İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/917 E. 2025/610 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/917
- Karar No
- 2025/610
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/917 Esas KARAR NO : 2025/610
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafından müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin o dönemde ev değişikliği yaptığını, ikametine yeni geçiş yapmış olması sebebiyle tebligatın kendisine ulaştırılamadığını, bu nedenle yasal süresi içerisinde itirazlarını gerçekleştirememiş olduğundan takibin aleyhine kesinleştiğini, davalı şahısa herhangi bir borcu olmadığını, davalı taraf ile müvekkilleri arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığını ve müvekkili şahsın davalı firmaya Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... E sayılı icra dosyası kapsamında herhangi bir borcunun olmadığını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama boyunca öncelikle teminatsız bir şekilde müvekkili hakkında kesinleşen icranın tedbiren durdurulmasına, yargılama boyunca mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde müvekkili hakkında uygulanan hacizlerin fekki ve icranın tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen, atıfta bulunulan sözleşmelerin kendilerine tebliğ edilmediğini, Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ve ... K. (Eski dosya bilgisi; Büyükçekmece ... Icra Hukuk Mahkemesinin ... E.) sayılı dosyası; usulsüz tebligat yapıldığı iddiası ile ikame edildiğini, fakat icra hukuk mahkemesince; tebligatın usulsüz olmadığına karar verildiğini, söz konusu davada, davacı ... borca itiraz etmediğini, mahkemenin tebligatın usulsüz olmadığının yanında öğrenme tarihinin tebligat tarihi sayılması suretiyle borca da itiraz edilmemiş olmasını hukuki yarar yokluğu olarak kabul ettiğini, davacının iddia ettiği gibi usulsüz bir tebligat olmadığı ve öğrenme tarihinden sonra borca da itiraz edilmediği mahkeme kararı ile sabit olduğunu, davacı ... takibe konu senedi dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.' ne sözleşme karşılığı verdiğini, fakat bu şirketin batması ve sözleşmede kararlaştırılan işi yapmaması nedeniyle senedin sebebinin sona erdiğini, bedelsiz senedin ciro edilerek takibe konulduğunu iddia ettiğini, dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.' nin gerek İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına, gerekse Bakırköy İflas Müdürlüklerine yansıyan, şirketin battığına / iflas ettiğine ilişkin bir karar / kayıt bulunmadığını, davacı ... tarafından dayanılan dosyaya sunulmayan sözleşmelere müvekkili şirket taraf olmadığından bu sözleşmeler dayanak gösterilerek bedelsizlik itirazında bulunulamayacağını, ispat yükünün tarafına ait olduğu beyan edildiğini, müvekkilinin ciro silsilesi içerisinde takip konusu bonoya zilyet olduğunu, böyle bir durumda, keşideci ile lehdar arasındaki ticari ilişkinin ispat külfetinin müvekkili şirkete yüklenmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ... ile .... arasında, 28.12.2012 tarihinde "Gayrimenkul Pay Ortaklığı Sözleşmesidir" başlıklı, adi yazılı, tarafına göre hukuki niteliği adi ortaklık mahiyetinde olan bir sözleşme imzalandığını, aynı taraflar arasında 01.06.2021 tarihinde "Ek Sözleşme" başlıklı ikinci bir sözleşme imzalandığını, ek sözleşmeye göre; İstanbul ili, ... ilçesi, .... ada, 2 parsel de yer alan kaba inşaat haldeki A blok, 9. Kat, 120 numaralı bağımsız bölümün inşaatının tamamlanması ve tapu devrinin yapılması, davacı ... ise sözleşme ekinde bildirilen senet miktarını bono alacaklısına ödemesi kararlaştırıldığını, ..., 19.08.2021 tarihinde A blok, 9. Kat, 120 numaralı bağımsız bölümün tapu devrini davacı ... üzerine yaptığını, taşınmazın inşaatını da tamamladığını, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı ... ise sözleşme bedeli olarak düzenlenen bono bedelini ...' ya ödemediğini, Esenyurt Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak .... ada / 2 parsel, A blok 120 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının kimin üzerine olduğunun, davacı ... işbu taşınmazın kimden ve hangi tarihte devraldığının sorulmasını talep ettiği, ...' nın söz konusu ada parselde bir kısım inşaat işlerini müvekkil şirkete yaptırması nedeniyle şirketler arasında cari hesap oluştuğu, işbu senette bu cari hesaba istinaden müvekkile cirolandığı, müvekkili şirket kötü niyetli olsa, şirketler arasında organik bağ iddiasını düşünerek senedi üçüncü kişilere ciro etmek suretiyle tahsile gidebilecekken bu yola başvurmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacı ..., müvekkil şirket ile dava dışı ... şirketinin aynı sirketler olduğunu, ...' nın batması üzerine müvekkil şirketin görünüşte kurulduğunu iddia ettiğini, İstanbul Ticaret Odası kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin kuruluşunun 12.05.2010 olduğunu, ... ile davacı ... ek sözleşme yaptığı tarih ise 2021 yılı olduğunu, ... şirketinin batması ve bunun üzerine müvekkil şirketin (....) kurulması gibi bir durum söz konusu olmadığını, iki şirketin ticari faaliyetleri de birbirlerinden bağımsız davacının, müvekkili şirketin başkalarını da mağdur ettiği iddiası ve dava dilekçesi ekinde yer