İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/968 E. 2026/389 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/968
Karar No
2026/389
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO KARAR NO

HAKİM KATİP

DAVACILAR

VEKİLİ

DAVALI VEKİLLERİ

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/08/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARARYAZIM TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarihinde Bağcılar Mahallesi Siverek Cad. Bağlar/Diyarbakır adresinde saat .....'de meydana gelen trafik kazası neticesinde .....ağır yaralandığını, kaza yerine gelen 112 Acil ekipleri tarafından S.B.Ü. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen ....., burada yapılan acil müdahalesinin ardından yoğun bakım sevisine alındığını, müvekkilleri tarafından doktorlar ile yapılan görüşmelerin neticesinde .....acil olarak ameliyat edilmesinin öğrenilmesi üzerine dava dışı .....Sanayi Limited Şirketi'ne ait olan Diyarbakır'da bulunan .....Hastanesi'ne sevk edildiğini, .....tarihinde .....Hastanesi'ne sevk edilen ....., burada acil olarak ameliyata alındığını, ameliyat sonrası yoğun bakımda tedavisi devam ederken .....tarihinde vefat ettiğini, söz konusu kazaya davalı sigorta şirketine .....acente numara, .....poliçe numarası ile kayıtlı dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....model .....marka .....plakalı araç karıştığını, yaşanan kaza neticesinde meydana gelen ölüm sebebiyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....ve .....Soruşturma sayılı dosyaları nezdinde hemen soruşturma ve adli tahkikat işlemleri başlatıldığını, kaza sonrası olay yerine gelen kolluk ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağında dava dışı araç şoförü .....; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun m.52/1-B ''sürücünün hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak'' hükmü uyarınca kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketine tazminat ödenmesine ilişkin olarak .....tarihinde tarafımızca başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşme neticesinde davalı taraf ile anlaşılamadığını, yaşanan trafik kazası sonrası müteveffanın, hastane, tedavi, taziye, defin, cenaze gibi masraflarının müvekkilleri tarafından karşılandığını, müteveffa ....., kaza yerinde değil de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği göz önünde bulundurulduğunda hastane masraflarının da davalı tarafından tazmini gerektiğini, meydana gelen kaza sonucu müteveffanın eşi (.....) ve çocuklarının yaşı ve medeni durumları göz önüne alındığında müvekkilleri lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle davalarının kabulünü, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve defin giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil ve tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .....Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın meydana gelen kaza sebebiyle müvekkili şirket tarafından ödemeyi beklemeden kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerekmekte olduğundan Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün davacının zarar görmesinde kusuru olmadığını, davanın müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kaza sebebi ile başlatılan ceza yargılaması dosyasına müzekkere yazılarak dosyadan alınan tüm kusur raporlarının, gerekçeli kararının ve kesinleşme şerhinin istenilmesini ve ilgili evrakların uyap sistemine kaydedilmesini, sigortalı araç sürücüsünün beraat etmiş olması halinde davanın esastan reddini, davanın devam ediyor olması halinde bekletici mesele yapılmasını, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte destekten yoksunluk hesabı yapacak olan bilirkişi raporu yargıtay’ın değişen içtihatları neticesinde yetersiz kalmaması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kaldıkları makul ve muteber delillerle ispatlanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere; .....tarihinde KTK madde 90'da yapılan değişiklik sebebiyle ve dahi 31679 sayılı .....tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar Ve Ekleri uyarınca maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken göz önünde bulundurulacak kıstasların değiştirildiğini, maluliyet/destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılır iken yeni genel şartların dikkate alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda karayolları trafik kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminatlarının 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde dava konusu kaza sebebiyle cenaze ve defin gideri tazminatı talep edildiğini, müvekkili şirket nezdinde oluşturulan poliçe trafik poliçesi olduğunu, davacı tarafın taleplerinden sorumluluklarının bulunmadığını, cenaze ve defin giderleri talebinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, bu nedenle haksız olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, müttevefanın nüfus kayıt örneklerinin celbi ile dosya kapsamına alınmasını, müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasını, kusur durumuna göre Hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasını, müvekkili şirketin manevi tazminat talebinden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini, SGK'ya müzekkere yazılarak davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının sorulmasına ve yapılan ödemelerin tazminat hesabından düşülmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, müvekkili şirket dava açılmasına sebep olmadığından tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin gideri talebine ilişkindir. Davacılardan ....., müteveffanın eşi, diğerleri ise çocuklarıdır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. 6098 Sayılı TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir. (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E, - 1982/412 K, sayılı kararı). 