İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/969 E. 2025/1051 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/969
- Karar No
- 2025/1051
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/969 Esas KARAR NO : 2025/1051
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkil aleyhine Bakırköy .... İcra dairesi .... E. sayılı dosyası kapsamında kefil sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip kesinleşmiş ve müvekkilin taşınır aracına haksız yere haciz tatbik edildiğini, icra takibi haksız olup davacı müvekkilinin alacaklı gözüken şahsa herhangi borcu bulunmadığını, dava konusu senet üzerindeki imza ve yazılar hiçbir şekilde müvekkilini el ve imza ürünü yazılar olmadığını, müvekkili senedin düzenlenmesinden dahi haberi olmadığını, müvekkilinin söz konusu senedi düzenleme gibi girişimi olmadığından bilgisi ve iradesi dışında imzası ve yazısı dahi tüm emre muharrer senet unsurları taklit edilmek suretiyle sahte olarak düzenlendiğini, imza incelemesi sonucunda sahte olarak adlarına atılan imzalar,imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince senedin o kişiler bakımından hükümsüzlüğü sonucunu doğuracağından kuşku olmadığı işbu sebeplerle söz konusu emre muharrer senet aslı üzerinde ivedikle imza incelemesi yapılması gerektiğini, dolayısıyla takibe konu senet üzerindeki imza ve yazılar müvekkile ait olmadığından kötüniyetli takibin müvekkili yönünden iptali gerektiğini, davaya konu emre muharrer senet üzerindeki imza ve yazıların göz ile görülür şekilde tespit edileceği üzere müvekkiline ait olmaması dolayısıyla müvekkili bakımından telafisi güç, imkansız zararlar meydana getireceğinden, öncelikle davaya konu icra takibinin durdurulması yönünde öncelikle teminatsız olarak ihtiyadi tedbir kararının verilmesi mahkeme aksi kanaate ise makul görülecek ve müvekkili mağdur etmeyecek şekilde bir teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyadi tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkilinin şimdilik 10.000,00-TL borçlu olmadığının tespit edilmesi ile Bakırköy .... İcra dairesi ... E. sayılı takip dosyasının iptalini, teminatsız olarak icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesini, takip alacağı miktarının %100'ü miktarında %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının ihtiyati haczin başladığı 16.05.2018 tarihinden itibaren karşılıklılık, hakkaniyet, hak ve nesafet gereği takip alacaklısının takip borçlusundan talep ettiği yıllık %9,75 faiziyle birlikte davalı bankaya yükletilmesini adli yardım talebinin kabulünü, 6100 sayılı kanunun 329'uncu maddesi kapsamında haksız ve kötü niyetle yapılan hukuki işlemlere ilişkin huzurdaki davayı açmak zorunda kalınmış olması, dava açmak ve birçok gider ile zaman maliyetine katlanmak zorunda kalınması, alacağını tahsil için vekil tutmak ve yargılamaya vekilin devamını temin etmek zorunda kalması ve tüm yasaya uygun diğer sebeplerle, davacının vekiline ödemekle mükellef olduğunu, İstanbul barosu asgari ücret tarifesi üzerinden tahakkuk edecek vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Eldeki davada davacının dava dilekçesinin netice-i talep kısmında takibin asıl alacak ve tüm feriler yönünden iptalinin talep edildiği anlaşılmakla dava değerinin takipteki alacak kalemi toplamı kadar olacağı, menfi tespit davaları kısmi dava olarak açılamayacağından Mahkememiz tarafından dava konusu bono bedeli üzerinden harcın tamamlattırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından eksik olan 7.534,90 TL harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Dosyaya sunulan 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında inceleme konusu senetteki imzalar ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile alacaklısı ...., borçlusu ...., kefili ... olan, 19.03.2023 düzenleme, 03.07.2023 ödeme tarihli, 343.000 TL bedelli senetteki imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı sonucu yapılan incelemede dava konusu alacaklısı ...., borçlusu ... kefili ... olan, 19.03.2023 düzenleme, 03.07.2023 ödeme tarihli, 343.000 TL bedelli senetteki kefil imzasının davacı ...'nin eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibine dayanak yapılan 343.000 TL bedelli bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş kötü niyet tazminatı talebi yönünden ise davalı hakkında tazminata hükmedilmesi için alacaklının haksız ve kötü niyetli olması gerekmekte olup takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı halde icra takibine girişmesi halinde söz konusu olmaktadır. Kötü niyet ise alacaklının sırf borçluyu zarara uğratmak maksadıyla takibe girişmesi halinde gerçekleşeceğinden ve bu husus ispatlanmadığından yasal koşulları oluşmadığı anlaşılmakla davalı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 343.000 TL bedelli bonodan kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Dava konusu, 343.000 TL bedelli bononun davacı yönünden İPTALİNE, 2-Davalı aleyhine şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 23.430,40 TL harçtan peşin alınan 7.534,90 TL peşin harcın mahsubu ile 15.895,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 7.534,90 TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.595,70- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 54.880,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 7.010 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokulğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2025
Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