verdiği mahkeme kararının (Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas) istinaf ettiklerini, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığını, müvekkili şirketin istinaf sürecindeki bu dosya dışında icra hukuk mahkemelerinde derdest olan dosyası dahi bulunmadığını, davacı ... tebligatın usulsüz olduğu yönünde icra hukuk mahkemesi nezdinde itirazda bulunduğunu, öğrenme tarihinin tebligat tarihi sayılması suretiyle yapması gereken borca itirazı da yapmadığını, icra hukuk mahkemesi, tebligatın usulsüz olmadığına karar verdiğini ve borca da itiraz edilmemiş olmasını hukuki yarar yokluğu olarak kabul ettiğini, senedin geçerliliğine ilişkin de bir itirazı olmadığını, davacı beyanları dışında somut delil de bulunmayan bir durumda yaklaşık ispatın nasıl gerçekleştiği tarafımızca anlaşılamadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, tüm delillerimizin toplanılmasına ve neticede haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, kötü niyetli davacı ... hakkında icra inkar tazminatına (%20) hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ....Yapı ve Gayrimenkul İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlusunun .... olduğu, alacak miktarının 197.699,00-TL olduğu, takip dayanağının 01/06/2021 düzenlenme tarihli Ağustos 2022 vade tarihli 141.105,00-TL bedelli senet olduğu anlaşılmıştır. Tapu kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, kambiyo senedine dayalı, davacı aleyhine yapılan icra takibinden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte ..., ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/1. maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." şeklindeki düzenlenmiştir. Davacı taraf icra takibi başlatıldıktan hamil aleyhine İİK 72/1.maddesi uyarınca menfi tespit davası açmıştır. Menfi tespit davalarında her ne kadar ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da söz konusu ilişkinin kambiyo ilişkisi kapsamında olması halinde ispat yükü davacıya geçmektedir. Zira hukukumuzda kambiyo senedinden kaynaklı alacak illetten mücerrettir yani başka bir deyişle sebepten soyuttur. Nitekim uyuşmazlığımız kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, artık burada ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir. Somut olayda davacı, takibe konu kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasına dayanmış olup, bu konudaki ispat yükünün davacı üzerinde olduğu dikkate alınarak taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı, davalı şirketin görünüşte kurulduğunu iddia etmişse de davalı şirketin, davacı ile dava dışı ... şirketi arasında 2012 yılında akdedilen sözleşmeden yaklaşık 2 yıl evvel olan 2010 yılında kurulduğu dikkate alındığında bu iddiaya itibar edilmemiştir. Davaya konu senetle alakalı sahtelik iddiası bulunmayıp, söz konusu senedin dava dışı ... şirketinin yükümlülüğünü yerine getirmediği ve dolayısıyla her ne kadar davalıya cirolanmış olsa dahi bedelsiz kaldığı iddiası mevcuttur. Söz konusu dava dışı şirket olan ... şirketinin yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sözleşmede taraf olmayan davalıya senedin devrine engel olamayacağı gibi, doğrudan bedelsiz kaldığı sonucunu da doğurmayacaktır. Yine davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen 28.12.2012 tarihli adi sözleşme içeriğinin bir örneği incelendiğinde, İstanbul ili ... ilçesi, .... ada, 1 nolu parsel taşınmazın sözleşmeye konu olduğu, bu taşınmaz üzerinde inşa edilecek 1 adet bağımsız (3+1) nitelikteki bölümün inşasının tamamlanarak davacı adına devredileceğinin kararlaştırıldığı, daha sonra yapılan ek sözleşme ile aynı yerde 2 nolu parsel üzerinde söz konusu bağımsız bölümün inşa edileceğinin kararlaştırıldığı ve ek ödeme planına göre davacının toplamda 141.105,00 TL ödeme borcu altına girdiği anlaşılmıştır. Davalının, söz konusu taşınmazın davacıya devri ve teslimin yapıldığı savunması üzerine tapuya bu konuda müzekkere yazılmış ve gelen cevap üzerine davacı ile dava dışı ... şirketi arasında akdedilen ek protokol uyarınca İstanbul ili, ... ilçesi, ... ada, 2 nolu parselde kain, A blok 9. Kat 120 numaralı bağımsız bölümün davacı adına 2021 yılında tescilinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bu aşamada davacının, söz konusu taşınmazın kendisine devredilmediği iddiası resmi kayıtlarla örtüşmediğinden bu iddiaya da itibar edilmemiştir. Gelinen aşamada, söz konusu senedin sahte olmadığı, davacı ile dava dışı şirket olan ... ile aralarında akdedilen ek protokol incelendiğinde senet bedeli ile taşınmaz bedelinin uyuştuğu, tapudan gelen cevaba göre dava dışı şirketin protokole konu taşınmazı davacıya 2021 yılında devrettiği, senedin ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı dolayısıyla senet borcunun varlığını koruduğu, bu aşamadan sonra davacının senet borcunu ödediğini ispat etmesi gerektiği, buna ilişkin yeterli delilin de mevcut olmadığı, davacı iddialarının soyut nitelikte kaldığı anlaşılmakla "tevehhüme itibâr yoktur" (soyut beyana değer verilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 3.376,21-TL harçtan mahsubuna, artan 2.760,81-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.14/07/2025
Katip ... ¸E-imza
Hakim ... ¸E-imza