İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/937 E. 2025/782 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/937
Karar No
2025/782
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/937 Esas KARAR NO : 2025/782 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalanmış olan... plakalı araç 21.04.2023 tarihinde müvekkilinin adına kayıtlı... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sebebiyle müvekkilininh aracında maddi hasar meydana geldiğini,... plakalı araç zorunlu trafik sigortacısı olan ...Sigorta tarafından... numaralı hasar dosyası üzerinden yaptırılan ekspertiz çalışmasında araçtaki hasar yan sanayi parçalar üzerinden yüksek iskonto oranı ve düşük işçilik masrafları uygulanarak karşılandığını, buna göre araçtaki KDV hariç 29.092.02-TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin aracı tamir edilirken yüksek oranda iskonto yapılarak ve düşük işçilik yapılarak aracın ucuza tamir ettirilmeye çalışıldığını, müvekkilinin aracında hasar tespit çalışması yapıldığını, yapılan hasar tespiti çalışmasına göre ise araç iskonto yapılmaksızın ve olması gereken işçilik ödemeleri yapılarak tamir edilmiş olsaydı müvekkilinin aracının tamirinin maliyetinin maliyetinin tespit edildiğini, bu tespite göre toplam net hasar tutarın KDV dahi 58.925.37-TL olduğunu, müvekkilinin aracının tamiri yapılırken eşdeğer parçalar üzerinden değerlendirme yapılarak onarım karşılandığını, düşük işçilik ücreti takdir edilirken aracın düşük fiyata tamir ettirilmeye çalışıldığını, bu suretle eksik hasar ödemesi yapıldığını, bu farkın ödenmesi gerektiğini belirtilen tüm bu sebeplerle bakiye hasar tazminatın alacağı talebimize ilişkin olarak 27/09/2023 tarihinde sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu ve aynı zamanda İzmir Arabuluculuk Bürsona ... numaralı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak sigorta şirketince başvurularının olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini,arabuluculuk da sürecin görüşme sonunda anlaşmama şeklinde sonuçlandırıldığını belirterek haklı davamızın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi sonrasında HMK'nun m.107 uyarınca artırılmak üzere 21.04.2023 tarihli trafik kazası sebebiyle müvekkiline ait...plaka araçta meydana gelen ve eksik karşılanan şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten işleyecek avans faizi ile birlikte davalı tarafından alınarak tarafımıza ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 21/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin davacının aracında hasar meydana geldiği iddiasıyla iş bu davanın açıldığını, dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı aracın müvekkili şirketçe...sayılı zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalandığını, meydana gelen trafik kazasına ilişkin davacının müvekkili şirkete başvuru yaptığını, başvuru üzerine şirket tarafından...sayılı hasar numaralı dosyanın açıldığı, davacının zararının müvekkili şirketin sorumluluğundan olup olmadığının tespiti amacıyla inceleme yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde 07/06/2023 tarihinde 25.960,00-TL'sini 04/07/2023 tarihinde 9.324,00-TL'si olmak üzere toplamda 43.652,55-TL hasar ve 31/01/2024 tarihinde 69.150,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler neticesinde müvekkili şirketin başka sorumluluğunun bulunmadığını, poliçede araç başına maddi limitin 100.000-TL olduğu teminat limiti kapsamında ödemenin gerçekleştiğini, davacı tarafın talebi müvekkili şirketin sorumluluğundan olmadığından müvekkili şirketinin temerrüte düşmüş olmadığını, davacının talebi sonrasında müvekkili şirketin ödeme yaptığını, bu nedenle temerrüte düşmesinin söz konusu olmadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak koşuluyla, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi halde iş bu dilekçemizde izah ettiğimiz hususlar dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 21/04/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan belgeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, 07/06/2023 tarihinde cevap dilekçesinin aksine mahkememizce yazılan müzekkereye verilen cevabı yazıya göre davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 34.328,55 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan... plakalı araç 17.10.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 21/04/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ). TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve gerçek hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 07/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "KUSUR DAĞILIMI YÖNÜNDEN: * ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/a ve Yönetmeliğin 137. Maddelerini ihlal ettiği, *Davacının malikli olduğu,Park halinde bulunan...plaka sayılı araç sürücüsünün atfi kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanattine varlımştır. HASAR BEDELİ İLE İLGİLİ OLARAK : Tarafımdan yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; *... plakalı araca ilişkin olarak değişmesi gereken yedek parçalar ve onarım-montaj işçilikleri birlikte değerlendirildiğinde, iskontosuz gerçek hasar bedelinin KDV hariç 45.246.10-TL, KDV dahil 53.390,40-TL olduğu tespit edilmiştir. *Davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyası kapsamında araç onarımı için 34.328,55-TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu çerçevede, teknik inceleme sonucunda tespit edilen iskontosuz gerçek hasar bedeli ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme arasında 19.061,85-tutarında bir fark bulunduğu belirlenmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılan dava değer kaybı bedeli 46,260-TL olarak hesaplanmıştır. Tespit edilen hasar bedeli farkının kaza tarihindeki 120.000-TL'lik trafik sigorta poliçe teminatı kapsamında değerlendirilip, değerlendirilmeyeceği hususunun hukuki Sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte " şeklide rapor sundukları görülmüştür. Sunulan rapor taraflara tebliğ edilmiş olup davalı tarafın itiraz dilekçesi sunmadığı, davacı vekilinin ise bedel arttırım dilekçesi ibraz ettiği görüldü. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları) Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile bakiye hasar tazminatı bedeli için talep ettiği 100.00-TL tazminat alacağını 18.961,85-TL artırarak 19.061,85-TL'nin davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Tüm bu nedenler ile;21/04/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 53.390,40 hasar bedelinin bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 34.328,55 TL ödemenin yapıldığı (diğer zarar kalemine ilişkin yapılan ödemelerden yalnızca ana para kısmı davalının poliçe limitinden düşülmüştür.) , davacının bakiye zararının mevcut olduğu görülmekle bedel arttırım dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, kısmi ödeme dosyaya ibraz edilen başvuru tarihinden önce olduğundan kısmi ödemenin yapıldığı tarihten itibaren zarar veren araç kamyon olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -19.061,85 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 39.411,45 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 07/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.302,11 TL karar ve ilam harcının yatan 751,50 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 550,61 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 751,50 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 87,50 TL posta ve diğer giderler ile 9.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.266,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 19.061,85 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/937, K. 2025/782, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-937-e-2025-782-k-9592fda52616