6098 Sayılı Kanunun 53. maddesinde ölüm halinde uğranılan zararlar arasında cenaze giderleri sayılmış olup, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre cenaze giderleri arasında defin gideri, yıkama gideri, cenazenin taşınması ve baş sağlığı için gelenlere ikram edilen yiyecek içecek kabul edilmekte olup, söz konusu zararların bir çoğunun belgelendirilmesi mümkün değildir. Sürücü ....., .....günü saat .....sıralarında sevk ve idaresindeki .....plakalı kamyonet ile Kamışlo Bulvarı istikametinden Siverek Caddesini takiben Yeşildallı Mahallesi Yolu istikametine seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta, seyrine göre sol tarafından, kavşak ortasından yola girip karşıya geçmekte olan yaya .....çarpması sonucu ölümlü dava konusu kaza meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde sürücü .....KTK'nın 52/1-B ve yaya .....KTK'nın 68/1-B maddeleri uyarınca kusurlu oldukları yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür. Söz konusu kaza ile ilgili Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....Esas .....Karar sayılı dosyası ile yargılama yapılmış, Savcılık aşamasında alınan .....bilirkişi raporunda sürücü .....KTK'nın tali kusurlu ve yaya .....asli kusurlu oldukları yönünde görüş ve kanaatte bulunulduğu, ceza mahkemesince söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, sanık .....hakkında HAGB kararı verildiği görülmüştür. Mahkememizce kusur hususunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan .....tarihli rapor alınmış, söz konusu raporda, sürücü ....., sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, meskun mahaldeki yolu takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta, yola gereken dikkatini vermeden seyrine devam etmesi sonucu, sağ tarafından yola giren ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı yaya .....karşı, zamanında etkin tedbir alamadan çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, kusur oranının % 75 olduğu, sürücü ....., olay mahalli kavşağın giriş veya çıkışını kullanmaya özen göstermeden, kontrolsüzce ortasından yola girerek karşıya geçtiği esnada, sağ tarafından gelen sürücü idaresindeki kamyonet tarafından çarpılmasıyla meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu, kusur oranının % 25 olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyamızdan alınan ATK kusur raporu, kaza tespit tutanağı ve kesinleşen ceza dosyasında alınan kusur raporu arasında çelişki olması nedeni ile Mahkememizce dava dosyasının talimat yolu ile İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek, HMK’nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişilerin İTÜ Otomotiv Kürsüsünde görevli trafik ve kusur konularında uzman öğretim üyeleri arasından seçilecek 3 kişiden oluşturulmasına karar verilmiştir. Söz konusu bilirkişiler tarafından düzenlenen .....tarihli raporda özetle kazanın meydana geldiği dönel kavşağa karayolunu kullanarak geçiş yapan müteveffa .....yaya geçidi yerine yaya kullanımına kapalı olan dönel kavşağı kullanmasının söz konusu trafik kazasının oluşumunda temel etken olduğu, dönel kavşak içerisine girdiği anda yola ve trafiğin durumuna gerekli dikkat özeni göstermesi beklenirken yola çıkmış olan yayalara karşı fren tedbirini almaksızın yoluna devam eden .....plakalı araç sürücü .....tali düzeyde etkili olduğu, .....yüz metre kadar mesafede yaya geçidinin olduğu kaza mahalinde yaya geçidini kullanmadan yükseltilmiş, bitkilendirilmiş ve yaya geçişine uygun olmayan araçlar için kısıtlı görüş alanına sahip dönel kavşak içerisinden kontrolsüz şekilde yola çıkarak hem kendini hem de trafiğin akışını tehlikeye atarak ihlal ettiği KTK'nun 68/b-c maddeleri uyarınca %85 oranında asli kusurlu olduğu, yaya ile olan çarpışmayı engelleyebilmek ya da zararın azaltılması adına yeterli süre (reaksiyon-fren) ve mesafesi olmasına karşılık zamanında ve gerekli etkide fren tedbirini kullanmayan .....KTK 52/b maddesini ihlal ederek %15 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkarılmıştır. Yukarıda sözü edilen bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkarılmasının hemen ardından davacılar vekili .....ve .....tarihinde UYAP sisteminden sunduğu dilekçesi ile tarafların sulh protokolü yoluyla anlaşma sağlaması sebebiyle davadan konusuz kaldığını beyan etmiş, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan etmiştir. Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili UYAP sisteminden sunduğu .....tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmesi halinde davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu, davaya konu kazanın ve kaza sonucu ölüm sonucunun gerçekleşmesinde, davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsünün % 15 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu, eş olan davacı .....açmış olduğu destekten yoksun kalma davasında ve tüm davacıların cenaze ve defin gideri yönünden dava açmakta haklı oldukları anlaşılmıştır. İzah edilen nedenlerle konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davacılar dava açmakta haklı olduklarından ve dava sulh ile sonuçlandığından ara buluculuk ücreti ile bakiye karar harcının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, tarafların talepleri gözetilerek lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 1-Konusuz Kalmayan Davanın Esası Hakkında Bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacılar yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik 304,4 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00 TL ara buluculuk ücretinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacılar vekilinin talebi gözetilerek lehine yargılama harç ve gideri ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı vekilinin talebi gözetilerek lehine yargılama harç ve gideri ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gider avansından artan kısmın Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/968, K. 2026/389, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-968-e-2026-389-k-9d69a406dc75