kapsamında mahkemece resen değerlendirilebilecek hususlar olmayıp alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılması iddiaların ispatı yönünden gerek ve zorunludur. Bu husus kaldırma ilamında da açıkça belirtilmiştir. Davacı kesin süre içerisinde yatırması gereken bilirkişi ücretini yatırmamış, davalı yan ise davacının yeniden süre istemini kabul etmediklerini bildirmiştir. Dolayısıyla davalının muvafakatı olmadan mahkemece yeni bir süre verilmesi halinde davalının kazanılmış usulü hakkını ihlal edeceği açıktır. Şu hale göre kaldırma kararı kapsamında bilirkişi için gerekli ücretin yatırılmaması nedeniyle gerekli incelemenin yapılmadığı ve ispat yükü altındaki davacının davasını ispatlayamadığı , dosyada alınan diğer raporların tartışılması gerektiği anlaşılmıştır. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ ALINAN RAPORLARDA; İstanbul ...FSHHM’nin... diş sayılı dosyasında tasarım uzmanı ... ve teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 1.8.2019 tarihli raporda özetle; Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınarak yapılan değerlendirmede (SMK.m.56/6) aynılık derecesindeki en belirgin benzerliğin kol ve beldeki yaprak biçimindeki süs olduğu, Etek kesim ölçüsü farklı olup,eteğin kesim ve dikiminde benzerlik olsada, valon kol, dantel, omuzlar vb. pek çok kısımda bariz farklılıklar görüldüğü, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bir bütün olarak bakıldığında farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğu, bu belirleyiciliğin ayırt edici nitelikte olduğu tasarıma tecavüz boyutuna uluşmadığının tespit edildiğini bildirmişlerdir. Bilirkişiler..., ..., ... 05/10/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacı tarafa ait 28.05.2019 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ürün modeli ile Davalı tarafa ait ... adresinde yer alan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Değişik iş dosyasındaki rapor ile mahkeme aşamasında alınan rapor çeliştiğinden yeni bir heyet oluşturularak rapor alınmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ...22/04/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalı ... vekili tarafından davaya konu tasarımların bulunduğu "..." isimli İnstagram hesabının kendilerine ait olmadığı ve bu konuda yapılmış bir araştırma bulunmadığı konusunda yapılan itirazları neticesinde ilgili hesap incelenmek istendiyse de bu hesabın şu anda ulaşılabilir olmadığı ilgili hesabın kapatılmış olduğunun görüldüğünü, instagram sosyal paylaşım platformunun Türkiye'de temsilciliğinin bulunmaması nedeniyle bu hesabın hangi ip adresi üzerinden hangi cep telefonu, mail adresi kullanılarak oluşturulduğunun sorulamayacağı bilinse de "01.08.2019" tarihli Bilirkişi Raporu incelendiğinde "..._" ... hesabı üzerinde incelemeler yapıldığının görüldüğünü, hesapta iletişim numarası olarak "..." telefon numarasının bulunduğunun tespit edildiğini, davacı adına ... Locarno Sınıfı 28.05.2019 tarih ve ...tescil numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi ile korunan Abiye Konulu tasarımı ile; Asıl ve Birleşen Davanın Davalısı: ..., Reference Tekstil tarafından Üretilerek, piyasaya arz edilmiş bulunduğu bilirkişi raporlarıyla tespit olunan "..." tasarımı arasında, Bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunduğu ve bu elbise tasarımlarının bütün olarak algılanmasında farklılıkların, benzerliklerden daha belirleyici olduğu ve seçenek özgürlüğü daralmış böyle bir tasarım alanında anılan belirleyiciliğin ayırt edici nitelikte olduğu, bu nedenlerle, Asıl ve Birleşen Davanın Davalısı ... (Reference Tekstil) tarafından üretilen Abiye Kadın Elbiselerinin , piyasaya arz edilme fiillerinin ise tecavüz boyutu taşımadığı, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz tespit edilmemiş olması nedeniyle, taktiri mahkemeye ait olmak üzere , birleşen dava ile ilgili olarak tazminat hesabı yapılmasına gerek bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. İtiraz üzerine heyete sektör bilirkişi de eklenerek rapor alınmıştır. Bilirkişiler..., ..., ..., ... 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; kök rapordaki tespitlerin aynen geçerli olduğuna dair ayrıntılı rapor tanzim ettikleri, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise tazminat yönünden de inceleme yaptıkları anlaşılmıştır. Tasarımlarda yenilik SMK md. 56/4’de “Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.” şeklindedir. Ayırt edicilik kriterinin ise SMK md. 56/5’de ise “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” hükmü amirdir. Ayırt ediciliğe ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus “Bilgilenmiş kullanıcı” kavramıdır. Herhangi bir tasarımın ayırt edici nitelik açısından kıyaslandığı diğer bir tasarımın, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin belirgin bir farklılık arz etmesi gerekmektedir. Bilgilenmiş Kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide, bilgilenmiş kullanıcının bir uzmanı ifade etmediği; tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek satış sürecine dâhil olmuş bir ara kullanıcı olarak anlaşılması gerektiği ifade edilmiştir. Ayırt edici nitelik bakımından birbirleri ile kıyaslanan tasarımlarda tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınacağı da hükme bağlanmıştır. Somut davaya konu tasarımlar karşılaştırılırken ve uyuşmazlık konusuna ilişkin değerlendirmeler yapılırken yasada öngörülen kurallara riayet edilerek rapor tanzim edilmesi gereklidir. Mahkeme aşamasında alınan 22/04/2022 tarihli ve 25/10/2022 tarihli sektör bilirkişi eklenerek alınan son rapor tasarım hukuku genel ilkelere riayet edilerek hazırlandığından hükme dayanak olarak alınması gerekmiştir. Bilindiği üzere giysi tasarımlarının tasarım korumasından yararlanabilmesi için tasarıma konu ürün görünüm özelliklerinin, kendisinden önce kamuya sunulmuş olan tasarımlardan belirgin ölçüde farklılaşması gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu giysi tasarımlarının farklılıkları yada genel özellikleri incelenirken dolayısıyla yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir giysi tasarımının yenilik değerlendirmesinde, tasarımın unsurları önem arz edecektir. Tasarım sahibinin koruma talep ettiği giysinin tasarım unsurları ile kendisinden önceki tarihli giysi tasarım unsurları arasında belirgin farklılıkların olmaması halinde, yenilik şartı sağlanamayacaktır. Örneğin, kırmızı keten kumaştan üretilmiş olan klasik bir erkek gömleği tasarımı, çizgi, siluet, renk ya da yüzey bakımından yeni değildir. Ancak bu tasarımın yüzeyinde yer alan bir nakış ya da siluetini değiştirecek bir kesim detayı, onu yeni hale getirecektir. Bu halde dahi kullanılan nakış ve desen piyasada benzer ürünler üzerinde kullanılmış ise tasarımın geliştirilmesindeki seçenek özgürlüğü de dikkate alınmalıdır. SMK m. 56/5’te ve SMK m. 56/6’da yer alan düzenlemeye göre, tasarımda ayırt edici nitelik değerlendirmesi, belirli bazı ölçütler çerçevesinde yapılır. Genel izlenimde farklılık, bilgilenmiş kullanıcı ve gözü ve tasarımcının tasarımını geliştirmede seçenek özgürlüğünün derecesi göz önünde bulundurulan hususlardır. Davalı ve davacıya ait giysi tasarımları dikkate alındığında genel itibariyle her iki tarafın da kadın tesettür giyim dahi olmak üzere faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. 6769 sayılı “Sınaî Mülkiyet Kanunu” (SMK) 55. Maddesine gore: “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünüm” olarak tanımlanmıştır. Bilindiği üzere Tüketiciler bilgilenmiş kullanıcılar olarak asgari koşullarda genel bir kalıp özelliği arayarak belirlenmiş ve belli yönleriyle tanımlanmış ürünlerin müşterisi olmaktadır. Bu da verilenler arasından seçileni değil, belli görsel koşulları karşılayan (tesettür kapsamındaki) ürünlere eğilim gösterdiklerini ve bilinçli bir seçim içinde olduklarını ortaya koymaktadır. Bilirkişilerin Raporlarının 6 ve 7. Sayfalarında de işaret edildiği üzere sektördeki tasarımcılar, seçenek özgürlüğü yönünden daralmış bir tasarım alanına ürün sunmaktadır. Bu tasarımcılar her üç ayda bir gibi (mevsimlik modadan kaynaklandığı ileri sürülen) çok kısa bir periyot sayılabilecek bir döngüdeki rekabet ortamına yeniden ve özgün tasarımlar sunma zorunda kalmaktadır. SMK Mad. 56-6 kapsamında (Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin...) dikkate alınması önem arz etmektedir. Taraflara ait elbise tasarımları arasındaki farklar: - Omuz dikişleri büzgülü ve düz olmak üzere kol Montajı ve görünümünde farklılık bulunmaktadır - Koltuk yükseklik ve genişlikleri farlıdır. Davalı tasarımında üst kol genişliği daha büyüktür ve da kol oyuntusuna sahiptir. - Davalı taraf elbisesinde özellikle üst bedende bitkisel ve geometrik kökenli hafif stilize ve geleneksel motiflerden yararlanılmışken, - Davacı elbise tasarımının üst bedeninde Özellikle göğüs ve karın bölgesinde geometrik desenlere yer verilmektedir, - Kol