İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/926 E. 2025/776 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/926
- Karar No
- 2025/776
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... tarihinde sevk ve yönetiminde olan .....plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde bulunduğu esnada karşıdan karşıya geçmeye çalışan ve müvekkillerinin müşterek çocuğu olan .....isimli kişiye çarparak ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında yapılan tüm tıbbi tedavi ve ameliyatlara rağmen .....vefat ettiğini, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan .....tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında , kazanın oluşmasında .....plaka numaralı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edildiğini, davalı sigorta şirketince, müvekkillerine tazminat ödenmesi talepli başvurularına olumlu cevap verilmediğini, müvekkillerinin müşterek çocuğu .....‘ın vefat etmesi nedeniyle 100,00-TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma taz.) temerrüt tarihinden (.....) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafımıza ödenmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olup, söz konusu sorumluluk aynı zamanda davacının yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile de sınırlı olduğunu, davacıların destek zararının ispatı gerektiğini, kazaya konu kusur oranı tespitinin adli tıp kurumu tarafından tespiti gerektiğini, kusur oranının tespitinden sonra davaya konu destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, şartlar mevcut ise müterafik kusur indirimi yapılmasını, ticari faiz talebinin reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER; 1-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 2-Kaza Tespit Tutanağı; .....günü sürücü ....., sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı motosiklet ile Kayapınar Caddesi üzerinde Selahaddin Eyyubi Bulvarı istikametine seyri sırasında olay yerine geldiğinde, orta refüj üzerinden karşıya geçmek için yola giren yaya .....’a çarpması neticesi dava konusu kaza meydana geldiği anlaşılmıştır. 3-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan (.....)plaka sayılı araca .....-.....tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin 1.200.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır. 4-Hasar dosyası: Davacı tarafın yapmış olduğu başvurusu üzerine hasar dosyasının oluşturulduğu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır. 5-Kolluk'tan SED araştırması için yazılan müzekkere cevapları; .....hakkında yapılan araştırmada; ailesi ile birlikte ikamet ettiği, evin kendisine ait olduğu, emekli olduğu, ilkokul mezunu olduğu, 3 çocuğu olduğu, polnet sisteminden bakıldığında üzerine kayıtlı .....model .....araç göründüğü, bunun dışında gelir, menkul ve gayri menkul var ise tespit edilemediği, .....hakkında yapılan araştırmada ailesi ile birlikte ikamet ettiği, evin eşine ait olduğu, çalışmadığı, okur yazar olmadığı, 3 çocuğu olduğu, polnet sisteminden bakıldığında üzerine kayıtlı araç görünmediği, gelir, menkul ve gayri menkul var ise tespit edilemediği Kıymet Gülbahar hakkında yapılan araştırmada; .....tarihinden önce Esnaf olduğu, üzerine kayıtlı: araç olmadığı, evli çocuğu olmadığı, evlerinin kira olduğu, lise mezunu olduğu anlaşılmıştır. 6-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; Davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, müteveffa .....5510 Sayılı Kanunun 4. Maddesinin (a) v ve (b) bentlerine tabi tescil kayıtlarının bulunduğu tespit edilmiş ve hizmet döküm cetveli iş yerlerinin gösterir şekilde mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. 7-Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....sayılı soruşturma dosyasında Trafik bilirkişisinden aldırılan kusur raporu; .....günü sürücü ....., sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı motosiklet ile yaya .....’a çarpması neticesinde meydana gelen kazada, yaya (Maktule) .....asli kusurlu olduğu, sürücü .....(.....plakalı) tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığının belirlendiği anlaşılmıştır. 8-Mahkememizce .....tarihinde ATK dan aldırılan kusur raporu; .....günü sürücü ....., sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı motosiklet ile yaya .....’a çarpması neticesinde meydana geldiği kazada, sürücü .....’ın %15(yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, yaya .....’ın %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının belirlendiği anlaşılmıştır. 9- a) Mahkememizce .....tarihinde kurulan ara karar gereği Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığından (Diyarbakır Berber ve Kuaförler Esnaf Odası Başkanlığı) gelen yazı cevabında; Güzellik merkezinde uzman olarak çalışan bir kişinin aylık aldığı ücret asgari ücretle sınırlı olup işveren ve işçi arasında yapılacak anlaşma ile oran artış gösterebileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. b) Diyarbakır Defterdarlığından gelen yazı cevabında; müteveffa .....vefat tarihi olan .....tarihinden önceki kazancının ne kadar olduğu hususuyla ilgili .....dönemi Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin gönderildiği anlaşılmıştır. 10- Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan .....tarihli kök raporu ile .....tarihli ek rapor; .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu .....hayatını kaybetmesi nedeniyle geride kalan hak sahibi dava dışı eşi ve davacılar anne ve babasının destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında, dava dosyasına sunulan kusur raporuna göre müteveffanın meydana gelen kazada %85 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden hesaplanan tazminattan bu oranda indirim yapıldığı toplam tazminat tutarının, davacı anne .....için 189.518,67TL, davacı baba .....86.068,81TL olarak hesap edildiğinin belirlendiği anlaşılmıştır. 11-Davacı vekilinin sunmuş olduğu .....tarihli dava değerini arttırım dilekçesinde;.....açısından; 50,00 TL'lik talebimizi 189.468,67 TL arttırarak 189.518,67 TL'ye iş bu tutarın temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı .....Sigorta A.Ş.'den tahsili ile ödenmesini, .....açısından ; 50,00 TL'lik talebimizi 86.018,81 TL arttırarak 86.068,81 TL'ye iş bu tutarın temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı .....Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Dosya İçerisinde Bulunan Tüm Delil ve Belgeler Bir Arada Değerlendirildiğinde; Davanın, destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Davanın trafik kazasından kaynaklanan davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kusur oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı ile müterafik kusur indirimi yapılıp yapılamayacağı tazminatın miktarının tespiti ve tahsili istemi ile buradan varılacak sonuca göre faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında kazanın; .....günü sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada orta refüj üzerinden yolun karşısına geçmek isteyen müteveffa yaya .....çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, olayın oluşu ile ilgili olarak tarafların bir itirazının bulunmadığı, olayın oluş şekline göre kazanın oluşumunda, sürücü .....sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içerisinde gece vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermeyip zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri almayarak söz konusu yayaya çarptığı olayda KTK md. 52. Maddesi ile yönetmelik 101.maddesinde yer alan hızını yolun gerektirdiği koşullara uydurmaması nedeni ile tali kusurlu(%15 oranında); müteveffa yaya .....karşıdan karşıya geçişini ışık kontrollü yaya geçidi üzerinden yapması gerekirken bu hususa riayet etmeyerek kendi can güvenliğini tehlikeye atarak kontrolsüz şekilde karşıdan karşıya geçmesi nedeni ile KTK md.68 gereğince asli kusurlu(%85 oranında) olduğuna kanaat edilmiş bu yönü ile mahkememize celp edilen Diyarbakır CBS .....soruşturma sayılı dosyası ile aldırılan .....tarihli trafik bilirkişisi raporu ile mahkememizce Ankara ATK 'dan alınan .....tarihli kusur raporu aynı doğrultuda ve olayın oluşu ile uyumlu olmakla hükme esas alınmıştır. Meydana gelen kaza sonrası davacıların destekçisi .....vefat ettiği, müteveffanın vefatı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden davacılara ödemenin yapılmadığı ve dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E,1982/412 K, sayılı kararı). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Araç sürücüsü kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi, anılan yasal düzenlemeler gereğince, davalı sigorta şirketi de, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre davacı anne ile babanın murisin desteğinden pay aldığı karine olarak kabul edilmektedir. Aksini ispat yükü davalı üzerindedir. Somut olayda, müteveffa .....davacı anne ile babaya desteğinin karine olarak kabul edilmesi ve ölenin desteğine dair aksi yönde ispata yarar bilgi ve belgenin dosyada yer almaması nedeni ile davacı anne ile babanın da destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin kabulü gerekmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarih .....Esas .....Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Benzer yönde karar için bakınız:Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı). Bu şekilde destekten yoksun kalma tazminatının hesabında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan, %10 artırım %10 iskonto yöntemine göre hesaplama yapılması gerekmekte olup mahkememizce tanzim ettirilen .....tarihli ek raporda; davacı anne için 1.263.457,80 TL, davacı baba için 573.792,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş, hesap edilen tutardan %85 kusur oranında indirim yapıldığında davacı anne için 189.518,67 TL, davacı baba için 86.068,81 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları nazara alındığında hesaplanan tazminat bedellerinin poliçe limitinin geçmemesi nedeniyle garame hesabına gerek görülmemiş ve garamaten paylaşım hesabı yapılmadığı anlaşılmıştır. Raporun hesap kısmı itibari ile prograsif rant yönetime göre yaptığı, hesap raporunun hesaplama yönetimi itibariyle doğru olduğu, dosya kapsamı itibari ile uyumlu olduğu kanaati ile rapor hükme esas alınmıştır. Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, ceza dosyası incelendiğinde müteveffanın kaza anında ölümüne etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sonuç itibari ile; müteveffanın yolun karşısına geçmek için hareket ettiği sırada davalı nezdinde sigortalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen kazada asli oranda (%85 oranında) kusurunun bulunduğu,davacıların müteveffanın desteği olduğunun ispat edildiği, davacılar tarafından her ne kadar müteveffanın güzellik merkezi uzmanı olduğundan bahisle gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu iddia edilmişse de yapılan araştırma neticesinde gelirinin asgari ücret sınırında olduğunun tespit edildiği ve hesaplamaların bu tutar üzerinden yapıldığı, mahkememizce hükme esas alınan aktüerya ek bilirkişi raporunda davacı anne .....için 1.263.457,80, davacı baba .....için 573.792,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş, hesap edilen tutardan %85 kusur oranında indirim yapıldığında davacı anne için 189.518,67 TL, davacı baba için 86.068,81 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle yapılan hesaplamadan müterafik kusur indirimi uygulanması koşullarının oluşmadığı, davalı yanca davacılara herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibari ile ölüm ve sakatlık nedeni ile şahıs başına teminat limitinin 1.200.000,00TL olduğu, davacıların bedel artırım dilekçesi incelendiğinde davacılar için talep edilen miktarlarının teminat limiti içerisinde kaldığı, her ne kadar davalı tarafından aracın satışının geç bildirilmiş olması sebebiyle zeyilin geç yapıldığı ancak .....tarihinde aracın satışı sebebiyle davalı şirketin koruma süresinin de bu tarihte sona erdiği ve .....kaza tarihinde aracın davalı şirkete ait sigorta poliçesi bulunmadığı ileri sürülmüşse de Karayolları Trafik Kanunu 94. Maddesinde düzenlenen; aracın işletenin değişmesi durumunda, aracı devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya bu değişikliği bildirmek zorunda olduğuna ilişkin düzenlemenin (KTK m. 94/2) Anayasa Mahkemesi .....tarih, .....E. ve .....K. sayılı kararı ile Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiş olması ve 95. maddedeki "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez." düzenlemeleri dikkate alındığında davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş ve davalı sigorta şirketin kaza tarihinde meydana gelen kazadan sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları nazara alındığında hesaplanan tazminat bedellerinin poliçe limitinin geçmemesi nedeniyle garame hesabına gerek görülmediği ve garamaten paylaşım hesabı yapılmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili tarafından dava öncesinde tazminat talebi ile KTK'nın 97. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talebine dair davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. İş günününde temerrüde düşeceği davacının mail ile .....tarihinde davalıya başvurduğunun anlaşıldığı, bu tarihi takip eden 8. iş gününün .....tarihine isabet ettiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan araç tescil bilgileri incelendiğinde, aracın hususi kullanım amacına özgülendiği nazara alınarak talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; a)Davacı .....destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile 189.518,67 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı .....destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile 86.068,81TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-a) Davacı .....için kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 12.946,02 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve 647,13 TL tamamlama harcının düşümü ile eksik kalan 11.871,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, b)Davacı .....için kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.879,36 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve 647,13 TL tamamlama harcının düşümü ile eksik kalan 5.024,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 3-a)Davacı .....tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı ve 647,13TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.502,33 TL harcın davalıdan alınarak davacı .....verilmesine, b)Davacı .....tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacı .....verilmesine, 4-a) Davacı .....tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 433,50 TL, dosya masrafı 16,00TL ve bilirkişi ücreti 3.500TL olmak üzere toplam 3.949,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı .....verilmesine, b) Davacı .....tarafından yapılan ATK faturası olan 3.900 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı .....ve verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-a)Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.322,99 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, b) Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, 7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim