İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/967 E. 2025/1027 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/967
- Karar No
- 2025/1027
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/967 KARAR NO : 2025/1027
DAVA : Tespit (Haksız Rekabet) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 22/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket uzun yıllardır----- markası altında 400’ü aşkın model ile kedi ve köpek yatağı üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, bunun yanında sektörün en önemli markalarına da üretim yaptığını,-----sahibi ve yetkilisi olduğu davalı ----- kedi ve köpek yatakları üreticisi olduğunu, söz konusu şirket Müvekkili Şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının önceleri Müvekkil Şirket müşterilerine e-mailler göndererek Müvekkil Şirketi ve faaliyetlerini kötülediğini ve Müvekkilin ticari itibarını zedelemeye çalıştığını, bu sebeplerle ----Noterliği’nin 04.07.2024 tarihli ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek; davalının haksız rekabet teşkil eden işbu eylemlerine bir son verilmesinin istendiğini, aksi takdirde kendisi aleyhine yasal yollara müracaat edileceği ihtar edildiğini, söz konusu ihtarın davalıya 08.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ancak ihtarnameye bir cevap verilmediğini, bu nedenlerle; Öncelikle TTK 61. Hükmü uyarınca haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış/yanıltıcı beyanların düzeltilmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, nihai olarak davalının dava konusu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin menine ve davalının yanlış ve yanıltıcı beyanlarını düzeltmeye mahkûm edilmesine, masrafları davalı tarafa ait olmak üzere verilecek kararın Türkiye’deki en yüksek tirajlı gazetede ilan ettirilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişti.
DELİLLER: ----Asliye Ceza Mahkemesi ----- Ceza Dava Dosyası, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri Ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu ----- dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 54/2. maddesinde "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" Yasa’nın 55/1c maddesinde ise "başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma" olarak düzenlenmiştir. Ayrıca müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak da haksız rekabet olarak kabul edilmektedir. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır -----Haksız rekabetten bahsedebilmek için iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar tarafların ekonomik rekabet etme hakkının bulunması ve dürüstlük kuralına aykırılıktır. Yani haksız rekabetten söz edilebilmesi için ekonomik rekabetin dürüstlük kuralına aykırı olarak bozulması veya kötüye kullanılması gerekir.Somut olayda; davacı tarafın -----” markası altında kedi ve köpek yatağı üretimiyle iştigal ettiği, davalı tarafın sahibi ve yetkilisi bulunduğu------kedi ve köpek yatakları üreticisi olduğu, davalı tarafın davacının müşterilerine e- mail'ler göndererek davacı tarafı ve faaliyetlerini kötülediği, rekabette kendisini öne çıkarmaya çalıştığı, davacının müşterisi ile yaptığı ticarete ilişkin hassas nitelikli mali verileri hukuka aykırı yollarla elde ederek ifşa ettiği iddiası ile davacı tarafça huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür. Marka ve patent vekili bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "..Haksız rekabet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK m. 54/1 hükmü haksız rekabet hukukunun amacını “Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.” şeklinde belirterek, bu kısma ilişkin hükümlerin yorumlanmasında dikkate alınacak temel ilkeyi vurgulamıştır. 2. Fıkrada ise Kanun Koyucu haksız rekabeti, “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde tanımlamıştır. Haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı tüm katılımcıların menfaatine bozulmamış bir rekabet ortamı sağlamaktır. Bu ise tüm katılımcıların rekabet ortamına güven duydukları, katılımcıların dürüstlük kuralına uygun davrandıkları bir anlayışı gerekli kılar. Herhangi bir katılımcının menfaatini dürüstlük kuralına aykırı olarak ihlal eden bir davranış TTK 54 hükmü gereğince hukuka aykırıdır ve haksız rekabet olarak nitelendirilmelidir. “Dürüst ve bozulmamış” bir rekabet, dürüstlük kurallarına uygun, güven duyulan, hilesiz ve saf bir rekabettir. Bir rekabet eyleminin ne zaman “dürüst ve bozulmamış” olarak nitelendirileceği ise “emek ilkesi”ne göre belirlenmektedir. Bu ilke, kendi emeğini ortaya koymadan gerçekleşen ve rakipleri rekabette engellemeye yönelik her türlü davranışın haksız olduğu anlamına gelmektedir. Gerçekten de Türk Ticaret Kanunu m.18/f.II uyarınca “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir”. TTK md.55/1-a-1 uyarınca “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabettir.TTK md.55/1-a-1’de geçen “kötülemek” fiili başkasını olumsuz bir şekilde tanıtmak, itibarını zedelemek, kamuoyundaki algısını düşürmek amacını taşıyan her türlü davranışı kapsar. “Yanlış açıklama” gerçeğe aykırı olan, olgusal olarak doğru olmayan beyanları ifade eder. “Yanıltıcı açıklama” içerdiği eksik veya çarpıtılmış bilgiler nedeniyle muhatapları yanlış bir kanaate sevk eden beyanları ifade eder. “Gereksiz yere incitici açıklama” eleştirirken kullanılan üslup ve ifadelerin sınırlarını aşan, karşı tarafı rencide etmeye yönelik beyanları ifade eder. Kötüleme: E-posta mesajlarında müşteki şirket aleyhindeki itham ve söylemler muhatap firmalar nezdinde müşteki şirkete yönelik negatif bir algı oluşturmaya müsaittir; müşteki şirketin ticari itibarına karalayarak zarar vermektedir.Yanlış veya yanıltıcı açıklamalar: E-posta mesajlarında açılmış fakat henüz sonuçlanmamış, kesin hükme bağlanmamış bir dava sürecine atıfla müşteki şirket ürün, tasarım, desen “kopyalamak” ve “çalmak” ile suçlanmaktadır. Dava süreci tamamlanmadan ve müşteki şirket aleyhine kesin bir hüküm çıkmadan, müşteki şirket hakkında böyle ithamlarda bulunulması yanıltıcılık kapsamına girer. Ayrıca, henüz sonuçlanmamış bir yargı sürecine atıfta bulunularak müşteki şirketin ürettiği mallara el konulabileceğinin ve üretiminin durabileceğinin ifade edilmesi de yanıltıcı mahiyettedir. Yukarıda yer verdiğimiz 03.12.2024 tarihli e-posta mesajında muhataba (davalı şirket yetkilisine) “... muhtemelen biz onların üretimde hazır bulunan mallarına el koyacağız. Eğer orada sizin herhangi bir ürününüz varsa, onlara da el koyabiliriz. (...) Görebildiğimiz kadarıyla sizin onlarla 30.07.2024’te 15.194,00 Euro değerinde 593 adetlik bir ticaretiniz olmuş. Eğer ikinci bir işlem yapılırsa, bu sizin için sorun olabilir” şeklindeki beyanları açıkça elektronik postanın gönderildiği davacı müşterisi ----- davacı şirket ile bir daha ticaret yapmamaya yönlendirmek amaçlıdır ve yanıltıcıdır çünkü aynı e-posta mesajının başlangıcında “Mahkeme süreci başladı” denilerek henüz yargılamanın devam ettiği söylenmiştir.Gereksiz yere incitici açıklamalar: Elektronik posta mesajlarında davacı şirketin ürün, tasarım, desen “kopyalamak” ve “çalmak” ile suçlandığı gibi 11.06.2024 tarihli mesajda “ (...) onlara 250 bin Euro civarında bir ceza kesilmesi resmi mercilerce onanacak, ki bu da küçük atölyelerindeki üretimin ve tüm malların durması anlamına geliyor. (...) Sonrasında şirket muhtemelen faaliyetlerine son verdiğini duyuracak.” şeklindeki ifadeler davacıyı küçümseyen ve onu geleceği karanlık bir firma olarak sunan, gereksiz yere incitici ve de yanlış ve yanıltıcı beyanlardır. Yine davalı şirket yetkilisinin 11.06.2024 tarihli e-posta mesajında muhatap firmaya “Bu durumdan herhangi bir zarar görmenizi istemem ve sizi her şeyden önce uyarıyorum. Lütfen dikkatli olunuz” denilerek, iyi niyetli bir uyarıda bulunuluyormuş görüntüsü altında, davacı şirketin müşterisi olan muhatap ----- açısından davacı şirket bakımından huzursuzluk yaratacak, davacının ticaret yapılması tehlikeli ve güvenilmez bir firma olarak algılatmaya elverişli, gereksiz yere incitici beyanlarda bulunulmuştur. “Gereksiz yere inciticilik” bakımından her zaman hakaret, sövme tarzı kelimeler kullanılması gerekmediği, inciticiliğin değerlendirilmesinde ifadelerin sunuluş şekli, amacı, hedef kitlesi ve ticari ortamdaki genel algının gözönüne alınması gerekmektedir. Davalı şirket yetkilisi ---- 11.06.2024 tarihli e-posta mesajının üslubu ve içeriği itibarıyla ---- çalıştığı----- firmasında müşteki şirket bakımından rahatsızlık yarattığı ve müşteki şirketin güvenilirliğini sarstığı anlaşılmaktadır." şeklinde tespit yapılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; marka ve patent vekili bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli olduğu ve davalı tarafça işbu rapora karşı herhangi bir itiraz dilekçesi sunulmadığı, davalı tarafın dava konusu eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu, bununla birlikte dava konusu olaya ilişkin yürütülen ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde suça konu eylemler sabit görülerek davalı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şeklide hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı şirket tarafından davacı şirketin müşterisine gönderilen maillerde yer alan ve ayrıntıları delillerin değerlendirilmesi kısmında belirtilen ifadelerin 6102 Sayılı kanunun 55.md kapsamında kalan Haksız Rekabet teşkil ettiğinin TESBİTİNE, -Davalı şirketin davacı taraf müşterilerine haksız rekabet teşkil eden ifadelerde bulunmasının MEN'İNE, -Davalı şirketin davacı şirketin müşterilerine göndermiş olduğu maillerde davacı şirket aleyhine haksız rekabet oluşturacak şekilde yer verdiği ifadelerin davalı tarafça DÜZELTİLMESİNE, -Mahkememizin kararının kesinleşmesi halinde 6102 Sayılı Kanunun 59. maddesi uyarınca Mahkeme kararının Türkiye'de yayın yapan en yüksek trajlı bir gazetede İLANINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 6.965,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.