İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/976 E. 2026/182 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/976
Karar No
2026/182
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 12/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özet olarak;20.10.2024 tarihinde ... adına kayıtlı sürücüsü olduğu ... plaka sayılı otomobili ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesinde ... Caddesi istikametinden ... Caddesini takiben gelip ... Caddesi kavşağına seyir hızıyla giriş yaptığı esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip aracının ön kısımlarıyla yol kenarında bulunan ... Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünün beton duvarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle bedensel zarara uğradığını, müvekkilinin hayati tehlikesi olup vücudunda yüzünün sol göz kapağı lateralinden sağ göz altına kadar 15 cm laserasyon meydana gelmiş olup yüzüne altmıştan fazla dikiş atıldığını ve kalıcı izleri meydana geldiğini, müvekkilinin vücudunda meydana gelen hasar nedeniyle ağır bir tedavi süreci yaşamak zorunda kaldığını ve sürekli iş göremez durumda olduğunu, yaşanan kaza nedeniyle davalı araç sürücüsü ...'in kusuru nedeniyle meydana geldiğini, olayla ilgili olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası kapsamında soruşturma başlatıldığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde sigorta şirketi sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın sigortalı bulunduğu ... Sigorta A.Ş.'nin dava konusu maddi tazminata ilişkin tutardan sigorta poliçe limitleri aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek ticari/avans faiz taleplerinin bulunduğunu, karşı taraf ile yapılan arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek davalarının kabulü ile trafik kazasında meydana gelen bedensel zarar nedeniyle davacı ... için şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve 100,00 TL bakıcı ihtiyacı gideri olmak üzere 400,00 TL maddi tazminatın davalı araç sahibi ve araç sürücüsü ...'ten olay tarihinden ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nden poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek ticari/avans faizinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sahibi ve araç sürücüsü ...'ten olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle maktu vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili 30/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; dava konusu yapılan kazada öncelikle kusur durumlarının detaylı şekillerde çok açıdan incelenmesi gerektiğini ve kusur durumunun netleşmesi gerektiğini, davacının emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, sigortalı araçta ücretsiz şekilde taşınan davacı için hatır taşıması uygulanması gerektiğini, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik Dairesinden kusur incelemesi gerektiğini, kişinin maluliyete konu olabilecek düzeyde bir yaralanmasının mevcut olmadığını, davacının 4A - 4B SGK'lı çalışan olduğunu, SGK'dan rücuya tabi ödeme alınıp alınmadığı hususunun belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, kazaya ilişkin müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmayacağından davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcının ancak ve ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri gibi yansıma zarar ve manevi tazminat talepleri poliçe dışında kaldığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müterafik kusur, faiz, özürlülük oranının tespiti vs. dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Dosyamız kapsamında delillerin toplanması amacıyla Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Konya Sosyal Güvenlik Kurumu'na, ... Sigorta A.Ş.'ne, Konya Şehir Hastanesi'ne, Konya .Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, ... ve Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak cevabi yazılar dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. Dosya, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi müzekkere yazılarak davacının maluliyet oranın tespiti amacıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğe uygun alternatifli rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 09/12/2025 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada arızaların % 3 oranında (tüm vücut fonksiyon kaybına sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet) neden olduğunu, iyileşme süresinin 15 güne kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bakıcıya ihtiyaç duymayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, kişinin fatura bakıcı giderlerinin ve fatura edilmeyen tedavi giderlerinin toplamda 3.000 TL olarak değerlendirildiği görülmüştür. Mahkememizce tarafların kusur durumunun tespiti için dosya trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25/08/2025 tarihli rapora göre; sürücü ...'in meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, yolcu ...'