Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/695 E. 2025/1512 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/695
- Karar No
- 2025/1512
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/695 Esas
KARAR NO: 2025/1512 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2023
NUMARASI: 2022/721 E. - 2023/656 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 150.000 TL tutarındaki çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davaya konu edilen icra takibinin dayanağı olan çekteki imza ve kaşenin müvekkili şirkette tek yetkili olan ... Tc nolu ...'e ait olmamakla birlikte, müvekkilin bilgisi de bulunmadığını, çekte diğer adı geçen şahısların hiçbirisini de tanımadığını, müvekkilin bu çekten de icra takibi sebebiyle haberi olduğunu, müvekkilinin imzasının taklit edilmek suretiyle daha önceden de aynı şekilde dolandırılmaya çalışıldığını, bu konuda ve davaya konu çek ile ilgili suç duyurusunda da bulunulduğunu, yapılan icra takibi sonucunda müvekkilinin banka hesaplarına, araçlarına haciz konulduğunu, İİK 72 maddesi gereğince icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi ve icra takibinin durdurulması ve icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılması için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının söz konusu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, menfi tespit davasının genel hükümler uyarınca açılan bir tespit davası olması dolayısıyla davanın açılması için gerekli şartların haiz olmadığını, davacının dava dilekçesinde yalnızca imzanın sahte olduğunu ileri sürdüğünü, borç ilişkisine dair bir itiraz ileri sürmediğini, müvekkili tarafından söz konusu takibin 14/09/2022 tarihinde başlatıldığını, davacı tarafından da süresi içerisinde icra hukuk mahkemesinde 16/09/2022 tarihli itirazı ile imzaya itiraz edildiğini, İstanbul 37. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/332 Esas sayılı dosyasında imza itirazı incelendiğini, ayrıca davacı tarafın itiraz incelemesi yapan mahkemeden de takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, İstanbul 37. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 30/09/2022 tarihli ara kararı ile "Her iki taraf içinde mağduriyet oluşmaması adına icra dosyasının takip çıkış miktarı üzerinden % 100 teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacının tüm bunların ardından 13/10/2022 tarihinde huzurdaki davayı açtığını, imzaya itiraz dosyasında menfi tespit dosyası ile aynı sonuçlar elde edilebileceğini, şahsi defilerin çeki ciro yolu ile devralan iyi niyetli müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin, iyi niyetli ve basiretli bir tacir gibi davranarak çekin yasal unsurlarını sağlaması sebebiyle çeki ... İnş. ve Yapı Malz. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile olan ticaretine karşılık kabul ettiğini, ancak müvekkilinin çekin kendisinden önceki alt ilişkisinin geçerli olup olmadığını veya var olup olmadığını, kaşe ve imzaların sahte olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmayan tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih ve 2022/721 Esas, 2023/656 Karar sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme sonunda; davalı, takibe konu 29/08/2022 tarihli çekteki imzanın davacı şirkete ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.Dava davacının davalıya borçlu olmadığına yönelik menfi tespit davasıdır. Davacı, davalının kendileri aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe dayanak çek üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ederek davalıya borçlu olmadığının tespiti için dava açmıştır.Takibe konu çekin davalı vekilinde bulunduğu tespit edildiğinden davalı vekiline 01/03/2023 tarihli celsede ara karar ile çek aslını mahkememiz kasasına sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş. Kesin süre içerisinde çekin sunulmaması halinde çekteki imzanın davacıya ait olmadığına karar verileceği davalı vekiline ihtar edilmiş. Davalı vekili 16/03/2023 havale tarihli dilekçesinde çekin müvekkillerindeyken kaybolduğunu beyan etmiş ve çek aslını mahkememize sunmamıştır.Davalı tarafın çek aslımı sunmaması sebebiyle imza incelemesi yapılamamıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükü davalı tarafta olup, davalı tarafın imzanın davacı eli ürünü olduğunu ispatlaması gerekmekte olup, davalı taraf çekteki imzanın davacıya ait olduğunu ispatlayamadığından...
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, davacı ... GIDA NAKLİYAT TARIM İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM Tic. İth. Ve İhr. Ltd Şti'nin İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinden borçlu bulunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının reddine,.." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ile; Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul 37. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/332 E. sayılı dosyasında imza itirazı incelendiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, tedbir kararından sonra 13.10.2022 tarihinde iş bu menfi tespit davası açıldığını, imzaya itiraz dosyasında da menfi tespit dosyası ile aynı sonuçlar elde edilebileceğini, icra takibinde hem davacının imzaya yönelik itirazda bulunması hem de diğer borçlular adına kayıtlı hacze kabil mal bulunmaması sebebiyle çekin tahsil edilebilme ihtimalinin düşük görüldüğünden teminatı daha hızlı alabilmek için takipten feragat talebinde bulunulduğunu, Çek aslının ibraz edilememesi sonucunda HMK 220 hükmü uygulanmadan karar verildiğini, müvekkil ciro yolu ile çeki devraldığından şahsi definin müvekkile karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
G E R E K Ç E :
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı Mirbey şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın imza inkarına dayalı menfi tespit davası olduğu, imza incelemesi için çek aslının celbi/ibrazının zorunlu olduğu, davaya konu çeki elinde bulunduran davalı- alacaklı vekilinin, verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen çek aslını ibraz etmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, dava açılış tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa ilişkin düzenlemenin yürürlükte olmadığı, dava tarihinden sonra icra takibinden vazgeçildiği görülmüş ise de talebin çeke dayalı menfi tespit olarak ileri sürülmesi karşısında davacının hukuki yararının sona erdiğinin söylenemeyeceği gibi icra hukuk mahkemesi dar yetkili mahkeme olmakla davacının genel mahkemede dava açmasında da hukuki yararı bulunduğu, delil dilekçesinde açıkça "yemin" deliline dayanılmadığı görülmekle birlikte aksi halde dahi konusu suç teşkil eden maddi vakıa karşısında yemin deliline başvurulamasının da mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... şirketi vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 11.263,63 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.815,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.447,73 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 28/11/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.