İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/917 E. 2025/456 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/917
Karar No
2025/456
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/917 KARAR NO : 2025/456

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde -----. sayılı dosyası ile Genel Kredi Sözleşmesinin kredi borçlusu ----ŞİRKETİ ile bu sözleşmenin kefili ----- banka alacağının doğumundan sonra gerçekleştirmiş oldukları muvazaalı devir işlemlerinin iptali amacıyla tasarrufun iptali davası ikame ettiğini ve dosyanın halen derdest olduğunu, davanın açılışı esnasında ----- ŞİRKETİ'nin iflas ettiği ve bu iflas işlemlerinin ----.İcra İflas Müdürlüğü'nün ----- iflas dosyası üzerinden devam ettiği bilindiğinden davanın mezkur şirketi temsilen esas bilgileri verilen iflas müdürlüğüne karşı yöneltildiğini, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla yapılan tebligat işlemleri sırasında-----İcra İflas Müdürlüğü'nün ----- iflas dosyasından gelen cevapta; iflas tasfiyesinin İİK'nun 254.Maddesi uyarınca tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ve iflas kaydının kapatıldığı tasarrufun iptali davasının görüldüğü mahkemeye bildirildiğini ve 28.05.2024 tarihli duruşmasında tesis edilen 3 numaralı ara karar uyarınca taraflarına -----yönünden ihya davası açmak üzere kesin süre verildiğini, iflas eden şirketten alacaklı olan kişilerin borçlu şirketin ihyasını isteyebileceği yönündeki Ticaret Kanunu düzenlemesi ve Tasarrufun iptali davasında taraflarına verilen kesin süre doğrultusunda işbu dava açıldığından müvekkili bankanın bu davada hukuki yararının olduğu tartışmasız olduğunu tüm bu nedenlerle, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ------ sicil numarası ile kayıtlı iken iflas eden------Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davada, ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; şirketin iflasına karar verildiğini ----. İcra Müdürlüğünün 20.09.2021 tarih ------iflas sayılı yazısıyla iflası bildirildiğini ve bu husus resen tescil edildiğini, sicil kaydının iflas sebebiyle aktif olduğu; şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi herhangi bir işlem tesis edilmediğinin anlaşıldığını, bu itibarla, dava konusu şirketin tüzel kişiliği sona ermediğinden davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligat yapılmış olup davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır. Mahkememizce; ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası istenilen Tasfiye Halinde -----Şirketinin hangi nedenle, hangi usulle, hangi yasal düzenleme gereği, hangi tarihte terkin edildiği ile devam etmekte olan iflas tasfiyesinin kapatılması nedeni ile sicilden kaydının terkin edilip edilmediği ile sicil kaydının aktif olup olmadığı hususu sorulmuş gelen belgeler incelenmiş,-----İcra Dairesi' (İflas Müdürlüğü)nden ------ İflas sayılı dosyasında tasfiyenin hangi usulde yapıldığı ile muflis şirketi temsilen iflas idare memuru atanıp atanmadığının ve atanmış ise isimlerini sorulmuş ve-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiştir. Dava, (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ----- ihyası istemine ilişkindir. TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haizdir. TTK'nin 529. Maddesi "(1) Anonim şirket; a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle, b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle, c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle, d) 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla, e) İflasına karar verilmesiyle, f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde, sona erer." hükmünü haizdir. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.Celp edilen belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça ihyası talep edilen ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün -----sırasında kayıtlı, (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ------Şirketinin iflası nedeniyle Türk Ticaret Kanunu'nun 529 ve 533 ile Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 137. Maddesinin 1-c bendi gereği tasfiye halinde ibaresi eklendiğini ve şirketin son tescilini 21/09/2021 tarihinde son tescilinin yapıldığını, ancak tasfiyenin sona erdiğine dair bir işlem ve tescil kaydı bulunmadığı gibi, TTK Geçici 7.madde kapsamında şirket hakkında yapılmış bir işlem de bulunmadığı celbedilen sicil kayıtlarından ve buna dair davalı sicil cevabından anlaşıldığı, dava konusu olayda şirketin iflas tasfiyesinin sona ermediği, tüzel kişiliğinin tasfiye halinde şirket olarak devam ettiği, bu durumda-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyasında iflas idare memurlarına usulüne uygun tebligat ifasıyla taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesinin mümkün olduğu, bu itibarla tüzel kişiliği son bulmamış bir şirketin ihyasına karar verilmesinin de söz konusu olamayacağı, nitekim ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesinin ----- sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle): 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan toplam 427,60 TL hacın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... Sicil Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/917, K. 2025/456, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-917-e-2025-456-k-d6fddb5d91e6