İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1 E. 2026/41 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1
- Karar No
- 2026/41
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1 Esas KARAR NO : 2026/41
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardan beri inşaat sektöründe faaliyet gösteren, yurt içi ve yurt dışında tanınırlığı olan bir inşaat firması olduğunu; Müvekkili şirketin bu doğrultuda faaliyetlerini bir marka adı altında toplamak üzere “...” ibaresini seçmiş olup 2017 yılından bu yana konut projelerini bu isim altında yürütmekte olduğunu; Müvekkil şirkete ait internet sitesi olan ... dresinde de görülebileceği gibi başta “...” ve “...” olmak üzere müvekkil şirket tarafından pek çok konut projesinin hayata geçirilmiş olup bu projelerin “...” ismi altında birleşmekte ve müvekkil şirketin projelerini ihtiva etmekte olduğunu; Müvekkilin “...” esas unsurlu markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu; Davalı firmanın ise...tarihinde ... sınıf hizmetleri kapsar şekilde “...” isimli marka başvurusunu yapmış ve markanın ...numarası ile tescil edilmiş olduğunu; Davalının internet sitesinde yapılan araştırmada devam eden projelerinden birinin “...” isimli proje olduğunu; davalının ... isimli internet sitesinde yapmış olan incelemede davalı firmanın da inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu ve “...” isimli markayı da...'un ... ilçesinde inşa ettiği projede kullanmak üzere tescil ettirdiğini tespit ettiklerini; Müvekkili adına tescilli markalar ile davalı adına tescilli olan markaların işitsel ve görsel olarak birbiri ile karıştırılma ihtimali oluşturacak kadar benzer olduğunu; Markalardaki kelimeler telaffuz edilirken de aynı şekilde seslendirilmesi nedeniyle, sessel anlamda da karıştırılma derecesinde benzer olduğunu; Yine yazı fontu ve diğer şekil özelliklerine bakıldığında da ilk bakışta markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını; Davalı adına tescilli olan ... tescil nolu “...” markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesni talep etmektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı dosyaya sunduğu dilekçeler ile; Müvekkili şirketin 2008 yılından beri faaliyetini sürdürmekte olup, faaliyete başladığı günden bugüne kadar yaşama ve insana değer katan, katma değeri yüksek pek çok projeye imza atmış olduğunu; Müvekkil şirket projelerinden ...'ın ... ve ... ormanlarının kalbinde, orman ve görsel ilişkinin sürekliliği esas alınarak, üstün kaliteli doğal malzemelerle tasarlanan, tabiata uyumlu, kuş sesleri arasında doğal bir yaşam sürdürülebilecek bir konut sitesi olarak doğanın eşsiz güzelliklerinin modern mimariyle harmanlanması sloganı ile ortaya çıkmış olduğunu; Sözü edilen proje için ... no.lu ...” markasının ... sınıflarda müvekkili adına tescil edilmiş olduğunu; Müvekkili şirket adına tescil edilmiş olan ... tescil no.lu “...” markası ile davacı adına tescil edilmiş olan "..." ve "...” markalarının aralarında benzerlik bulunduğu iddia edilmişse de müvekkilin “...” markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebiyle ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında dava açılmış olan davanın halihazırda derdest olduğunu; Her ne kadar davacı tarafça “... ” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmişse de söz konusu talebin reddi gerektiğini; Davacı tarafça ",,," ve ",,," ibareli markalar ile ",,,' görsel olarak birbiri ile karıştırılma ihtimali oluşturacak kadar benzer olduğu iddia edilmekte ibareli markanın işitsel ve ise de karıştırılma ihtimali kesinlikle bulunmadığını; Taraf markalarının ayırt edici unsurları, yazı şekli, kullanılan görsellerin tamamen birbirinden farklı olduğunu; Müvekkil şirkete ait arkanın ayırt edici unsurunun "..." sözcüğü ve "..." logosu olduğunu; Davacı tarafın, müvekkil şirketin kullanmış olduğu logodan tamamen farklı bir logo kullanmış olduğunu; Dolayısıyla burada ayırt edici unsurun “...” söz konusu olup “...” kelimesinin davalının tekeline bırakılmasının mümkün olmadığını; Haksız diğer unsurlar ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. II.DELİLLER Türk Patent Marka Kurumu'ndan ... numaralı markaların, tescil belgelerinin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığına yönelik bilgi ve belgeler celp edilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen mali ..., sektör ... ve marka vekili ... 