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Tarafların tazminat hesabı için dosya alanında uzman Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/02/2026 tarihli rapora göre; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre (Pmf1931 göre): Sakatlanma klozu teminat limiti (1.800.000,00TL) içinde kalan tutar : davacı için kalıcı maluliyet ( iş göremezlik) tazminatı olarak 386.769,61 TL olmak üzere toplamda 386.769,61 TL tazminat hesap edildiği, sağlık gideri klozu teminat Limiti (1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 8.501,06 TL, davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 3.000,00 TL olmak üzere toplamda 11.501,06 TL tazminat olmak üzere genel toplam 398.270,67 TL tazminat hesaplandığı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre (Trh2010 göre): Sakatlanma klozu teminat Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 462.366,57 TL olmak üzere toplamda 462.366,57 TL tazminat hesap edildiği, sağlık gideri klozu teminat limiti (1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: davacı için geçici maluliyet ( iş göremezlik) tazminatı olarak 8.501,06 TL, davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 3.000,00 TL olmak üzere toplamda 11.501,06 TL tazminat olmak üzere genel toplam 473.867,63 TL tazminat hesaplandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 11/02/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; sürekli iş göremezlikten doğan tazminat alacağını 386.769,61 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden doğan tazminat alacağını 3.000,00 TL, geçici iş göremezlikten doğan tazminat alacağını 8.501,06 TL olmak üzere toplam 398.270,67-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden itibaren ve diğer davalı yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/ avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya hükmen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Bu kazanın oluşumunda sürücü ...'in meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, yolcu ...'ın kusursuz tespit edilmiş ve dosya kapsamında alınan 25/08/2025 tarihli raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacın dava konusu kaza neticesi yaşadığı yaralanmada sürekli iş göremezliğinin %3 olduğu, iyileşme sürecinin 15 gün olduğu ve bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilerek kişinin bu dönemde %100 malul olduğu, davacının bakıcı ihtiyacı olmadığı, alınan 09.12.2025 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı kaza tespit tutanağında belirsiz olarak belirtilmiştir. Bu nedenle, ispat yükü kendisine düşen davalı taraf davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını ispat edememesi nedeniyle hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.) Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre; Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre ise; Somut olayda, davalı vekili, davacıların desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, hatır taşıması yapıldığına dair herhangi bir belge ya da bilgi mevcut olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan hatır taşımasına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. İstanbul . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında sürücü sorgusunda yolcu ...’ ün çocukluk arkadaşı olduğunu ifade etmiştir. Buna göre, davacıların desteği ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde beyan edilmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır. Somut olayda, davacı kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olup, davacı ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmıştır. Davalının süresinde hatır taşıması definde bulunması ve davacı tarafça taşımanın hatır için olmadığına yönelik bir beyan ve delil ibraz edilmemesi karşısında zarardan % 20 oranında indirim yapılması gerekmiştir. Ret edilen kısım yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu kapsamda, hatır taşıması indiriminden sonra davacının davalıdan talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 369.893,25 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 6.800,84 TL, SGK tarafında karşılanmayan tedavi gideri tazminatı tutarının 2.400,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporunun 2 bendi dikkate alınarak, davacının davalı sigorta şirketinin sürücüsünün kusuru oranında talepte bulunduğu hususu da göz önünde bulundurularak davacının davasının taleple bağlı kalınarak kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi kararın kaldırılıp düzeltilmesini gerektirmiştir. (Bkz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) Yukarıda belirtilen yargıtay kararı gereğince arabuluculuk ücreti davacı üzerine bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 20.10.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan ...'ın ; a)Geçici iş göremezlik zararından dolayı 6.800,84 TL, b)SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 2.400,00 TL. olmak üzere toplam 9.200,84 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 20.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin maddi tazminat dışındaki ayrıca faiz yönünden sorumluluğunun temerrüt tarihi olan 19.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle ve bu tazminat yönünden tedavi giderleri teminat limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ç)Sürekli iş göremezlik zararından dolayı 309.415,68 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 20.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 1.800.000 TL.'lik ölüm ve sakatlık teminatı ile sınırlı olması ve ayrıca, faiz yönünden sorumluluğunun da temerrüt tarihi olan 19.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı olmak kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 2-Alınması gereken 21.764,69 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla birlikte alınan 2.386,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.378,67 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.386,02 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 15.815,27 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 16.242,87 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 12.991,03 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 50.978,64 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, b)Davalı sigorta şirketi, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/03/2026

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/976, K. 2026/182, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-976-e-2026-182-k-6c832b5f4409