İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/879 E. 2026/433 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/879
- Karar No
- 2026/433
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/879 Esas KARAR NO : 2026/433 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2026
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 16/11/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, tutulan anlaşmalı kaza tespit tutanağı doğrultusunda SBM tramer kayıtlarına göre şirketler arası mutabakat çerçevesinde --------- plaka nolu araca tam %100 kusur verildiğini, kusurlu aracın karşı taraf sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, ---------Ş.ye yapılan başvuru sonucu gerçek zararın karşılandığını, davalı sigorta şirketi tarafından 2.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaktan çok uzak olduğunu, dava açmak için aranan başvuru şartının yerine getirildiğini, müvekkilinin aracında büyük bir değer kaybı meydana geldiğini, bu nedenlerle, talep belirleme ve ıslah hakkı saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 13/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava zaman aşımına uğradığından zaman aşımı itirazlarını sunduklarını ve davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, aynı olaya ilişkin değer kaybı tazminatı talepleriyle sigorta tahkim komisyonu nezdinde ikame edildiği ve dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğini, somut olayda ise davacı tarafın araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlemiş ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirtilmiş olduğunu iddia etmesine rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın usulden reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu talep için davadan önce kesin hüküm kapsamında 06.08.2024 tarihinde -------- 2.000,00 TL değer kaybı tazminatı ve 106,50 TL icra masrafı ve 22.02.2024 tarihinde -------Ş.ye 21.830,47 TL rücuen ek tazminat ödemesi yapıldığını, huzurdaki uyuşmazlığa konu talep için bu davadan önce --------- 2.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, bütün bu nedenlerle, zaman aşımına uğramış davanın reddini, Sigorta Tahkim Komisyonu ile ilgili kararları sonucunda müvekkili şirketin hukuki sorumluluğu ile sınırlı olarak karşılandığı sabit olduğundan itirazlarının kabulü ile davanın reddini, ret talepleri kabul edilmemesi halinde kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı ve hasar tazminatı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: --------- Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabı --------- Noterler Birliği Başkanlığı'nın yazı cevabı -Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nin yazı cevabı -Sigorta Tahkim Komisyonu'nun yazı cevabı -19/08/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu -Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 19/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ---------Ş.ye trafik sigortalı -------- plaka nolu otomobil sürücüsü ---------- %100 (Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ----------- plaka nolu otomobil sürücüsü --------- kusursuz olduğu, davacı tarafa ait -------- plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle değer kaybı bedelinin toplam 75.000,00-TL olduğu, davalı tarafa ait araç sürücüsünün olayda %100 oranında kusurlu olduğundan, davalı sigorta şirketi bu bedelin tamamından sorumlu olacağı, ancak davalı sigorta şirketi daha önce 2.000,00-TL ödeme yaptığından, kalan 73.000,00-TL den sorumlu olacağı, davalı sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare:RG-4/12/2021-31679) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğu, değer kaybı maddi hasarlardan sayılmakta olup, dolaylı zararlar poliçe teminatı haricinde olduğu, davalı sigorta 21.830,48 TL hasar onarım tutarı ve 2.000,00-TL hasar tazminatı ödediğinden kalan limiti 96.169,52 TL olup, kalan 73.000.-TL değer kaybı tutarının limitleri kapsamında olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. -Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 31/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda, kök rapordaki aynı görüş ve kanaate varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan değer kaybına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ile, 28/11/2023 tarihli trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tazmini talep edilmiş, talep miktarı bedel artırım dilekçesi ile 73.000,00 TL olarak belirtilmiş ve avans faizi talep edilmiştir. Dosyada yer alan belgeler , ruhsatın incelenmesi neticesinde ---------- plakalı aracın davacı adına kayıtlı olduğu, ---------- plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.Davacının değer kaybı zararına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, ---------- sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur. Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 19/08/2025 tarihli raporunda;" Davalı ---------Ş.ye trafik sigortalı ---------- plaka nolu otomobil sürücüsü --------- %100 (Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ---------- plaka nolu otomobil sürücüsü ---------- kusursuz olduğu, davacı tarafa ait --------- plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle değer kaybı bedelinin toplam 75.000,00-TL olduğu, davalı tarafa ait araç sürücüsünün olayda %100 oranında kusurlu olduğundan, davalı sigorta şirketi bu bedelin tamamından sorumlu olacağı, ancak davalı sigorta şirketi daha önce 2.000,00-TL ödeme yaptığından, kalan 73.000,00-TL den sorumlu olacağı, ve teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğu, değer kaybı maddi hasarlardan sayılmakta olup, dolaylı zararlar poliçe teminatı haricinde olduğu, davalı sigorta 21.830,48 TL hasar onarım tutarı ve 2.000,00-TL hasar tazminatı ödediğinden kalan limiti 96.169,52 TL olup, kalan 73.000.-TL değer kaybı tutarının limitleri kapsamında olduğu" şeklinde rapor tanzim etmiştir. Bu sebeplerle; değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş, dosya makine mühendisi ve sigorta hukuku bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti raporunda dava konusu araçta piyasa açısından meydana gelen değer kaybının kaza tarihi itibariyle 73.000,00 TL olduğu tespit edilmiş ve rapor ekine aracın güncel hasarsız hali ile hasarlı değer piyasa araştırmasına ilişkin kayıtlar sunulduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna konu kusur kusur tespitinin davacı ait araca arkadan çarpılmış olması nedeniyle olayın oluş şekli ve trafik kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ,Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun --------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi ve 92. maddesinin ilgili bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerektiğinden dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile aracın onarıldıktan sonraki piyasa rayiç bedeli arasındaki farkı değer kaybı olarak belirlemiş olması nedeniyle değer kaybı hesaplamasının yerinde olduğu, Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 31/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda değer kaybı i tespitine ilişkin görüşün korunduğu ve söz konusu raporun 07/02/2026 tarihinde davalıya tebliği edildiği , davalının ek rapora herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davanın kabulü ile; dava konusu araçta meydana gelen 73.000,00 TL araç değer kaybı nedeniyle oluşan maddi tazminatın KTK 99. maddesi gereğince davacının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 20/04/2024 tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde ödenmemesi nedeniyle temerrüt tarihi olan 30/04/2024 tarihinden itibaren davalı sigortalı aracın hususi olarak tescilli olması nedeniyle işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KABULÜ ile; 1-Dava konusu 73.000,00 TL araç değer kaybı nedeniyle oluşan maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.986,63 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan ve 1.245,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.314,03 TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 10.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 310,00 TL, KEP gideri 10,00 TL, dosya masrafı 25,00 TL olmak üzere toplam 10.345,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 427,60 TL, tamamlama harcı 1.245,00 TL olmak üzere toplam 2.100,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2026