ağızları geniş ve volanlı olup farklı genişlik, uzunluk ve darlıkta büzgülüdür. Davacı tasarımı daha yüksek biyeye sahiptir - Alt kol tasarımları farklıdır, Davacı taraf tasarımı daha Uzun ve yüksek volana sahiptir , - Davacı taraf etek drapörileri (drapeur/drape) daha zengindir - Davacı taraf etek bitimi daha yüksek volanlıdır. Taraflara ait tasarımdaki benzerlikler Taraflara ait elbise tasarımları arasındaki benzerlikler(raporun 13 ve 14. Sayfası) - İnce biyeli çember yakalar benzerdir , - Beden dikişli kendinden kumaş / kuşak kemer dikişi elbise içine alınmıştır , - Etek boyu ayak bileklerine, kol boyu ise kol bileklerine kadar Uzundur , - Kemer ve bel altında püsküllü sarkan süslemeler taşımaktadır, - Dirsekte aynı püsküllü sarkan süslemeler bulunmaktadır, - Aşağı doğru genişleyerek (evaze) büküm zenginliği gösteren ve maksi boy (en Uzun) etek biçimi, - Elbiselerin belden basene ve yere kadar olan bölümleriyle, omuzdan kola kadar olan bölümleri Şifon ile kaplanmıştır. - Beden bölümleri farklı doku ve kumaş cinsinden (şifon) düşünülerek örtücülük ve beden konturları saklanmış ve elbîse/kumaş ağırlığı azaltılmıştır . - İşlevsel rahatlık ve belde kalçaya değil de göğüs altına yerleştirilen elbise taşıma biçimine cevap verecek klasik "ampire" üslubuyla yerleşmiş tarza yönelik günümüz tesettür üslubuyla örtüşen anlayışına yer verilmiştir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınarak yapılan değerlendirmede (SMK.m.56/6) aynılık derecesindeki en belirgin benzerliğin kol ve beldeki yaprak biçimindeki süs olduğu, Etek kesim ölçüsü farklı olup,eteğin kesim ve dikiminde benzerlik olsada, valon kol, dantel, omuzlar vb. pek çok kısımda bariz farklılıklar görüldüğü, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bir bütün olarak bakıldığında farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğu, bu belirleyiciliğin ayırt edici nitelikte olduğu , HMK 266 madde kapsamında hükme dayanak yapılan Bilirkişiler, ..., ..., ... tarafından düzenlenen kök rapor ile Sektör bilirkişi ...eklenerek alınan 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporlar her eki tasarımın tüm ayrıntıları ile kıyaslanarak hazırlandığından denetim ve hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilmiştir. Bilirkişiler ..., ..., ... 05/10/2021 tarihli bilirkişi raporları ise tasarımları yüzeysel olarak incelediğinden denetime uygun bulunmadığından hükme esas alınmamıştır. Tecavüze mesnet gösterilen tasarımlar ile ihlale mesnet tasarımların görsellerin karşılaştırılması suretiyle ortak ve farklı özellikler denetime uygun şekilde Bilirkişiler, ..., ..., ... tarafından düzenlenen kök rapor ile Sektör bilirkişi ... eklenerek alınan 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporlarda incelenmiştir. Karşılaştırma neticesinde davaya mesnet tasarım ile ihlale mesnet tasarımın genel görünümü açısından tüketicinin farklılıkları ayırt edebileceği; tasarımların ayırt edicilik karşılaştırmasında tespit edilen farklı özelliklerin tasarımcının tasarımlarında seçenek özgürlüğü kapsamında hareket ettiği ve davalı eyleminin tasarıma tecavüz teşkil etmediğinden davacının her hangi bir tazminata da hak kazanmadığı anlaşıldığından keza Kaldırma sonrasında davacı yanca kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmamış, dolasıyla huzurdaki asıl ve birleşen davada yukardaki gerekçemiz kapsamında dosyaya sunulu delillere göre inceleme yapılması gerekmiştir. Toplanan delillere göre davacının tasarımına tecavüz eylemini ispat edemediği ,belirlenen kesin sürede davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı ve davasını ispat edemediği de gözetilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-ASIL DAVANIN REDDİNE 2-BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE, 3-Asıl davada 615,40 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 571 TL harcın davacıdan tahsiline, 4-Asıl davada tecavüzün tespiti isteminin reddi nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, 6-Birleşen davada 615,40 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 255,06 TL harcın davacıdan tahsiline, 2-Birleşen davada maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Birleşen davada itibar tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 100- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Birleşen davada manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı, hazır olanlara duruşma zaptı verildi. 23/12/2025
Katip ¸
Hakim ¸