12/11/2025 tarihli raporun sonuç kısmında özetle;... tescil nolu ve ...tescil nolu markalarının ... sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu ... sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu, Davacı markalarının ... sınıfta tescil edildiği hizmetler ile davalı markasının tescilli olduğu .... sınıf hizmetlerin aym olduğu, .... sınıf hizmetlerden “gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetlerinin benzer olduğu ve ... Sınıf hizmetlerden “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi” hizmetlerinin benzer olduğu, Taraf markalarını bir bütün olarak incelediğimizde, esas unsuru “...” olan davacı markaları ile esas unsuru “...” olan davalı markasının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, Davalının “...” esas unsurlu markası ortalama tüketici nezdinde davacı markasının seri markası olarak algılanabileceğinden, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olduğu gerekçesiyle SMK m. 6/1 uyarınca yukarıda belirtilen aynı ve benzer hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Davacı adına kayıtlı ... tescil numarası ile tescil edilen “...” , 06.06.2021 tarihinde ... Tescil numarası ile tescil edilen “...” markaları ile davalı adına 10.10.2021 tarih ve ... tescil numarası ile yapılan “...” ibareli marka arasındaki benzerlik nedeniyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir. IV. GEREKÇE Hükümsüzlük davası hem kamunun hem de özel menfaatlerin korunmasına hizmet eden bir eda davasıdır. Hükümsüzlük halleri SMK m. 25'de düzenlenmiştir. Buna göre, markanın tesciline engel olan mutlak ya da nispi red nedenleri mevcut ise markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Marka, tescil engellerinin varlığına rağmen tescil olunmuşsa, hükümsüzlük davası ile bu tescilin terkini talep edilebilir. Zarar gören kişiler, sicilde marka sahibi olarak görülen kişiye karşı hükümsüzlük davası açabilirler. SMK 6/1 uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Nispi red nedenini varlığına rağmen tescil edilmişse SMK m. 25/1 uyarınca markanın hükümsüzlüğü talep edilebilir. SMK m. 6/1 hükmüne göre tescil edilmiş bir marka; i. Daha önce tescil edilmiş başka bir marka ile ve bu markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer nitelikte ise, ii. Daha önce tescil edilmiş başka bir marka ile halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Maddede markaların “benzer olması”ndan bahsedilmektedir. Farklı unsurlardan oluşan bir marka, bir başka markayı çağrıştırıyorsa, bu çağrışım halk nezdinde markalar arasında irtibat olduğu intibaı yaratıyorsa, markanın “benzer olması”ndan söz edilir. Markalar arasındaki benzerlik karıştırılma ihtimali yaratabilir. Karıştırılma ihtimali, bir yandan markaların karıştırılmasını, bir yandan da markaların temsil ettiği mal veya hizmetlerin karıştırılmasını ifade eder. Bir işaret görsel, fonetik veya diğer bir açıdan farklı olsa bile, bütünsel açıdan kendisine yaklaşıldığında herhangi bir sebeple hitap ettiği müşteri nezdinde başka bir marka ile bağlantısı varmış intiba yaratarak onu çağrıştırıyorsa ve bu yüzden müşterinin mal veya hizmet tercihinde etkili oluyorsa SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir benzerliğin varlığı kabul edilir. Bir markanın başka bir tescilli marka ile arasında bağlantı olduğu ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali varsa, bu iki marka benzerdir. Bu kapsamda davacının dayanak markaları ile dava konusu marka arasında karıştırılma ihtimali olup olmadığının incelenmesinde; Mal ve hizmetlerin karşılaştırılması neticesinde, mal ve hizmetler arasında farklılık, düşük düzeyde benzerlik, orta düzeyde benzerlik, yüksek düzeyde benzerlik veya aynılık bulunduğu sonuçlarından birine ulaşılır. Mallar ve hizmetler arasında farklılık bulunduğu sonucuna ulaşılması durumunda karıştırılma ihtimali incelemesi sona erdirilir ve karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılır. Bununla birlikte, mallar/hizmetler arasında benzerlik hatta aynılık bulunduğu her durumda da mutlaka karıştırılma ihtimalinin olması gibi bir durum da söz konusu değildir. Çünkü mal/hizmet benzerliği değerlendirmesi karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde dikkate alınan faktörlerden sadece birisidir. Karıştırılma ihtimali incelemesi, mal/hizmet benzerliği değerlendirmesi yanında ilgili diğer tüm faktörlerin birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde karara bağlanır. Ancak genel bir kural olarak, mallar/hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi yükseldikçe, karıştırılma ihtimalinin de arttığı belirtilebilir. Taraf markalarını SMK m. 6/1 kapsamında karşılaştırabilmek için öncelikle dayanak markalar ile hükümsüzlüğü talep edilen markanın mal/hizmet listesinin aynı veya benzer olması gerekmektedir. Davacı adına .... sınıfta tescilli olan ... ve ... no.lu markaların hizmet listesi ile davalı adına... sınıflarda tescilli olan ...no.lu markanın tescil listesindeki aynı veya benzer hizmetler incelendiğinde; Davalının ... no.lu markasının ... sınıfta tescilli olduğu hizmetler ile davacı markasının tescilli olduğu .... sınıf hizmetler aynıdır. Davalının ... no.lu markasının .... sınıfta tescilli olduğu “gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” ile davacı markasının tescilli olduğu ... sınıf hizmetler benzerdir. Davalının ...no.lu markasının .... sınıfta tescilli olduğu “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi” ile davacı markasının tescilli olduğu ... Sınıf hizmetler benzerdir. Türkpatent Marka İnceleme Kılavuzunda belirtildiği üzere; inşaat hizmetleri ile mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri ve mimarlık hizmetleri arasında birbirlerini tamamlayıcı ilişkinin bulunduğu, ilgili tüketici kesiminde örtüşme ve dağıtım kanallarındaki benzerlik ile karşılaştırma konusu hizmetleri sağlayan işletmelerin ilgili sektörde yaygın olarak her iki hizmeti de sunması hususları göz önüne alındığında bu hizmetler arasında benzerlik bulunduğu kabul edilir. Markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markaların bütünü göz önünde bulundurularak, genel görünüş itibari ile yapılır. Markaların parçalara ayrılarak inceleme yapılmasına ve özellikle tek başlarına ayırt edici gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımlarının aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına gerek yoktur. Bir markada üç unsur vardır; esas unsur, tamamlayıcı unsur ve yardımcı unsur. Esas unsur, markaya “ayırt edicilik” vasfını kazandıran unsurdur. Tamamlayıcı unsur, markanın tali unsurudur. Bir ürünün modelini veya hizmet sloganını belirleyen ibareler markanın tamamlayıcı unsurudur. Yardımcı unsur ise markanın üzerinde yer alan diğer ibarelerdir. Yardımcı unsurlar, marka olarak tek başına kullanılamaz; esas unsur ile birlikte kullanılabilir. İşaret benzerliği incelemesinde, öncelikle karşılaştırılan işaretlerdeki baskın ve ayırt edici unsurların tespit edilmesi gereklidir. Baskın ve ayırt edici unsurların tespitinin ardından işaretler görsel, işitsel ve kavramsal açıdan karşılaştırılır. Davacı adına tescilli olan markalar ile davalı adına tescilli olan markayı inceleyecek olursak; Davacı adına tescilli olan "..." ve "..." markalarına ait görsellerde "..." ve "..." yazı unsuru ile yaprak şekil unsurundan oluşmaktadır. Markalardaki yazı unsurlarından “Natura” ibaresi daha büyük punto ile yazılmak suretiyle ön plana çıkarıldığı görülmektedir. Davalı adına tescilli olan "..." markası yazı unsuru ile ağaç şekil unsurundan oluşmaktadır. Markadaki yazı unsurunun tamamı aynı punto ile yazılmıştır. Ancak “...” ibaresi coğrafi bir yer adı olduğundan, markada ayırt edici unsur olarak kabul edilmez. Zira, münhasıran il adından oluşan tescil başvurularının yanı sıra, Türkiye'deki maruf (herkesçe bilinen, tanınan) ilçe ve yerleşim yerlerinin isimlerini tek başına (başka herhangi bir unsur bulunmaksızın) içeren marka tescil başvuruları da genel kural olarak SMK m. 5/1/b uyarınca reddedilmektedir. “Maruf” veya “herkesçe bilinen” ifadesi ile kastedilen, ibarenin ilk etapta ve doğrudan doğruya ilçe veya coğrafi yer adı olarak algılanması. bilinmesidir. Karıştırılma ihtimali, tüketicilerin markaları doğrudan karıştırdığı, çekişme konusu işaretler arasında bağlantı kurduğu, markalar altında sunulan mal/hizmetlerin aynı işletmeden veya iktisaden bağlantılı işletmelerden geldiğini sandığı durumları kapsar. Karıştırılma ihtimali, ilişkilendirilme ihtimalini kapsamaktadır. Maddede geçen “ilişkilendirme ihtimali” kavramı, işaret benzerliğinin görece düşük olduğu durumlarda, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı yönünde yorumlanmaktadır. Tescilli marka ile kullanılan işaret arasında isterse görsel ve sesçil (fonetik) yönden benzerlik var olmasın, hatta genel görünüş açısından ayniyet veya benzerlik bulunmasın, halk bunlar arasında herhangi bir şekilde bağlantı kuruyorsa karıştırılma ihtimalinin mevcudiyeti kabul edilecektir. Dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğundan söz edilen işaretlerin bütün olarak değerlendirilmesi, görsel, fonetik, kavramsal yönleriyle benzerlik taşımaları aranmaktadır. Yahut bu benzerlikleri taşımıyorlarsa dahi iki marka arasında aynı işletmeye ait olabilecekleri, bu markaların seri markalar olabileceği türünde bir bağlantı kurulmasına sebep olması gerekmektedir. Kural olarak başvurusu yapılan işaretin bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, hedef kitlenin ortalaması bakımından tescilli bir marka veya başvurusu yapılmış bir işaret ile ilk bakışta ayırt edilemeyecek bir benzerliği ortaya koyuyorsa karıştırılma ihtimali var demektir. Bir mal veya hizmetin ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi arttıkça karıştırma ihtimali azalır. İlgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi azaldıkça karıştırma ihtimali artar. Karıştırmanın fiilen gerçekleşmesi şart değildir; karıştırma tehlikesinin varlığı, yani karıştırma ihtimali de yeterlidir. Ayrıca, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabilmesi için ilgili tüketici kesiminin bir kısmının karıştırması yeterlidir; ilgili tüketici kesiminin tamamının markaları karıştırma ihtimali aranmaz. İlgili malların veya hizmetlerin mevcut veya potansiyel tüketicilerinin tümünün malların ticari kaynağı konusunda yanılgıya düşme ihtimali gerekli değildir. İlgili tüketici kesiminin önemli bir kısmının malların ticari kaynağı konusunda yanılma ihtimali söz konusuysa, karıştırılma ihtimalinin olduğu kabul edilmektedir. Yargılama konusu olayda, taraflar arasında ihtilaflı olan husus davacı markalarındaki “...” ile davalı markasındaki “...” ibaresinden kaynaklanmaktadır. Davacı markasındaki “...” ibaresi Türkçe bir ibare olup “insanın yaradılış özelliği” anlamına gelen bir ibaredir. Davacı markalarının tescilli olduğu hizmetler yönünden bu ibarenin ayırt edici gücünün kuvvetli olduğu kabul edilebilir. Taraf markalarını bir bütün olarak incelediğimizde, esas unsuru “...” olan davacı markaları ile esas unsuru “...” olan davalı markası görsel ve işitsel olarak benzerdir. Davalının “...” esas unsurlu markası ortalama tüketici nezdinde davacı markasının seri markası olarak algılanabileceğinden, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olduğu gerekçesiyle SMK m. 6/1 uyarınca aynı ve benzer hizmetler yönünden; ki bu hizmetler yukarıda izah edildiği üzere; Davalının ... no.lu markasının ... sınıfta tescilli olduğu hizmetler ile davacı markasının tescilli olduğu ... sınıf hizmetler, Davalının ... no.lu markasının .... sınıfta tescilli olduğu “gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” ile davacı markasının tescilli olduğu ... sınıf hizmetler benzerdir. Davalının ... no.lu markasının ... sınıfta tescilli olduğu “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi” ile davacı markasının tescilli olduğu ... Sınıf hizmetler benzer olduğu değerlendirilerek Davalının ... no.lu markasının ... Sınıfta tescilli hizmetler bakımından kısmi olarak hükümsüzlüğüne dair karar tahsis edilmesi yönünde hukuki değerlendirme yapılmış ise de; Hüküm fıkrasında sehven hata gerçekleştirildiği, davalının markasının kısmi hükümsüzlük konusu sınıflara ilişkin kurulan bentte yalnızca .... Sınıflara yer verildiği, 36. Sınıf yönünden kısa kararda kısmi hükümsüzlük kararında sehven hata yapılması ile eklenmediği, fakat yukarıda yer alan izah ve hukuki değerlendirme neticesinde davalı markasının kısmi hükümsüzlüğünün .... Sınıflarda tescilli hizmetler bakımından geçerli olduğu yönünde kanaatin mahkememizde oluştuğu, ilgili bu paragrafa konu şerh ile gerekçeye aktarılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın kabulü ile; -Davalı adına tescilli ... numaralı marka tescilinin .... Ve .... Sınıflarda tanımlı mal ve hizmet sınıfları yönünden kısmi hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, -Kararın kesinleşmesi ile, kararın infazı için TPMK'ya müzekkere yazılmasına, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Başvuru harcı, 615,40 TL Peşin harcı, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti, 170,00 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 25.400,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333. Maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır